Ana Sayfa / Mustafa H. KURT

Mustafa H. KURT

Mustafa H. Kurt: 1974 yılında Gaziantep'te doğdu. Cumhuriyet Lisesi (1992) ve Gaziantep Üniversitesi Tarih bölümünden mezun oldu (2000). Türkiye’de ve Almanya’da eğitimcilik yanında farklı iş kollarında çalıştı. Yazarımız, kastamonur.com yanında hâlihazırda çeşitli dergi ve haber sitelerinde yazıyor.

Küçük hapın büyük dersi

Haftada bir kez almam gereken bir hap vardı. Tam manasıyla haftada bir, yani haftanın hep aynı gününde aynı saatinde ve aynı dozda almam, dahası aldıktan sonra da bir saat kadar pek hareket etmemem gereken bir eklem ilacıydı bu. Ne var ki kendi sağlığımla ilgili faydalı bir şey olsa bile bunu …

Devamını Oku »

‘Tarifsiz grup!’ / Mustafa H. KURT

Berat gecemiz mübarek olsun, dualarımızın kapsamı geniş, faydası bol ve unuttuğumuz her derdimizin, her dostumuzun, tanıdık-tanımadık her muhtacın hissedar olabileceği berekette olsun inşaallah.. Elimizde dua gibi bir merhem, bir silah, bir sığınak varken; bu dua bayramında dualarımıza dahil olması sanırım herkesin menfaatine olacak şu aşağıdaki grup için dahi dua edebilsek …

Devamını Oku »

‘İdeolojik eksiklik!’ / Mustafa H. KURT

SİYAHIN VE beyazın belirginliğine inat, mensubiyet noktasında ‘griliğin’ belki de en çok arttığı bir zaman dilimindeyiz artık. Kimliklerine dair belirgin imgelerin seçilemediği ‘gri’ insanlar, her yanı o kadar kaplamışlar ki… Sosyalist, liberalist, kapitalist, milliyetçi, ulusalcı, laik, demokrat ya da özgürlükçü vs. geçinen nice insanın, hem de statükoyu koruma yolunda nice …

Devamını Oku »

Şükür ve harcanmış yıllarımız / Mustafa H. KURT

BİR BİLİNÇ düzeyi olarak ‘farkındalık’, çözüm için atılacak en önemli adımlarından birini ifade eder kuşkusuz. Öyle ki, şayet “teşhis tedavinin yarısı” ise, sorunun farkına varmak ve ‘bir hastalığım var’ diyebilmek de o teşhisin külliyetli bir kısmına denk gelmektedir. Öyle ya, mesela sahip olduğu sapkın fikirlerin ya da sürdüğü batıl yaşantının …

Devamını Oku »

Sosyal medya fıkhı, acilen! / Mustafa H. KURT

Fark edilen bir münkere (kötülüğe, harama) karşı önce “el ile” (kuvvetle-fiilen ki bunun devletin vazifesi olduğu söylenir), eğer buna güç yetirilemezse “dil ile” (sözlü, yazılı, görsel anlatımla), fakat buna da güç yetirilemezse o münkere “kalben buğz edilmesi” (karşı çıkılması, taraf olunmaması, düşman olunması) emredilir o meşhur hadis-i şerifte, bu son …

Devamını Oku »

“O akşam” / Mustafa H. KURT

Belki hava durumu programlarında hiç bahsedilmeyecekti ama; o akşam içimde yoğun bir sis ve ardından da gök gürültülü sağanak yağış haberi veriyordu tüm belirtiler.. Çökük omuzlarımın sebebi mağlup duygularla yürüdüğüm ıslak kaldırımlar, amansız bir hastalık gibi inen karanlığa çoktan teslim olmuşlardı bile. Bir yandan yürüyor, bir yandan da insan olarak, …

Devamını Oku »

Muhakemat ders notları -II / Mustafa H. KURT

…             Hem de itikadımdır ki: İstikbale hüküm sürecek ve her kıt’asında hâkim-i mutlak olacak yalnız hakikat-ı İslâmiyettir.(1) Evet saadet-saray-ı istikbalde taht-nişin hakaik ve maarif yalnız İslâmiyet olacaktır. Onu fethedecek yalnız odur; emareler görünüyorlar… Zira mazi kıt’asında, vahşetâbâd sahralarında hayme-nişin taassub ve taklid; veyahut cehlistan ülkesinde menzil-nişin müzahrefat ve istibdad olanlara, Şeriat-ı …

Devamını Oku »

Muhakemat ders notları -I / Mustafa H. KURT

Mariz Bir Asrın, Hasta Bir Unsurun, Alil Bir Uzvun Reçetesi Veyahut Saykalü’l – İslâmiyet veyahut Bediüzzaman’ın Muhâkematı ( Ders notları -I-) Bismillahirrahmanirrahim (hamdele) Cümle tahiyyat, ol Hâkim-i Ezel ve Hakîm-i Ezelî ve Rahmân-ı Lemyezelîye elyaktır ki, bizi İslâmiyetle serfiraz ve şeriat-ı garrâyla sırat-ı müstakîme hidayet etmiştir. Hâkim-i Ezel: Ezelden beri …

Devamını Oku »

Medeniyetin babasız çocuklarına.. / Mustafa H. KURT

O GÜN, yorgun adımlarla ulaştığım istasyonun kalabalığına karışana dek, yine sıradan bir günü yaşıyorum sanmıştım. Oysa yaşanan her gün, ‘sıradan bir günün’ olamayacağını da ders verirmiş insana… Tam trene binmek üzereyken dikkatimi aniden üzerine çeken bir tablo, günlerin işte bu özelliğinin de habercisiymiş meğer benim için: Beş ya da altı …

Devamını Oku »

“Milliyetçi, sadece…” / Mustafa H. KURT

“Milliyetçi, sadece kendi milliyetçiliğini haklı bulur!” “Milliyetçiliği ayak altına alanların” söylem-eylem tutarlılığından ziyade, milliyetçiliği her hal ve şartta ‘yüz tevil ile’ başlarına taç edinenlerin bu yolla sergilemekte oldukları adalet-vicdan-izan katsayılarına dikkat kesilmeli aslında. Örneğin bakmalı: Türk milliyetçiliğine İslam adına ve ‘müspet milliyetçilik’ kılıfıyla yıllardır cevaz verenler, sıra ‘Kürt müspet milliyetçiliği’ …

Devamını Oku »

‘Kötüden’ iyilik – iyiden kötülük.. / Mustafa H. KURT

Geçtiğimiz günler, adına “sosyal deney” denilen video çalışmalarından birinde, tarifinde insanı kelimelerden öte iletişim araçlarına muhtaç bırakan bir güzelliğe şahit oldum. Gece vakti ıssız bir yerde genç bir kadın, oralarda dolanan evsiz bir adama aracındaki benzinin bittiğini, parasının da olmadığını söylüyordu endişeyle. Adamda üst-baş, saç-sakal tahmin edilebilecek vaziyette tabi. Ne …

Devamını Oku »

Zamanında diyememek.. / Mustafa H. KURT

Bir cümle ve hissettirdikleri.. .. “Zamanında diyememek..” Yıllar geçip gider acımadan, Hem de zamanı gelmiş sözlerin, Zamanı gelip de geçmiş sözlerin, Ve zamanı geldiği halde, Söylenememiş, Maraz olmuş sözlerin ardından; Geçip gider yıllar, Hiç durmadan,  Hiç bir aman duymadan, Geçerler umursamadan.. Oysa yüreğinde ağır bir yüktür, Bir yumrudur insanın; “Zamanında diyememek”, Yetim bir …

Devamını Oku »

“Padişah’ı tanımamak!” / Mustafa H. Kurt

“Bir zaman iki adam, Cennet gibi güzel bir memlekete (şu dünyaya işarettir) gidiyorlar. Bakarlar ki: Herkes ev, hâne, dükkân kapılarını açık bırakıp muhafazasına dikkat etmiyorlar. Mal ve para, meydanda sahibsiz kalır. O adamlardan birisi, her istediği şeye elini uzatıp, ya çalıyor, ya gasbediyor. Hevesine tebaiyet edip her nevi zulmü, sefaheti …

Devamını Oku »

“Risaleleri abartmak mı?..” / Mustafa H. KURT

Hayatın ve varlığın sebebini anlayabilme ‘sorunu’, değişen onca şeye rağmen tarihin değiştiremediği en temel meselelerden biri ola gelmiştir insan için. Üstelik kendi varlığının sebebi kadar, diğer mahlukattaki çeşitliliğin, düzenin ve sanatın nedenini merak etmek de “sadece insana has bir sorgulama” olmuştur her zaman. İşte, Risale-i Nur’a mesafeli ve hatta bu …

Devamını Oku »