Ana Sayfa / Prof.Dr. Himmet UÇ (Sayfa 3)

Prof.Dr. Himmet UÇ

Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası – VIII

Form ve Biçim Biçim ve sûret kavramı bizim kültürümüzde organize edilmemiştir. Sanatımız olduğu tartışılmaz ama, bize göre bir sanat felsefemiz yoktur. Sanat felsefesi kitapları batı sanatına dizayn edilmiştir. Olaylar, insanlar, eserler, örneklemeler tamamen Avrupa sanat arenasınındır. Terminoloji de ona göre şekillenmiştir. Bununla birlikte oldukça bölük pörçük şekilde form ve biçim …

Devamını Oku »

Hutbe-i Şamiye Hakkında

Bu eser batının sosyologlarının bakış açılarına göre düzenlenmiş, Auguste Comte ve onun bizdeki temsilcilerinden Ziya Gökalp gibi adamların sosyolojik peçeteleri gibi değil, hakikaten İslam dünyasının içinde bulunduğu şartlara göre bir nevi inhitatın miladı olan İkinci Meşrutiyet arefesinde yazılmış bir büyük eser, demek yetmez. Şam’ın İslama hâkim noktasından İslama tutulmuş bir …

Devamını Oku »

Büyük Fetih ve Büyük Fâtih Efendimiz (asm)

Bugünler Mekke’nin Fetih günleri, haydi o günlere gidelim. Medîneli Müslümanlarla Mekkeli müşrikler arasında yapılan Hudeybiye Muâhedesi’ne göre sulhun müddeti on yıl idi. Ancak müşrikler, her geçen gün İslâm’ın bütün Arabistan’a yayılmasından rahatsız oluyorlardı. Bunun içindir ki, yavaş yavaş sulh maddelerini ihlâl etmeye başladılar. Zaman geçtikçe de sulh maddelerine karşı saygısızlık …

Devamını Oku »

Tefsir ve Yorum Olarak Safahat

Mehmet Akif Ersoy, Safahat’ında, şiirimizde olmayan bir eleştiri yapar, Müslüman Türk toplumunun son yüzyıl içinde ruhen ve dinen geri kalışının panoramasını verir. Bediüzzaman’dan farklı bir yol izler. Bediüzzaman aksaklıkların iman ve ibadet ve Kur’an’ı anlamadaki yanlışlıklardan doğduğunu doğrusunu vererek anlatır, kötü olayları teşrih etmez, Akif ise hem eleştirir hem örnekler …

Devamını Oku »

Koca Karı ile Ömer (ra)

Bugün Büyük şairin ahirete intikal günü, bu milletin din karşısındaki duruşunu “Üstâd-ı necîbim Ali Ekrem Bey”e hüzünlü levhalar halinde anlatan ve milleti kurtarmak için çırpınan ama zamanın ve ve zamanelerin körlüğünden on yılı aşkın vatanından uzak yaşayıp ölmek için ülkesine avdet eden trajik bir hayatın çileli adamına Türk ve Müslüman …

Devamını Oku »

“Ene” Çekirdeğinden Filizlenen İki Ağaç

Ene zaman-ı Âdemden şimdiye kadar âlem-i insaniyetin etrafına dal budak salan nurani bir şecere-i tûbâ ile müdhiş bir şecere-i zakkumun çekirdeğidir. “Zaman-ı Adem hz. Adem’den beri, şimdiye kadar yani bütün peygamberler tarihi, dinler tarihi ona parelel gelişen felsefe tarihi, düşünce tarihi, mitoloji, ilim tarihi, sanat tarihi bu iki şecerenin meyveleri. …

Devamını Oku »

Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası – VII

Matematik Cambridge fizikçisi John Polkighorne da “Matematik, fiziksel evrenin kilidini açan soyut anahtardır” der. (Matematik Sanatı s. 226) Bediüzzaman tabiatın dilini bilir, okumak isteyenleri de yanına davet eder. Sürekli onları anlamak isteyenler onunla giderler. Risale-i Nur sadece yaşamak olgusu olmayıp, yüce şeylerin üzerinde düşünerek yaşamak sanatıdır. Yaşama sanatı, düşünmenin güzelliğine …

Devamını Oku »

İlimler, Felsefe ve Din

Batıda onsekizinci yüzyıldan itibaren mülahaza ile, çıplak gözlemlerle  elde edilen verilere göre ortaya konulan ilmin yerini, daha sonra teleskop, mikroskop, laboratuvar  ve benzer aletlerin icadı eşyayı ve insanı farklı şekilde algılamayı doğurdu. Bediüzzaman bu farklı ilmi müşahadeyi ve elde edilen verileri gördü ve kendini ilimlerin bu yeni insan ve kainat, …

Devamını Oku »

Rahman Suresi’nden Müşâhedeler

Kur’an aynı zamanda bir edebiyat metni; sureler metinler arasında mantık ve akli bağlar kurularak tanzim edilmiş. Yetmiş sekiz ayetin elliye yakın olanı febieyyiâlâ irabbükümâtu Kezziban, tekrar ayetine bağlı, yani ayetin öncesi gözlemlerden oluşuyor veya gözlemden, son kısımdaki “o halde Rabbinizin nimetlerinden hangi birini inkar edebilirsiniz?” bu cümle nimetler karşısında insanın …

Devamını Oku »

Bediüzzaman’ın Gözlemciliği

Bu da el atılmamış bir konu, gözlemcilik göz, gördüğü şeyi gözler, gözleme olumsuz anlama gelir bazan, bakma anlamına gelir, bunlar Türkçe kelimeler, atalarımız bunları kullanmış biri de ondan bir kelime türetmiş. Habersiz yaşamak sonra da ahkem kesmek. Yaşadığımız yüzyıl Avrupa’da gözlemin bütün ilim dallarını kuşattağı bir yüzyıl. Hatta bazıları deneysel …

Devamını Oku »

Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası – VI

Program Dilimizde program kelimesi Fransızcadan girmiş bir kelimedir. Bediüzzaman’ın anlatım düzerinde bu kelime dilimizdeki kullanılışından çok farklı bir genişlikte kullanılır. Bediüzzaman o kelime ile Allah’ın icad fiillerinin büyüklüğüne, ayrıntısına dikkat çeker. Bütün meyve, ağaç, çiçek tohumları onların programlarıdır. “İncir çekirdeğinde koca incir ağacının programını derc etmek“ (Sözler s. 266) “Bütün …

Devamını Oku »

Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası – V

S e y r e t m e k Contemplation Latince seyretmek, bizde bunu karşılayan temaşa kelimesidir. Kelime her tür dış ilişki dışında seyretmeyi sadece seyretmek maksadiyle yapmak mânâsını taşır. Estetik bir tavırdır.Seyretmekten seyretmenin dışında bir hedef görmemektir. Estetik tavrın kontemplatif bir tavır olduğu üzerinde ilk duran Kant olduğu gibi …

Devamını Oku »

Isparta Muhsin Kiremitçi İmam Hatip Orta Okulunun Efendimizi Anma Toplantısından İzlenimler

Isparta’da Muhsin Kiremitçi İmam Hatip Orta Okulunda bir Nebi-yi Zişan Efendimizi anma akşamı yapıldı. 2 Kasım 2018. Saat sekize yakın okulun salonuna gittik. Öğretmen Murat Özay sunuculuk yaptı. “Sayın okul müdürüm, saygıdeğer öğretmen arkadaşlarım  ve sevgili öğrenciler, Rabbimizin Âlemlere Rahmet olarak gönderdiği o güzel elçinin, kutlu Nebi’nin dünyamıza teşrifinin yıldönümü münasebetiyle …

Devamını Oku »

Seyir ve Dua

Bediüzzaman için Osman Yüksel Serdengeçti, “Bediüzzaman en az bir Sokrat’tır” der. Sokrat hayatını bir hakikat uğruna feda etmiştir, Bediüzzaman ile onun çektikleri mukayese edilebilir. Gece çok defa okuduğum gibi Münacaat’ı okudum, hayret ve tahayyür ile hayıflandım. Bana göre onun en büyük eseri bu Münacaat’tır, neden, diğer eserleri bir geometri üzerine yazılmış, …

Devamını Oku »

Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası – IV

Simetri Simetri bir denge unsurudur. Her şeyin iki yarımı arasında dengeyi ifade eder. İlahi sanatta simetri mizan sözcüğü ile sağlanıyor. Mizan denge sanatlarının terazisi durumundadır. Evrenin mimarisi ile insan vücudunun mimarisi birbirinin simetrisidir Simetri’nin estetik içindeki yerini İsmail Tunalı anlatır” Güzelin matematik olarak belirlenmesi düşüncesi estetik tarihi içinde oldukça eski …

Devamını Oku »