Ana Sayfa / Yazarlar / Buram Buram Feminizm Kokuyoruz

Buram Buram Feminizm Kokuyoruz

Bunu paylaşınız

Şeriat Devleti Kurulmadan Şeriat İstiyor musun?

1- Kocasından boşanan ve sınırsız nafaka alan kadın, bu nafakayı almaya hak sahibi değilsin. Bu hak-(sızlıktan) vaz geçmiyorsan şeriat bekleme! Çünkü şeriat kapını çalmış ama açmak istemiyorsun.

2- İslamda miras (öncelikli olarak) anne- baba, karı – koca ve kız-erkek çocukların hakkıdır. Şimdiki düzenlemede Anne-baba çocuklar olduğu için miras alamıyor. Şeriat mı istiyorsun? Haksız yoldan aldığın mirası diğer sahiplerine teslim et.

3- İslamda miras taksimi bellidir. Yasal düzenlemede ise tüm oranlar eşittir. Eşitlik her zaman adalet değildir. Git ve sana fazladan verileni sahibine iade et.

4- Kızların mirastan payını vermeyip, onları bir sepet yumurtaya ya da 250 liraya ikna edip milyonları vermeyen erkek, şeriat falan beklediğin yok senin! Git ve kız kardeşinin hakkını tam ver.

5- Borcunu ödeme imkanı olduğun halde nasılsa senet yok, belge yok diyerek bugün yarın erteleyen esnaf, senin de şeriat beklediğin yok. Şeriat: Senin gidip borcunu canı gönülden vermendir.

6- Şeriat bekleyen gençler, flört yapmak, halvet, gizli nikah, nikah öncesi birliktelik vb. Durumların hepsi haramdır. Bunun için şeriat beklemene gerek yok.

7- Milletin arazisini haksız yere ya da hileyle zimmetine geçiren yetkili kişi, bu sözüm de sana! Milletin arsasını üç kuruşa alıp, iskan ve imar çıkarıp milyonlarca liraya sahip olman ticaret değildir. Dolandırıcılıktır, fesattır. Bunun telafisi ne Hac ne de umre’dir. Şeriat, hileyle değerlendirdiğin bu arsaları eski sahiplerine eski fiyatıyla vermendir.

8- Müşteriye malın kusurunu söylemeyen esnaf, şeriatı çok beklersin! Şeriatın ne olduğunu gayet iyi biliyorsun.

Şeriat sadece üç beş tane had cezası değildir. Şeriat gelsin diyorsun ama bana gelmesin diyorsun. Şeriat önce gönüllere girer, sonra ülkelere girer. Şeriat gönlümüze hakim oldu mu?

***

Musibeti gizlemek gerekir.

Kıymetli arkadaşlar, değerli dostlar başa gelen her türlü meseleyi insanlara arz etmek doğru değildir. Hazreti Yakup misali tüm şikayetlerimizi Allah’a arz edelim.

Kaza yapan, hasta olan, evine hırsız giren, ayağına iğne batan, öksürük krizine giren, ehliyetini kaybeden, başından en ufak bir olay geçen, anası, babası veya yakını ölen hemen sosyal medya üzerinden herkese duyuruyor.

Başımıza bir musibet gelmiş olabilir. Bu musibeti anlatarak ikiye üçe çıkartmayalım. Müslüman ahlakı bu olmasa gerek. Ama bu konuda yeterli kadar islam ahlak bilgisine sahip olmadığımız için bunu yapıyoruz. İslam ahlakında dertler, musibetler ve sıkıntılar ulu orta anlatılmaz. Hatta bazı Hadisi Şeriflerde aç olduğunuzu bile söylenmez, diye geçiyor.

İslam ahlakı güzeldir. Ahlakımızı Kuran ve Sünnetten alalım. Sosyal medyadaki ahlaktan değil.

***

Buram buram feminizm kokuyoruz.

(إِن یَدۡعُونَ مِن دُونِهِۦۤ إِلَّاۤ إِنَـٰثࣰا)

Onlar Allah’ı bırakıp dişilere/kadınlara tapıyorlar. (Nisa Sûresi 117) 

İslam, kadınlara onurlarına, kişiliklerine ve dişiliklerine uygun bir şekilde haklar tanımıştır.

Bu hakları yerine getirmekle sorumlu olanlar müslümanlardır.

Kadın, öncelikle İslamın kendisine çizdiği sınırları bilmelidir. Sınırlarını bilmediği zaman haksızlığa uğrar. Burada ilk sorumlu kişi kadındır. Zira kendi sınırları içerisinde değildir. Kendi sınırları içerisinde haksızlığa uğradığı takdirde haklı ve hakkını almalı ve bunun için mücadele etmelidir. Ancak erkeklerin hakkını almaya çalışıp üstüne bir de mağdur olunca, bu mağduriyet kolay kolay çözümlemez.

Kadınların haklarını savunduğunu iddia eden femen grupları kadınları daha da mağdur ediyor. Kadınlar haklıyken haksız duruma düşüyor.

Femen, kadının cinselliğini her gösteride alet ediyor. Kimsenin cinsel objesi değiliz düşüncesini çıplak bir şekilde ifade ederek, cinselliği ön plana çıkarıyor.

Meşru haklarını gayrimeşru yöntemlerle kazanmaya çalışıyor.

Malesef, feminizm evlerimize kadar girdi. Okullara girdi. Dini kurumlara kadar girdi. Erkeklerle aynı safta namaz kılarız diyerek camilere kadar girdi.

Bunu paylaşınız

İlginizi Çekebilir

Kamu Denetçiliği Kurumu 28 Şubat Mağdurlarının Yaralarını Sarıyor

Türkiye Büyük Millet Meclisi Kamu Denetçiliği Kurumu, çok önemli bir karara imza atarak 28 Şubat …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Edebiyat mı, Bediiyyat mı?

Edebiyat bir ırmak ki türlü parıltılarla asli maksadına, bin bir şırıltı tonu ile akar gider. …

Kapat