Ana Sayfa / Yazarlar / Âlimlerin istifaya zorlanması

Âlimlerin istifaya zorlanması

Bunu paylaşınız

Sol medya, haberlerin içeriğine ve doğruluğuna bakmaksızın koyun sürüsü gibi asparagas haberleri paylaşmaktan geri durmuyor. Yeter ki, haber konusu bir müslüman alim olsun. Delil gerekmiyor, iddianame gerekmiyor, şahit gerekmiyor, belge gerekmiyor, ses kaydı, görüntü kaydı, hiçbir şey gerekmiyor. Yeter ki, müslüman bir alimin aleyhine bir haber olsun.

Son yıllarda bir çok profesör ve âlim hocalarımız sol medyanın baskısı, hakaretleri ve linç kampanyaları nedeniyle istifa etmek zorunda kaldı.

Son olarak İbrahim Emiroğlu’nun görevinden el çektirilmesi büyük bir tehlikenin sinyallerini vermiş oldu. Âlimler elimizden birer birer alınıyor. Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştu:

إِنَّ اللَّهَ لَا يَقْبِضُ الْعِلْمَ انْتِزَاعًا يَنْتَزِعُهُ مِنَ الْعِبَادِ، وَلَكِنْ يَقْبِضُ الْعِلْمَ بِقَبْضِ الْعُلَمَاءِ، حَتَّى إِذَا لَمْ يُبْقِ عَالِمًا اتَّخَذَ النَّاسُ رُءُوسًا جُهَّالًا، فَسُئِلُوا فَأَفْتَوْا بِغَيْرِ عِلْمٍ، فَضَلُّوا وَأَضَلُّوا “.

Allah teâlâ ilmi insanların arasından çekip almaz. Fakat âlimleri çekerek ilmi alır. Âlim kalmayınca insanlar cahilleri lider edinir. O cahillere sorular sorulur. Onlar bilmedikleri halde fetva verirler. Hem saparlar hem de saptırırlar. (Buhari 100) 

Artık âlimler ölmekle ilim ortadan kalkmıyor. Âlimler yaşarken öldürülüyor. Susturuluyor. Bazen yetkili kimselerin haberlerin aslına bakmadan yaptıkları icraatlar nedeniyle, bazen de medya baskısı nedeniyle, bazen de cahil insanların hakaretleri nedeniyle…

Âlimler susunca ölmüş sayılır. Âlimlerin boş koltuğu cahillere kalıyor. Âlimlerin boş bıraktığı ekranları cahiller dolduruyor. Âlimlerin yazmadığı köşe yazılarını cahiller yazarak doldurmaya çalışıyor.

Tüm bunlar bir tarafa ama üzücü olan nedir biliyor musunuz? Bu âlimlere saldırılırken, onları savunan dostlarının olmamasıdır. Onların yalnız bırakılmalarıdır. Halbuki sahip çıkmaları gereken bir yerde, onları yalnız bırakmak İslam ahlakına uygun değildi. Kendi ünvanını, kendi makam ve koltuğunu korumak için âlimleri savunmayıp kendi köşesine çekilenler gün gelecek belki de aynı durumla karşılaşacaklar.

Diğer üzücü bir durum da sadece medyadaki yazılara bakıp âlimleri yargılamaktır. Acaba bu sözü söylemiş mi? Söylemişse neyi kast ederek söylemiş? Hiçbir kanıt, şahit, delil ve belge olmadan âlimin görevden el çektirilmesine ve gereğinin sonra görülmesine diye karar vermek de tam bir insafsızlıktır.

En üzücü olanı da sıradaki âlim kim olacak, diye merak ediyor olmamızdır.

Bunu paylaşınız

İlginizi Çekebilir

İttihad-ı Muhammedî ve Bediüzzaman

Cem‘iyyet-i Muhammediyye olarak da adlandırılan fırka, Otuzbir Mart Vak‘ası’ndan (13 Nisan 1909) on gün kadar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Bilim tarihinin en ahlâksız deneyi ve günümüzdeki sonuçları

Bir aile faciası ve iki intiharla biten ve baştan aşağıya yalanlarla desteklenen bir "bilimsel" deney, …

Kapat