Ana Sayfa / Muhammed Numan ÖZEL

Muhammed Numan ÖZEL

Muhammed Numan özel, 1987 Yozgat Doğumlu olup mesaisini Risale-i Nur''un tahkiki gayesiyle, Külliyattan derlemeler, tashihler ve makaleler yazarak geçirmektedir. Bu gayesinde ise Üstad Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin meslek ve meşrebinden sapmadan ve vâris-i Bediüzzaman (r.a.) ile sıkı irtibat içerisinde yapmaktadır.

Bu Hizmette Nasıl Hizmet Edersek Kârlı Oluruz?

İslamiyete hizmet eden ve dar manada islamiyeti kaliteli ve daha samimi olarak yaşamak ve yaşanmasına vesile olmak için teşekkül eden cemaatler esas itibarıyla insanların manevî hayatına hizmet için var olan ve öyle olup öyle kalması gereken kuruluşlardır. Nitekim üstadımız, Nur Talebeleri için gösterdiği birinci hedef ebedî hayatları kurtarmak davasıdır. Bu …

Devamını Oku »

İnsan ve istidadları

İnsan, ahirzamanda kendisini ve istidatlarını bozulmaktan muhafaza etmekle mükelleftir.“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.” [1] bu ayet meali de bize ders veriyor ki, “Nev-i beşerin en büyük mes’elesi Cehennem’den kurtulmaktır.” [2] o halde birbirimizi cehenneme atılmaya yardım etmek yerine saadet-i ebediyeye girmesine yardım etmeliyiz. Ancak o zaman insan ismine layık oluruz.      Cennete …

Devamını Oku »

Karşımızdakine Nasıl Bakmalıyız?

İnsan, tabiri bir kompleksin tamamına verilen isimdir. Yani bir küll’e verilen isimdir. Bir bütünlüğü temsil eder. İnsan vücudunun bir parçasına yani cüz’e insan değil aza denilir. Manevi hizmetler de insan vücudu gibidir. Tek ve parça olarak düşünülemez. Düşünüldüğü zaman ona hizmet denilmez ve istenen netice de ele geçmesi adeta imkânsızdır. …

Devamını Oku »

Hizmette Kendi Kemalâtımızı Karşıdan Beklemeyelim!

“İnsanın bir eli diğer eline rekabet etmez, bir gözü bir gözünü tenkid etmez, dili kulağına itiraz etmez, kalb ruhun ayıbını görmez.. belki birbirinin noksanını ikmal eder, kusurunu örter, ihtiyacına yardım eder, vazifesine muavenet eder; yoksa o vücud-u insanın hayatı söner,  fabrikanın çarkları birbiriyle rekabetkârane uğraşmaz, birbirinin önüne tekaddüm edip tahakküm …

Devamını Oku »

Sarıklı Gençlere Selam Olsun / M. Numan ÖZEL

Bediüzzaman Hazretlerinin vâris tayin ettiği talebeleri

“Sarıklı küçük genç bir zât ise, Hulusi’ye omuz omuza verecek, belki geçecek birisi; nâşirler ve talebeler içine girmeye namzeddir. Bazılarını zannederim, fakat kat’î hükmedemem. O genç kuvve-i velâyetle meydana atılacak bir zâttır.” [1]   Bu mesele Nurlardan istifade eden kimseler ve eline mektubatı alıp okuyan herkes için merak ettiği ve …

Devamını Oku »

İstediğim gibi neden ibadetlerimi yapamıyorum? / M. Numan ÖZEL

“İman, Sa’d-ı Taftazanî’nin tefsirine göre: “Cenab-ı Hakk’ın istediği kulunun kalbine, cüz’-i ihtiyarının sarfından sonra ilka ettiği bir nurdur” denilmiştir.” [1] İman öyle bir tılsım bir sırdır ki, peygamber evladına nasip olmaz, belki İslam’dan habersiz diyarda yaşayan birisine nasip olur. Bir nevi nasip işi. Ama sadece nasip denilip her şey tüm …

Devamını Oku »

Manevî Hizmetlerde Dünya Malı / M. Numan ÖZEL

“Tâlût, ordu ile hareket edince, “Şüphesiz Allah, sizi bir ırmakla imtihan edecektir. Kim ondan içerse benden değildir. Kim onu tatmazsa işte o bendendir. Ancak eliyle bir avuç alan başka.” dedi. İçlerinden pek azı hariç, hepsi ırmaktan içtiler. Tâlût ve onunla beraber iman edenler ırmağı geçince, (geride kalanlar) “Bugün bizim Câlût’a ve …

Devamını Oku »

Manevî Hizmetlerde Akıl ve Nakil / M. Numan ÖZEL

“Ehl-i din ve ashab-ı ilim ve erbab-ı tarîkat ise, bunların herbirisinin vazifesi umuma baktığı gibi, muaccel ücretleri de taayyün ve tahassus etmediği ve herbirinin makam-ı içtimaîde ve teveccüh-ü nâsta ve hüsn-ü kabuldeki hissesi tahassus etmiyor. Bir makama çoklar namzed olur. Maddî ve manevî herbir ücrete çok eller uzanabilir. O noktadan …

Devamını Oku »

Neden Anladıklarımızı Hayata Tatbik Edemiyoruz? / M. Numan ÖZEL

Bu mesele çoklarımızın çok zaman zihnini kurcaladığını tahmin ediyorum. Bu husustaki mülahazamı da yazmak istedim. Bu efkârın temelde iki nedeni var. 1- Terakki etmiş olmak 2- Ne kadar okunsa da doğru okuma yapmamak İnsan hakkında Risale-i Nur Külliyat’ında yüz sayfadan ziyade tanım ve vasıflar karşımıza tetkikat neticesinde çıkmaktadır. Böyle muazzam bir külliyatın …

Devamını Oku »

Bir noktanda, güneş kadar zekâ var / M. Numan ÖZEL

Hakikatta, her damlada gizli birer deryâ var Damla iken aslın senin, dağı taşı aşarsın, Hem gökleri keşfedersin, sende ey Nur, böyle dehâ var. Bir noktayı bir cihan yap, o cihana hâkim ol, Zira senin bir noktanda, güneş kadar zekâ var. Her zerrenin kâbesidir kalbi, yine kendine.. (Sirac-un Nur, 249) İnsan, …

Devamını Oku »

Okuduğum Halde Neden Sıkıntı Çekiyorum? / M. Numan ÖZEL

Risale-i Nur hakikatları, insana insanlığı ihtar eden bir muhtardır makamındadır. Muhtar makamında olmak ve kendisine daima bir hayırhah ve nâsih olarak kabul etmek gerektir. Risale-i Nur’a muhatap olmak ise ciddi mana emek, zaman, gayret sarf etmekle mümkündür. Lakin sadece bunlarla netice almak söz konusu olmuyor. Okunan ve tahsil edilen şeylerin hayatta …

Devamını Oku »

Ehl-i İmanın Nizâsında Temel Sebep / M. Numan ÖZEL

تساند “Karşılıklı yardımlaşma. Birbirine istinad etmek.” Manalarına gelmektedir. İçtima her sahada bunun nice misallerini görmekteyiz. İnsanlığın var olduğu her saha bunun tatbikat alanıdır. İstinasız olarak. Tesanüd neticesiyle tek başına yapılması müşkül olan nice işler kolaylıkla yapılmaktadır. Örf-ü nasta “el birliği ve imece” gibi tabirlerle de bu mesele câridir. İğne ustalarının …

Devamını Oku »

Hadiseleri Doğru Okumak için Laakal Avam Olmalı / M. Numan ÖZEL

Kainat ve fihriste-i kainat olan insan sürekli olarak bir tebeddülat içerisindedir. Bu tebeddülat içerisinde insan ve âlemi dahi tebeddülata maruz kalmaktadır. Bu tebeddülat-ı hadisat içerisinde kimisi insana elem kimisi de sürur vermektedir. Herkes âlemine nazar ederse nice misallerini göreceği aleni olup misallerini hakkalyakin görecektir. Malumdur ki her hadisenin bir arka …

Devamını Oku »

Neden Vâris ve Vekil-i Bediüzzaman 

Bediüzzaman Hazretlerinin vâris tayin ettiği talebeleri

Risale-i Nur hizmeti bu ülkenin Müslüman ve Ehl-i Sünnet kalmasının sebeplerinden birisidir. Çünkü Ahir zaman, Racül-ül kıtal haline gelmiş ve Müslüman kıyımının yaşandığı bir zamandır. Yani İslami kisve ve kimliğe sahip olan kimselerin tecrit, takip, tevkif, idam, mahkeme, sürgün.. metotlarıyla katledilmesi neticesinde islam katliyamı yapıldı. Neticesinde racül-ül kıtal yaşanmıştır.      …

Devamını Oku »

Tebliğde Neye Dikkat Edelim / M. Numan ÖZEL

Tebliğ: Ulaştırmak. Götürmek. Bildirmek. Eriştirmek. Manalarına gelmektedir. İnsanlık tarihi boyunca tebliğ daima aktif olarak var olan bir kavram ve fiildir. Beşeriyet muktezası olarak insanlar sözlü olarak efkarını, meramını izhar etmiştir. Fikirlerin aktarımı ve anlatılması için sözlü fiil daima en fazla kullanılan metoddur. Fikir adamları düşüncelerini sempozyumlar, açık oturumlar, müzakereler veya …

Devamını Oku »