Ana Sayfa / Yazarlar / Çağımızın Hubb-u Câh Hastalığı / Şeyma EROL

Çağımızın Hubb-u Câh Hastalığı / Şeyma EROL

Hubb-u câh bildiğimiz üzere makam sevgisi, şöhret düşkünlüğü demektir ve ihlâsı kıran en büyük maraz-i ruhiyedir. Peki makam sevgisi deyince aklımıza tek gelen şey koltuk sevdalısı olmak mıdır? Hayır bundan ibaret değildir.

Çoğumuzda hubb-u câh vardır; kimimiz sosyal medyada tanınmak ister, kimimiz devlet nezdinde bir dereceye sahip olmak ister, kimimiz televizyonda boy göstermek ister ve keza. Kimileri müstesna ki onlar nefs-i emmare damarı okşanmadan insanları irşad etmek için ilmiyle fayda sağlamak ister. Fakat hubb-u câh vartasından kurtulamayan ehl-i ilim bakış açısını sadece makam ve mevkiye yönelttiği için Hakk’ın rızasını değil halkın rızasını kazanma gayesinde olur.

Bediüzzaman Hazretleri bize bu hubb-u câh afetinin doğuracağı neticeleri şöyle dile getirmiş: “İşte hubb-u câha meftun ve şöhretperestliğe mübtela adam, hadsiz bir cemaatin nazarında esfel-i sâfilîne düşer. Ehemmiyetsiz ve müstehzi ve hezeyancı bazı serserilerin nazarında, muvakkat ve menhus bir mevki kazanır.
 ﺍَﻟْﺎَﺧِﻠﺎَّٓﺀُ ﻳَﻮْﻣَﺌِﺬٍ ﺑَﻌْﻀُﻬُﻢْ ﻟِﺒَﻌْﺾٍ ﻋَﺪُﻭٌّ ﺍِﻟﺎَّ ﺍﻟْﻤُﺘَّﻘِﻴﻦَ
sırrına göre; dünyada zarar, berzahta azab, âhirette düşman bazı yalancı dostları bulur.”

Ve yine Bediüzzaman Hazretleri bize bu maraz-ı ruhiye ilgili bir ihtar bırakmış: “Teveccüh-ü nâs istenilmez, belki verilir. Verilse de onunla hoşlanılmaz. Hoşlansa ihlası kaybeder, riyaya girer. Şan ü şeref arzusuyla teveccüh-ü nâs ise; ücret ve mükâfat değil, belki ihlassızlık yüzünden gelen bir itab ve bir mücazattır…”

Bu durumda bizlere bu hubb-u câh zehrinden kurtulmak için tahkikî iman ve ihlas ilacını almak elzemdir.

Biz de Bediüzzaman Hazretleri’nin talebelerinden Zübeyir Gündüzalp’in dediği gibi diyelim ki;
“Büyük adam, Allah’ın rızasından başka hiçbir şeyi gaye edinmemiş ve nefsine; “Ey nefis! Takva ve amel-i sâlih ile Hâlıkını razı etti isen, halkın rızasını tahsile lüzum yoktur. O kâfidir.”

İlginizi Çekebilir

Türkiye’deki Kesintisiz Darbe Süreci / Vehbi KARA

“Eşek olmaya gör, sırtına semer vuran çok olur” demiş atalarımız. Biz de tam bu söze …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
İki Galileo; Bediüzzaman, Şerif Mardin ve Cumhurbaşkanı / Prof. Dr. Himmet UÇ

Şerif Mardin'in ardından... Eleştirel Bakış ve Şerif Mardin Dünya’da Türkiye’de nesnel eleştiriyi muhafazakârlar değil başkaları …

Kapat