Ana Sayfa / Yazarlar / Bayram Sevinci / İsmail AKSOY

Bayram Sevinci / İsmail AKSOY

Ramazan bereketiyle arınan ruhlar, sevgi ile dolan gönüller tatlı bir heyecanla bayramı yaşamayı hak ettiler.

Nefisin ve cismin  terbiyesiyle nûrânîleşen bedenlerin nimetlerle buluşma zamanıdır bayram…

Tekbir ve bayram; bütünleşen ikili… Rubûbiyetin azâmet ve yüce şânını ilân eden lâhûtî cümle: Allahu Ekber, Allahu Ekber…Ondan başka büyük yok ! Tek azâmet sahibi. Tüm mâsiva bir zerre; O ise, İlâhî yüceliğiyle arşın sahibi… Arzın sahibi, zerrelerin ve atomların müdebbiri… Sonsuz güç. Ona erişecek, yarışacak, yaklaşacak bir güç; an,  zaman ve tüm mekânlarda kayda girmedi ve giremeyecek. Bayramın süsüdür tekbirler…”Allahu Ekber.”

Allah Resûlü Aleyhissalâtü Vesselam buyurdu: “Bayramınızı tekbir getirmek suretiyle süsleyiniz.” (et-Terğîb vet-Terhîb)

Hadis-i şeriflerde geçen îdül-fıtr, yani fıtır bayramına kavuşturana binlerce şükür ve hamd…. Fıtır Bayramı…Yaratılışın, kulluğun gereği olan görevler ifa edildiği için bu ismi almıştır. Saf, berrak ve mükemmel yaratılışın sadakası ve fitresi yerine getirildiği için, beden ve ruh dengesinin uzlaşması adına ortaya konulan tavrın izdüşümü bayramlar.

Allah Teâlâyı daha çok zikretmenin, Onun sonsuz nimetlerini yeniden hatırlamanın, yoğun bir tarzda yaşandığı bir zaman dilimi… Gafletten, tembellikten, kin ve kıskançlıktan, kalp katılığı, ruh tıkanıklığı, dil tutukluğu ve gönül kasvetinden sıyrılmanın adresi Bayram.

Bediüzzaman’ın ifadesiyle; “Bunun içindir ki, bayramlarda gaflet istila edip gayr-i meşru daireye sapmamak için, rivayetlerde zikrullaha (Allah’ı zikretmeye) ve şükre azim tergibat (büyük teşvikler) vardır. Ta ki, bayramlarda o sevinç ve sürur nimetlerini şükre çevirip, o nimeti idame ve ziyadeleştirsin. Çünkü şükür nimeti ziyadeleştirir,, gafleti kaçırır.” (Lemalar)

Dostlukların yeniden yeşerdiği, bağların güçlendiği, barış ve kardeşliğin gönüllerde taht kurduğu müstesna bir gün. Sevgi ve barış köprüleri kurmayı düşleyenlerin en güzel fırsatı. Dargınların zorlanmadan tekellüfsüz ve aracısız, barışa ve sulha rıza gösterdikleri mübarek ortamlardır bayramlar.

Ve nur kervanında yerini almış olanlarla münasebetlerin, gönül bağının yeniden tezekkür ve tefekkür edilmesi gereken fırsattır bayramlar. Rabbânî bir sefinede yol alanların, yekdiğeriyle olan hak ve hukukunun değerlendirilmesi gereken ortamdır.

Gıybetten, bühtandan, kıskançlık ve nefislerin rekabetinden uzak durmanın; kadirşinaslığın, vefanın, alınterinin, hidemât-ı Kur’ân namına yapılan cehd ve gayretlerin değerlendirildiği, azim, sebat ve fedakârlıkla asırların nur sarmalında emek sarf edenlerin unutulmadığı; basit, zâil, fâni çekişmelerin, küskünlük ve dargınlıkların geride bırakıldığı; şefkat ve merhamet kanatlarının alabildiğince geniş tutulduğu, şahıscılık yerine şahs-ı manevinin ön plânda yer aldığı; kendi kabullerinden sıyrılıp, Kur’ân ve Sünnetin bire bir ve sosyal olarak yaşandığı günlerdir bayramlar… 

Bayram, çocukların, yetimlerin, gariplerin, varlık sebebimiz anne-babaların ve hassaten asrın mânevî cihadında birlikte saf tuttuğumuz kardeşlerimizin gönüllerine şefkat, hürmet, muhabbet ve merhamet esintilerinin kolaylıkla yansıtıldığı bulunmaz fırsatın adresidir.

Göz yaşının, zulmün, kederin olmadığı müstesna günlerdir.

İttihad-ı İslâm’a giden yolda Âlem-i İslâm’ın  ve idarecilerinin Kur’an ve Sünnet ekseninde buluşmasına, kaynaşmasına, kenetlenmesine, mazlum İslâm ümmetinin elinden tutmasına, gönüllerini hoşnut kılmasına vesile olabilecek zaman dilimleridir.

Ülkemizin son yıllarda yaşadığı fitne ve oyunları bertaraf ederek daha emin adımlarla geleceğe yürüyeceği bayramları idrak etmeyi ve bâtıla karşı zafer kazanmayı Rabbim en yakın zamanda müyesser ve mukadder kılsın.

İnşâellah eninde sonunda zafer İslâm’ın ve Müslümanların olacaktır. Hem dünyada, hem ukbâda…

Büyük sefere hazırlanalım. Hazırlanalım ki, melekler bizim için kanat çırpsın, Rabbimizin sonsuz Rahmeti bizi kuşatsın ve firdevs cennetleri bizim için kapılarını açsın.

Açsın ki, Rızaya erişmiş olmanın hazzını ve şerefini yaşayalım ve yaratılış gayesinin amacını bir kez daha kavramış olalım.

Hayatınız nurlu, sürurlu; bayramınız kutlu, geleceğiniz umutlu olsun.

Yazar : İsmail AKSOY

Aslen Erzurumlu olup 1953 yılında Sungu'da dünyaya geldi.
Hafızlık ve Arapça eğitimin ardından ilkokulu dışarıdan bitirerek 1966 yılında Elazığ İmam-Hatip Lisesine girdi.
Yedi yıllık okulu beş yılda tamamlayarak 1971 yılında Erzurum Yüksek İslam Enstitüsündeki eğitimine başladı.
1976 yılında Okul birincisi olarak yüksek öğrenimini tamamladı.
Sırasıyla;
-İstanbul İl müftü yardımcısı
-Erzurum İli İspir İlçesi müftüsü
-Erzurum Nenehatun Kız Öğretmen Lisesi, Erzurum Lisesi, Erzurum 50. Yıl Ortaokulu Din K. ve Ahlak Bilgisi öğretmeni
-Erzurum İmam-Hatip Lisesi Meslek dersleri öğretmeni
-Erzurum 50. Ortaokulu müdürü
-Ankara Hasanoğlan Öğretmen Lisesi müdürü
-Ankara Halide Edip Lisesi Din K. ve Ahlak bilgisi öğretmeni
-M.E.B Merkez Teşkilatında birim müdürü, şube müdürü, Bakan Danışmanı
-Sivas İli Kangal ilçe Milli Eğitim şube müdürü
-Ankara Kanuni Lisesi Din K. ve Ahlak bilgisi öğretmeni
-Danimarka, İsviçre, Fransa ve Almanya'da Din ve Eğitim hizmetleri görevlisi
-Özel Dershane müdürü
-Özel Dil okulunda Arapça öğretmeni ve müdürü
-Ankara Özel Anlam Sağlık Meslek Lisesi Din K. ve Ahlak bilgisi öğretmeni
-Ankara Sınav Koleji Din K. ve Ahlak bilgisi öğretmeni
görevlerinde bulundu.

İnişli-çıkışlı aktif bir hayatın içine sıkıştırılmaya çalışılan İki dönem milletvekilliği adaylığı sonuçsuz kaldı.

Yurt içi ve yurt dışında yüzün üzerinde seminer ve konferanslar verdi.
Değişik gazete, dergi ve internet sitelerinde üç yüz civarında yazı ve makalesi yayımlandı.

1. Kur'ân'da Nazar ve Dikkat
2.İlâhî Rahmet Hz. Muhammed (s.a.v)
3. Sonsuzluğa Kök Salan Çınar (Roman)
4. Yaratıcısını Arayan Çocuk (Hikâye)
5. İnsanlığın En Hayırlısı Hz. Muhammed (s.a.v)
adlı eserleri yayımlandı.

Halen eğitim, araştırma, kitâbet ve hitâbet hizmetine devam etmektedir.

Tüm Yazıları Göster

İlginizi Çekebilir

Risâle-i Nur Külliyatı ve Yazım Kuralları

Risale-i Nur Külliyâtının Yazım Kuralları RİSÂLE-İ NUR KÜLLİYÂTININ YAZIM KURALLARINA (USÛL-İ TAHRİR) UYGUNLUNLUĞU VE YAPILAN …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Mezheplere Göre Bayram Namazı: Hükmü, Kılınışı ve Namaza Yetişemeyenin Yapması Gerekenler

Bayram namazları hakkında Büyük İslam İlmihali'nde şöyle geçmektedir: BAYRAM NAMAZLARI İLE ALÂKALI BAZI MESELELER 1. …

Kapat