Ana Sayfa / KÜLTÜR – SANAT – FİKRİYAT / Seçme Yazılar / 1950’lerin İstanbul ve Kahire’sinin Mukayesesi

1950’lerin İstanbul ve Kahire’sinin Mukayesesi

Bunu paylaşınız

İSTANBUL – KAHİRE MUKAYESESİ

1950’nin Kahire’si ile İstanbul’u mukayese edecek olursak, arada çok büyük farklar vardı. İstanbul, beş yüz bin nüfusuyla Türkiye’nin en büyük kentiydi. En fazla beş altı katlı binalara rastlıyordunuz. Kahire ise dört milyon nüfusu olan bir şehirdi. Yirmi, otuz katlı binalar vardı. Bugün Türkiye’de gördüğümüz büyük marketlerden daha büyük marketler vardı Kahire’de. Şukurel, Orazdıbank, Ömer Efendi diye kat kat kocaman marketlerdi bunlar. İstanbul’da böyle bir şey yok o zamanlar. Böyle marketler İstanbul’da on beş, yirmi sene önce açılmaya başlandı. Kahire’de dört tane, İstanbul’da bir tane üniversite vardı. Bunlar Kahire Üniversitesi, Ezher Üniversitesi, Ayn Şems Üniversitesi, Amerikan Üniversitesiydi. O zaman üniversite öğrencisinin Türkiye’de pek çok hakları vardı. İndirimler vardı mesela. Mısır’da ise hiç talebe indirimi yok. Biz onu sorduk o zaman. Dört tane üniversitede toplam dört yüz bin öğrenci olduğu söylendi. Tramvaylar, otobüsler, sinemalar, tiyatrolar yani talebe tenzilatı yapılabilecek bütün müesseseler özel şirketlerin elindeydi. O yüzden sadece uçaklarda yüzde elli tenzilat vardı. Otobüslerde, tramvaylarda ise hiç indirim yoktu. Çünkü dört yüz bin öğrenciye özel şirketler indirim yaparsa zarar ederdi. Bir de iktisadi nizam olarak tamamen serbest piyasa hâkimdi, bunun için çok zenginlerdi.

Orada büyük zenginler büyük marketler açıyor, çok katlı oteller ve binalar yaptırıyordu. Bunlar Türkiye’de yok o zaman. Bu bakımdan Kahire Orta Şark’ın Paris’i olarak biliniyordu. Her türlü eğlence, her türlü imkân mevcuttu. Şehir tertemizdi, hatta bazı sokakları sabunla yıkanıyormuş. Parklar, bahçeler ve gezinti yerleri vardı. İstanbul’dan Kahire’ye gittiğiniz zaman çok değişik, çok modern bir şehre gittiğinizi hissediyordunuz. O zamanlar şimdiki gibi pislik, fakirlik yoktu. Mısır’ı mahveden sosyalizm oldu. Mısır ihtilalini Amerika ve İsrail yaptırdı. İşin aslına bakılırsa ihtilaller o memleketi en az otuz sene geri götürdü.

Kaynak: Elmalı’dan Almatı’ya Ali ÖZEK’in Hatıraları, Ramazan YILDIRIM

Bunu paylaşınız

İlginizi Çekebilir

Mü’minlerin Kardeşliği

Yazar: Halil GÖNENÇ Hocaefendi İnsanları birbirine bağlayan mânevi bağlar çoktur. Bunların başında, imandan doğan kardeşlik …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Seçme Yazılar
Haklılık, Hakk’a Ayarlı…

Yazar: Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI Nasreddin Hoca’nın kadılık yapacağı tutmuş. Aralarında anlaşmazlık olan iki köylü gelmişler. …

Kapat