Ana Sayfa / Uncategorized / Âdemce-2 Ayrılık / Eyyup AKSOY

Âdemce-2 Ayrılık / Eyyup AKSOY

Beğendiyseniz lütfen paylaşınız.

Eyyup AKSOY

ÂDEMCE-2

A Y R I L I K

Ayrılık, Âdemcedir; Hz. Âdem ile Havva’nın cennet mekânından, geçici yurtlarından sürüldüğü günden beri. Yeni buluşmalara gebedir çünkü… Ayrılık olacak ki kavuşma da olsun. Yoksa kavuşmanın hazzı mı olur? Yeniden sarıp sarmalamak için, kendi varlıklarından bir şeyleri geride bırakmaları gerekirdi.

İki ayrı kaynaktan, karakterden koptular insanı oluşturan kromozomlar, zerrenin bütünden kopuşu gibi, iki ayrı yoldan geldiler; birleşip tek oldular, rahim kundağıyla sarılıp sarmalandılar. Sonra rahmet duvarına tutundu bu bileşim, bir körpe filiz olup zaman gongunun ilk çalışıyla gün saymaya başladı. Burası kozaydı onun için. Burada mutlak kudret kalemiyle şekillenecek, geliştirilecek, yolculuğunda kendisine lazım olacak her türlü özellikle donatılacak ve yeni ayrılıklara hazırlanacaktı. Bir yolcuydu o, vuslata yolcu…

Sorulsaydı, ayrılmak ister misin? diye, hayır diyecekti. Halimden memnunum… Ne daha geniş masmavi bir gök kubbe, masmavi denizler, ne de yemyeşil ormanlar, rengârenk çiçekler umurunda değildi. Ama takdir edilen buydu. İsteyerek gelmediği gibi, istediği için de kalamazdı burada… Çünkü o bahardı; yeni baharlara gebe…

Ve nihayet o ayrılık günü geldi. Bir küçük dünya koptu, ağlayarak açtı gözlerini yeni bir dünyaya… Sınırsız dünyalardan, maddenin kıskacına düşmüştü. Ayrılık acısı düşmüştü bir defa yüreğine, iflah olmazdı artık.

Bir kucakta bulacaktı kendini, bir yerde…

Kimi yüreklere taç olacaktı; gün gelecek kader örsünde dövülecek, paspas niyetine ayakaltında ezilecekti…

Sütten ayrılacaktı; yalancı memelere mahkûm edilerek…

Yeni şeyler keşfetme zamanıydı. Öncelikle “ben” ve “öteki”ni…

Ötekinin bendeki, benin ötekindeki yerini kavramaya başlayacaktı.

Niçin? Ve nasıllar? başlayacaktı…

Oku! Kâinat kitabını oku! denecekti…

Hep ayrılığa hazırlanacaktı Âdem ile Havva…

Yeni kozasından dışarı salınacaktı, kozasından salınmış ötekilerin içine, kaynaşsın diye…

Özlemin adı konacaktı ilkokula başladığında; dönüşü heyecanla beklenecekti…

Her sabah yeni bir ayrılık/özlem seremonisi yaşanacaktı evrenin çukur aynalarında.

Kapı önlerinde ayakkabı bağcıklarına sıkı sıkı yapışacaktı dualı eller. Yakalar düzeltilecekti, hep iki yakası bir arada kalsın diye…

Zaman su misali akacaktı. Akan zaman, Âdemle Havvayı güçlendirecekti. Bu güven, yeni ayrılıklara açılan kapı olacaktı… Başka iklimlere kanat çırpma vaktiydi.

Yine dualı ellerle, rahmet çisemeleri altında ıslana ıslana yol hazırlıkları yapılacaktı. Anne-baba arkalarından su dökerken vuslata ağlayacak, gidenler ayrılığa yaslanacaklardı.

Ve bir gün gelecekti, Âdem ile Havva bu ayrılık yeter, yeni ayrılıklara açılan kapıda kavuşma vaktidir, diyerek öteki ellerde “ben”i arayacaktı.

Sevinç ve hüzün, hasret/vuslat iç içe yaşanacaktı o zaman. Hem ağlayıp hem gidilecekti…

Bu ayrılık, geride kalanları kavuşturacaktı yeniden, sımsıkı sarılacaklardı birbirlerine…

Bu hikâye var olmanın âdemcesi olarak hep yaşanacaktı. Kozasında çilesini çekip bir kelebek olarak kanat çırpacaktı insan…

Ve insan bilecekti ki; ayrılık, mutlak kavuşmadır. Ayrılığın âdemcesi ölüm gibi…

Yazar : Eyyup AKSOY

1963 yılı Eylül ayında Sungu’da dünyaya geldi.
Üniversite eğitimini Bursa’da, yüksek lisansını Harran Üniversitesi'nde tamamladı. Ondokuz Mayıs Üniversitesinde başladığı doktora eğitimini yarım bıraktı.
Dokuz yıllık öğretmenlik ve idareciliğin ardından, sırasıyla Harran Üniversitesinde Eğitim Öğretim Planlamacılığı, Araştırma Uygulama Hastanesi Müdürlüğü, Araştırma Fonu Müdürlüğü, Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Görevliliği, Akademik Bakış dergisinin yayın koordinatörlüğü görevlerinde bulundu. 28 Şubat sürecinde görevine son verildi.
Medikalcilik ve pazarlamacılık yaptı.
2000- 2001 yıllarında Bursa’da bir özel hastanenin kurucu müdürlüğünü yürüttü.
2001-2003 yılları arasında ortaklarıyla kurduğu Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezinin şirket müdürlüğünü yaptı.
2003 yılı aralık ayında yeniden açıktan atama yoluyla öğretmenliğe geçti.
Halen Bursa’da öğretmenliğe devam etmektedir.
Yayınlanmış eserleri:
Bir Aşkın Analizi, Gençlik Yayınları, İstanbul 1997
Akşamla Söyleşi (Şiir) Ankara 20013
Eylül Sarısı(Roman), Uğur Tuna Yayınları 2014
Eylül Sarısı(Roman)2.Baskı, 3 Adam Yayınları 2015
Peydah (Roman), 3 Adam Yayınları 2016

Tüm Yazıları Göster
Beğendiyseniz lütfen paylaşınız.

İlginizi Çekebilir

Otobüste Bir Sohbet

Üniversiteden şehire geliyordum ve bu arada da Münacaat-ül Kur’an okuyordum. Yanımdaki bir bayan öğrenci merak …

Daha fazla Uncategorized, Yazarlar
Muharrem Ayı ve Âşûre gününe dair düşünceler / İsmail AKSOY

İsmail AKSOY Muharrem Ayı ve Âşûre gününe dair düşünceler Âşûre Günü bizi bekliyor. Muharrem’in onuncu …

Kapat