Ana Sayfa / Editör (Sayfa 30)

Editör

Felak Suresi Hakkında

Hakkında Medine döneminde inmiştir. 5 âyettir. Felâk, sabah aydınlığı demektir Nüzul Mushaftaki sıralamada yüz on üçüncü, iniş sırasına göre yirminci sûredir. Fîl sûresinden sonra, Nâs sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Medine’de indiğine dair rivayetler varsa da (bk. Şevkânî, V, 615) üslûp ve içeriği bakımından Mekkî sûrelere benzediği görülür. Konusu Sûrede bazı …

Devamını Oku »

Bütün Melekler Günahsızdır

… Bazı âlimler ise, meleklerin masum olduğunu gösteren bu ve benzeri avdetlerin  sadece onlann peygamberlere ve Cenâb-ı Hakk’a yakın mertebede bulunanlarıyla ilgili olduğunu söylemişlerdir. Diğer meleklerin mâsum olmadığını söylerken de tarihçilerin ve müfessirlerin, meleklerin de günah işlediğine dâir zikrettiği bazı rivayetlere dayanmışlardır. İnşallah biz bu rivayetleri az sonra bu bahiste …

Devamını Oku »

Asâ-yı Musa, Dokuzuncu Mesele

Dokuzuncu Mesele بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اٰمَنَ الرَّسُولُ بِمَٓا اُنْزِلَ اِلَيْهِ مِنْ رَبِّهٖ وَالْمُؤْمِنُونَ كُلٌّ اٰمَنَ بِاللّٰهِ وَمَلٰٓئِكَتِهٖ وَكُتُبِهٖ وَرُسُلِهٖ لَا نُفَرِّقُ بَيْنَ اَحَدٍ مِنْ رُسُلِهٖ … الخ Bu âyet-i ecma ve a’lâ ve ekber’in bir küllî ve uzun nüktesini beyan etmeye, bir dehşetli manevî sual ve bir azametli ve …

Devamını Oku »

Mü’minin şerefi; gece namazı

Müslümanlar Gece Namazlarıyla Ruhlarını Takviye Ederler Gecenin sükûna erdiği vakitte uykudan kalkıp Allah rızası için ibadet etmesi, Kur’an tilaveti yapması, tesbihatta bulunması ve dua ederek insanın rabbiyle iletişim kurması ve bunu hayatının her gününe yayarak içselleştirmesi kişinin yetişmesine, ruhen olgunlaşmasına, sabır ahlakı kazanmasına, küfre karşı direncinin artmasına ve gönül dünyasının …

Devamını Oku »

Nur talebeleri cemiyet değildir!

Bediüzzaman Hazretlerinin vâris tayin ettiği talebeleri

Nur talebeleri bir cemiyet değildir. Aziz, fedakâr, sâdık ve nur mesleğine kanaatkâr kardeşlerimize; … Cemaati adına bir kararlar metni hazırlanıp neşredilmiş. Evvela hem bu metni hazırlayanlar ve muhatapları bilmelidirler ki bu metin … cemaatinin fikriyatını temsil etmez. Ancak fiilen, fikren, kalben bu metni ve emsalini kabul edenlere hitab eder. Nurculuk …

Devamını Oku »

Ezan Hakkında

Yazar: Vehbi KARAKAŞ Ezanın Anlamı  “Ezan” du­yur­mak, çağırmak demektir. Ezan, na­maz va­kit­le­ri­ni bil­di­ren ve Müslümanları cemaatle namaz kılmaya davet eden söz­ler­dir. Meş­ru­iye­ti ki­tap[1] ve sün­net[2] ile sa­bit­tir. Ezan, Al­lah’ın son­suz bü­yük­lü­ğü­nü, Hz. Mu­ham­med’in (s.a.v) O’nun el­çi­si ol­du­ğu­nu bildirmekte, tüm in­san­lı­ğı kâ­inat­ta en yük­sek ha­ki­kat olan ima­na, on­dan son­ra da na­ma­za da­vet etmektedir. …

Devamını Oku »

Şâvur (Şâver)

ŞÂVUR/ŞÂVER (d.?/?-ö.960/1553) Divan şairi. Asıl adı bilinmeyen şair Kastamonuludur. II. Bayezid, Yavuz ve Kanunî Sultan Süleyman dönemlerinde yaşadı. Medrese eğitimini tamamladıktan sonra önce çeşitli kasabalarda müderrislik yaptı, sonra kadılık mesleğini seçti. Müderrislik ve kadılık yaptığı yerler kaynaklarda belirtilmez. Ancak Latîfî Tezkiresi’nde Tâliî ile latife yollu karşılıklı şiirleşmelerine verilen örnekten şairin Kastamonu’nun …

Devamını Oku »

Sonbahardan Sonra

Yazar: İbrahim Tenekeci Kaç gündür, oturduğum yerden, bu iki cümleyi çoğaltmaya çalışıyorum: ‘Hayatın güzel tarafları bize uzak olabilir. Yorulsak da gidip görmeliyiz.’ Mesela bu sene alıç seferine çıkamadık. Sonbahar ziyan oldu. Ekip dağıldı, yaşlandı. Ömrümüzün geçtiği yerler uzağımızda kaldı. Açığı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne ait bir pulu dörtlü blok alarak …

Devamını Oku »

Gördüğünüz, Fakirliğimizdir

Yazar: Ahmet H. Çakıcı Safer Efendi, 1999 senesinde dar-ı bekaya göçmüş bir Cerrahi şeyhi. Vefatından kısa bir süre önce İtalya’dan bir heyet kendisine misafir olur: Heyetten biri, “Türkiye’ye başka düşünceler ile geldik. Ancak bambaşka bir hal bulduk.” diye serzenişte bulununca, Safer Efendi; “Eğer yüz sene önce İstanbul’a gelip bir ayakkabıcı dükkanı …

Devamını Oku »

İnsanı Kibirden Kurtarabilecek Yedi Çeşit Düşünce

Kibiri Temizleyen 7 Tür Düşünce esra tarafından hazırlanmıştır. Kibir, tedavisi müşkil amansız bir hastalıktır. İnsanın kendisini saygın ve değerli görüp, başkasını hakir ve zelil görmesine kibir denir. İnsan, kibri yüzünden “ben, ben” demeye başlar. Nitekim İblis aleyhillâne Hz. Ädem (a.s) hakkında “Ben ondan daha üstünüm. Çünkü beni ateşten, onu ise …

Devamını Oku »

İhsan!

Yazar: Kürşad İMANLI Hayata ibretli bir nazarla baktığımızda, Allah’ın ihsânının çoğu defa kalbi kırık, mahzun, garip ama bir o kadar da kalpleri doğruluk ve sâfiyetle yoğrulmuş olan ve yüreklerinden samimiyet çiçekleri açan bahtiyarlara isabet ettiğini görebiliriz. Ne gariptir şu dünyanın halleri. Ne aciptir Rahmân’ın icraatları. Kişi kendini bilmemeli ve bir …

Devamını Oku »

İhlâs Sûresi Hakkında

Hakkında İhlâs Sûresi, Mekke döneminde inmiştir. İhlâs Sûresi, 4 âyettir. İhlâs, samimi olmak, dine içtenlikle bağlanmak demektir. Allah’a bu sûrede anlatıldığı şekilde inanan, tevhit inancını tam anlamıyla benimsemiş ihlâslı bir mü’min olacağı için sûre bu adla anılmaktadır. İhlâs Sûresi’nin Nüzûlü Mushaftaki sıralamada yüz on ikinci, iniş sırasına göre yirmi ikinci …

Devamını Oku »

Kur’an-ı Kerîm Mealleriyle İlgili Bir Değerlendirme

Yazar: Dr. Mehmet Sürmeli Meallerle İlgili Bir Değerlendirme Hz. Muhammed (s.), en son ve evrensel tek peygamberdir. Kendinden önceki hiçbir peygamber de evrensel değildir. Mesajı da evrenseldir.1 Ondan sonra peygamber de kitap da gelmeyecektir. O’na gelen kitap, Kur’an-ı Kerim her türlü tahriften korunmuş ve korunacaktır. İlahi muhafaza altındadır. Bu kitap …

Devamını Oku »

Asâ-yı Musa, Sekizinci Mesele

Sekizinci Meselenin Bir Hülâsası Yedinci’de haşri çok makamattan soracaktık. Fakat Hâlık’ımızın isimleriyle verdiği cevap o derece kuvvetli yakîn ve kanaat verdi ki daha başka sorgulara ihtiyaç bırakmadığından orada kısa kestik. Şimdi bu meselede, âhiret imanının hem âhiretin saadetine hem dünya saadetine dair temin ettiği faydalar ve neticelerinden yüzden biri hülâsa …

Devamını Oku »

Tebbet Sûresi Hakkında

Hakkında Mekke döneminde inmiştir. 5 âyettir. “Tebbet”, kurusun, kahrolsun demektir. Nüzul Mushaftaki sıralamada yüz on birinci, iniş sırasına göre altıncı sûredir. Mekke döneminde Fâtiha sûresinden sonra, Tekvîr sûresinden önce inmiştir. Rivayete göre Allah Teâlâ kendisine yakınlarını uyarıp İslâm’a çağırmasını emredince (bk. Şuarâ 26/214) Hz. Peygamber Safâ tepesine çıkmış, orada bulunan Kureyş kabilesi …

Devamını Oku »