Ana Sayfa / Mustafa H. KURT

Mustafa H. KURT

Mustafa H. Kurt: 1974 yılında Gaziantep'te doğdu. Cumhuriyet Lisesi (1992) ve Gaziantep Üniversitesi Tarih bölümünden mezun oldu (2000). Türkiye’de ve Almanya’da eğitimcilik yanında farklı iş kollarında çalıştı. Yazarımız, kastamonur.com yanında hâlihazırda çeşitli dergi ve haber sitelerinde yazıyor.

Ayrılıkları gayrılık kılarken…

Müminler arasında her an fırsat kollayan dehşetli ve sinsi bir tehlikeye: “Nazari ve içtihadi meselelerdeki ayrılıkları gayrılığa dönüştürmeye dair” Dinin temel esaslarına ve nassa yönelik olmayan konularda belki sadece “farklı değerlendirmek” denilebilecek sebeplerle kendisinden farklı düşünen mümin kardeşine tahkir, ötekileştirme ve dışlamada bulunanlar, onlar hakkında gıybet edenler veya su-i zanda …

Devamını Oku »

Hâriçten Görünümlü Dâhilî Gazeller / “Sosyal Medyanın Ettiği”

Sosyal medyada kullanılan genel ifade üslubu, normal yazı üslubundan biraz farklı kuşkusuz. Geçtiğimiz dokuz yıl süresince sosyal medyada yayınladığım gerek şahsıma veya gerekse başka isimlere (*) ait sosyal medya paylaşımlarımın pek çoğu da, işte böylesi bir ifade tarzına sahip oldu. Diğer bir ifadeyle, okumaya ve anlamaya çalışırken muhatabının öncelikle ‘sosyal …

Devamını Oku »

Alışkanlığı mizaçla savunmak

“Ben böyleyim, ne yapayım?” –Alışkanlığı mizaçla savunmak– Şu hayat yolculuğunda pek çok şeyle kuşanırız. Yolculuk ilerledikçe de geçmişteki bizden farklı bir biz oluveririz. Takdir buyrulan ömrün her safhasından, birtakım alışkanlıklar, korkular, duyarlılıklar, önyargılar, refleksler, tecrübeler vs. edinerek çıkarız. Ve sonra da bunları bugünümüze taşıyıp, bugünkü davranış ve tercihlerimizin şekillenmesinde pay …

Devamını Oku »

‘Terk Edilen Avantaj’

“..her menzilden, her tabakadan, her âlemden, her taifeden, her ferdden, herşeyden, kendini gösterecek yâni vücudunu ve vahdetini bildirecek pencereler açmış.” (Risale-i Nur’dan)“ Beş duyu organıyla yaratıldığımız şu hayatta bizden bu beş duyu organıyla ‘görüp-duyulamayacak’ hakikatlere iman etmemizin beklenmesi, kimilerinin iddia ettiği gibi bir çelişki ya da haksızlık değildir -haşa-. Çünkü unutmamalı …

Devamını Oku »

Bir elma için!

“Bir elmanın var olması için gereken bazı sebepler” – Ağaç: Tüm özellikleri ve has yapılarıyla önce bir tohum, sonra damarları, yaprakları, kabuğu vs. ile bir ağaç.. – Toprak: Çeşitli mineraller ve maddelerin belirli oranlarda karışımından meydana gelmesi gereken toprak: Toprak %45 mineral, %5 organik madde, %25 boşluk ve %25 sudan oluşur.Topraktaki …

Devamını Oku »

Sırası şaşırılmış öncelikler sorunu

“Öncelik sırasını şaşırdığımız her önceliğimiz aslında kendisinden önce yoğunlaşmamız gereken başka önceliklerimizi, dolayısıyla daha önemli oldukları halde ıskaladığımız asıl önceliklerimizi de haber vermektedir.”  İnsanın ruhî ve fizikî ihtiyaçlarını konu edinen hemen her araştırma için ‘değinilmese olmaz’ sayılan kaynaklardan biri de, A. Maslow’un meşhur “ihtiyaçlar hiyerarşisidir” herhalde. Bu kurama göre insanların …

Devamını Oku »

“Nurdan Koltuklar”

“Bir insanın eşine ve çocuklarına yaptığı ‘küçük’ adaletsizlikleri gibi, amirin memuruna yönelik ‘söz etmeye değmez’ haksızlıkları, patronun işçisine ‘ne önemi var’ tutumları, öğretmenin öğrencisine ‘olacak o kadar’ üşengeçliği vb. de; tıpkı suya atılan bir taşın ortaya çıkardığı halkalar misali, toplum ve insanlık denizinde halka halka büyüyüp, tahammülü zor dalgalara, hatta …

Devamını Oku »

Osmanlı’nın kurtuluşu!

Eminönü Mercan’daki 17. Yüzyıl yapısı Büyük Valide Hanı, bir süre önce gündeme gelen bir haberle adından günlerce söz ettirmişti. Ancak haberin nedeni hanın sahip olduğu mimari veya tarihi özellikleri değil, kubbesi, daha doğrusu kubbesinin başına gelenlerdi. Öyle ki, zavallı kubbe üzerinde Boğaz’a karşı zıplayıp fotoğraf çektirmek isteyenler ve reklam çekimi …

Devamını Oku »

‘Aparat tarih’

Yaygın tariflerine göre tarihin öncelikli ve asıl hedefi, insanlara geçmişi doğru şekilde öğrenebilecekleri bilgileri sunmak ve bu suretle hem bugünü anlayabilmelerine hem de geleceğe daha iyi hazırlanmalarına yardımcı olmaktır. Buradan hareketle tarihçinin bu “hizmetteki” rolü ise, “Tarih nedir?” adlı eseriyle maruf tarihçi E.H. Carr’e göre bellidir aslında: “Tarihçinin görevi, geçmişi sevmek …

Devamını Oku »

“Yazdım mı, yazdırıldı mı?”

Bir zamanlar, kendilerine çiğköfte ve künefe hazırladığım misafirlerden övgü ala ala, kendimi bu işte bir otorite ve “fail” görmeye başladığımı fark etmiştim. Eh, ne de olsa ortada kaç çeşit baharatın ve malzemenin belli oranlarda ve belli bir sıralamayla bir araya getirilip usulünce yoğrulması, ya da künefenin hazırlanması aşamaları gibi onca …

Devamını Oku »

Küçük hapın büyük dersi

Haftada bir kez almam gereken bir hap vardı. Tam manasıyla haftada bir, yani haftanın hep aynı gününde aynı saatinde ve aynı dozda almam, dahası aldıktan sonra da bir saat kadar pek hareket etmemem gereken bir eklem ilacıydı bu. Ne var ki kendi sağlığımla ilgili faydalı bir şey olsa bile bunu …

Devamını Oku »

‘Tarifsiz grup!’ / Mustafa H. KURT

Berat gecemiz mübarek olsun, dualarımızın kapsamı geniş, faydası bol ve unuttuğumuz her derdimizin, her dostumuzun, tanıdık-tanımadık her muhtacın hissedar olabileceği berekette olsun inşaallah.. Elimizde dua gibi bir merhem, bir silah, bir sığınak varken; bu dua bayramında dualarımıza dahil olması sanırım herkesin menfaatine olacak şu aşağıdaki grup için dahi dua edebilsek …

Devamını Oku »

‘İdeolojik eksiklik!’ / Mustafa H. KURT

SİYAHIN VE beyazın belirginliğine inat, mensubiyet noktasında ‘griliğin’ belki de en çok arttığı bir zaman dilimindeyiz artık. Kimliklerine dair belirgin imgelerin seçilemediği ‘gri’ insanlar, her yanı o kadar kaplamışlar ki… Sosyalist, liberalist, kapitalist, milliyetçi, ulusalcı, laik, demokrat ya da özgürlükçü vs. geçinen nice insanın, hem de statükoyu koruma yolunda nice …

Devamını Oku »

Şükür ve harcanmış yıllarımız / Mustafa H. KURT

BİR BİLİNÇ düzeyi olarak ‘farkındalık’, çözüm için atılacak en önemli adımlarından birini ifade eder kuşkusuz. Öyle ki, şayet “teşhis tedavinin yarısı” ise, sorunun farkına varmak ve ‘bir hastalığım var’ diyebilmek de o teşhisin külliyetli bir kısmına denk gelmektedir. Öyle ya, mesela sahip olduğu sapkın fikirlerin ya da sürdüğü batıl yaşantının …

Devamını Oku »

Sosyal medya fıkhı, acilen! / Mustafa H. KURT

Fark edilen bir münkere (kötülüğe, harama) karşı önce “el ile” (kuvvetle-fiilen ki bunun devletin vazifesi olduğu söylenir), eğer buna güç yetirilemezse “dil ile” (sözlü, yazılı, görsel anlatımla), fakat buna da güç yetirilemezse o münkere “kalben buğz edilmesi” (karşı çıkılması, taraf olunmaması, düşman olunması) emredilir o meşhur hadis-i şerifte, bu son …

Devamını Oku »