Ana Sayfa / RİSALE-İ NUR & BEDİÜZZAMAN / Nurdan Hatıralar / “Bizim Makamatı Ele Geçirip Dünya Cihetinde Tahakkuk Ettirmek İstediğimiz Bir Gayemiz Yok”

“Bizim Makamatı Ele Geçirip Dünya Cihetinde Tahakkuk Ettirmek İstediğimiz Bir Gayemiz Yok”

Bunu paylaşınız

HZ. BEDİÜZZAMAN SİYASETE NASIL BAKIYOR

Emirdağ ll’deki lahikalarda bunun dersi var.

Merhum Zübeyir Ağabeyden : “Üstadımız Eski Said’de bir parça siyasete girmiş” veya Osmanlıyı meşrutiyetle bir hamle yaptırıp yeniden ihyasına çalışmış.

Sonra küfrü mutlak demek olan materyalist felsefe taarruz edip memleketimize de istibdad-ı mutlak tarzında girince Hz. Resulüllahın (A.S.V.) emr-i manevisi ile – mealen – “ben o zamanda gelse idim, en mutena bir yere çekilir; Kur’an dan iman bürhanlarını çıkarıp (bu asrın küfrü mutlak mümessili olan ) o süfyana onunla mukabele ederdim.” fermanı mucibince ve kader-i İlahinin sevkiyle Barla’da iman bürhanlarının istihracına bi avnillah say ediyor. Bütün kuvvetiyle ve letaifiyle Kur’an’a teveccüh etmek için “euzübillahimineşşeytani ve siyaseh” diyor.

Sonra yüz senede olacak inkılap Kur’an nurlarının mucizekâr kılıncı ile on senede netice veriyor. Tarihte emsali olmayan bir müdebbiriyetle (şimdi komitecilik diyorlar) o istibdad-ı mutlak devrinde idam taleb ve tehditleri ve sıkı takibat altında .. yirmi kere zehirlemeler de olduğu halde çoğu el yazması altı yüz bin nüsha eser hem telif, hem neşrediliyor.

Binnetice bir derece hürriyetin tahakkuku ile istibdat yıkılıyor.

Hz. Üstad nur erkanları Ağabeylere: “Ben otuzbeş senedir siyasete bakmıyorum. Şimdi Risale-i Nur meclise girmiş bir derece bakıyorum, size izin yok.” buyuruyor.

Çünkü: mesleğini ve cemaatini HİZBÜ’L- KUR’AN olarak -emri Kur’ani ile- tesis etmiş. Siyasete ve dünyaya bulaştırmıyor.

Hatta elliden sonra gençlik arkadaşı Eşref Edip Bey ziyaretine geldiğinde – adeta lisanı hal ile “Üstadım hani o gençliğinizde verdiğiniz müjdeler ne zaman tahakkuk edecek”- istifsarına :

“KARDEŞİM BEN MUVAFFAK OLDUM. BEN KIYAMETE KADAR BU HİZMETİ KUR’ANİYE’Yİ VE İMANİYEYİ OMUZUNDA TAŞIYACAK BİR CEMAATİN ZUHURUNA ÇALIŞTIM; O CEMAAT VÜCUDA GELDİ, BEN MUVAFFAK OLDUM.” buyuruyorlar.

(…)

1965 seçimleri arefesinde S. Demirel merhum Av. Bekir Berk Ağabeyi çağırıp: “Bekir Bey biz kitleyi AP de toplamak istiyoruz. Sizin arkadaşlar için de on beş kişilik bir kadro(!) ayarladık. Siyasete girmek isteyen arkadaşları bize bildirin. Onları merkezden gösterelim.” Diyor.

Merhum Bekir Ağabey: “Ben kafadan iş yapamam. Arkadaşlarla istişare etmem lazım” deyip gelip merhum Zübeyir Gündüzalp Ağabeye teklifi naklediyor.

Müdebbiri azam Üstadımızın müdebbiriyet ve sıddıkıyetle mümtaz talebesi merhum Zübeyir Ağabey cevap olarak: “KARDAŞIM! BİZİM CEMAAT OLARAK MAKAMATI ELE GEÇİRİP DÜNYA CİHETİNDE TAHAKKUK ETTİRMEK İSTEDİĞİMİZ BİR GAYE YOK. Üstadımız Menderes’ten ne istemişse onu isteriz:

Bir: komünistlere karşı sağlan dursunlar

İki: Kur’an’a hizmet eden Nur Talebelerine ilişmesinler.

Üç : Ayasofya’yı ibadete açsınlar” diye cevap veriyor.

Bunu paylaşınız

İlginizi Çekebilir

“Selam Kardeşim”

Yeni Zelanda’daki ilk şehidin, terörist katilin kamerasına yansıyan hoşgörüsüydü bu cümle. Ne o caninin içindeki …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Nurdan Hatıralar, Risale-i Nur Mesleğinin Esasları, Yazarlar
Ethem Bey / Vehbi KARA

Bu toprakların en cesur ve yürekli askerlerinden bir tanesidir Ethem Bey. Kuva-i Milliyenin kuruluşundan düzenli …

Kapat