4000 Yıllık Mucizevi Su Zemzem

Bunu paylaşınız

Zemzem üzerine araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. Zekai Şen ile Mülâkat

34-zemzemZemzem suyunun beslendiği kaynak nelerdir?

Zemzem suyunun kaynağıyla ilgili çok değişik görüşler var. Dicle ve Fırat’tan besleniyor diyenler var, Nil Nehri’nden besleniyor diyenler var.

Bizim yaptığımız çalışmalarda Zemzem suyu her şeyden önce bir yer altı suyu ama çok ayrıcalıklı bir yer altı suyu, değişik yönlerden ayrıcalığı var. Zemzem suyunun kaynağını ben şöyle tarif edebilirim: Dünyanın en tuzlu denizi olan Kızıldeniz fevkalade güneş alıyor, deniz de zaten ondan tuzlu. Buharlaşan sular rüzgârların da etkisiyle Arap Yarımadasının içine doğru gittiklerinde karşısına aniden Taif gibi 2000 metrenin üzerinde yüksekliği olan yamaçlar çıkar. Yamaçlara çarptığı zaman yükselir, yükseldiğinde de soğur ve oralara yağmur olup düşer. Hakikaten Taif çok yağmurlu bir bölgedir. Yağmurun bir kısmı yüzeyde akar, bir kısmı kuyuları besler, bir kısmı da 2000 metre rakım olunca oradan çatlaklar vasıtasıyla yerin altında değişik yönlere doğru gider. İşte Zemzem suyu buralardan beslenir. Bu hidrolojik döngü mevcut olduğu müddetçe bu su beslenir. Kurak olan yıllarda az beslenir, sulak olan yıllar olur çok beslenir ama sürekli beslenir.

Kuyunun özel bir kuyu olduğundan, kuyu kitaplarında hesaplara tam uymayan bir özelliğinin olduğundan bahsediyorsunuz…

Dünyadaki literatürde kuyular hep silindirik olur, bazen dikdörtgen şeklinde de olur ama koni şeklinde olan bir kuyu dünyada ben görmedim. Zemzem kuyusu hafif konik şekildedir. El kazması bir kuyu olduğu için, yukarıdan giren kişiler aşağıda rahat çalışsın diye onu genişletmişlerdir. Bu sebeple de dünyadaki bütün hesaplar hiçbir zaman buna uymaz ve onun özel bir hesaplama yöntemi vardır. O da Suudi jeoloji kurumundaki raporlarda var.

Yeri de özel bir konumda, değil mi? 

Yeri de çok özel, bugünkü özel cihazlar dahi orayı kolay kolay bulamaz. Etraf çöl, hiç sulaklık olmayan bir yer. Mesela bir yerde kuyu kazıldığı zaman insan der ki; o kuyunun çevresinden o kuyuya su gider. Ancak Zemzem kuyusunda öyle değildir. Zemzem kuyusu yerin altında görünmeyen üç tane çatlağın birleştiği yerdedir. O noktanın bir metre sağı solu olsa kesinlikle su çıkmaz, kuyu olmaz.

Bana göre ilmen en mucizevî yönü, 4 bin sene önce orası nasıl oldu? İslamiyet’ten 2500 sene önce Hz. İbrahim zamanından bugüne gelen bir kuyu.

Karakteristiğinden bahseder misiniz?

Zemzem suyunun kimyasına bakacak olursak; sodyum, magnezyum, potasyum, sülfat, klor, bunların hepsi var. Sözel olarak baktığınız zaman diğer yer altı sularından bir ayrıcalığı yok ama bu maddelerin sayısal olarak suda bulunma oranlarına baktığınız zaman, evet, o zaman bir karakteristiği ortaya çıkar.

Alkali bir su mu? Ph derecesi ne kadar? 

Evet, alkali bir su. Ph derecesi 7’den biraz yüksek.

Efendimiz’in hadislerinden Zemzem’in şifa verici özelliğini biliyoruz. Bu konuda bilimsel çalışmalar var mı?

Biliyorsunuz “Zemzem suyu ne niyetle içilirse o olur.” O öyle bir su ki maddi ve manevi unsurların mutlaka karışması lazım. Bu benim kendi fikrim, maneviyatın ağırlıklı olması lazım ki Zemzem suyunda bu olsun. Ama şifa verici mi diye sorarsanız evet niyetlere göre şifa verici. Besleyici mi diye soracak olursanız, kendi aklımla söylüyorum; Hz. Hacer annemiz çocuğunu beslemek için Safa ve Merve arasında gidip gelmedi mi? Ne oldu? Zemzem suyu çıkınca göğsünden süt geldi, demek ki o beslendi ki süt oldu. Demek ki Zemzem suyu ilk andan itibaren besleyicidir.

İkincisi; sahabe-i kiramdan birisi -ne akıllı bir insanmış- acaba bu su besleyici mi diye merak ediyor ve diyor ki: “Ben bu suyu bir ay sürekli içeceğim.” Sonra bakıyor ki su besleyici ve kilo da alıyor. Kayıtlarda bu var. Bugün de isterse birisi bunu deneyebilir. Diyeceksin ki yıl boyu içsin, o zaman da olmaz. Sen şimdi niye sürekli hep et yemiyorsun, sürekli makarna yemiyorsun? Her şeyin bir ölçüsü var. Kur’an-ı Kerim’de buyruluyor ki: “Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık.” (Kamer, 54/49) “…O, her şeyi yaratmış ve yarattığı o şeyleri bir ölçüye göre takdir etmiştir.” (Furkân, 25/2)

Büyük bir rezerv değil mi?

Zemzem büyük bir rezerv deyince, sohbetimizin başında dediğim döngü olduğu müddetçe kolay kolay tükenmez.

Tadı sürekli aynı mıdır? 

Tadı değişir. Eski devirde insanlar ömründe bir kere gidiyordu Zemzem’e. Şimdi öyle insanlar var ki her ay gidiyor, bir bakıyor ki Zemzem’in tadı değişiyor. Bir yerde yağışlar bol olunca o su tatlanır. Yağışlar az olduğu zaman yer altı suyu gene de beslenir ama tuzlu olur, sert olur.

Zemzemin başka ilginç özellikleri var mı?

Bir tanesini söylemiştik; üç çatlağın bir yerde birleşmesi, bugünkü teknolojik cihazlar bile bunu bulamaz. O günkü teknolojiyi düşünün! Teknoloji diye hiçbir şey yok. Orada Zemzem kuyusu nasıl oldu? Dünya ilmiyle düşündüğünüzde bir mucize.
Bir başka ilginç özelliği, o çatlaklardan gelen suların her birinin kalitesi farklı, çatlaklardan birinden gelen suyu alsan o su Zemzem olmaz. Bu üç çatlaktan gelen sular orada karışıyor, bu da bilimsel bir mucizedir. Nasıl oldu, bunu kim ayarladı?

Üçüncü özelliği, Zemzem kuyusu Arap yarımadasında en çölümsü, en kurak yerlerden bir yerde bulunuyor. Bugün Kâbe’nin bulunduğu vadiye, vadi-i İbrahim deniliyor. O vadide, Harem-i Şerif’in içinde bir de hiç bilinmeyen Davudiye isminde bir kuyu vardır, Zemzem kuyusundan 250-300 metre uzaktadır. Suyunu bir görseniz, çok tuzlu, o suyu hiç kimse içemez. Onun için o suyu Kâbe’yi temizlemede kullanırlar.

Bazıları şunu söyler: “Araplar Zemzem kuyusundan suyu çekip tuvaletlere veriyorlar.” O bazıları da malum zaten. Ne fitne! Bu kadar fitne olur mu! Sen bir kere orada çalışmamışsın, kuyunun ne olduğunu bilmiyorsun, özelliklerini bilmiyorsun… Dünyada bu kadar eski başka bir kuyu yok. MÖ. 1900’lü yıllardan beri Zemzem kuyusu var.

Kaynak: Gönül Dergisi 

Bunu paylaşınız

İlginizi Çekebilir

Şule Yüksel Şenler: “Kurtuluşumu Bediüzzaman’a Borçluyum”

Şule Yüksel Şenler, kendi zamanının firavunları ile mücadele ettiğini belirterek, hidayetini anlattı ve bugünü yorumladı… …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Röportaj & Mülâkat & Konuşmalar
Şule Yüksel Şenler: “Kurtuluşumu Bediüzzaman’a Borçluyum”

Şule Yüksel Şenler, kendi zamanının firavunları ile mücadele ettiğini belirterek, hidayetini anlattı ve bugünü yorumladı... …

Kapat