Ana Sayfa / Mehmet Nuri BİNGÖL (Sayfa 16)

Mehmet Nuri BİNGÖL

1961 yılında Birecik’te doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Birecik’te, Dumlupınar İlkokulu, Birecik Ortaokulu ve Birecik Lisesi’nde tamamladım. İlk hikâye ve şiirim ulusal bir gazetede yayımlandığında lise 1’deydim. ÖSS sınavından sonra gezmeye gittiğimiz İstanbul’da, daha sonra okuyacağım Fakülte’yi görünce: “ Keşke burayı kazansaydım.” diye iç geçirdim. Hakikaten orada tahsil görmem nasip oldu bana. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Yeni Türk Edebiyatı Bölümünden 1982 yılında mezun oldum. Fakültenin son iki yılında fahri olarak Köprü Dergisinin editörlüğünü yaptım. İstanbul hayatımdaki en büyük şansım Hocam Prof. Dr. Mehmet Kaplan’la beraber, Tarık Buğra’nın romanları üzerine bitirme tezi yapmam, romancı-araştırmacı Hüseyin Yılmaz’la mesai arkadaşlığında bulunmam, tahsil senelerinde M. Nuri Yardım’la istişarede olmam, Yazar- Yayımcı Mustafa Kaplan ve Bünyamin Ateş’le tanışmamdır. Anadolu’nun çok yöresinde öğretmenlik yaptım. Yaz-gı Dergisi ve Gap Gündemi Gazetesi’nde yazı ve hikâyelerim yayımlandı. Tefrika halinde romanlarım yanında birçok hikâyem de var. Eserlerim: Sürgünda Tırmanış 1 ve 2 (Tefrika roman), Yokuşta (Tefrika roman), Kafkasya’da Sarp Ufuklar (Tefrika roman), Sürgündeki Çeçenya (1. Baskı: 1996; 2. Baskı:2000), Nur Üstad (Biyografi- Deneme; 2002) Şu anda üç kültür-edebiyat web sitesinde yazıyorum. Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim.

Yokuşta Takılı Kalmak / Mehmet Nuri BİNGÖL

Mehmet Nuri BİNGÖL [email protected] Yokuşta Takılı Kalmak Günün koyulukları aralamasında bir başka sancı gizli… Yalancı fecrin varlık sebebi öylesi bir imtihan basamağıdır belki de. Binbir ıtır serpiştirilmiş her gayreti neticesine ulaştırmak, onu hedefle barıştırmak kimbilir ne sevimlidir, veya insana öyle gibi gelir. Önümüzde dikilmiş yokuşların zihinlerde sabitlenmiş basamağını geride bırakıvermek, …

Devamını Oku »

Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan-4 / Mehmet Nuri BİNGÖL

Mehmet Nuri BİNGÖL [email protected] DÜNKÜ AĞAÇ, BUGÜNKÜ FİDAN-4 Gözlerimiz nur bağırlı dağlardadır. Sanırlar ki onlar taş bağırlıdır ve kendilerine sunulmuş birer sofradır; “Han-ı Yağma” misali… Yanılmaları bu bakımdan haksız, kuşkuları o yüzden sınırsız. Asım’lar, Nesl-i cedid’ler, Mehmed’ler… Ya Zekailer? Çamdağı’ndan bihaber olanlara, gel de onları anlat. Ama ne gam; dağlar …

Devamını Oku »

Baba Çorbası Ya Da Nân-ı Aziz / Mehmet Nuri BİNGÖL

Mehmet Nuri BİNGÖL [email protected] BABA ÇORBASI YA DA “NÂN-I AZİZ” Seyahatnâme’sinin bir yerinde şöyle der Evliyâ Çelebi: “Bunların (fırıncıların) pîri Âdem aleyhisselamdır. Çünkü Hz. Âdem (a.s.) Cennetten çıkarılıp yeryüzüne düşünce karnı acıkmış ve evvela buğday çorbasıyla açlığını gidermiş. Onun için bir kimse evine bir adam davet etse, ‘buyurun, baba çorbası …

Devamını Oku »

Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan-3 / Mehmet Nuri BİNGÖL

Mehmet Nuri BİNGÖL [email protected] DÜNKÜ AĞAÇ, BUGÜNKÜ FİDAN-3 Üzerine sarılı yeşil türleriyle hemhal ağaç, gözümde onca azamet kazandı ki dalmadan edemedim. Tepesinde bir ya da iki sene hora tepmiş zaman aralığından şikayet edercesine duran, öyle nida edermiş gibi yalpa vuran yaprakları, filizilikten çoktan kurtulmuş olmalıdır; kopkoyu bir kör yeşile de …

Devamını Oku »

İttihadın Önündeki Yokuş / Mehmet Nuri BİNGÖL

Mehmet Nuri BİNGÖL [email protected] İttihadın Önündeki Yokuş Taassup, Arapça menşe’li bir kelime. “A’sab”dan müştak ve “asabiyet” mefhumu ile de çok alâkalı. Osmanlı’nın son devirlerinden beri her müsbete “grup, cemaat” taassubu namını takanların muradı bu ise, “körü körüne inad”ın ırkçılık ve unsuriyetçilikten bir farkı yoktur. Bazıları, belki de tıpkı “milliyet” mefhumu …

Devamını Oku »

Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan-2 / Mehmet Nuri BİNGÖL

Mehmet Nuri BİNGÖL [email protected] Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan-2 YA DA “RAKİPSİZLİĞİN KOLAYLIĞI BAŞKADIR.” ‘Ol mahiler ki derya içreler deryayı bilmezler’ hakikatı, hayata atılmadan evvel fuzuli ve yabani geliyor insana; dünyanın bin türlü ‘gıll u gış’ıyla yüzyüze geldikten sonra, mısraın değeri daha iyi idrak ediliyor. En yavan halleri barındırsa bile, kişinin …

Devamını Oku »

Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan -1 / Mehmet Nuri BİNGÖL

Mehmet Nuri BİNGÖL [email protected] Dünkü Ağaç, Bugünkü Fidan -1 “Dün, ne matemdeydi alem! Yer hazin, gökler hazin; Sur-ı fıtrattır bugün : Fıtrat bugün, sahra-güzin! İşlemiş kırlarda yer yer kudretin feyyaz eli, Öyle yapraklar ki sun’undan; gidip bir görmeli.” Mısralarına bir defa daha göz atarken, bir bahar melteminin çok ötelerinde ihtizazlarla …

Devamını Oku »

Örtülü Gıybet, Hatta Ekberül-kebair! / Mehmet Nuri BİNGÖL

Mehmet Nuri BİNGÖL [email protected] Örtülü Gıybet, Hatta Ekberül-kebair! “İstişare”, ferdî, ailevî ve ictimaî meselelerimizin hallinde vazgeçilmez bir yere sahip. Kur’an’ın emri ve Efendimiz’in (aleyhissalâtü vesselam) sünneti. “Şûrâ” ve “meşveret” kelimeleri de istişare ile aynı manada kullanılır, halbuki şura devletle alakalı bir mefhumdur. Aileleri, kurumları, şirketleri, toplulukları ve devletleri ayakta tutacak …

Devamını Oku »

“Kur’an’ın Müfessir-i Hakikisi Olan Hadis”ler ve Risale’yi Anlamak-3 / Mehmet Nuri BİNGÖL

Mehmet Nuri BİNGÖL [email protected] “Kur’an’ın Müfessir-i Hakikisi Olan Hadis”ler ve Risale’yi Anlamak-3 Kur’an-ı Hakim’in ve Kur’an’ın müfessir-i hakikisi olan (hakiki tefsircisi olan) hadisin bir kısım yüksek ve ulvi hakaikına çıkmak için teslim ve inkıyadı noksan olan kalplere yardım edecek basamaklar…” (14. Söz, shf:266) ifadeleriyle, Risale ile muhatap olan her şahıs …

Devamını Oku »

“Son Derviş” Said Nursi Gerçekliği / M. Nuri Bingöl

Mehmet Nuri BİNGÖL [email protected] “Son Derviş” Said Nursi Gerçekliği “Son Derviş” kelimenin tam mânasıyla bir roman; tarihî cinsinden… Ama hiç bir vakit bir “belgesel” değil. Eserin neşredileceği haberini okur okumaz, bir an önce elime alıp mütalaa etmek için dayanılmaz bir heyecan hissettim. Hatta eser hakkında fikir beyan eden yazar arkadaşların …

Devamını Oku »

YEMEĞE TUZLA BAŞLAMAK YA DA “SEYYİDLİK”, DĀVASINA SAHİP ÇIKMAK… / Mehmed Nuri BİNGÖL (EMİNLER)

Mehmet Nuri BİNGÖL [email protected] YEMEĞE TUZLA BAŞLAMAK YA DA  “SEYYİDLİK”,  DĀVASINA SAHİP ÇIKMAK… Son günlerde “Ahmet Akgündüz”ün sözcülüğünde yapılan basın toplantısıyla “alevlendirilen” Üstad’ın “seyyidliği” mevzuuna bir nevi “kıyl u kal” nazarıyla bakmama bazı dostlar gönü koymazlar umarım. Eğer “birileri” incinecekse  bu satırlardan, peşin  peşin özür dilerim. Birkaç gün içinde çeşitli …

Devamını Oku »

Sosyal Medya Ağları Ve Düşündürdükleri / Mehmet Kazar

Sosyal Medya Ağları Ve Düşündürdükleri Sosyal paylaşım siteleri hayatımıza girdi gireli, sosyal hayatta sergilenen davranışlardan daha çoğu bu paylaşım sitelerinde sergilenmeye başladı. Üstelik insanlar normal hayatta yapamadıklarını sosyal paylaşım sitelerinde çekinmeden yapabilir hale geldi. Nedir bu Sosyal paylaşım siteleri, bizden neleri alıyor, bizi nasıl bir hayata sevk ediyor ve bizi …

Devamını Oku »

Hakikata En Doğru Şâhit / M. Nuri Bingöl

Mehmet Nuri BİNGÖL [email protected] “HAKİKATA EN DOĞRU ŞAHİT” TARİH İnsan “en câmi ” bir fıtratta yaratıldığından çok zaman mihanikî bir duygu gölünde saklanamıyor. Bazen “sükûnette” bulunduğunuz bir anda “bir kırık çini” bile heyecan veriyor size , tarihî bir hadiseyi hatırlatan mekânı görmek insanı heyecan denizine atıyor. Cihangîr olduğunuz zamanları, üç …

Devamını Oku »

Şair araştırmacı Verdi Kankılıç’la sohbet / Mehmet Nuri BİNGÖL

Şair araştırmacı Verdi Kankılıç’la sohbet Değerli şair ve araştırmacı yazar Verdi Kankılıç, Birecik’te 1944 yılında dünyaya geldi. İlkokul ve ortaokulu Birecik’te okudu. Lise’yi , Gaziantep’te bitirdi. İstanbul Edebiyat Fakültesi ve Ankara Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Öğretmenlik, öğretim görevliliği, lise müdürlüğü, ilçe Milli Eğitim Müdürlüğü yaptıktan sonra, emekliye ayrıldı. Şu an …

Devamını Oku »

Bediüzzaman’dan Hüseyin Avni Ulaş’a / M. Nuri Bingöl

Mehmet Nuri BİNGÖL [email protected] Bediüzzaman’dan Hüseyin Avni Ulaş’a Zamanlardan bir zaman… O zaman ki “müstakim bir hat üzerinde” cereyan etmediği”, “”Zaman döne döne ilk çıktığı noktaya erişti.” (N.Fazıl -Çöle İnen Nur)   beyanından da belli…Yıl 1923; Kasım sonları. Mekân Ankara; Büyük Millet Meclisi…Büyük zafer’den sonra Ekim’de – “”isim ve resimden ibaret” …

Devamını Oku »