Ana Sayfa / Yazarlar / Bir “Çarıkçı İhsan Ağa”, Bir de “Sarı Gardiyan” Lazım / Oğuz CANDARLI

Bir “Çarıkçı İhsan Ağa”, Bir de “Sarı Gardiyan” Lazım / Oğuz CANDARLI

Yaklaşık altı yıl kadar önce, o gün 88 yaşında olan, nur yüzlü, güngörmüş, eski bakırcı esnaflarından Mehmet Eşkil amcayla tanıştırdı Rabbim, bir dostu vesile kılarak.
Kendisinden çok hatıralar dinledim, bir kısmını olsun yazmak istedim, tarihe not düşülsün, adı yaşasın, hatıraları bize ve bizden sonrakilere ders olsun diye.
Orhan Salcı kardeşimiz, Mehmet amcamızdan  iki-üç hatıra yazıp www.kastamonur.com sitesinde yayınladı diye hatırlıyorum.
Her hafta gitsem, her gün gitsem bıkmayacağım, bıkılmayacak bir insan..
O kadar arzulamama rağmen, bir kaç aydır ziyaretine gidememiştim, gecen hafta çat kapı gittim..
“Hocam rüyada beni gördünüz mü, diye sordu ciddi ciddi.
“Dün akşam ya da evvelki akşam “yahu hocam nerelerdesiniz, diye seslendim, söylendim, bu gün siz geldiniz” dedi..  
Bu gün Cuma Namazından sonra tekrar gittim, ikindiye kadar hayattan, gençlikten, ihtiyarlıktan, hastalıktan, saglıktan, dünyadan, ahiretten oradan buradan konuştuk, halleştik..
Sohbetin sonlarına doğru konu Kastamonu’dan açıldı.
Mehmet amca iki hatıra anlattı peş peşe..
İkisini de yazmadan edemedim.
“İnönü’nün Kastamonu’yu ilk ziyareti. (Aralık 1938, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk ziyaretini Kastamonu’ya gerçekleştirmiş.)
Halkevi, (bu günkü Halk Egitim Merkezi) yeni yapıldı, daha etrafı da tam bitirilememişti.
İnönü, içerde konuşuyor, içeri sığmayan halk dışarda.. Dışarıya da hoparlör koymuşlar, sesi geliyor, dinliyoruz.
Konuşma bittikten sonra içerde, çarık / ayakkabı imalatçısı, kültürlü hamiyetli Çarıkçı İhsan Ağa söz alıp; Karabük’e kadar henüz yapımı tamamlanmış demiryolunun Kastamonu’ya kadar uzatılması ricasında bulunuyor.
İnönü, istek sahibine kızmadan, kırmadan; “Gerektiğinde dağları deler yine yaparız. Ama bu gün lüzumu yok, ihtiyaç yok.” diye cevap veriyor..”
Mehmet Amca, o günkü ülke şartlarını, ekonomisini vb çok iyi bilen birisi.
Ülke nüfusununun o günleri ile bu günlerini kıyaslamak için başka bir hikaye daha anlattı:
“Bülbül, derlerdi, iyi bakırcı ustamız vardı, benim de ilk ustamdı.
Bir gün cezaevine, bakır bir kazan yapımı için davet etmişler.
Sarı lakaplı, Trabzonlu bir gardiyan vardı. Yanından ayrılmıyor, sürekli müdahale ediyormuş; ‘Şöyle olacak, böyle olacak, böyle olmayacak vb’ 
Usta kızmış, “yahu kardeşim, usta sen misin ben miyim? Karışma da işimi yapayım” diye çıkışınca gardiyan; “Usta! Memleketin nüfusu tam 17 milyon.
Sen olmazsan başkası gelir yapar” demiş.”
Tam 17 milyon..
Çarıkçı İhsan Ağa kadar memleket sevdası, ufku, fikri, gayreti, hamiyeti olmayan günümüz Kastamonu eşrafına, siyasetçisine, bürokratına, Stk’larına vb,  Gardiyan Sarı gibi biri çıkıp memleket nüfusunun 80 milyon olduğunu hatırlatmalı değil mi?..

İlginizi Çekebilir

Türkiye’deki Kesintisiz Darbe Süreci / Vehbi KARA

“Eşek olmaya gör, sırtına semer vuran çok olur” demiş atalarımız. Biz de tam bu söze …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Men edilen münazara

KAZANANI OLMAYAN MÜNAZARA “Tartışmanın galibi yoktur” denilir. Özellikle hakikatin ortaya çıkması ya da hâkim olmasından …

Kapat