Ana Sayfa / Yazarlar / Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası – IV

Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası – IV

Simetri

Simetri bir denge unsurudur. Her şeyin iki yarımı arasında dengeyi ifade eder. İlahi sanatta simetri mizan sözcüğü ile sağlanıyor. Mizan denge sanatlarının terazisi durumundadır. Evrenin mimarisi ile insan vücudunun mimarisi birbirinin simetrisidir

Simetri’nin estetik içindeki yerini İsmail Tunalı anlatır” Güzelin matematik olarak belirlenmesi düşüncesi estetik tarihi içinde oldukça eski bir düşüncedir. Grek felsefesine Grek estetiğine kadar geri gider. Güzelliğin matematik belirlenmesi düşüncesi, özellikle orantı kavramında ilk belirgin anlamını bulur. Orantı proportion deyince iki büyüklük ya da bir bütünün parçaları arasında hoşa giden ilgi anlaşılır. Bu duyusal olarak kavranan ve hoşa giden ilgi, belli sayı ilgileri olarak da dile getirilebilir. Orantının daha eski Greklerden beri güzelliği belirlemede kullanıldığını görüyoruz. Heraklietos’a göre karşıtlardan doğan harmonidir simetri. Evren harmonisi, sanattaki karşıtlıklardan doğan armoni, simetriyi meydana getirir. Pisagor da evreni simetri olarak görür. Antik çağda güzellik simetriye dayanır. Daha sonra Eleacılar, Platon hep matemetikten doğan güzelliği simetriyi kabul ederler. (İsmail Tunalı Estetik s.368) Bediüzzaman kâinattaki simetriden elde edilen güzelliği matematiğe ve Allah’a bağlar.

Bediüzzaman simetri kelimesini tenasüb ile karşılar. “Bütün kâinattaki masnuatta cüzi külli seyyarattan ta kandaki küreyvât-ı hamrâ (alyuvar) ve beyzaya (akyuvar) kadar her şeyde gayet düzgün bir ölçü, mütenasib bir mizan bulunması bedahetle muhit bir ilme delâlet ve kati şehadet eder. Evet görüyoruz ki meselâ bir sineğin bir insanın azaları ve cihazatı hatta cesedinin hüceyrâtı ve kanındaki kırmızı ve beyaz kürecikleri o derece hassas bir mizan ve ince bir ölçü ile yerleştirilmiş ve o derece birbirine münasib ve uygun ve cesedin sair azalarında öyle muntazam bir t e n a s ü b v ar ki; nihayetsiz bir ilme mâlik olmayan, o vaziyeti onlara vermesi hiçbir cihette imkânı yok.“ (Şualar s. 566)

Simetri, insan beyni için âdeta büyüleyicidir. Tabiattaki simetrik şeylere, Güneş ve gezegenler gibi kusursuz simetrik kürelere, kar tanecikleri gibi simetrik kristallere, hemen hemen simetrik olan çiçeklere bakmaktan zevk alırız. Ancak benim burada tartışacağım konu doğadaki nesnelerin simetrisi değil, tabiat yasalarının kendilerinin simetrisidir. Bir cismin simetrik olup olmadığı kolayca anlaşılabilir; ama bir fizik yasası nasıl simetrik olabilir? Tabii ki olamaz. Ancak fizikçiler günlük sözcükleri başka türlü kullanmayı pek severler.

Simetri söz konusu olduğunda ise, nesnelerdeki simetrinin uyandırdığı uygunluğa benzer bir şeyi fizik yasaları için duyumsayarak, ona yasaların simetrisi adını vermişlerdir. Simetri nedir? Buna baktığınızda en azından dışarıdan simetrik görünümün (sağ ve sol) Bir vazo da aynı veya başka bir şekilde simetrik olabilir. Bunu nasıl tanımlayabilirsiniz? Benim sağ ve sol simetrik olmam şu anlama gelir: Bir taraftaki bir şeyi öbür tarafa aktarır, iki tarafın yer değiştirmesini sağlarsanız görünüm tamamen aynı kalır. Kare özel bir simetriye sahiptir; onu 90 derece döndürürsem de aynı görünür.

Matematikçi Profesör Weyl simetri için çok güzel bir tanım vermiştir. Eğer bir nesne üzerinde bir şey yaptıktan sonra da nesne ilk halinde görünüyorsa, eğer nesnede bunu yapmaya olanak veren bir şey varsa, o nesneye simetrik denir. Biz de fizik yasalarının bu anlamda simetrik olduklarını söylüyoruz. Fizik yasaları veya onların ifade şekilleri üzerinde, onları hiçbir şekilde değiştirmeyen bazı şeyler yapabiliyoruz.“ (Richard Feynman, Fizik Yasaları Üzerine, s.95)

Simetri soyut olarak aynı olan bir biçimin kendisini tekrarlamasından aynı türden bir başka biçimle bağlantıya sokulmasından oluşur; bu diğer biçim, kendi başına ele alındığında aynı şekilde belirlenimli ve kendisiyle aynıdır, fakat ilk biçimle karşılaştırıldığında ona benzemezdir.

Simetri aynı zamanda büyüklük, konum, şekil, renk, ses ve başka karakteristikler bakımından sonradan tekrar tek biçimli bir tarzda biraraya getirilmek zorunda olan bir ayrım gerektirir. Simetri ancak birbirine benzemez olan karakteristiklerin tek biçimli bağlantısı sayesinde elde edilir. Büyüklükleri ve biçimleri bakımından düzenli ve simetrik olan şekillerle hem organik dünyada hem de inorganik dünyada karşılaşırız. Örneğin kendi organizmamız en azından kısmen düzenli ve simetriktir. Hayvan organizmasında da dış dünyayla sürekli bağıntı içerisinde olan üyelerde simetrik bir düzenleme yürürlüktedir.

İlginizi Çekebilir

Ayrılıkları gayrılık kılarken…

Müminler arasında her an fırsat kollayan dehşetli ve sinsi bir tehlikeye: “Nazari ve içtihadi meselelerdeki …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Olmasaydın Ey Nebî..(sav)

Sen yaratılmasaydın, yaratılmazdı âlem, Olmasaydın ey Nebî, yazmazdı Levh'e kalem. Nurunu yarattı Hak, yok iken …

Kapat