Ana Sayfa / Yazarlar / Allah’ın Güzel İsimleri Esmaül Hüsna

Allah’ın Güzel İsimleri Esmaül Hüsna

Allah’ı andığımızda O’nun güzel isimlerini kullanmalıyız. Aksi takdirde insanların zafiyetlerine benzer şekilde isim ve sıfatlar kullanmak kişiyi sorumlu yapar. Zira Allah, zamandan ve mekândan münezzehtir. Sonsuz güç ve kudret sahibidir.

Namaz tesbihatında 33 defa söylenen “Sübhanallah” kelimesi Allah’ı her türlü noksandan tenzih etmek anlamını taşır. Hiçbir kusur O’na arız olamaz. Ancak insanlar kusurludur…

“Allah’ın emeği” ve ”Allah tependen baksın” gibi cümleleri bazı insanlar kasıtlı olarak kullanırlar. Amaçları haşa! Allah’ı insanlara benzeterek O’nu inkâr etmeye yol bulmak, kendileri gibi imansız olarak yaşayıp ölmelerine sebep olmaktır. Bu tuzaklara bilmeden düşen insanları da ikaz etmek çok yerinde ve gerekli bir anlayış olsa gerektir.

İnsanlara has isimlendirmeler; Cenab-ı Allah’a acziyet isnat etmek anlamını taşımaktadır. Hâlbuki Allah, sonsuz kudret sahibidir, Kadir-i Zülcelaldir. Her şeye gücü yeter. Ol deyince olur. Hiçbir kusur ona arız olamaz. Sübhanallah işte bu gibi manaları ifade etmektedir.

Örneğin Allah’ın güzel isimlerinden birisi (Esma-ı hüsnadan bir ismi) Hakim’dir. “Hikmetle iş görür” anlamını taşır.  Yaptığı işlerde hikmet ve güzellik vardır. Bunu çok zaman geçtikten sonra ancak anlayabiliyoruz. Biz insanlar böyle olsak da; Allah, Âlim’dir. Sonsuz ilim sahibidir.

Allah’ı anmak veya ifade etmek lüzumu doğduğunda Cevşen duasında olduğu gibi 1001 güzel ismini kullanmak en güzelidir. Aksi takdirde esma-i hüsna dururken; acziyet ifade eden isim, sıfat ve fiiller; kişiyi vebal altında bırakır.

Peki, bazı ilahiyatçılar (aslında bunlara teolog denmelidir, ilahiyatçı olamazlar lakin insanların dilinde böyle kullanılıyor) niçin Allah’a acizlik ve zaaf isnat eden bu isim ve sıfatları kullanıyorlar? Yoksa Kuran’da geçen 99 Esma-i Hüsna’yı bilmiyorlar mı?

Cevabı şöyledir: Elbette biliyorlar, Lakin İslam âlimlerini, asfiya ve velileri inkâr ettiklerinden, onların kitaplarına müracaat etmeyi enaniyetlerine sığdıramadıklarından bu hatayı yapıyorlar.

Bunun bir başka sebebi de şudur: Hristiyanlık dininden gelen “velediyet” yani çocuk sahibi olma meselesi bunların kafasını karıştırmaktadır. Daima Batı ve Hristiyan kaynakları ile meşgul olduklarından dolayı akıl ve fikirleri bu batıl fikirlere kaymaktadır.

Yani Hristiyanlar haşa Allah’a oğul isnat ettikleri için tarif ederken insanlara ait fiil ve sıfatları kullandıkları için haşa! Allah’ın oğlu olarak isimlendirdikleri Hz. İsa’yı insani fiilleri ile tahayyül ettiklerinden, Haşa Allah’ı da insan benzeri bir varlık olarak görürler. (İstemeyerek de olsa bazı olumsuz manaları kullanmaktan ben de rahatsızım lakin konunun önemine binaen bunları söylemek lüzumu var. Bu yüzden çok “haşa” kelimesi yazılmıştır)

Bu teologlar sahih hadisleri, kıyas-ı fukahayı ve icmayı ümmeti inkar ederek kendi batıl ve İslam dışı fikirlerini saf insanlara cerbeze ve demagoji yaparak yutturmaktadır. Bu papaz kılıklı teologlar, Hristiyan felsefesi ile çok fazla ilgilendikleri ve onların etkisinde kaldıkları için bu derece fena işlere tevessül ediyorlar. Ne yazık ki kimse bunları ikaz etmiyor.

Bu insanlara karşı doğru ve güzeli göstermek mecburiyetimiz vardır. İşte bu maksatla Kuran’da geçen Allah’ın güzel isimlerini bir kez daha yazmayı bir görev biliyorum. Önce bir ayetin mealini verelim: Allah’ın güzel isimleri ile ilgili olan; Haşr Şuresi 24 Ayetinin Türkçe meali şöyledir:

“O Allah ki; Yaratan’dır, Bâri’dir (yokken var eden), Musavvir’dir (şekil verendir), güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nu tesbih eder. Ve O; Azîz’dir (yücedir), Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibidir)”

Kur’an-ı Kerim’de, Allah’ın güzel isimleri ve geçtiği ayetlerin numaraları şöyledir: (İsimler bir defa yazıldıktan sonra tekrar yazılmamıştır, aksi takdirde sayfalarca yazmak icap ederdi)

Fatiha Suresi: Allah ismi (Fâtiha: 1/1), er-Rab ismi Fâtiha: 1/1), er-Rahmân ve er-Rahîm ismi Fâtiha: 1/2), el-Mâlik ismi Fâtiha: 1/3).
Bakara Sûresi: el-Muhît ismi (Bakara: 2/19), el-Kadîr ismi (Bakara: 2/20), el-Alîm ismi (Bakara: 2/32), el-Hâkim ismi (Bakara: 2/33), et-Tevvâb ismi (Bakara: 2/37), el-Bâriu ismi (Bakara: 2/54), el-Basîr ismi (Bakara: 2/96), el-Vâsi’ ismi (Bakara: 2/115), es-Semî’ ismi (Bakara: 2/127), el-Azîz ismi (Bakara: 2/129), er-Raûf ismi (Bakara: 2/143), eş-Şâkir ismi (Bakara: 2/158), İlah ismi (Bakara: 2/163), el-Vâhid ismi (Bakara: 2/162), el-Gafûr ismi (Bakara: 2/173), el-Garîb ismi (Bakara: 2/186), el-Hâkim ismi (Bakara: 2/225), el-Hayy ismi (Bakara: 2/255), el-Kayyûm ismi (Bakara: 2/255), el-Aliyy ismi (Bakara: 2/255), el-Azîm ismi (Bakara: 2/255), el-Ganiyy ismi (Bakara: 2/263), el-Veliyy ismi (Bakara: 2/257), el-Hamîd ismi (Bakara: 2/267), el-Habîr ismi (Bakara: 2/234), el-Bedîu (Bakara: 2/117)

Âl-i İmrân Sûresi: el-Vehhâb ismi (Âl-i İmrân: 3/8), en-Nâsır ismi (Âl-i İmrân: 3/150), el-Câmi’ ismi (Âl-i İmrân: 3/9).

Nisâ Sûresi: er-Rakîb ismi (Nisâ: 4/1), el-Hasîb ismi (Nisâ: 4/6), eş-Şehîd ismi (Nisâ: 4/33), el-Kebîr ismi (Nisâ: 4/34), en-Nasîr ismi (Nisâ: 4/45), el-Vekîl ismi (Nisâ: 4/81), el-Mukît ismi (Nisâ: 4/85), el-Afuvv ismi (Nisâ: 4/43).

En’âm Sûresi: el-Kâhir ismi (En’âm: 6/18), el-Latîf ismi (En’âm: 6/103), el-Hâsib ismi (En’âm: 6/62), el-Kâdir ismi (En’âm: 6/65), el-Hâkim ismi (En’âm: 6/73).

A’râf Sûresi: el-Fâtih ismi (A’râf: 7/89).

EnfâlSûresi: el-Kaviyy ismi (Enfâl: 8/52), el-Mevla ismi (Enfâl: 8/40).

TevbeSûresi: el-Âlim ismi (Tevbe: 97).

HûdSûresi: el-Hafîz ismi (Hûd: 11/57), el-Mucîb ismi (Hûd: 11/61), el-Mecîd ismi (Hûd: 11/73), el-Vedûd ismi (Hûd: 11/90).

YûsufSûresi: el-Müsteân ismi (Yûsuf: 12/18), el-Kahhâr ismi (Yûsuf: 12/39), el-Gâlib ismi (Yûsuf: 12/21).

Ra’dSûresi: el-Müteâlî ismi (Ra’d: 13/9), el-Vâli ismi (Ra’d: 13/11).

HicrSûresi: el-Hâfiz ismi (Hicr: 15/9), el-Vâris (Hicr: 15/23), el-Hallâk ismi (Hicr: 15/86).

KehfSûresi: el-Muktedir ismi (Kehf: 18/45).

Meryem Sûresi: el-Hafiyy ismi (Meryem: 19/47).

TâhâSûresi: el-Gaffâr ismi (Tâhâ: 20/82), el-Melik ismi (Tâhâ: 20/114), el-Hakk (Tâhâ: 20/114).

HacSûresi: el-Hâdî ismi (Hac: 22/54).

NûrSûresi: el-Mubîn ismi (Nûr: 24/25), en-Nûr ismi (Nûr: 24/35).

NemlSûresi: el-Kerîm ismi (Neml: 27/40).

Rûm Sûresi: el-Muhyî ismi (Rûm: 30/50).

Sebe’ Sûresi: el-Fettâh ismi (Sebe’: 34/26).

Fâtır Sûresi: el-Fâtır ismi (Fâtır: 35/1), eş-Şukûr ismi (Fâtır: 35/30).

Zümer Sûresi: el-Kâfî ismi (Zümer: 39/36).

Mü’minSûresi: el-Hâlık ismi (Mü’min: 40/62).

DuhânSûresi: el-Muntekim ismi (Duhân: 44/16).

ZâriyâtSûresi: er-Rezzâk ismi (Zâriyât: 51/58), el-Metîn ismi (Zâriyât: 51/58).

TûrSûresi: el-Berr ismi (Tûr: 52/28).

KamerSûresi: el-Melîk ismi (Kamer: 54/55).

RahmânSûresi: Zu’l-Celâli ve’l-İkrâm ismi (Rahmân: 55/27).

Hadîd Sûresi: el-Evvel, el-Âhir, ez-Zâhir, el-Bâtın isimleri (Hadîd: 57/3).

Haşr Sûresi: el-Kuddûs, es-Selâm, el-Mü’min, el-Müheymin, el-Cebbâr, el-Mütekebbir, el-Musavvir isimleri (Haşr: 59/23).

A’lâSûresi: el-A’lâ ismi (A’lâ: 87/1).

Alak Sûresi: el-Ekrem ismi (Alak: 96/3).

İhlâsSûresi: el-Ahad ismi (İhlâs: 112/1), es-Samed ismi (İhlâs: 112/1)

Yazar : Vehbi KARA

Dr. Vehbi KARA, 1965 Yılında İstanbul’da doğdu. İlk ve orta eğitimini yine İstanbul’da tamamladıktan sonra 1982 yılında Deniz Harp Okuluna girerek askeri öğrenci olarak eğitimine devam etti. 1986 Yılında Kontrol Sistemleri bölümünden Elektrik-Elektronik Mühendisi olarak mezun olduktan sonra Teğmen rütbesi ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı savaş gemilerinde ve karargâh birimlerinde deniz subayı olarak görev yaptı. Savaş gemilerinde güdümlü mermi ve top atışlarında birincilik kazanmıştır. 1997’de Yüzbaşı rütbesinde iken askerlik mesleğinden ayrıldı ve ticaret gemilerinde çalışmaya başladı. Gemi Kaptanı olarak çeşitli ülkelere ait 30’dan fazla ticari gemide görev yapmış çalıştığı firmalardan ödüller almıştır. 2011 Yılında Araştırmacı kadrosu ile İstanbul Üniversitesinde göreve başladı ve halen de bu üniversitenin Su Ürünleri Fakültesinde ve Mühendislik Fakültesinde denizcilikle ilgili meslek dersleri öğretmenliği görevini yürütmektedir. 1997 Yılında İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Bölümünde “Petrole Dayalı Stratejiler ve Uluslararası İlişkilerde Petrolün Rolü” isimli çalışması ile yüksek lisans eğitimini tamamlamıştır. 2015 Yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Çalışma Ekonomisi ve Endüstri ilişkileri Bölümünde “Çalışma İlişkileri Açısından Kapitalizm Sonrası Dönem: Malikiyet ve Serbestiyet Devri” başlıklı çalışması ile doktora eğitimini tamamlamıştır. Uzakyol Kaptanı yeterliliğinde gemi kaptanlığı, Denizci Eğitimci Belgesi ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği sertifikaları mevcuttur. Denizcilik, askerlik, tarih ve iktisat konularında çeşitli dergi, gazete ve internet sitelerinde makaleler yazan Vehbi KARA’nın “Bahriyede 15 Yıl” ve “Altı Ayda Altı Kıta” isimli iki kitabı bulunmaktadır. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Tüm Yazıları Göster

İlginizi Çekebilir

Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası – III

Önceki bölüm Tasvir Bediüzzaman’ın üslübunun canlı olmasının nedenlerinden biri de tasvirleridir. Edebiyatta tasvir yapan şahıs …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Bu Hizmette Nasıl Hizmet Edersek Kârlı Oluruz?

İslamiyete hizmet eden ve dar manada islamiyeti kaliteli ve daha samimi olarak yaşamak ve yaşanmasına …

Kapat