Ana Sayfa / Editör

Editör

“Nurun Mânevî Avukatı Ahmet Feyzi Kul” Ağabeyin Son Afyon Müdafaaları – 4

Sayın Savcı son mütalaasını iki bölüme ayırmıştır. Bunlardan birincisi: Bizi behemehal (herhalde) cemiyetçi yapmak ve o suretle cezalandırabilmek gayret ve hırsı ile bir araya topladığı özenişlerinin yekûnu… Diğeri de: Bizim bu memleket ve millete muzır fikirlere sahib olduğumuzu isbat edebilmek kaygısıyla serd ettiği delâil… Birinci kısımda Sayın Savcı, çeşitli muğalataları …

Devamını Oku »

Aşura bir muhallebi yeme bayramı değil!

Dünya Bizim sitesinden Muaz Ergü’nün yazısı: Her şeyi sulandıran, anlamından, bağlamından koparan modern zamanlar, aşura gününü de bir tüketim nesnesine indirgeme gayretinde.. … Muharrem ayının on’ u. Günlerden Aşura. “Büyük Kefaret Günü”… Günlerden bir gün, takvimlerden yırtılıp atılan bir yaprak değil o gün. Kimileyin insanlığın yükseliş destanına, kimileyin de derin trajedimize …

Devamını Oku »

Kastamonu Adının Ortaya Çıkışını Anlatan En Eski Kaynak: Saltuknâme

Makale yazarı: Cevdet YAKUPOĞLU Doç. Dr., Kastamonu Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Tarih Bölümü,  ÖZET Şehzade Cem Sultan’ın emri ile Ebû’l-Hayr-ı Rûmî tarafından 1473-1480 M. yılları arasında kaleme alınan Saltuknâme adlı destanî eserde, Kastamonu’nun Türkler tarafından fethine büyük yer ayrılmıştır. Atabey Gazi, Muzaffereddin Gazi, Ali Bey, Süleyman Paşa gibi Türk beyleri …

Devamını Oku »

“Nurun Mânevî Avukatı Ahmet Feyzi Kul” Ağabeyin Son Afyon Müdafaaları – 3

Sayın Hakimler! Huzurunuzda bulunanlar müfsit ve idlâlkâr değildirler. Memleketin emniyetine su-i kast eden bozguncular değildirler. Dini alet yaparak makasıd-ı süfliye peşinde koşan sahtekarlar değildirler. Devletle ve idare ile mübarezeye kalkışmış ve milletin huzurunu selbedecek fenalıkları millete telkin etmiş anarşi unsuru değillerdir. Onların böyle süfli şeylerle alakaları yoktur. Onlar böyle mülevves …

Devamını Oku »

Güneydoğu Anadolu’da Seyyidler

Yazar: Abdurrahman ADAK 1 Dokuz Eylül Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Güneydoğu Anadolu’da gelenekçi yapı son zamanlara kadar hüküm sürmüş, seyyidler de bu yapının önemli öğelerinden birini teşkil etmiştir. Modern yaşam tarzına daha erken dönemde adapte olduğu için seyyidlik olgusuna da daha az rastlanan Batı Anadolu’nun aksine, Güneydoğu Anadolu’daki baskın seyyidlik olgusu …

Devamını Oku »

Peygamber Efendimizin (a.s) Gelecekle İlgili Verdiği Haberlerin Doğru Çıkması

Peygamber Efendimiz (a.s.m), Allah’ın bildirmesiyle gelecekle ilgili pek çok konuda haberler vermiştir. Verdiği haberler ise aynen bildirdiği gibi vücuda gelmiştir. Sahih rivayetlerden bir kısmını kaynaklarıyla beraber nakledeceğiz. Sahabelerine demiş: “Şu benim oğlum Hasan, seyyiddir. Allah onun vasıtasıyla Müslümanların iki büyük ordusunu barıştıracaktır.”[1] Bu rivayetten tam kırk sene sonra Hazreti Hasan (r.a)’ın …

Devamını Oku »

Aşura Nedir? Aşura Gününde Neler Oldu?

Hicri takvime göre Muharrem ayının onuncu günü Aşura günüdür. Kelimenin de Arapça’da on sayısıyla aynı yani “aşr” kökünden geldiği bilinmektedir. İslam öncesi dönemden itibaren de birçok din ve inanç tarafından bu güne özel bir önem atfedile gelmiştir. Geçtiğimiz hafta Hicri yılbaşı ile birlikte içinde bulunmaya başladığımız Muharrem ayı hem Hicri …

Devamını Oku »

Hz. Hüseyin’in şehit edildiği Kerbelâ olayı nasıl oldu?

Hz. Hüseyin’in şehit edildiği Kerbelâ olayı nasıl oldu? 10 Muharrem, yani Aşure günü yaklaşıyor.  Hz. Hüseyin’in şehit edilmesini hatırladığımız gün. Alevilikte ve Ehl-i Sünnette çok büyük önem taşıyan bu günü, Kerbela olayını, Doç. Dr. İlyas Üzümcü anlattı. Hicrî takvimle 10 Muharrem 61, miladi takvimle 10 Ekim 680 yılında cereyan eden …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – I s.131-150

Re’fet Kardeş! Sen de çok safalar geldin ve Risale-i Nur yazısı ile meşguliyetin beni cidden sevindirdi. Hulusi ve Sabri gibi senin de suallerinin Risale-i Nur’da ehemmiyetli neticeleri ve tatlı meyveleri var. Senin yanında bulunan ve risalelerde kaydedilmeyen ilmî parçaları münasip yerlerde veya Lâhika’da yazarsınız. Kardeşlerim! Asâ-yı Musa mecmuasının yazmasında bir tedbir …

Devamını Oku »

“Nurun Mânevi Avukatı Ahmet Feyzi Kul” Ağabeyin Son Afyon Müdafaaları – 2

Sayın Hakimler! Hazine-i Kur’aniye ve cevahir-i hadisiyeden sırf bir kaç numune olarak sıraladığım bu misalleri teemmül buyurduktan sonra Nur Talebeleri arasındaki tesanüdün ve üstadlarına karşı gösterdikleri hakiki alâkanın manasını tamamen anlamış olursunuz ki bu serapa bir rabıta-i imaniye ve bir tesanüd-ü diniyedir. Ve böyle bir tesanüd ve rabıta dinimizin evamir-i …

Devamını Oku »

Peygamberler Tarihi -18 : Hz. Süleyman (as)

Kur’an’da Adı Geçen Peygamberler ve Hayatları Hz. Süleyman Aleyhisselâm İbrânice Şlomo (Salomon). Hz. Davud (as)’ın oğlu, O’ndan hemen sonra İsrailoğullarının peygamberi, “akl-ı selim” ve “nazik” manalarına gelen “selim”in eş anlamlısı. Kitab-ı Mukaddes’e göre Hz. Süleyman (as), İsrailoğullarının icraatlar yapmış büyük peygamber ve hükümdardır. Kur’ân-ı Kerim, Hz. Süleyman (as)’ın bir İsrailoğulları …

Devamını Oku »

Zikrin Önemi

Zikrin Ehemmiyeti Yazar: Mehmed Kırkıncı (rha)  Zikir; kelime manasıyla “hatırlamak” demektir. Istılahta ise Cenab-ı Hakk’ın esmasını, kibriya ve ulûhiyetini kalben ve lisanen anmaktır. Evet, zikir, Allah ile kul arasında irtibatı ve münasebeti kuracak en önemli vasıtalardan biridir. Zikir; ibadetin özü ve özetidir. Zikir, kalpten gaflet perdesini kaldırır, kişiyi Allah’a yaklaştırır ve O’na dost eder. …

Devamını Oku »

Bir Cihan Soyu Olarak Ehl-iBeyt *

Yazan: Gülgûn UYAR Doç. Dr., Marmara Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi Soy kütüğü anlamına gelen neseb (çoğulu ensâb), bir kişinin aile geçmişini bildiren kimlik bilgisidir. İslâmiyet, soyla övünmeyi yasaklayıp asabiyet duygusunu besleyen soy üstünlüğü düşüncesini reddetmekle birlikte, fertlerin sadece belli bazı sebeplerle soy ağaçlarını bilmelerini gerekli görmüştür. Nesebin bilinmesini lüzumlu kılan sebepler …

Devamını Oku »

“Nurun Mânevi Avukatı Ahmet Feyzi Kul” Ağabeyin Son Afyon Müdafaaları – 1

RİSALE-İ NUR ŞÂKİRDLERİNDEN VE HAZRET-İ ÜSTAD (R.A)’IN “RİSALE-İ NUR’UN MANEVİ AVUKATI” DİYE İLTİFAT BUYURDUKLARI AHMED FEYZİ’NİN 1948’DE AFYON MELHAME-İ KÜBRASINDA YAPMIŞ OLDUĞU BELİĞANE VE CANSİPERÂNE SON MÜDAAFASIDIR. (AFELLAHU ANHU VE GAFERA LEHU VE RAHME ) Bismihi Subhânehu Sayın Hâkimler! Sayın savcının baştan başa garaz ve muğalatadan ibaret olan son mütalaasını dinledik. …

Devamını Oku »

Peygamber Efendimizin yaptığı savaşlar hakkında

Peygamber Efendimizin (asm) yaptığı savaşların nedenleri nelerdir? Malum olduğu üzere, savaşların pek çok sebebinden söz edilebilir. Tespitlerimize göre Hz. Peygamber (asm)’in savaşları, aşağıdaki sebep ve hikmetlerle meydana gelmiştir: 1. Düşmanla mücadele edecek güce sahip olduklarını hissettirme. Hz. Peygamber (asm)’in bazı savaşları, özellikle Bedir Savaşı’ndan önce yapılan seriyyeler, Medine’de İslâm’a ve müntesiplerine …

Devamını Oku »