Ana Sayfa / Editör

Editör

Hasâisü’n-Nebî nedir?

Hasâis kelimesi, “bir şeye veya bir kimseye sadece onda bulunan bir özellikle üstünlük nisbet etmek” anlamındaki hass (husus) mastarından isim olan hâssıyyetin çoğulu olup “meziyetler ve üstün özellikler” demektir. (Lisânü’l-Arab, “hşş” md.) Hasâisü’n-Nebînin Kur’an ve Sünnet’te birçok delili vardır. Özellikle Ahzâb sûresinin yarısı (28-59) Resûl-i Ekrem aleyhissalatü vesselama ait hükümlerden bahseder. Yine Resûlullah’a gece namazı kılmasını emreden âyette “sana mahsus …

Devamını Oku »

Musahere / muhatene ve hurmet-i musâhere nedir?

Sıhrî hısımlık, evlenme yoluyla meydana gelen akrabalık; kadının kan hısımlarıyla koca arasında kurulan akrabalık. “Sıhr” kelimesi sözlükte “damat” ve “enişte” anlamlarına gelmektedir. Buna göre, bir kimse kızının veya kızkardeşinin evlenmesiyle kayınpeder ve kayınbirader olarak o kişinin sıhrî hısmı olur. Musahere; kan bağından değil, akidten doğan bir hısımlık şeklidir. Karı kocadan …

Devamını Oku »

Asâ-yı Musa, Onuncu Mesele; Emirdağ Çiçeği

Onuncu Mesele Emirdağı Çiçeği Kur’an’da olan tekrarata gelen itirazlara karşı gayet kuvvetli bir cevaptır. Aziz, sıddık kardeşlerim! Gerçi bu mesele, perişan vaziyetimden müşevveş ve letafetsiz olmuş. Fakat o müşevveş ibare altında çok kıymetli bir nevi i’cazı kat’î bildim. Maatteessüf ifadeye muktedir olamadım. Her ne kadar ibaresi sönük olsa da Kur’an’a …

Devamını Oku »

Zıhar nedir?

Zıhâr, fıkhî terim olarak: Erkeğin kendi karısını veya onun boynunu ya da yarısını veya üçte birini, kendisine nikâhı ebediyen haram olan bir kadına veya o kadının bakılması caiz olmayan bir organına benzetmesidir. Bir kimsenin karısına “sen bana anamın sırtı gibisin” diyerek, onu kendisine haram kılması. Zihar, “zehr” kökündendir, kelime anlamı …

Devamını Oku »

Kastamonulu Fahrî

FAHRÎ, Kastamonulu Divan şairi. (d.?/?-ö.1306/1889-90) Kastamonuludur. Siyasi bir meseleden dolayı birkaç kişi ile birlikte 1304/1886-87’de tevkif edildi. Birkaç ay zabtiye nezareti binasında ve hapishane-i umumide tutuklu kaldıktan sonra Temmuz 1305/Temmuz-Ağustos 1889’da Ali Kemal Bey ile beraber vilayet maiyetine memur olarak bin kuruş maaşla Halep’e sürüldü. 1306/1889-90 yılı başlarında intihar ederek hayatına son …

Devamını Oku »

Manas Destanı’nın Vatanı: Kırgızistan

Yazan: Prof. Dr. Ahmet KAVAS İstanbul Medeniyet Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Asya’nın merkezinde, Manas Destanı’nın doğduğu ülke olan Kırgızistan, 3000 yıllık tarihiyle Türk toplumları içerisinde en köklü geleneğe sahip olanların başında gelir. Kırgızların tarihleri hakkında ayrıntılı bilgi bulunmamakla birlikte genel hatlarıyla Asya’nın merkezinde yaşadıkları bilinmektedir. MÖ II. yüzyılda devletleştikleri, ancak …

Devamını Oku »

Bu Hayat Zorluk/Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yazar: Soner Duman Sabah okula giderken arabanın radyosunda “Beled” sûresi okunuyordu. Orada geçen bir âyet öteden beri dikkatimi çeker. Okula geldiğimde ilk iş eldeki tefsirlerden bu âyetin nasıl yorumlandığına bakmak oldu. Âyet şu: “Muhakkak ki biz insanı sıkıntılar / şiddetli durumlar / zorluklar / imtihanlar içinde yarattık.” (Beled, 4) Baktığım tefsirler …

Devamını Oku »

Küre dağı dağ, Mazıdağı bağ

Küre ilçemizden maden çıka, bindirile kamyona, trene atıla, sarp yollardan uça, Mardin’in Mazıdağı’na vara, boşaltıla milyarlık yeni fabrikaya, işlene işlene envai ürün ola… Kastamonu gazetesi bas bas yaza, Kastamonu kıs kıs susa. Siyasetçisinden meslek odasına… Yekûnu birden dut yemiş bülbül ola. Varlık içinde yokluk mu yakışa hep Kastamonu’ya… Kim kestiyse …

Devamını Oku »

Felak Suresi Hakkında

Hakkında Medine döneminde inmiştir. 5 âyettir. Felâk, sabah aydınlığı demektir Nüzul Mushaftaki sıralamada yüz on üçüncü, iniş sırasına göre yirminci sûredir. Fîl sûresinden sonra, Nâs sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Medine’de indiğine dair rivayetler varsa da (bk. Şevkânî, V, 615) üslûp ve içeriği bakımından Mekkî sûrelere benzediği görülür. Konusu Sûrede bazı …

Devamını Oku »

Bütün Melekler Günahsızdır

… Bazı âlimler ise, meleklerin masum olduğunu gösteren bu ve benzeri avdetlerin  sadece onlann peygamberlere ve Cenâb-ı Hakk’a yakın mertebede bulunanlarıyla ilgili olduğunu söylemişlerdir. Diğer meleklerin mâsum olmadığını söylerken de tarihçilerin ve müfessirlerin, meleklerin de günah işlediğine dâir zikrettiği bazı rivayetlere dayanmışlardır. İnşallah biz bu rivayetleri az sonra bu bahiste …

Devamını Oku »

Asâ-yı Musa, Dokuzuncu Mesele

Dokuzuncu Mesele بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اٰمَنَ الرَّسُولُ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مِنْ رَبِّهٖ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِهٖ وَكُتُبِهٖ وَرُسُلِهٖ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْ رُسُلِهٖ … الخ Bu âyet-i ecma ve a’lâ ve ekber’in bir küllî ve uzun nüktesini beyan etmeye, bir dehşetli manevî sual ve bir azametli ve …

Devamını Oku »

Mü’minin şerefi; gece namazı

Müslümanlar Gece Namazlarıyla Ruhlarını Takviye Ederler Gecenin sükûna erdiği vakitte uykudan kalkıp Allah rızası için ibadet etmesi, Kur’an tilaveti yapması, tesbihatta bulunması ve dua ederek insanın rabbiyle iletişim kurması ve bunu hayatının her gününe yayarak içselleştirmesi kişinin yetişmesine, ruhen olgunlaşmasına, sabır ahlakı kazanmasına, küfre karşı direncinin artmasına ve gönül dünyasının …

Devamını Oku »

Nur talebeleri cemiyet değildir!

Bediüzzaman Hazretlerinin vâris tayin ettiği talebeleri

Nur talebeleri bir cemiyet değildir. Aziz, fedakâr, sâdık ve nur mesleğine kanaatkâr kardeşlerimize; … Cemaati adına bir kararlar metni hazırlanıp neşredilmiş. Evvela hem bu metni hazırlayanlar ve muhatapları bilmelidirler ki bu metin … cemaatinin fikriyatını temsil etmez. Ancak fiilen, fikren, kalben bu metni ve emsalini kabul edenlere hitab eder. Nurculuk …

Devamını Oku »

Ezan Hakkında

Yazar: Vehbi KARAKAŞ Ezanın Anlamı  “Ezan” du­yur­mak, çağırmak demektir. Ezan, na­maz va­kit­le­ri­ni bil­di­ren ve Müslümanları cemaatle namaz kılmaya davet eden söz­ler­dir. Meş­ru­iye­ti ki­tap[1] ve sün­net[2] ile sa­bit­tir. Ezan, Al­lah’ın son­suz bü­yük­lü­ğü­nü, Hz. Mu­ham­med’in (s.a.v) O’nun el­çi­si ol­du­ğu­nu bildirmekte, tüm in­san­lı­ğı kâ­inat­ta en yük­sek ha­ki­kat olan ima­na, on­dan son­ra da na­ma­za da­vet etmektedir. …

Devamını Oku »