Ana Sayfa / Mustafa H. KURT (Sayfa 2)

Mustafa H. KURT

Mustafa H. Kurt: 1974 yılında Gaziantep'te doğdu. Cumhuriyet Lisesi (1992) ve Gaziantep Üniversitesi Tarih bölümünden mezun oldu (2000). Türkiye’de ve Almanya’da eğitimcilik yanında farklı iş kollarında çalıştı. Yazarımız, kastamonur.com yanında hâlihazırda çeşitli dergi ve haber sitelerinde yazıyor.

“O akşam” / Mustafa H. KURT

Belki hava durumu programlarında hiç bahsedilmeyecekti ama; o akşam içimde yoğun bir sis ve ardından da gök gürültülü sağanak yağış haberi veriyordu tüm belirtiler.. Çökük omuzlarımın sebebi mağlup duygularla yürüdüğüm ıslak kaldırımlar, amansız bir hastalık gibi inen karanlığa çoktan teslim olmuşlardı bile. Bir yandan yürüyor, bir yandan da insan olarak, …

Devamını Oku »

Muhakemat ders notları -II / Mustafa H. KURT

…             Hem de itikadımdır ki: İstikbale hüküm sürecek ve her kıt’asında hâkim-i mutlak olacak yalnız hakikat-ı İslâmiyettir.(1) Evet saadet-saray-ı istikbalde taht-nişin hakaik ve maarif yalnız İslâmiyet olacaktır. Onu fethedecek yalnız odur; emareler görünüyorlar… Zira mazi kıt’asında, vahşetâbâd sahralarında hayme-nişin taassub ve taklid; veyahut cehlistan ülkesinde menzil-nişin müzahrefat ve istibdad olanlara, Şeriat-ı …

Devamını Oku »

Muhakemat ders notları -I / Mustafa H. KURT

Mariz Bir Asrın, Hasta Bir Unsurun, Alil Bir Uzvun Reçetesi Veyahut Saykalü’l – İslâmiyet veyahut Bediüzzaman’ın Muhâkematı ( Ders notları -I-) Bismillahirrahmanirrahim (hamdele) Cümle tahiyyat, ol Hâkim-i Ezel ve Hakîm-i Ezelî ve Rahmân-ı Lemyezelîye elyaktır ki, bizi İslâmiyetle serfiraz ve şeriat-ı garrâyla sırat-ı müstakîme hidayet etmiştir. Hâkim-i Ezel: Ezelden beri …

Devamını Oku »

Medeniyetin babasız çocuklarına.. / Mustafa H. KURT

O GÜN, yorgun adımlarla ulaştığım istasyonun kalabalığına karışana dek, yine sıradan bir günü yaşıyorum sanmıştım. Oysa yaşanan her gün, ‘sıradan bir günün’ olamayacağını da ders verirmiş insana… Tam trene binmek üzereyken dikkatimi aniden üzerine çeken bir tablo, günlerin işte bu özelliğinin de habercisiymiş meğer benim için: Beş ya da altı …

Devamını Oku »

“Milliyetçi, sadece…” / Mustafa H. KURT

“Milliyetçi, sadece kendi milliyetçiliğini haklı bulur!” “Milliyetçiliği ayak altına alanların” söylem-eylem tutarlılığından ziyade, milliyetçiliği her hal ve şartta ‘yüz tevil ile’ başlarına taç edinenlerin bu yolla sergilemekte oldukları adalet-vicdan-izan katsayılarına dikkat kesilmeli aslında. Örneğin bakmalı: Türk milliyetçiliğine İslam adına ve ‘müspet milliyetçilik’ kılıfıyla yıllardır cevaz verenler, sıra ‘Kürt müspet milliyetçiliği’ …

Devamını Oku »

‘Kötüden’ iyilik – iyiden kötülük.. / Mustafa H. KURT

Geçtiğimiz günler, adına “sosyal deney” denilen video çalışmalarından birinde, tarifinde insanı kelimelerden öte iletişim araçlarına muhtaç bırakan bir güzelliğe şahit oldum. Gece vakti ıssız bir yerde genç bir kadın, oralarda dolanan evsiz bir adama aracındaki benzinin bittiğini, parasının da olmadığını söylüyordu endişeyle. Adamda üst-baş, saç-sakal tahmin edilebilecek vaziyette tabi. Ne …

Devamını Oku »

Zamanında diyememek.. / Mustafa H. KURT

Bir cümle ve hissettirdikleri.. .. “Zamanında diyememek..” Yıllar geçip gider acımadan, Hem de zamanı gelmiş sözlerin, Zamanı gelip de geçmiş sözlerin, Ve zamanı geldiği halde, Söylenememiş, Maraz olmuş sözlerin ardından; Geçip gider yıllar, Hiç durmadan,  Hiç bir aman duymadan, Geçerler umursamadan.. Oysa yüreğinde ağır bir yüktür, Bir yumrudur insanın; “Zamanında diyememek”, Yetim bir …

Devamını Oku »

“Padişah’ı tanımamak!” / Mustafa H. Kurt

“Bir zaman iki adam, Cennet gibi güzel bir memlekete (şu dünyaya işarettir) gidiyorlar. Bakarlar ki: Herkes ev, hâne, dükkân kapılarını açık bırakıp muhafazasına dikkat etmiyorlar. Mal ve para, meydanda sahibsiz kalır. O adamlardan birisi, her istediği şeye elini uzatıp, ya çalıyor, ya gasbediyor. Hevesine tebaiyet edip her nevi zulmü, sefaheti …

Devamını Oku »

“Risaleleri abartmak mı?..” / Mustafa H. KURT

Hayatın ve varlığın sebebini anlayabilme ‘sorunu’, değişen onca şeye rağmen tarihin değiştiremediği en temel meselelerden biri ola gelmiştir insan için. Üstelik kendi varlığının sebebi kadar, diğer mahlukattaki çeşitliliğin, düzenin ve sanatın nedenini merak etmek de “sadece insana has bir sorgulama” olmuştur her zaman. İşte, Risale-i Nur’a mesafeli ve hatta bu …

Devamını Oku »

Çaplar ve İcraatlar / Mustafa H. KURT

Neredeyse 30 yıl oluyor “We are the World” şarkısının Afrika’nın durumuna dikkat çekmek için büyük bir sansayonla icra edileli. Ne çare ki, geçen bunca zamana rağmen bu dikkat hala bir türlü çekilememiş anlaşılan. Ya da diğer bir ihtimal: ‘yıldızlar geçidi’ suretinde de olsa bu hâkim medeniyetin kendi araçları, insanı kendi …

Devamını Oku »

“Görüntü ve Hakikat” / Mustafa H. KURT

Hakikatin hakikatli taliplerinden Bediüzzaman Hz.: “Her şeyi maddede arayanların akılları gözlerindedir.” demiş ya hani, hatıra geliyor ki, görebildiğimiz şeylere bazen hadlerinden fazla ‘delil’ mertebesi veriyor veyahut hükmümüzü en çok da gözlerimize ulaşanlarla veriyorsak eğer, sanırım bu ikaz materyalist eğilimlere olduğu kadar bizedir de aynı zamanda! Zira nasıl ki büyük âlem olan şu kâinatı sadece …

Devamını Oku »

“İhya ve idame” de ne ola ki? / Mustafa H. KURT

Kendisini dindar veya inançlı olarak tanımlayan hemen hiç kimsenin, muazzam bir ilim ve kültür mirasına sahip olduğumuz konusunda bir şüphesi yoktur sanırsam. Ve bu mirası yeniden ihya ve idame edebilmenin önemi mevzusunun, kurabildiğimiz ender fikri ittifaklardan birisi olduğu da izahtan beridir ‘galiba’. Ne var ki, bu işin önündeki en büyük engellerden …

Devamını Oku »

Ah o oyunlar.. / Mustafa H. KURT

İnkârcıların kendilerine ‘delil’ kıldıkları sloganlarında ve sözlerinde,çok çeşitli kelime ve mantık oyunları vardır hep.  Neredeyse istisnasız bir şekilde hem de!. Bunu en başta, kendisi de en ileri inkarcılardan biri olan nefsimizin (nefs-i emmârenin) en korkulu rüyası olan “ölüm gerçeği” karşısında oynadığı oyunlarından da anlayabiliriz mesela. Sözgelimi, ölümün yokluk olduğunu ya da ölümle …

Devamını Oku »

Farabî’nin asil muhalifleri / Mustafa H. KURT

Kimi zaman, ‘nerede o eski itiraz edebi ya da eskilerin muhaliflik estetiği?’ diyesi geliyor insanın, o geçmiş hayatları okurken. Zira kendilerini memleketin asıl sahibi sanan kimi biçarelerdeki muhalefet ve itiraz ‘ahlakına’ bakınca; Farabî’ye Şam’da itiraz eden o “asil” muhalifleri yad etmemek olmuyor hiç: Farabî Bağdat’tan Şam’a giderek yörenin uleması ile bir …

Devamını Oku »