Ana Sayfa / Muhammed Numan ÖZEL

Muhammed Numan ÖZEL

Muhammed Numan özel, 1987 Yozgat Doğumlu olup mesaisini Risale-i Nur''un tahkiki gayesiyle, Külliyattan derlemeler, tashihler ve makaleler yazarak geçirmektedir. Bu gayesinde ise Üstad Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin meslek ve meşrebinden sapmadan ve vâris-i Bediüzzaman (r.a.) ile sıkı irtibat içerisinde yapmaktadır.

Risale-i Nur’da ve Bediüzzaman’da Leyle-i Berat

Risale-i Nur ve Bediüzzaman’da Leyle-i Ber’at “Üstadımız leyle-i beratınızı tebrik ediyor. Hem selâm ve dua ediyor.” (Emirdağ-2 – 231) “Nur Risalelerini ne kadar sık sık okursak, bu dualardan daha ziyade feyz alıyoruz. Duaları, evradları mübarek gecelerde, hususan Leyle-i Regaib ve Leyle-i Mi’rac ve Leyle-i Berat, Leyle-i Kadir ve Cuma geceleri …

Devamını Oku »

İstiklal Şairi Mehmet Akif Ve Bediüzzaman Said Nursi

Yakın tarihin bilenen simalarının yolları aynı zaman diliminde kesiştiği malumunuzdur. Dönemin çalkantılı hadiseleri ve sıkıntılı durumları yakın simaları ya yakınlaştırmış veya birbirinden uzaklaştırmıştır. Hatta öyle ki, son şeyh-ül islam Mustafa Sabri Efendi ve İstiklal Şairi Mehmet Akif gibi zevat ülkeyi terk etmek mecburiyetinde kalmışlar. Elmalılı Hamdi bazı zevat da evinde …

Devamını Oku »

Bediüzzaman’ın Fener Patriği ile Görüşmesi

“Üstteki hadise ve mesele münasebetiyle; Hazret-i Üstâd Bediüzzaman’ın 1953 yaz aylarında, hususi şekilde gidip İstanbul Fener Patriği ALT HENAGORAS ile görüşmesini burada kaydetmek lâzım geldi. Üstâd’ın bu görüşmesi manidardı. İslâm ve hakikî Hıristiyanlık dinlerinin barışmasının veya hiç olmazsa esas mes’elelerde ittifakın tebliği gibi idi. O günlerde Üstâd’la beraber bulunmuş halen hayatta Nur talebelerinden bir …

Devamını Oku »

Bediüzzaman Neden Vatikan ile İrtibat Kurdu?

Bazı zamanlar çeşitli sebeplerle Bediüzzaman Said Nursi’yi tezyif etmek isteyenler, Bediüzzaman’ın, Vatikan’a tebliğ amaçlı olarak gönderdiği Zülfikar Mecmuası hakkında yakışıksız sözler sarf ediyorlar. İşin aslını bilmeden sarf-ı kelam ettikleri sözlerinden belli olmaktadır. “Said Nursi Papaya ne yazdı mektubunda?” diyorlar. Bediüzzaman Hazretleri, 1950’de, Roma’ya, Papa XII. Pius’a, Risale-i Nur’da Allah’a iman, Kur’an’ın mucize oluşu, Peygamber …

Devamını Oku »

İdareye Talib Olmak Müsbet Hareketi Parçalar

“Biz, kudsî hizmetimizde daima müsbet hareket ediyoruz.”[1]             “Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfî hareket değildir. Rıza-yı İlahîye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i İlahiyeye karışmamaktır. Bizler asayişi muhafazayı netice veren müsbet iman hizmeti içinde herbir sıkıntıya karşı sabırla, şükürle mükellefiz.”[2] “Hemen umumiyetle, Risale-i Nur hizmetinin yegâne maksadı olan imanın kuvvetlenmesinin …

Devamını Oku »

Hizmet Bir Bütünlüktür

“Baş, bir batman taşı kaldırdığı halde; göz, bir saçı kaldıramadığı gibi; o latife, bir saç kadar bir sıkleti, yani gaflet ve dalaletten gelen küçük bir halete dayanamıyor. Hattâ bazan söner ve ölür. Madem öyledir; hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma,bir kelime, bir dane, bir lem’a, bir işarette, bir öpmekte batma! Dünyayı yutan büyük letaiflerini onda batırma. Çünki çok küçük şeyler var, çok büyükleri bir cihette yutar.” [1] Hizmet-i Nuriye bir bütünlük içerisindedir. İmani esaslar temelidir. …

Devamını Oku »

Hizmet Zemininde Sıkıntı Varsa…

Sosyolojik olarak insan, toplumsal bir varlıktır. Bunun getirisiyle insanı toplumdan ayrı düşünmek imkansızdır. Çünkü insan maddi ve manevi hayatını idame ettirmesi elzemdir. İnsanın olduğu yerde, insanlar sayısınsa farklı karakter ve mizaç sahipleri yadsınamaz bir gerçektir. Tek tip dayatma usulü olan şeyler ise daima kırgınlıklara ve zımni adavete ve inşikaka sebebiyet …

Devamını Oku »

Ahir Zamanda Nur Gözlüğünü Takmak

“Rivayette var ki: “Fitne-i âhirzaman o kadar dehşetlidir ki, kimse nefsine hâkim olmaz.” [1] “Bu âhirzaman çok çalkalanıyor, bu fitne-i âhirzaman acib şeyler doğuracağını ihsas ediyor.” [2] “Bu âhirzaman fitnesinde, açlık ehemmiyetli bir rol oynayacak. Onunla ehl-i dalalet, bîçare aç ehl-i imanı derd-i maişet içinde boğdurup, hissiyat-ı diniyeyi ya unutturup, ya ikinci, üçüncü derecede bırakmağa çalışacak diye, rivayetlerden anlaşılıyor.” [3] Bu …

Devamını Oku »

Nerede İttifak Yapıp Nerede Yapmıyoruz

“Hakikî, samimî bir ittifakta herbir ferd, sair kardeşlerin gözüyle de bakabilir ve kulaklarıyla da işitebilir.”[1] Tesanüd, birbirine isnad etmek, dayanmak, birbirine dayanak noktası olmak gibi manalar ihtiva eder. İttifak ise, farklı noktaların bir araya gelerek birbiriyle aheng içerisinde olmaktır. Sanki bir müzik orkestrasındaki farklı olan enstrümantellerin aynı notayı vurması gibi bir uyumdur. Her birisinin …

Devamını Oku »

Risale-i Nur Hizmetinde Vefa

“Vefa, gavr-ı in’idama çekildi…”(1) muhtemelen bu cümle ilk defa çok kimsenin dikkatini çekecek ve ilk defa okuyacaktır. Külliyata dahil edilen Muhakemat’ın bir cümlesidir. Lakin ekser Nur talebelerince okumadığını, anlaması zor iddiası sebebiyle derslerde bile okunmadığı veya şahsi okumalarda da ihmal edildiğini biliyor ve görüyorum esefle… Her neyse bu şimdilik mevzumuz değil. …

Devamını Oku »

İslamî Cemaatlerin Dikkat Etmesi Gereken Birkaç Husus

İslamiyete daha sağlam ve istikametli bir surette hizmet etmek için tesis edilen islami cemaatler esas itibarıyla insanların manevî hayatına hizmet için var olan ve öyle olup öyle kalması gereken birliktelikler ve manevi kuruluşlardır. Nitekim Bediüzzaman’ın Nur Talebelerine gösterdiği temel hedef ebedî hayatları kurtarmak. Bu hedef istikametindeki hizmetlerin dünya hayatına bakan …

Devamını Oku »

Risale-i Nur Hizmetinde Risale-i Nur’a Vefa

Vefa, gavr-ı in’idama çekildi..”[1] Vefa bu zamanda helak olmuş ve dipsiz bir kuyuya girmiştir. Bu sebeple toplumda vefa aranılır olmuş. Vefadar bir dost, vefasız olan nicelere racihtir. Vefa, lügatte şu şekilde manası bulunmaktadır: “Ahdinde, sözünde durma. Sevgi ve dostlukta sebat ve devam.  Ödeme. Yetişme. Dince ve akılca lâzım gelen şeyi yerine getirip uhdesinden …

Devamını Oku »

Cemaatler İslamiyete, İslamiyetle Hizmet Etmek İçindir

Din namına İslamiyet’te darklı metod ile hizmet etmek meselesi, ashabın dönemine kadar gitmektedir. Bu sebeple davamız olan İslamiyet’e hizmet etmek meselesinde ihtisaslaşmak yeni bir mesele değildir. “Nasılki baharda dehşetli yağmurlu bir fırtına, her taife-i nebatatın, tohumların, ağaçların istidadlarını tahrik eder, inkişaf ettirir; herbiri kendine mahsus çiçek açar; fıtrî birer vazife …

Devamını Oku »

Risale-i Nur Hizmetinde Vefa

“Vefa, gavr-ı in’idama çekildi..”[1] muhtemelen bu cümle ilk defa çok kimsenin dikkatini çekecek ve ilk defa okuyacaktır. Külliyata dahil edilen Muhakemat’ın bir cümlesidir. Lakin ekser Nur talebelerince okumadığını, anlaması zor iddiası sebebiyle derslerde bile okunmadığı veya şahsi okumalarda da ihmal edildiğini biliyor ve görüyorum esefle.. her neyse bu şimdilik mevzumuz …

Devamını Oku »

Neden İdealist İnsanlar Az Çıkıyor?

Sosyoloji, insanı düşünme ve konuşma kabiliyetine sahip sosyal bir varlık olarak tanımlar. O halde sosyal hayata muhalefet eden ve sosyal hayattan tecrite giren kimseler sosyolojik tabirden ihraç gayretine giren kimselerdir. Meslek-i Nuriye cihetinden bakacak olursak, içtimai/sosyal hayatın her sahasında insan ve insani ilişkiler söz konusu olacaktır. Ehl-i imanın elinde küfre, …

Devamını Oku »