Ana Sayfa / Prof.Dr. Himmet UÇ

Prof.Dr. Himmet UÇ

Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası – III

Önceki bölüm Tasvir Bediüzzaman’ın üslübunun canlı olmasının nedenlerinden biri de tasvirleridir. Edebiyatta tasvir yapan şahıs bir müddetçik de olsa metinden uzaklaşır, tasviri ile uğraşır, daha sonra tasviri metne monte eder. Yapılan tasvir bazen konunun birliğini bozacak durumda da olur, bu yüzden Zola’nın romanlarındaki tasvirler eleştirilmiştir. Bediüzzaman metinden, metnin zihni takibinden …

Devamını Oku »

Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası – II

Önceki bölüm Tasarım Beden sanat eseri olarak ifadenin canlı bir düğüm noktasıdır. Dünya bedenin kumaşından dokunmuştur. Tasarım iki genel kategoride belirlenebilir. Birisi metinlerin biçimlerinin tasarlanması, ikincisi ise evrendeki nesnelerin ve canlıların işlerine göre tasarlanmasıdır. “Tasarımlama (figuration) ve anlatım gücü (expressivite) kavramları tek anlamlı (univoque) kavramlar değildir. Dar anlamda tasarımlama, sanatlı …

Devamını Oku »

Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası – I

Bediüzzaman’ın estetik hakkındaki fikirlerini 2012 yılında yazdığım ve yayınlanan, Bediüzaman’ın fikir ve sanat dünyası isimli eserimde yüz sahifeyi bulan bir hacimde anlatmıştım. Bu 770 sahifelik kitabım Türkiye’de ve dünyada Bediüzzaman hakkındaki bakış açısını değiştirmiş bir kitaptır. Bunun nasıl olduğu konusu uzun mülahazalar gerektirir. Richard Feyman “doğanın güzelliklerinin derin bir matematik …

Devamını Oku »

Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası

Kıymetli Ziyaretçilerimiz, Muhterem yazarımız Prof. Dr. Himmet UÇ beyefendinin bu hacimce ve kıymetçe muazzam eserini – okunma kolaylığı için- inşaallah seri hâlinde tekrar neşredeceğiz. İlgilisinin bütün hâliyle de görmek isteyebileceği fikriyle önce eserin tamamını arz ediyoruz. KASTAMONUR.COM *** Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası Bediüzzaman’ın estetik hakkındaki fikirlerini 2012 yılında yazdığım ve yayınlanan, …

Devamını Oku »

Salih Okur’a cevap

Sayın arkadaş, Kırkıncı Hoca hakkında benden biyografik veya benzeri bilgiler istiyorsun. Aslında Kırkıncı Hoca’nın ciddi bir biyografisi yazılmalı, ben Ahmet Kutsi Tecer’in biyografisine yirmi beş yıl çalıştım, bütün ülkeyi gereken yerleri dolaştım, keza Ahmet Mithat ve Nabizade Nazım için de öyle. Diyebilirim ki ülkenin edebiyat ve biyografi konusunda nadir adamlarındanım, …

Devamını Oku »

Vahdet ve Estetik

Tevhid ve Estetik Risale-i Nur’daki tevhid bahislerin hepsi estetik bahisleridir, çünkü vahdet birbirinden farklı cüzleri ve nesneleri birbiriyle bağlantılı olarak bir araya getirip, nesneler ve güzellikler ortaya koymaktır. İkinci Şua bu bahislerin en önemlilerindendir. Şu cümle ile başlar birinci makam “Tevhid ve vahdette cemal-i ilahi ve kemal-i Rabbani tezahür eder. …

Devamını Oku »

Çanakkale Şehitlerine

Çanakkale savaşları bir İngiliz Rus ittifakı ile gündeme geldi. İngiliz hükümeti , Rus orduları başkomutanı  Grandük Nikolay’ın başvurusu üzerine Kafkas cephesinde Rus ordusu üzerindeki baskıyı hafifletmek için Osmanlı devletine karşı  bir gövde gösterisine girişmeyi kabul etti. 2 Ocak 1915. Churchill’in hararetle desteklediği birleşik deniz ve kara harekatı için Çanakkale seçildi. …

Devamını Oku »

Erdoğan Isparta’da

Recep Tayyib Erdoğan birkaç ay sonra yeniden Isparta’ya geldi, geliş nedeni hem askerlerin kışlalara dağıtımına katılmak, onların vazifelerine gidişinin hazzını yaşamak, hem de bazı tesisler açmak istemişler, onun için Isparta’ya geldiler. Valilik önündeki alanda önce Vali Bey konuştu, artık valiler önceki konumlarından farklı düzeyde oldukları için o da protokolde en …

Devamını Oku »

Gözyüzünden Habersiz Yaşamak…

Aynalar Yolumu Kesti Aynalar, bakmayın yüzüme dik dik; İşte yakalandık, kelepçelendik! Çıktınız umulmaz anda karşıma, Başımın tokmağı indi başıma. Suratımda her suç bir ayrı imza, Benmişim kendime en büyük ceza! Ey dipsiz berraklık, ulvi mahkeme! Acı, hapsettiğin sefil gölgeme! Nur topu günlerin kanına girdim. Kutsi emaneti yedim, bitirdim. Doğmaz güneşlere …

Devamını Oku »

Katre’den

Kainat yüzünde hüsn-i zâtiyi gösteren bir hüsn-i arazî Bir cemal-i mücerredi gösteren  bir cemal-i hazîn Ve mahbub-u hakikîye işaret eden bir aşk-ı sâdık Ve bütün esrârı cezbeden bir cezbe  ve incizab vardır. Beşeri estetik, veya nesne estetiği nesnenin güzeliklerinde simetrisine, gieometrisine, uyumuna dikkati çeker, çok zaman sanatçıya veya estete göndermede …

Devamını Oku »

Bediüzzaman’da Haşir, Öldükten Sonra Dirilme Hakikatının Tarihî Seyri

Bediüzzaman ilk yazarlık dönemlerinden daha sonraki yıllara hep haşir üzerinde düşünmüş, farklı boyut ve üsluplarda haşri anlatmış. Ama kafasında bir ukde gibi daima elde ettiklerini geliştirmiş, zaman içinde dildeki değişmeleri de nazara alarak farklı eserler meydana getirmiş. Bediüzzaman, haşir gibi tarihte hep anlaşılması zor olmuş hakikatı insanlara anlatmak için büyük …

Devamını Oku »

İmkan ve Vücub dairesi ve Ene / Kur’an’ın bakışı

Bütün kainatı ihata eden, içine alan varlığı, mükevvenatı ve varlıklar arasındaki olayların, gerçeğini, hakikatını izah etmek ancak varlıkları yaratan ve onları fonksiyonları ile birlikte birbirine bağlayan semavi bir bakış açısı ile olabilir. Bu bakış açısı Kur’an-ı Azimüşşan’ındır. Kâinatı yaratan kâinatın esrarını nesnenin sağlıklı görülmesi ve yorumlanmasını da kendisi nazar-ı muallâsı …

Devamını Oku »

Kutb/Kutub

Sultan ül Ârifîn Bayezıd-ı Bestami buyurmuştur ki: Benim zamanımda binlerce veliyullah vardı. Hepsi, ibadet, riyazat, keşif ve keramat sahibi idi. Fakat kutbiyyet-i asriyye bir demirciye teveccüh etmişti. Ben bunun sır ve hikmetine agâh olamadığımdan taaccüb ve hayret içinde idim. Bir gün çoluğunun çocuğunun nafakasını tedarik için geceli gündüzlü sanatıyla meşgul …

Devamını Oku »

Ma’rûf-i Kerhî

Bağdat’da doğdu. Hristiyan veya bir rivayete göre Vasıtlı Sabii bir ailenin oğlu olan Maruf’un çocukluğunda ailesi tarafından Hristiyan bir hocaya teslim edilmiştir. Hoca ona “Allah üçün birisisidir” der o ise “hayır bir“ diye karşılık verir, böyle mükaleme devam edince, hocası ona dayak atar. Ailesini terkedip kaçar. Yıllar süren bu ayrılığı sırasında sekizinci …

Devamını Oku »

Bir Roman Tasarımında Karakoç’un Şiir Kitabı Gün Doğmadan

Sezai Karakoç 1950 ‘den 2000 yılına kadarki süre içerisinde Türkiye’yi bir şair gözü ile anlatmıştır. Akif, Necip Fazıl ile parelellik gösterse de Karakoç onlardan bazı yönleri ile ayrılır. Onlar Karakoç’a göre realitenin şairidirler. Ama Karakoç elli yıllık süreç içerisinde geçen geçen olayları imajist ve sembolist, zaman zaman da realist bir yorumla …

Devamını Oku »