Ana Sayfa / KASTAMONU / İz Bırakanlarımız (Sayfa 4)

İz Bırakanlarımız

Mirliva Sadık Paşanın Hâl Tercemesi / Prof. Dr. Mehmet Serhat YILMAZ

Daha önce bu sayfada “Mirliva Sadık Paşa’nın Terekesi-I” ve “Mirliva Sadık Paşa’nın Terekesi-II” başlıkları altında Plevne kahramanlarından Sadık Paşa hakkında iki yazı yazmıştık. Hicrî 1309-1311, Miladî 1892-1894 yılları arasını kapsayan 4553 Numaralı Kastamonu Şer’iyye Sicil Defterini yüksek lisans tezi olarak yaptırmış, söz konusu sicilin içerisinde Sadık Paşa’nın terekesini nde bulunduğunu …

Devamını Oku »

Taşköprülü Mehmed: Savaşın ve Esaretin Günlüğü / Prof. Dr. M. Serhat YILMAZ

Birinci Dünya Savaşı yıllarında askere alınan Taşköprülü Mehmed isminde bir yedek subayın günlüğü, onun gözünden savaş yılları, yaşadıkları ve gözlemleri… Eseri, Harp tarihi ve edebiyatının günlük/anı türünün güzel bir örneği… Kimdir Mehmed? Bir asır önce içimizden birisi. Kastamonu Taşköprülü, bir asır önce gençliği harp dönemine gelen ihtiyat zabitlerinden birisi. Eserin …

Devamını Oku »

Bizim Somuncu Babamızdı Hüseyin Eroğlu / Ferhan Çarpraz

Hacı Amca’yla 1993 yılında tanışmıştım. O zamanlar tıfıl bir lise öğrencisiydim, Çevre Dostları Kulübümüz vardı. Kendine has fikirleriyle sanki bilim kurgu filminden bir oyuncu günümüze ışınlanmıştı. “Gün gelecek hapishaneler boşalacak… Yerlere altın sersen bakan olmayacak… Türkiye Cumhuriyeti pasaportu sahibi olmak ayrıcalık olacak… Ağaç diktiğin anda bir anda büyüyecek” diyordu. Hatta zaman yolculuğunun Zülkarneyn’le bağlantısı onun da …

Devamını Oku »

Ahmed Hicrî Efendi

Ahmed Hicrî Efendi (Tosya; d.1292/1875-ö.1338/1920) Kastamonu âlim ve şairlerinden Ahmed Hicrî Efendi, babası Hasan Rüşdi Efendi’nin Tosya’da müderris bulunduğu 1875 yılında burada doğmuştur. Rüşdi Efendi, Devrekâni’nin Çalkaya köyü Ali İmamoğulları’ndan Abdullah Efendi’dir. Ahmed Hicrî Efendi iyi bir eğitim görmüştür. Kastamonu’da Atabey Medresesi Müderrisi İskilipli Ali Rıza ve bu zat ölünce …

Devamını Oku »

BALLIKZADE AHMET MAHİR EFENDİ’YE BİR MEKTUP SURİYE 1911-SURİYE 1917 / Nail Tan

BALLIKZADE AHMET MAHİR EFENDİ’YE BİR MEKTUP SURİYE 1911-SURİYE 1917 Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Felsefesi (E) Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Kara, takdir ettiğim değerli bir bilim adamıdır. Her yazısı, yeni bilgilerle doludur. Kastamonu ve Safranbolu’ya ilgisi fazladır. İstanbul’da yayımlanan Derin Tarih dergisinin Ocak 2017 sayısındaki “Halep’ten Mektup Var” başlıklı …

Devamını Oku »

Hasan Ünsî Efendi Hz. – II / Can Alpgüvenç

“Elli bir yıl içinde, tekkesinden sadece üç defa çıktı!” Önceki yazımızda sizlere, “Kişinin, özendirmek gayesiyle kendi halinden söz etmesi övünmek ve benlik değildir,” diyerek, insanın, Allah ve Kur’an yolunu sevdirmek amacıyla yaptıklarını başkalarına anlatmasının kibir ve gurur sayılmayacağını söyleyen bir “Gönül Sultanı”nı, Ünsî Hasan Efendi Hazretleri’ni tanıtmaya çalışmıştım. Bu yazımızda …

Devamını Oku »

Hasan Ünsî Efendi Hz. – I / Can Alpgüvenç

“BÜLBÜLEM HOŞ ZÂRA GELDİM, GÜLSİTANIM ANDADIR!”  Bunda hemân bu nişânım özge şânım andadır.  Ünsiyâ kân-ı enis fahri bu Ünsî dediler *** “Çün bu yere aslımı ben sora geldim, ben gârib.Bu yazıda sizlere, bir ilâhisinde Cânı buldum dertli oldum ol Lokman’ım andadır!” gibi beyitlerle çağıldayan; Pîr-i Sâni Karabaş Veli Hazretlerinin, “Otuz …

Devamını Oku »

Abdürrezzak Bâhir Paşa

“Tavukçubaşı damadı” denmekle bilinen Kastamonulu Reisu’l-Küttab Hacı Mustafa Efendi’nin oğludur. Ulemadan Hafid Mehmed Efendi’nin amcası, Âşir Efendi’nin kardeşidir. Tahsilini ikmalden sonra devlet hizmetine girerek yükselmiş ve Reisu’l-Küttab olmuştur. Bükreş barış görüşmelerine osmanlı temsilcisi olarak katıldı; Rusların öne sürdüğü ağır şartlar üzerine antlaşmayı imzalamadan döndü. Azledilerek (1774) Kütahya’ya sürüldü. Defterdar eminliğine …

Devamını Oku »

Hattat Nûrî Korman

Kastamonu’nun Taşköprü Kazası’nın Kozluca Karyesi ahâlîsinden olup Sultan Mahmud Hân-ı Sânî’nin irtihâli eyyâmında İstanbul’a hicret etmiş olan Zâ’imoğlu Alî Ağa’nın oğlu olarak H. 1285/M. 1868-1869 seneside Ortaköy’de dünyaya gelmiş olan Nûrî Korman, henüz kırk günlükken getirildiği Beşiktaş’ta vefâtına kadar ikamet ettiğinden, Türk hattatları meyânında “Beşiktaşlı” nâmı ile yâd olunmuştur. Abbas …

Devamını Oku »

Hamamcı Kadı Salih Reis ve Paşa

AK SAKALLI HAMAMCI KADI SALİH REİS 13 HAZİRAN 1921 günü sabahleyin MUHİTTİN PAŞA yine Yarbaşı’na gelmiştir. Çekek yerindeki kaynaşmayı, kayıkçıların gayretini, halkın yardımını sevinç dolu göz yaşlarıyla seyretmiştir. Çevresindekiler bombardıman hikayeleri anlatırken, Paşanın gözleri kıyıda bir noktaya takılmış, kalmıştır. Cephane yükünü boşaltan, mavi boyalı bir denk kayığı başında, lacivert zıpkasının …

Devamını Oku »

Şeyh Muslihüddin Vahyî Efendi ve Mi’râcü’l-Beyân’ı

Şeyh Vahyî Efendi ve Mi’râcü’l-Beyân’ı Vahyî Efendi’nin hayâtına dâir elimizde detaylı bilgi bulunmamaktadır. Muslihüddin Vahyî Efendi, Kastamonu’da doğmuş, burada yaşamış ve yine burada vefât etmiştir. Doğum ve vefat târihleri belli değildir. Ancak, bilinen tek eseri Mi’râcü’l-Beyân’ın yazıldığı 1014/1605-6 târihine bakılacak olursa, onun XVI. yüzyılın ikinci yarısıyla XVII. yüzyılın ilk yarısında …

Devamını Oku »

Senâyî

SENÂYÎ (d.?/?-ö.?/?) divan şairi Senâyî, Fâtih Sultân Mehmed devri şairlerindendir. Hayatı hakkında kaynaklarda ayrıntılı bilgi yoktur. Gelibolulu Âlî ve Tuman, onun Kastamonulu olduğunu söylemiştir. Latîfî Tezkiresi’nin tenkitli neşrinde “Kastamonıdan” yerine “Bolıdandur” kelimesinin niçin tercih edildiği ise belli değildir (Canım 2000: 656, 204). Ehl-i cihettendir. Çok güzel sesi vardır. Camilerde mu’arriflik …

Devamını Oku »

Kadı Nuri Efendi

NÛRÎ, Nûrî-i Kâdî (d.?/?-ö.?/?) Osmanlı âlimi ve divan şairi Kastamonuludur. Fâtih Sultân Mehmed döneminin ilim sahibi makbul kadılarındandı. Fetva alanında (İmam-ı Azam’a nispetle) ikinci Numân olarak anılırdı. Eyüp’teki Dârü’l-Hadîs’in ilk müderrisi olan Arab Çelebi’nin babasıdır. Fâtih devrinde vefat etmiştir. Üç dilde şiir söylerdi. Ancak Latîfî’ye göre (Canım 2000: 549) şiirleri zamanla …

Devamını Oku »

İbrâhim Efendi (Aşçı Dede)

Kastamonulu olup, Erzincan’a yerleşmiş velîlerdendir. İsmi İbrâhim bin Halil bin Muhammed Ali Bey’dir. 1828 (H.1244) senesinde İstanbul’da Kandilli’de doğdu. Bir hac seferinde Medîne’de vefât ettiği ve orada defnedildiği nakledilmiştir. Babası Muhammed Ali Ağadır. Dedesi Kastamonulu Uzun Halil Ağa demekle meşhûr bir zât olup, yeniçeri devrinde Anadolu Hisarında köy ağası gibi …

Devamını Oku »