Ana Sayfa / Yazarlar / Bediüzzaman’ın Peygamberimiz Romanı -2 / Prof. Dr. Himmet UÇ

Bediüzzaman’ın Peygamberimiz Romanı -2 / Prof. Dr. Himmet UÇ

Bediüzzaman on dokuz bölümlük bir roman yazmış, romancılar gibi epizotları toplamış ve yorumlarla okuyucusuna sunmuş. Klasik anlatımların cansızlığını kaldırmış. Uhud Savaşı’nda Katade ibni Numan’ın gözüne bir ok isabet etmiş, gözünü çıkarıp, Resul-i Ekrem’in yanına gelmiş, mübarek şifalı eliyle, onun gözünü açıp, eski yuvasına yerleştirip, iki gözünden en güzeli olarak hiçbir şey olmamış gibi, şifa buldu.

Onun koca bir doktorlar ve hastahane külliyesi gibi elleri her hastaya, yaralıya şifa verir. Hazreti Ali’nin Hayber kalasının fethinin savaşında gözleri hastalıktan çok ağırır. Resulullah tükrüğünü gözüne sürdüğü sırada, şifa bularak hiçbir şey kalmadı. Sabahleyin Hayber Kalası’nın pek ağır demir kapısını çekip elinde kalkan gibi tutup Hayber kalasını fethetti.

Bir âmâ Resulullahın yanına gelir ve gözlerinin açılması için dua ister. Resulullahın dediklerini yapar ve geldiğinden gözleri açılmıştır. Muavviz ibni Afra Ebu Cehil tarafından bir eli kesilir, Bedir gazasında. O da öteki eliyle elini tutup, Resullullahın yanına gelmiş, Resulullah yerine yapıştırdı, birden şifa gitti. Şehit oluncaya kadar harbetti. Sahih hadislerde bu şifakâr tavrın bin misali vardır.

Miraciye bahsinin sonundaki Hâtime’de bir cümlesi var harika “Zaman-ı Âdemden şimdiye kadar hiçbir tarih, O’nun gibi bir ferdi gösteremiyor ve gösteremez” Bu kadar olağanüstü bir insan ne tarihe ne mitolojiye ne de hiçbir şeye sığmaz, hepsi ona dar gelir. Elbette o ferdi mümtazdır, diyor Bediüzzaman. Ben de derim ki “elfaz-ı beşer Onun azameti kadrine uygun bir heykel-i mensur dikemez”

Bediüzzaman altın ve elmas ile yazılsa onun elinin nitelikleri layıktır, der. Avucunda küçük taşların zikir ve tesbih etmesi, aynı avucunda küçücük taş ve toprak düşmana top ve gülle hükmünde, onları dağıtması, avunun parmağı ile ayı iki parça etmesi, çeşme gibi on parmağından suyun akması, orduya içirmesi, aynı el hastalara şifa olması, eli bir zikirhane-i sübhani, küçücük bir cephane, eczahane-i rahmani, Kamer‘i celal ile kalktığında parçalaması, abı kevser akıtan bir çeşme. Hâlık-ı Kâinat yanında ne kadar makbul olduğunu gösterir.

Resul-i Ekrem’in yanına ne kadar mecnun gelmişse O onların sinesine elini koymuş, onlar katiyyen şifa bulmuşlar. Elbette müracaat edenler binler olacaktır.

Epizot halkalarının biri de duasının ortaya çıkardığı harikalardır. Bazı defa minber-i şerif üstünde elini kaldırıp indirmeden yağmur yağmış. Peygamberlikten önce küçüklük zamanında Cedd-i Nebi Adülmuttalıp, onun yüzü suyu hürmetine ister yağmur gelirdi. Vefatından sonra Hz Ömer Hz. Abbas’ı vesile eder “Ya Rab bu Senin Habibinin amcasıdır, onun yüzü suyu hürmetine yağmur ver, yağmur gelirdi. Bilim adamları bu insanı incelemeliler; bütün  tabiat, tıp kanunlarını alt üst eden bir insan analiz edip kararlara varmaları gerekmez mi? Bir kurbağanın bedenini şerh eden insanlar bu olayları da şerh etmeliler.

Duası İbn-i Abbas’ı tercüman-ül Kur’an yapmış, hizmetçisi Enes’e dua etmiş, mal ve evladı artmış. Kimine mal ve evlad ve kazanç için dua etmiş hepsi olmuş. Ebu Hureyre onun duası ile hiçbir şeyi unutmaz hale gelmiş. Fars padişahı Onun mektubunu parçalamış, ona beddua etmiş, mülkü parçalanmış.

Hayvanat taifesi de ölüler, cinler melaikeler onu tanıyor ve peygamberliğini tasdik ediyorlar. İki güvercin mağaranın kapısında yuva yapar, örümcek ise perde yapar. Güvercinler onun başı üzerinde gölge yaparlar. Dacin denen kuş hane-i Saadette hiç hareket etmez edebinden. Bir kurt çobanı vefatından sonra ne yer ne içer ve ölür. Bir ceylan Resulullah ile konuşmuş ve risaletine şehadet etmiş.

İhtiyar bir kadının vefat eden biricik oğlu için dua ister, O dua eder, adam kalkar yemek yer. Bedir savaşında beş bin melaike sahabeler gibi savaşmışlar. Hame isminde ihtiyar bir cinnî gelip ona iman eder. Onu öldürmeye çok yaklaşan insanlar bir bakışı ile hezimete uğrarlar. Şeybe ibni Osman kılıcını Onun arkasından kaldırdı, peygamberimiz ona baktı ve elini göğsüne koydu.” O dakikada ondan daha sevgili bir adam benim için olamazdı” dedi imana geldi.

Bediüzzaman’dan harika bir cümle “bütün devair-i saltanat-ı İlahiyede, melekten tut ta sineğe ve örümceğe kadar her bir taife, Onu tanır ve bilir veya bildirir”

İlginizi Çekebilir

Kadınlara Yakışan En Güzel Meslek Anneliktir / Vehbi KARA

Dünyanın en zor fakat en güzel mesleklerinden bir tanesi şüphesiz anneliktir. Annelik karşılıksız sevgi ve …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Bini Bir Para / M. Nuri BİNGÖL

- 15 Temmuz Kahramanlarına- Düzlükleri duman bürümüş, tepeleri sis kavramıştı. Sesler, uğultular ötelerden, ötelerin ötesinden esermiş …

Kapat