Ana Sayfa / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY

1963 yılı Eylül ayında Sungu’da dünyaya geldi. Üniversite eğitimini Bursa’da, yüksek lisansını Harran Üniversitesi'nde tamamladı. Ondokuz Mayıs Üniversitesinde başladığı doktora eğitimini yarım bıraktı. Dokuz yıllık öğretmenlik ve idareciliğin ardından, sırasıyla Harran Üniversitesinde Eğitim Öğretim Planlamacılığı, Araştırma Uygulama Hastanesi Müdürlüğü, Araştırma Fonu Müdürlüğü, Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Görevliliği, Akademik Bakış dergisinin yayın koordinatörlüğü görevlerinde bulundu. 28 Şubat sürecinde görevine son verildi. Medikalcilik ve pazarlamacılık yaptı. 2000- 2001 yıllarında Bursa’da bir özel hastanenin kurucu müdürlüğünü yürüttü. 2001-2003 yılları arasında ortaklarıyla kurduğu Özel Eğitim ve Rehabilitasyon merkezinin şirket müdürlüğünü yaptı. 2003 yılı aralık ayında yeniden açıktan atama yoluyla öğretmenliğe geçti. Halen Bursa’da öğretmenliğe devam etmektedir. Yayınlanmış eserleri: Bir Aşkın Analizi, Gençlik Yayınları, İstanbul 1997 Akşamla Söyleşi (Şiir) Ankara 20013 Eylül Sarısı(Roman), Uğur Tuna Yayınları 2014 Eylül Sarısı(Roman)2.Baskı, 3 Adam Yayınları 2015 Peydah (Roman), 3 Adam Yayınları 2016

Düşünüyorum, Öyleyse Varım / Eyyup AKSOY

EYLÜL SARISI Eyyup AKSOY DÜŞÜNÜYORUM, ÖYLEYSE VARIM          Fransız filozof Rene Descartes’e ait olan bu söz, Discours Sur la Methode (1637) kitabında yer alır. Ondan bin sene öncesinde Kur’an, insanın en temel özelliğinin “düşünmek” ve bunun insan için var olma/muhatap kılınma nedeni olduğunu beyan eder.          Başka …

Devamını Oku »

Anne! / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY ANNE ! Şu an nerelerdesin bilmiyorum. Bildiğim yanımda, evimde, yüreğimde olmadığın… Kalbimde sana tahsis edilen yer bomboş. Senin beni doğurarak boşalttığın “rahim” gibi… Farkı, benden boşalan yeri bir başkasıyla doldurabilirsin; ama benim senden boşalan yeri başka bir şeyle doldurmam mümkün değil. O yer, belki de onun etkisiyle kalbim, …

Devamını Oku »

Âdemce-2 Ayrılık / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY ÂDEMCE-2 A Y R I L I K Ayrılık, Âdemcedir; Hz. Âdem ile Havva’nın cennet mekânından, geçici yurtlarından sürüldüğü günden beri. Yeni buluşmalara gebedir çünkü… Ayrılık olacak ki kavuşma da olsun. Yoksa kavuşmanın hazzı mı olur? Yeniden sarıp sarmalamak için, kendi varlıklarından bir şeyleri geride bırakmaları gerekirdi. İki …

Devamını Oku »

Âdemce / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY ÂDEMCE Allah bilir, bir tek Âdem babamız yaşamamıştır çocukluğunu. Bir tek oydu doğuştan baba; bir tek Havva’ydı doğuştan anne. Meleklerin ellerinde yoğrulmuşlardı şefkatle, merhametle şekle sokulmuşlardı. Naz nedir, ağlama nedir, politik davranmak nedir bilemediler. Saf, ham ve katıksız “âdem” idiler. Sonra “yasak meyve”den yediler, “yaklaşmayın” dendiği halde. Önce …

Devamını Oku »

Posta Güvercini / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY POSTA GÜVERCİNİ Başlığa bakıldığında, eski dönemlerde haberleşme aracı olarak kullanılan güvercinler akla gelir. Halbuki her kavram, her deyim, her atasözünde olduğu gibi, bu isimlendirmeyi de, nitelendirmede bulunan şahsın, bakışıyla değerlendirmek ve anlamak insanda farklı ve yeni pencereler açar. On üç yaşında bir çocuktu Eymen; Ortaokula gidiyordu. Her sabah …

Devamını Oku »

Sevmek / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY SEVMEK İnsanoğlu için en temel problem: Sevmenin ne olduğunu bilmek, sevmeyi sevmek… Sevgi anlayışımızı sadece “Yaratılanı severiz Yaratandan ötürü…” edebiyatını dillendirerek göstermemiz bizi kurtarır mı? Seviyorum demekten çekinir, utanırız. Eğrilir, bükülürüz. Anne-baba evladının, evlat anne-babanın yanında sevgi ifade eden sözcükleri kullanmazlar, kullanmaktan kaçınırlar… Bilmem nice zaman geçmiştir, içimizde …

Devamını Oku »

Neyin Bayramı / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY NEYİN BAYRAMI? İslam ümmeti orucunu tuttu. Allah, tüm eksikleri ile kabul eder inşallah. Şekil olarak oruçlu olmalarımızla birlikte, aramızda ihlâs ve samimiyetle bu farzı yerine getiren müminlerin varlığının Allah’ın rahmet ve bereketini üzerimize çekeceği inancındayız. Şimdi bayrama hazırlanıyoruz. Yine orta yaş ve üstü insanlar, iç ekerek, “nerede o …

Devamını Oku »

Firari / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY FİRARİ Firar, güçlü bir gereklilik hissiyle bulunduğu mekândan, çevreden, insanlardan ve hatta geçimsiz olmaya başladığı kendinden uzaklaşmayı ifade eder. Aslında bu gidiş firar değil, bir kurtuluştur. Yeniden hayata doğuş özleminin güdümünde gerçekleşen, varoluş gerçeğinin keşfidir. Kenarda köşede, bir deniz kıyısında, bir ağaç dibinde çevreden uzak, bize göre büzüşmüş …

Devamını Oku »

Mesele Şu / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY MESELE ŞU Hani, yaşıyoruz ya… Yaşamamızın bir nedeni olmalı ya! Boşuna yaşıyoruz dersek olmaz, para için, hiç olmaz. Evlatlarımız için? Bu bir nebze kabul edilebilir. Tüm dünya nimetleri, menfaat, makam, mevki, iktidar?.. Asla yanaşmayız… Onlar bize uzak şeyler. Pek âlâ, ne için yaşıyoruz? Tabii ki hizmet için. “Her …

Devamını Oku »

Adam Yerine Konmak / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY ADAM YERİNE KONMAK İnsanın en temel sosyal ve psikolojik ihtiyaçlarından biridir “adam yerine konmak”… Adam yerine konmak ya da dikkate alınmak… Kime veya neye göre adam olmak? Neler yapmalısınız ya da nasıl biri olmalısınız ki, adam yerine konasınız? Bu, aslında düşünen varlıklar için problemli bir ifade. Sanki adam …

Devamını Oku »

Eş Nedir, Ne Değildir? / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY EŞ NEDİR, NE DEĞİLDİR? Evlilik, Allah’ın tüm canlılar insan, hayvan ve bitkiler için koymuş olduğu biyolojik ve sosyal bir gerekliliktir. Biyolojik yönden, türlerin devamı için; sosyal yönüyle de türün korunması, birbiriyle temasıyla güçlenip kendilerinden beklenen yaradılış fonksiyonlarını uygulama alanlarını oluşturma imkânı vermesi açısından hayati bir meseledir. Bu çerçeveden …

Devamını Oku »

Harran’da Bahar / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY HARRAN’DA BAHAR Terk eder vuslat ateşine yerini ayrılıklar Dağ kokusunu yayar dört bir yana Okşar rahmet eli bir melek yumuşaklığınca Buseler kondurur şafağın mahmurluğuna. Bir düşün sırrı çözülür havada, toprakta Bir hasret biterken yeni hasretlere gebe Açılınca duvaklar buluşur sevgililer Nazlar niyazlara karışır yerle gök arasında. Başlar ufuktan …

Devamını Oku »

Vaveyla / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY VAVEYLA Ey şems-i bahtım,  mah-ı sadrım! Bak füsunuma nazar-ı aşkımdan. Bilinir mi acep gül-i Rana halim, Haylice bihaberim gül-i zarımdan. Ya Leyl, çökme! Zaten hafakanlar çökmüş üstüme. İstemem bir de sana olsun ahım, Yar isterse, sen olursun sabahım. Taşımaz mı hicranımı iklimine şu rüzgâr, Ey aşk efsunuyla hayalime …

Devamını Oku »

Sustum / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY   SUSTUM Kulak bozuk; Dil bozuk. Ne alırsa kulak, Dil onu söyler. Ne görürse yürek, El onu eyler. Dünya keşmekeş, Hülya pejmürde, Kimi semt pazarlarında coşmuş Ben eski bedestenlerde “Hamuş”… Konuşan konuşana, Dilden, Ben gönülden… Sustum…  

Devamını Oku »

Hüzün…-2- / Eyyup AKSOY

Eyyup AKSOY HÜZÜN…-2- Aramızda, aranızda, aralarında sessiz sedasız dolaşırlar. Zararsızdırlar. İncitmekten kaçınırlar. Haram, hak yemezler. Dünyayı dünyalığı zorlamaz, olanla yetinir, elde olmayanın da mülkün sahibinde olduğunu bilirler. Gönüllerinde, oradan da gözlerine hafifçe dokunan bir sonbahar esintisinin varlığı görünür görmek isteyenlere, görebilenlere… Başları öne eğiktir olgun meyveleri taşıyan ağaç dalları misali. …

Devamını Oku »