Ana Sayfa / Mehmet Nuri BİNGÖL (Sayfa 4)

Mehmet Nuri BİNGÖL

1961 yılında Birecik’te doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Birecik’te, Dumlupınar İlkokulu, Birecik Ortaokulu ve Birecik Lisesi’nde tamamladım. İlk hikâye ve şiirim ulusal bir gazetede yayımlandığında lise 1’deydim. ÖSS sınavından sonra gezmeye gittiğimiz İstanbul’da, daha sonra okuyacağım Fakülte’yi görünce: “ Keşke burayı kazansaydım.” diye iç geçirdim. Hakikaten orada tahsil görmem nasip oldu bana. İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Yeni Türk Edebiyatı Bölümünden 1982 yılında mezun oldum. Fakültenin son iki yılında fahri olarak Köprü Dergisinin editörlüğünü yaptım. İstanbul hayatımdaki en büyük şansım Hocam Prof. Dr. Mehmet Kaplan’la beraber, Tarık Buğra’nın romanları üzerine bitirme tezi yapmam, romancı-araştırmacı Hüseyin Yılmaz’la mesai arkadaşlığında bulunmam, tahsil senelerinde M. Nuri Yardım’la istişarede olmam, Yazar- Yayımcı Mustafa Kaplan ve Bünyamin Ateş’le tanışmamdır. Anadolu’nun çok yöresinde öğretmenlik yaptım. Yaz-gı Dergisi ve Gap Gündemi Gazetesi’nde yazı ve hikâyelerim yayımlandı. Tefrika halinde romanlarım yanında birçok hikâyem de var. Eserlerim: Sürgünda Tırmanış 1 ve 2 (Tefrika roman), Yokuşta (Tefrika roman), Kafkasya’da Sarp Ufuklar (Tefrika roman), Sürgündeki Çeçenya (1. Baskı: 1996; 2. Baskı:2000), Nur Üstad (Biyografi- Deneme; 2002) Şu anda üç kültür-edebiyat web sitesinde yazıyorum. Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeniyim.

Karşılaştığımız Altıncı Darbe Yahut Perşembe’nin Gelişi / M. Nuri BİNGÖL

          Sıcak bir 15 Temmuz akşamı milletin büyük bir kısmı dinlenmeye çekilmişken onlara, yani bizzat millete kimi dış güçlerin emriyle  darbe vurmaya çalıştılar. Bunun için bir kaç saat içinde başlatacakları kalkışmayı , kapalı kapılar ve kripto “ev ve üniversiteye hazırlık kurslarında” son hatlarını çizerek adım atmaya çalışıyorlardı.             Darbe teşebbüsünün kesin tarihini …

Devamını Oku »

Niçin Roman? / M. Nuri BİNGÖL

İnsan zihni mücerret -yenilerin tâbiriyle soyut- hâdise ve mefhumları hemen kavrayamıyor. Ancak belli bir “tekâmül”den ve kimi tecrübe merhâlelerini geçtikten sonra… Hele gençler… Çoğu zaman resimli veya fotoğraflı olmayan kitapları okuyamıyorlar bile. Mâlum; dijital çağı denen ucube zamanları yaşıyoruz. Kitap alım oranı olarak İlk yirmilerdeyiz ama okuma ya da okuduğunu …

Devamını Oku »

“Doğruyu Her Yerde Deme”mek, ama Hangi Makamda? / M. Nuri BİNGÖL

“Her söylediğin hak Hak olmalı, ama her Hakkı söylemek senin hakkın değildir. Çünkü bazen senin gibi niyeti halis olmayan birinin sözleri aksülamel yapar, sözü damarlara dokundurur.” Bütün mühibban hikmetli beyanın birinci cümlesini esas aldığını der durur ama asıl mananın bütünlükte olduğunu “es geçip”, beyana asıl mânasını yükleyen ikinci cümleyi atlar! …

Devamını Oku »

Risale’yi Anlamak yahud “Metin” Tahlili… / M. Nuri BİNGÖL

Geçende bir Nur grubunun “mütelaalı ders” namı verilen sohbetinde bulundum. Umumi hatlarıyla faydalı gördüğüm çalışma, metin tahlili ve “Usul’id-Din” kaideleri çerçevesinde,  bütün mahallerde yaygınlaştırılmalı. Mâlum: Eğer Risale-i Nur “usul” dairesinde anlaşılmazsa yanlış yaşanılır, hizmetin “tarz-ı telakkisi” tam kavranılmadığından da kimi ekstrem hiziplere yol açabilir. Metin tahlilinin anahtar kelimesi “bütünlük”, yani …

Devamını Oku »

Bini Bir Para / M. Nuri BİNGÖL

– 15 Temmuz Kahramanlarına- Düzlükleri duman bürümüş, tepeleri sis kavramıştı. Sesler, uğultular ötelerden, ötelerin ötesinden esermiş gibi benliklere öylesine dokunuyordu. Görünenler, bilinenler insanı ağlatacak kadar mâsumdu, çileden çıkaracak kadar zalimdi. Oradaydım, gördüm onları… Bir çocuk gördüm; içim bir hâl oldu. Dünya büyüdü, çocuk heybetlendi. Top mermisine asılmış, sürüklemek, götürmek istiyordu. Üstü …

Devamını Oku »

“Kabul” Ama Nasıl? / M. Nuri BİNGÖL

Eskiler “Tebdil-i mekânda ferahlık vardır” demişler, nisbeten doğru elbet. Sözün aslı bir hadisten istihraç edilmiş. “Rızkınızın daraldığı –başka rivayette dininizi yaşayamayadığınız- vakit hicret ediniz.” Bizim “hicret” şehirden şehre olmadı ama bir mekândan başka bir mekâna- ev olarak elbet. Bunları dememin asıl saiki şu: Yeni evimizin balkonundan “Sahib-i Kerkenez” de denen …

Devamını Oku »

“İmam” ve “Hatib” Okulları / M. Nuri BİNGÖL

            1950’lerde lise seviyesine çıkarılan, milletimizin arzusuyla çocuklarını dinî hassasiyetle yetiştiren bu okulları sâdece “İmam” veya “Hatip” yetiştiren birer müessese gibi görmek, hem 1950’lerden sonraki “asıl kuruluş” gayesiyle (vizyonuyla) ters düşer, hem de 2003’lerden sonnra tekrar perçinlenen misyonuyla uyuşmaz.            Görebildiğimce bu mekteplerden mezun olan öğrencilerin …

Devamını Oku »

Eğitim Yılı Düşüncelerim / M. Nuri BİNGÖL

Bugün Eylül 18. Yılın ne olduğu zaten belli. Değişik bir iklimi yaşadığımız günlerden biri… Artık profesyonel olmanın getirdiği mesuliyetle iki haftalık seminer dönemini eğitim yılına bağlamanın farklı heyecanını yaşıyoruz. Bu yürek ürpermesini fakültede bambaşka, orta eğitim yıllarında apayrı, ilkokulda ise çok daha farklı atmosfer yaşanıyordu elbet. Hatırlıyorum da ilkokul sıralarında …

Devamını Oku »

Bir Diriliş Hikayesi: Şeyh Ömer’in Şanlı Direnişi / M. Nuri BİNGÖL

“Sene 1796. Ramazan ayının başıdır. Senegal’in kuzeyinde yer alan Foto bölgesinde yaşayan Edime hanım hamileliğinin sonuna yaklaşmıştır ancak mana veremediği, adını koyamadığı bir rahatlık, bir sekine hissetmektedir. Mutlu ve heyecanlı bir bekleyiş içerisindedir. Doğum gelip çattığı zaman, ay gibi parlayan, doğum izlerinden eser bulunmayan bir çocuk karşısında durmaktadır. Şaşkındır Edime …

Devamını Oku »

İrfan Seyahat (Öykü) / M. Nuri BİNGÖL

İRFAN SEYAHAT ÖYKÜ Ah şu çocuklar! Kımıl kımıldır içleri, yürekleri bilinmez ülkelerin yolcusudur. Hayat çoğuna kocaman bir oyun bahçesidir. Her çiçeğe konmak, türlü ufuklara koşmak isterler. O değişikti ama. Daha doğuşunda yıkmıştı bizi. İlk çocuğumuz, ilk oğlumuzdu. Ne ümitler çağlayanı kaynatmıştı kalbimizde, bilir misiniz?      Doğum haberini aldığımda hissettiklerimi, eğer bir …

Devamını Oku »

Tarık BUĞRA Yüz Yaşında / M. Nuri BİNGÖL

“Önemli bir zatın kendisine, ‘Siz istemeyi bilmiyorsunuz azizim’ demesi üzerine, ‘İstemesini iyi bilirim’ diyor büyük yazar, ‘Lakin kaybolmasın diye çırpınacağım, kaybolacak diye kişiliğimden, anlayışımdan tavizler vereceğim şeyi istemem ben. Bir ödül için kendisini satan adam yazar olamaz, hatta insan bile olamaz. İnsan olmadan da yazar olunmaz.’ Bu sözlerin sahibi Tarık Buğra’yı ‘Vicdanlı, sorumluluk …

Devamını Oku »

Kuşa Bak Kuşa mı Deniyor? / M. Nuri BİNGÖL

Teferruata giremiyeceğim. Hem yaz yağmurları gibi – üzerinize afiyet- bir yaz gribiyle malulüm, hem de köklü çalışmalarla meşgulüm.         Malum Fetö örgütüne, yurtdışında açtığı okulların,  “Yahudi” izin vermeden kurulamayacağını anladığımdan beri karşıyım.        1971 yılında, Risale-i Nur Talebesi olmadığı itirafını yaptığını bildiğimden beri de mesafeli, hatta şüpheliyim.        Son darbe girişimlerinin sadece onların …

Devamını Oku »

“Truva Atları” / M. Nuri BİNGÖL

17 Aralık 2015 tarihinden epey önce yayımlattığım bu yazıyı, ehemmiyetine binaen tekrar neşrediyorum. Okuyucularımın bunun bir tekerrür değil, “ikaz” zaruretinden kaynaklandığını  anlayacaklarından eminim.       “GELİŞEN, GELİŞTİKÇE çetrefilleşen bir kısım hâdiseleri mantıklı bir bakışla izaha yeltenmek havsalamızı bayağı  zorluyor. “Milleti yaşat ki devlet yaşasın!”diyee yola çıkıp, ülkenin pek çok …

Devamını Oku »

“İstiklalden İstikbale” Deneme Eseriyle “Efendi Bey” Romanı / M. Nuri BİNGÖL

“İSTİKLÂLDEN İSTİKBÂLE” DENEME ESERİYLE “EFENDİ BEY” ROMANI         “Türkiye, 15 Temmuz 2016 tarihinde sadece alçak ve kanlı bir darbe teşebbüsü ile karşı karşıya kalmadı. O menfûr gecede, ‘İslam’ın  son kalesi’ kabul edilen ülkemizin, istiklâl ve istikbali de fütûrsuzca tehlikeye atıyordu. Emperyalist Batı’nın oyuncağı ve kuklası olan kirli bir örgüt, bize düşman …

Devamını Oku »

İbham Sırrı / M. Nuri BİNGÖL

            “…İşte bu hakikati bilmeyen insafsız insanlar derler ki: “Âhiretin tafsilâtını ders alan müteyakkız kalbli, keskin nazarlı olan Sahabelerin fikirleri, niçin bin sene hakikatten uzak olarak fikirleri düşmüş gibi, istikbal-i dünyevîde bin dört yüz sene sonra gelecek bir hakikati asırlarında karib zannetmişler?” Bu sualin cevabını her okuduğumda Üstad Hazretlerinin bir …

Devamını Oku »