Ana Sayfa / Yazarlar / “Ağabeyler Neden Fetullah Gülen’i Farkedemediler?” / Ersin MİMAN

“Ağabeyler Neden Fetullah Gülen’i Farkedemediler?” / Ersin MİMAN

Bu bizim sorduğumuz bir suâl değil, sağda-solda dillendirilen bir suâl! Bâzen ithâm kastıyla, bâzen de ağabeyleri sorgulama veya sorgulatma niyetiyle zikredildiğine şâhit olduğumuz fısıltılardan.. Ve bu haksız ve maksadlı tenkîdlere de cevâb vermek boynumuzun borcu..

Fethullah Gülen’in tarz-ı teşebbüslerini doğru bulmayan ve dâire-i nûriye içinde kabûl etmeyen ve risâlelerin meşrebine sâdık olmadığını dile getiren büyüklerimizin bu tesbît ve konuşmalarının bâzılarına şâhid oldum. Fakat ülkemiz genelinin farkedemediği ve uyanamadığı bu gürûhun faaliyetlerine karşı, ağabeylerimizi ithâm etmek ve onları tenkîd etmek insaf mıdır.. Kaldı ki, o gürûhu yakından tâkip etmeyen, kendileriyle meşgûl olmayan ve hâlihazırdaki dâire-i nûriyenin hizmetlerinden başlarını kaldırmayan ağabeylerimizin, ülkemizin geneli gibi hüsn-ü zann etmeleri gâyet mâkûl olmakla berâber, o gürûhun içinde yıllarca onlarla berâber olduğu halde (tâbiri câiz ise) burnunun dibindekini görememiş olanların da varlığını ayrıca hatırlatalım..

Bakınız, Diyânet İşleri Başkanlığı “Kendi Dilinden Fetö” adlı bir kitap yayınladı ancak bu kitabı şimdi yâni 2017 yılında yayınladı. “Niçin bugüne kadar hâlihazırdaki kitaplarından ve konuşmalarından bunu tesbît etmediniz, nice din âlimleriniz vardı..” diye ithâm edebilir miyiz…

O gürûhun o dönemdeki faaliyetlerine muttali olmayan ve şimdilerde iyice gün yüzüne çıkmış videolarıyla hepimizi hayrette bırakan ve pek acip kelâmların sarfedildiği o konuşmalarından kimin haberi vardı ve kapalı kapılar ardını kimler görebildi ve bâzı kabûl görmeyen tarz-ı hareketlerinin bugünleri ne’tice vereceğini kim sezebildi(ki)..!?

Evet, neden göremediler ve nasıl oluyor da göremiyorlar gibi suâllerin cevâbını, Onbeşinci Mektûb’da arayalım..

“Aziz kardeşim!
Senin birinci suâlin ki: Sahabeler nazar-ı velâyetle müfsidleri neden keşfedemediler?”1

“Sahabelerin velâyeti, velâyet-i kübrâ denilen, verâset-i nübüvvetten gelen, berzah tarîkına uğramayarak, doğrudan doğruya zâhirden hakikata geçip, akrebiyet-i İlâhiyenin inkişâfına bakan bir velâyettir ki, o velâyet yolu, gâyet kısa olduğu halde gâyet yüksektir. Hârikaları az, fakat meziyatı çoktur. Keşif ve kerâmet orada az görünür.”2
Demek sır burada… zirâ;
“Risale-i Nur mesleği; sahabe mesleğinin bir cilvesidir.”3

Hem Hazret-i Ömer radıyallahu anhu gibi hulefâ-i râşidinden bir sahâbi, yanındaki katili olan Firuz’u görememiş..!

Aynı suâle Hz. Yakûb aleyhisselâm’ın verdiği cevâbı, mektûbun devâmından kaydedelim:
“Hazret-i Yakub’dan sorulmuş ki: “Ne için Mısır’dan gelen (Hz. Yusûf’un) gömleğinin kokusunu işittin de, yakınında bulunan Ken’an Kuyusundaki Yusuf’u görmedin?” Cevaben demiş ki: “Bizim hâlimiz şimşekler gibidir; bazan görünür, bazan saklanır. Bazı vakit olur ki, en yüksek mevkide oturup her tarafı görüyoruz gibi oluruz. Bazı vakitte de ayağımızın üstünü göremiyoruz.”4

Demek Cenâb-ı Hakk celle celâluhu bildirmedikçe, bilinmez ve bildirdiğinden başkası da göremez…
Ne Hz. Yâkûb aleyhisselâm Ken’an kuyusundaki Yusuf’u göremediğinden, ne de Hz. Ömer radıyallahu anhu yanı başındaki kâtilini bilememesinden dolayı, mevkî ve makâmlarından sükût etmemişler veya o makâma liyâkâtları yoktur diye kimse hükmetmemiş ve edemez ve de edilemez…

Ağabeylerimiz için de hâl böyledir. Ve bu hizmetlerin bugünlere gelmesinde hayatlarını gözünü kırpmadan fedâ eden tüm ağabeylerimizin çileli sergüzeşt-i hayatlarını unutmamalı ve kadirşinaslığı bırakmamalı…

Cenâb-ı Hakk celle celâluhu tüm ağabeylerimizden ebeden râzı olsun…
Binler selâm ederim…

Ersin Miman 10 Ağustos 2017


1 Mektûbât, Onbeşinci Mektûb

2 Mektûbât, Onbeşinci Mektûb

3 Emirdağ Lâhikası-1

4 Mektûbât, Onbeşinci Mektûb

İlginizi Çekebilir

İnsanın En Büyük Meselesi / Vehbi KARA

Böyle dehşetli bir asırda, insanın en büyük meselesi, imânı kurtarmak veya kaybetmek dâvâsıdır. Büyük savaşlar …

3 Yorumlar

  1. Biz abilerden, doğrudan yahut dolaylı hep bu adam ve bilhassa tarzına dair ikazlar duyduk. Ne yani meydana çıkıp haykırsalar, bugün eleştiren bir kısım kıt ferasetliler onları dinleyecekler miydi?
    Abilerimizin vazifesi ona buna -hele de zahiren fitnesi netleşmemişjen- saldırmak, menfi konuşmak değil, Üstadlarının öğrettiği hizmet tarzının muhafaza ve tamimidir. Söylesin bu herifler, mesela bugün mesela Hüsnü Ağabey’i bu konuda kâle alıyorlar mı?
    Bazıları hâlen cemiyetleşerek, meşveret vs adı altında o fetö sapığının hizmet tarzını bozma işini devralmış görünüyorlar.

  2. Bu yorumum yayınlanır mı ki?..

    Şu soruldu: Ağabeyler Fethullah Gülen’i neden fark edemediler?

    Cevabı basit: Nurcu Ağabeylerin politikaya bakışları CHP reddiyeciliğine, ırkçı-Türkçü nefreti üzerine, namazlıların tercih edilmesi üzerine idi de ondan.

    Yani ağabeylerin gözleri, bu iki şıkkın dışında olanlara kapalıydı.

    Yani devletlerarası ilişki diye bir şey zihinlerinde yoktu.

    AK Parti, ABD paralelinde iken, Nurcular da Gülenciler de, aynı partinin ve Liderinin taraftarı olduklarından, ağabeyler ile Gülen arasında hiç sorun çıkmıyordu.

    Erdoğan’ın ABD’yi ret edip İngiltere yanında yer almasıyla, ağabeylerle Gülen arasında birden bire düşmanlık oluştu.

    Hiç bir nurcu, risalelerden alıntı yapıp bu durumu gizlemeye çalışmasın.

    Yarın Erdoğan ve partisi AKP, iktidarda kaldığı halde, İngiltere’ye reddiye çekip ABD yanında yer alırsa, Ağabeylerle Gülen taraftarları sarmaş dolaş olurlar. O zaman da bu durum, risalelerden yapılan alıntılarla meşru gösterilmeye çalışılır.

    • Yorumunuza hiç katılmadığımız halde yayınlıyoruz. Verilecek cevapların şeklini ve sınırını belirlemenize rağmen.
      F.G.’in Risale-i Nur tahrifinin, memlekette anarşi üretmeye, sonra da darbeye teşebbüse varan ihanetine karşı bile lkesel bir duruş olamayacağı kanaatiniz ise ağabeylerin bütün hayatlarını bilenlerce pek garip karşılanacaktır.
      İngiiz siyaseti ise R. Nur’un sâfi hizmetini hiç sevmemiştir.
      Daha ince tahkiklerle fikrinizi değiştireceğinizi ümit ederiz.

      Editör

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Hacı Bayram ve Ankara / Prof. Dr. Himmet UÇ

Ankara’dayız. Ahmet Kutsi'nın hafızlık şampiyonası için geldik bu başından çok dert geçmiş, bazan hazin bazan …

Kapat