Ana Sayfa / Yazarlar / Bediüzzaman’da Haşir, Öldükten Sonra Dirilme Hakikatının Tarihî Seyri

Bediüzzaman’da Haşir, Öldükten Sonra Dirilme Hakikatının Tarihî Seyri

Bediüzzaman ilk yazarlık dönemlerinden daha sonraki yıllara hep haşir üzerinde düşünmüş, farklı boyut ve üsluplarda haşri anlatmış. Ama kafasında bir ukde gibi daima elde ettiklerini geliştirmiş, zaman içinde dildeki değişmeleri de nazara alarak farklı eserler meydana getirmiş.

Bediüzzaman, haşir gibi tarihte hep anlaşılması zor olmuş hakikatı insanlara anlatmak için büyük gayret sarfetmiş. Felsefe haşir konusunda sanki de yok; İbni Sina haşri kabul edememiş, aynı şey Marks’ta da var, o tamamen inkar ediyor. İslam üleması itikadi zorunluk kabul etmiş, ama aklı ile meseleye varamamış

Bediüzzaman Muhakemat’ın sonunda Üçüncü Maksat’da mizacının kayıtsızlığıyla konuşuyor, bak nasıl: “Haşr-i cismanidir, evet hilkat onsuz olmaz ve abestir. Neam, haşir haktır ve doğrudur. Burhanın en vazıhı Muhammed Aleyhisselatü Vesselamdır”

Bu iki sahifelik eser kendinden sonraki bütün bahislerin özetinin özetidir, mücmeldir, bunlar onun melakâtının rahminde yıllarca dolaşmış ortaya farklı boyutta metinler çıkarmış. “Kur’an-ı Mübin haşr-i cismaniyi o derece izah etmiştir ki edna bir şüpheyi bırakmamış. İşte biz de kuvvetimize göre onun berahinini bir derece tefsir için birkaç makasıd ve mevakıfa işaret edeceğiz.” 

Birinci Maksad’da Bediüzzaman tam on bir mücmel cümle sıralar. Bunlar küçücük bir paragraf olur ancak. Onuncu Söz’ün, Lâsiyemmalar’ın, 29’uncu Söz’ün çekirdekleri olan on bir cümledir.

Birinci Maksad

Evet kainattaki nizam-ı ekmel

Hem de hilkatteki hikmet-i tâmme

Hem de âlemdeki adem-i abesiyet

Hem de fıtrattaki adem-i israf

Hem de cemi fünunla sabit olan istikra-yı tam

Hem de yevm ve sene gibi çok envada olan birer nevi kıyamet-i mükerrere

Hem de itikad-ı beşerin cevheri

Hem de insanın lâyetenâhi olan âmâli

Hem de Sani-i Hakim’in rahmeti

Hem de Resul-i Sadık’ın lisanı

Hem de Kur’an-ı Muciz’in beyanı

Haşr-i cismaniye sadık şahitler ve hak ve hakiki bürhanlarıdır.

Daha sonra bu çekirdekler onun karihasında büyümüş, en son en büyük haşir bahsi Onuncu Söz’ü netice vermiştir.

Devam edeceğiz.

İlginizi Çekebilir

Ahir Zaman ve Kadın

Bu zaman ahir zaman. Fitnesi de pek yaman. En yamanı da kadın. Tesbihatta 3 defa …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Osmanlı-Malay Dünyası Münasebetleri ve Uzakdoğu’da Halifenin İzleri-1

Sultan Abdulhamid-i Sani ile Moro Müslümanları 2003 senesinde ilk defa Filipinler Manila’ye gelmiştik. İki sene …

Kapat