Ana Sayfa / Editör (Sayfa 2)

Editör

Bülbül Dinleme Âdeti

Yazan: Uğur AKTAŞ Şair, yazar “İstanbul’da bülbülleriyle ünlü yerlerin başında Çubuklu, Göksu, Alemdağ, İstinye, Emirgân, Eyüp, Üsküdar ve Kanlıca’daki bahçe ve korular geliyordu. Özellikle İstinye, Eyüp ve Üsküdar bu anlamda öne çıkan semtlerdi; hatta İstanbul’da birçok dere bu kuşun adıyla anılırdı. Bir rivayete göre bu semtlerden biri ismini, Kirkor Amira …

Devamını Oku »

Fâtiha Disiplini

Yazar: Prof. Dr. Hasan Kâmil YILMAZ  Fâtiha, Kur’ân’ın ilk sûresi olduğu ve Kur’an onunla açılıp onunla başladığı için başlangıç ve açılış mânâsına bu adı almıştır. Kur’an onunla açıldığı gibi, kalbler ve gönüller de onunla açılmaktadır. Fâtiha Kur’ân’ın özü ve özetidir. Bir Müslüman farz, vâcib ve sünnet olmak üzere günde toplam …

Devamını Oku »

Kur’an-ı Kerîm’de Geçen Yerleşim Yerleri

MEDİNE, MEKKE İLE BİRLİKTE “HARAMEYN” ADINI ALIR. CENÂB-I HAK, MEKKE’NİN, O’NUN RESÛLÜ İSE MEDİNE’NİN BELİRLİ SINIRLARINI HAREM TAYİN ETMİŞTİR. MEDİNE HAREMİ, TAMAMIYLA MEKKE HAREMİ STATÜSÜNDE OLMASA BİLE BAZI ŞARTLARDA ONUN GİBİ SAYILMIŞTIR. Ahmet BEDİR Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Kur’ân-ı Kerîm, birçok mekân ve coğrafyadan bahseder. Bunların hepsini bu mevkutede ele …

Devamını Oku »

Âyetleri Beğenmeyen Nevzuhur “İlâhiyatçılar”

Nevzuhur bazı ilahiyatçı sahte tanrılar Prof. Dr. Süleyman Hayri Bolay 29 Mayıs Üniversitesi Öğretim Üyesi Max Weber’in ifadesiyle Rönesansla birlikte eski Yunan’ın putları mezarlarından hortlatıldı. Böylece sahte ilahlar ortalığı kaplayınca “İnsanların Allah ile olan bağları koptu.” Sahte tanrılar ortalığı kaplayınca bilhassa gençler neye tapacağını bilemediler. Bu karmaşa Avrupa’da manevî huzursuzluğu …

Devamını Oku »

İlim Dünyasına Hizmeti Geçen Bazı Müslüman Âlim Hanımlar

İslam dünyasının gelişmesinde büyük rolleri olan âlimeler Müslüman bilim insanları ilk asırlardan beri kadın- erkek farkı gözetmeksizin ilmî çalışmaların hepsini desteklediler. Bu destekler İslam’ın gelişmesinde büyük rol oynasa da kaynaklarda kadınların ilmî konulardaki katkıları erkekler kadar zikredilemedi. Mesela İslam tarihindeki ilk hemşirenin, ilk sahra hastanesinin veya dünyanın ilk üniversitesinin kurucusunun Müslüman …

Devamını Oku »

Kastamonu Vilayet Matbaası

Kastamonu’da ilk matbaa valilik bünyesinde 1868 yılında kurulmuş. Vilayetin ihtiyaç duyduğu kırtasiye malzemeleriyle salnameler ve gazeteler basılmış. 1872 yılından itibaren haftalık resmî nitelikli Kastamonu gazetesi basılmış. Gazetenin yayını 1937’ye kadar sürmüş; sonra matbaa kapammış. Matbaa ilk önceleri kiralık binalarda faaliyet göstermiş; vali Abdurrahman Paşa kârgir yeni bir bina yapımına karar …

Devamını Oku »

Risale-i Nur’un Belâgat-ı Edâsı

RİSALELERİN BELÂGÂT-I EDÂSI Doç. Dr. İhsan SAFİ Recep Tayyip Erdoğan Üniv. Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Edebiyatı sadece edebiyatçıların yazdıkları şeyler olarak görmenin yahut edebî metinleri sadece şiir, hikâye, roman olarak kabul edip onların dışındakilerin edebî olmadığını kabul etmek kadar hatalı bir anlayış yoktur. İşte bunun …

Devamını Oku »

Kutsal ve Bencil İnsanın Görüntüleri ve Mukayeseli Hayatları

Yazar: Eymen AKÇA  Din, kutsallaşma ve bencillik zindanından kurtulmadır. İnançsızlık, Ali Şeriati’nin anlattığı gibi, kendi zindanında boğulmaktır.[1] Hakiki bir iman, her insanı bir ârif ve hak âşıkı eder. Ârifin fikri Allah olduğu gibi; âşıkın zikri de Allah’tır. Böyle bir bilge ve âşık için en büyük zevk, lezzet ve haz, Allah’ı tanıtan …

Devamını Oku »

Şer’iyye Sicillerine Göre Osmanlılarda Nikâh Akdi

Ayhan IŞIK Arşiv Uzmanı, İstanbul Müftülüğü Osmanlı Devleti’nde nikâh akitleri ya bizzat kadılar veya kadıların verdiği izinnâme ile yetkili kılınan imamlar tarafından yapılırdı. Şer‘iyye sicilleri incelendiğinde, kadıların huzurunda kıyılan çok sayıda nikâh akdinin kayıtlarına ulaşılabilir. Hatta gayri müslimlerden birçoklarının da nikâhlarını, ruhânî liderlerine değil harç miktarının daha düşük olduğu gerekçesiyle, …

Devamını Oku »

Meddah Aşkî Efendi’den İki Kastamonulu Hikâyesi

Notumuz: Bu hikâyeler, V. A. Gordlevski’nin “İzbrannıe Soçineniya” (Seçilmiş Eserler) adlı kitabından çevrildiği, hatta tercümenin tercümesi olduğu (Aşkî Efendi’den Gordlevski, ondan da tekrar Türkçeye çevrildiği) cihetle dili elbette bir meddahın anlatımındaki lezzetti vermeyecektir. Aşkî Efendi’nin hikâyesinin özeti niyetine okunması isabetli olacaktır. (kastamonur.com)  Gelin almak mı sadık köle almak mı? İstanbul’da Sultan …

Devamını Oku »

Kadının kazancını kocası veya ailesi için harcaması hakkında

Erkekler kadınlar üzerinde kavvamdır / gözetmendir. Çünkü Allah bazılarını diğer bazılarından üstün kılmıştır (erkeler de daha sabırlı, daha kuvvetli, daha cesaretli, duygusal tarafları daha az olduğu için, evin idaresi, sorumluluğu ona verilmiştir). Bir de ailenin geçimini temin etmek erkeğe aittir.” (Nisa, 4/34) mealindeki ayette kadının, ailesi için kendi malından bir şey …

Devamını Oku »

Türkiye’nin “cinsiyet”le imtihanı

Türkiye, dünyada ailenin ve toplum dokusunun en güçlü olduğu ülkelerin başında geliyor. Ailenin bir ruhu var bu ülkede. Toplumun da. Daha doğrusu, vardı! Şimdi İstanbul Sözleşmesi’yle ve cinsiyet eşitliği projeleriyle aile yapımız, sosyal dokumuz büyük bir saldırıyla karşı karşıya! BATI’DA AİLE DE, TOPLUM DA ÇÖKTÜ! Batı’da aile çöktü, toplum çöktü. …

Devamını Oku »

İnsanlık Tarihinin En Büyük Katliamları

İnsanlık Tarihindeki En Büyük Katliamlar ABD TAM 70 MİLYON KIZILDERİLİYİ KATLETTİ Elbet Amerika’nın zulmü bu yüzyılda başlamadı. Kendine vatan kıldığı toprağı, o toprağın asıl sahiplerinin kanına borçlu olan Amerika, varlığını işgale, katliama ve soykırıma borçlu. Bu kanlı tarih, karşımıza ilk olarak Kızılderili katliamını çıkarır. Kristof Kolomb’un keşfinden sonra başlayan katliam, yerli halkın tabi tutulduğu kanlı soykırımın adıdır.Avrupa’dan …

Devamını Oku »

A’reczâde Ahmed Efendi (Ahmed b. Mehmed b. İbrahim el-Kastamonî)

Yrd. Doç. Dr. Şükrü MADEN Karabük Üniversitesi Hayatı Ahmed b. Mehmed b. İbrahim el-Kastamonî (ö. 1120/1708), Kastamonu’nun Küre (Küre-i Nühas/Bakır Küresi) ilçesinden bir Osmanlı âlimidir. “A’reczâde” ve “İbnü’ş-Şeyh” lâkaplarıyla bilinmektedir. Kaynaklarda Ahmed Efendi’nin ne zaman doğduğuna dair bir bilgi bulunmamaktadır. Tahsilini İstanbul’da tamamlamış, fıkıh ilminde mütehassıs bir âlim olarak meşhur …

Devamını Oku »

İ’tisâm: Allah’a Sarılmak

Prof. Dr. Hasan Kâmil YILMAZ  Allah’tan geldik ve O’na dönüyoruz”1 ilâhi fermânı, insanın bu dünyadaki varlık sebebinin Allah’a aidiyet ve O’na yönelmek olduğunu açıkça belirtmektedir. Ancak bu yönelişte iki yön vardır. İlki irâdî ve kalbî olan yöneliştir ki kulun Allah’a teslimiyetini O’nun emirlerine râm oluşunu, kalbini O’na rabt edişini ifade …

Devamını Oku »