Ana Sayfa / Muhammed Numan ÖZEL (Sayfa 3)

Muhammed Numan ÖZEL

Muhammed Numan özel, 1987 Yozgat Doğumlu olup mesaisini Risale-i Nur''un tahkiki gayesiyle, Külliyattan derlemeler, tashihler ve makaleler yazarak geçirmektedir. Bu gayesinde ise Üstad Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin meslek ve meşrebinden sapmadan ve vâris-i Bediüzzaman (r.a.) ile sıkı irtibat içerisinde yapmaktadır.

Prensiplerimizden Vazgeçmemeliyiz! / M. Numan ÖZEL

“Bu âhirzaman fitnesinde, açlık ehemmiyetli bir rol oynayacak. Onunla ehl-i dalalet, bîçare aç ehl-i imanı derd-i maişet içinde boğdurup, hissiyat-ı diniyeyi ya unutturup, ya ikinci, üçüncü derecede bırakmağa çalışacak..”[1] Ahir zamanda olduğumuz alenidir. Hatta neredeyse alamet-i ekber kaldı sadece. Yani güneşin batıdan çıkması kaldı. Bunun garbdan tulu’ meselesi ise İslamiyet …

Devamını Oku »

Kendisini hizmete değil, hizmeti kendi sistemine uydurmaya çalışmak / M. Numan ÖZEL

Nur’un Erkân ve Saff-ı Evveleri “Cenab-ı Hakk’a nâzır ve ona vâsıl olan yollar, kapılar; âlemin tabakaları, sahifeleri, mürekkebatı nisbetinde bir yekûn teşkil etmektedir.” [1] Bu tariklerden birisi ve ahirzamanda en te’sirlisi ise kanaat-ı kat’iyye ile Risale-i Nur Hizmet dairesidir. Hal böyle olunca Risale-i Nur’un hizmet ve te’sir sahası genişlemektedir. Muhtelif mizaç ve istidad sahipleri dairenin içerisine girmekte …

Devamını Oku »

Nurların Ehemmiyeti ve Neşri Üzerine Gayr-ı Münteşir Bir Mektup

Risale-i Nur’un mahiyeti, ehemmiyeti, neşri gibi meselelere dair Gayr-i Münteşir Bir Lahika بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا  Aziz, mübarek, kıymetli ve müşfik Üstadımız Efendimiz Hazretleri!         Evvelâ: Cenab-ı Hak’tan sıhhat, âfiyet ve uzun ömürlerinizi diler, en …

Devamını Oku »

Hüsnü Ağabeyin etrafında / M. Numan ÖZEL

Nur Talebelerinin Ehl-i Sünnet Ekolü Teşkil Ettirilmelidir! “Kur’anî bahçede her zaman başka renkte, başka letafette, başka tesirde hakikî cennet çiçekleri açılıyor.” Bu aşikârdır. Günagun açılan bu çiçeklerin her birisi bir hizmet tarzıdır. Bir ekoldür bir meşrebdir. Nazarımızda ve kat’i delillerle bildiklerimize istinaden Ahirzamanın hizmet metodu Risale-i Nur Külliyatıdır ve tatbikat …

Devamını Oku »

Gavvas Dalgıçlar ve Cemaatler – 4 / M. Numan ÖZEL

Gavvas Dalgıçlar ve Cemaatler – 4 Not: Yazının önceki bölümleri alttadır. Manevi Kan Davası – 2 “Cenab-ıHakk’a nâzır ve ona vâsılolan yollar, kapılar; âlemin tabakaları, sahifeleri, mürekkebatı nisbetinde bir yekûn teşkil etmektedir.” [1] bunca yekün ve fark ise mutlaka metod ve tarz farkını getirecektir. Hedef aynı amma geliş istikameti farklı olması manasına gelmektedir. Geliş istikameti …

Devamını Oku »

İncitmekten Sakınanlar! / Muhammed Numan ÖZEL

   “Cenab-ı Hakk’a nâzır ve ona vâsıl olanyollar, kapılar; âlemin tabakaları, sahifeleri, mürekkebatı nisbetinde bir yekûn teşkil etmektedir.” [1]bu herkesçe malumdur. Ve dikkat edersek “âlemin” diye bir tabir kullanmış müellif. Âlem ise bir terkiptir bir bütündür ve içersinde yaratılan her şeyi ihata edecek bir genişliği vardır. Kısacası masivaullah tabir edebiliriz.       …

Devamını Oku »

Hükümet-i Hazıra ve Reis-i Cumhura / Muhammed Numan ÖZEL

BEDIÜZZAMAN SAID NURSI’NIN 1. MECLISE HITABESINDEN GÜNÜMÜZE Âlem-i İslam’a asırlarca sancaktarlık yapmış olan bir ülkenin pay-ı tahtında kurulmuş ve bu millet manevi/kalbi olarak daima bu sancaktarlığı gönlünde hissetmiştir. Risale-i Nur Külliyatı ve Müellifi Bediüzzaman Said Nursi de daima müsbet hareket metodunu takip ederek gönüllerinde sancaktar-ı islamiye hissinin şuurunu sinelere nakşetmiştir. …

Devamını Oku »

Selâhaddin Çelebi’nin Gayr-i Münteşir Mektubu

Çok müşfik, çok vefâkâr efendim ve fazîletli, izzetli Üstâdım hazretlerine, Risâle-i Nûr, asrımızda Kur’ân-ı Hakîm’in resmî bir tercümanı ve nâşiri olduğuna dâir çok delillerden birkaçını arz ediyorum. Risâle-i Nûr’un tarihçesi aynen asr-ı saadete benziyor. Bir çok noktalarda tevâfuk ediyor. Yirmi üç senede hitâm bulan Risâle-i Nûr, Anadolu’yu maddî tehlikelerden korumuş, …

Devamını Oku »

Bu Hizmet, Kafa Feneri ile Yürümez! / M. Numan ÖZEL

“Bir insanı yakalamak ve kendine çekmek; onun o hissini okşamakla kendine bağlar, hem onun ile onu mağlub eder. Kardeşlerim hakkında en ziyade korktuğum, bunların bu zaîf damarından ehl-i ilhadın istifade etmek ihtimalidir. Bu hal beni çok düşündürüyor. Hakikî olmayan bazı bîçare dostlarımı o suretle çektiler, manen onları tehlikeye attılar.”[1] Hakiki …

Devamını Oku »

Evlilik Bir İbadettir / Muhammed Numan ÖZEL

Evlilik Bir İbadettir 

Evet, insanın en fazla ihtiyacını tatmin eden, kalbine mukabil bir kalbin mevcud bulunmasıdır ki, her iki taraf sevgilerini, aşklarını, şevklerini mübadele etsinler ve lezaizde birbirine ortak, gam ve kederli şeylerde de yekdiğerine muavinve yardımcı olsunlar.

Evet, bir işte mütehayyir kalan veya bir şeye dalarak tefekkür eden adam velev zihnen olsun, ister ki; birisi gelsin, kendisiyle o hayreti, o tefekkürü paylaşsın.  

Kalblerin en latifi, en şefiki; kısm-ı sâni ile tabir edilen kadın kalbidir. Fakat kadın ile ruhî imtizacı (geçimi) ikmal eden, kalbî ünsiyet ve ülfeti itmam eden, surî ve zahirî olan arkadaşlığısamimîleştiren; kadının iffetiyle, ahlâk-ıseyyieden temiz ve pâk bulunması ve çirkin ârızalardan hâlî olmasıdır. 1 

Malumdur ki insan sosyal bir varlık olması ve Adem (a.s.) ‘dan bugüne ve bugünden berzah aleminin kapısı olan kabre kadar da böyle olacaktır. Cemiyetten istifa edip yerin altına hendek kazıp saklanmak imkanı da yoktur.

Devamını Oku »

Tenkid Edenin Eli Yetişmediği için.. / M. Numan ÖZEL

Tenkid Edenin Eli Yetişmediği için.. 

“Bir dünya güzeli, bir zaman kendine meftun olmuş âdi bir adamı huzurundan tardeder. O adam kendine teselli vermek için: "Tuh, ne kadar çirkindir" der. O güzelin güzelliğini nefyeder.  

Hem bir vakit bir ayı, gayet tatlı bir üzüm asması altına girer. Üzümleri yemek ister.

Devamını Oku »

Nur’un Erkân ve Saff-ı Evvelleri / Muhammed Numan ÖZEL

Bediüzzaman Hazretlerinin vâris tayin ettiği talebeleri

Nur’un Erkân ve Saff-ı Evvelleri

     “Cenab-ı Hakk'a nâzır ve ona vâsıl olan yollar, kapılar; âlemin tabakaları, sahifeleri, mürekkebatı nisbetinde bir yekûn teşkil etmektedir.” [1] bu tariklerden birisi ve ahirzamanda en te’sirlisi ise kanaat-ı kat’iyye ile Risale-i Nur Hizmet dairesidir. Hal böyle olunca Risale-i Nur’un hizmet ve te’sir sahası genişlemektedir. Muhtelif mizaç ve istidad sahipleri dairenin içerisine girmekte ve kendilerini ya bu hizmetin rengi ile boyamakta “Sıbgatullah(*) bunun zahiri göstergesi ise hâl u kâl ile görünmektedir. Bir de bu daireye girmiş ve kendisini hizmete değil de hizmeti kendisi sistemine uydurmaya çalışanlar da görülmektedir.

Bu kimseler umumi hukuka da yer yer saldırmaktadır.

Devamını Oku »

Neden hedef tahtasında Risale-i Nur ve talebeleri var? / M. Numan ÖZEL

Neden hedef tahtasında Risale-i Nur ve talebeleri var?

“.. herbirisi, Kur'anın dersinden tam hisse almaları ve en derin hakikatları fehmetmeleri ve yüzer fen ve ulûm-u İslâmiyenin ve bilhâssa şeriat-ı kübranın büyük müçtehidleri ve Usûl-üd Din ve İlm-i Kelâm'ın dâhî muhakkikleri gibi her taife kendi ilmine ait bütün hacatını ve cevablarını Kur'andan istihraç etmeleri, Kur'anın menba-ı hak ve maden-i hakikat olduğuna bir imzadır.” [1]

Risale-i Nur Külliyatı namıyla bilinen Kur’an-ı Kerim’in Dirayet ve Rivayet tefsiri (*) olmak üzere iki kategoriye ayrılan ve daha sonra bunlar da kendisi içerisinde kategorize olan.. ve Dirayet Tefsiri kategorisinde en son ve en geniş çapta telif edilmiş

Devamını Oku »

Şevk ve klavye Nurculuğu / M. Numan ÖZEL

Şevk ve klavye Nurculuğu “Cenab-ı Hakk’a nâzır ve ona vâsıl olan yollar, kapılar; âlemin tabakaları, sahifeleri, mürekkebatı nisbetinde bir yekûn teşkil etmektedir.” [1] Malumdur ki herbir insan bir alemdir. Kendi iki ayaklı cismani aleminin içerisinde var olan şeyleri açıp genişletsek karşımıza mini bir alem çıkacaktır. Ama bu hususi alemin şekli ve hususiyeti hakkında tam bir bilgi …

Devamını Oku »

Eli Yetişmediği İçin.. / M. Numan ÖZEL

Eli Yetişmediği için..      “Bir dünya güzeli, bir zaman kendine meftun olmuş âdi bir adamı huzurundan tardeder. O adam kendine teselli vermek için: “Tuh, ne kadar çirkindir” der. O güzelin güzelliğini nefyeder.      Hem bir vakit bir ayı, gayet tatlı bir üzüm asması altına girer. Üzümleri yemek ister. …

Devamını Oku »