Ana Sayfa / KÜLTÜR – SANAT – FİKRİYAT

KÜLTÜR – SANAT – FİKRİYAT

Kur’an-ı Kerîm’de Müminlerin 50 Özelliği

Müminlerin Kur’an’da Geçen 50 Özelliği 1-Allah’ın adı anıldığında kalpleri ürperirler. / Enfal-2 2-Allah’a asla şirk koşmazlar. / Furkan-68 3-Namuslarını (ırzlarını) korurlar. / Furkan-68 4-(Hiçbir türlü) zinaya asla yaklaşmazlar. / Mü’minun -5 5-Namazlarını huşu içinde ve doğru olarak kılarlar. / Mü’minun 2,9 6-Anne ve babalarına “öf” bile demezler. / İsra-23 7-Boş …

Devamını Oku »

Yusuf Toprak Ağabey

Kastamonu Risâle-i Nur Talebelerinden Yusuf TOPRAK  Not: Merhum Yusuf Toprak ağabeyi daha iyi tanımak için oğlu Sabri Toprak ile Abdülkadir Badıllı Ağabeyin alttaki mülâkatını okumanızı bilhassa tavsiye ederiz.  Siirt’in, Kurtalan ilçesine bağlı Garzan’da dünyaya gelen Yusuf Toprak, burada idadi ve medrese tahsili görmüştür. Bir müddet Garzan PTT Müdürlüğü görevini de yapan …

Devamını Oku »

Telfîk ve Hükmü Hakkında

1. Makale  Telfik Telfik, L.f.k. kökünden türeyen ve tef’il babından mastar olan telfik kelimesi, sözlük anlamı itibarı ile; “bir kumaş parçasının bir ucunu diğer ucuna birleştirerek dikmek, uydurmak, süslemek, ulaşmak, iltihak etmek, anlamamak, elde edememek” gibi anlamlara gelmektedir. Giriş Nihai sınırını aşan her şey zıddına inkılap eder. Hayatın bütün şubelerinde …

Devamını Oku »

Mevlid Kandili Muhasebesi ve Niyazı / Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan

Mevlid Kandili Muhasebesi ve Niyazı

Prof. Dr. İsmail Lütfi Çakan

Gerçek şu ki içlerinden, kendilerine Allah'ın ayetlerini okuyan, (kötülüklerden, yanlış inançlardan ve inançsızlıktan) onları arındıran, kendilerine kitap ve hikmeti öğreten bir Peygamber göndermek suretiyle Allah, müminlere büyük bir lütufta bulunmuştur..."

Allah Teâlâ’ya hamd ü senâ, Resulü Hz. Muhammed Mustafa’ya salât u selâm, âl ve ashâbına ve onların yoluna güzelce tabi olanlara saygı ve ihtiram ile sözlerime başlarım.

Dostlar,

Gelin, bu Mevlid Kandilinde sizinle birlikte biraz düşünüp, söyleşelim, dertleşelim.

Devamını Oku »

Hasâisü’n-Nebî nedir?

Hasâis kelimesi, “bir şeye veya bir kimseye sadece onda bulunan bir özellikle üstünlük nisbet etmek” anlamındaki hass (husus) mastarından isim olan hâssıyyetin çoğulu olup “meziyetler ve üstün özellikler” demektir. (Lisânü’l-Arab, “hşş” md.) Hasâisü’n-Nebînin Kur’an ve Sünnet’te birçok delili vardır. Özellikle Ahzâb sûresinin yarısı (28-59) Resûl-i Ekrem aleyhissalatü vesselama ait hükümlerden bahseder. Yine Resûlullah’a gece namazı kılmasını emreden âyette “sana mahsus …

Devamını Oku »

Musahere / muhatene ve hurmet-i musâhere nedir?

Sıhrî hısımlık, evlenme yoluyla meydana gelen akrabalık; kadının kan hısımlarıyla koca arasında kurulan akrabalık. “Sıhr” kelimesi sözlükte “damat” ve “enişte” anlamlarına gelmektedir. Buna göre, bir kimse kızının veya kızkardeşinin evlenmesiyle kayınpeder ve kayınbirader olarak o kişinin sıhrî hısmı olur. Musahere; kan bağından değil, akidten doğan bir hısımlık şeklidir. Karı kocadan …

Devamını Oku »

Mevlidin Dindeki Yeri ve Osmanlıda Mevlid Bayramı

Mevlidin Dindeki Yeri

Mevlid okumanın/okutmanın asıl amacı, Efendimiz'in dünyayı şereflendirmesinden ötürü duyulan sevinci ortaya koymaktır. Kainatın, yaratılmasından kıyamete kadar geçirdiği/geçireceği en önemli zaman dilimi olan bu günden ötürü sevinç duymanın ve bunu meşru bir yolla ortaya koymanın dinen bir sakıncası bulunmamaktadır.

Öyle zannediyoruz ki insanlık tarihinin hiç bir döneminde, günümüzde olduğu kadar kavram kargaşasına rastlanmamıştır.

Devamını Oku »

Zıhar nedir?

Zıhâr, fıkhî terim olarak: Erkeğin kendi karısını veya onun boynunu ya da yarısını veya üçte birini, kendisine nikâhı ebediyen haram olan bir kadına veya o kadının bakılması caiz olmayan bir organına benzetmesidir. Bir kimsenin karısına “sen bana anamın sırtı gibisin” diyerek, onu kendisine haram kılması. Zihar, “zehr” kökündendir, kelime anlamı …

Devamını Oku »

Manas Destanı’nın Vatanı: Kırgızistan

Yazan: Prof. Dr. Ahmet KAVAS İstanbul Medeniyet Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Asya’nın merkezinde, Manas Destanı’nın doğduğu ülke olan Kırgızistan, 3000 yıllık tarihiyle Türk toplumları içerisinde en köklü geleneğe sahip olanların başında gelir. Kırgızların tarihleri hakkında ayrıntılı bilgi bulunmamakla birlikte genel hatlarıyla Asya’nın merkezinde yaşadıkları bilinmektedir. MÖ II. yüzyılda devletleştikleri, ancak …

Devamını Oku »

Bu Hayat Zorluk/Sıkıntı Üzerine Kurulmuştur

Yazar: Soner Duman Sabah okula giderken arabanın radyosunda “Beled” sûresi okunuyordu. Orada geçen bir âyet öteden beri dikkatimi çeker. Okula geldiğimde ilk iş eldeki tefsirlerden bu âyetin nasıl yorumlandığına bakmak oldu. Âyet şu: “Muhakkak ki biz insanı sıkıntılar / şiddetli durumlar / zorluklar / imtihanlar içinde yarattık.” (Beled, 4) Baktığım tefsirler …

Devamını Oku »

Felak Suresi Hakkında

Hakkında Medine döneminde inmiştir. 5 âyettir. Felâk, sabah aydınlığı demektir Nüzul Mushaftaki sıralamada yüz on üçüncü, iniş sırasına göre yirminci sûredir. Fîl sûresinden sonra, Nâs sûresinden önce Mekke’de inmiştir. Medine’de indiğine dair rivayetler varsa da (bk. Şevkânî, V, 615) üslûp ve içeriği bakımından Mekkî sûrelere benzediği görülür. Konusu Sûrede bazı …

Devamını Oku »

Bütün Melekler Günahsızdır

… Bazı âlimler ise, meleklerin masum olduğunu gösteren bu ve benzeri avdetlerin  sadece onlann peygamberlere ve Cenâb-ı Hakk’a yakın mertebede bulunanlarıyla ilgili olduğunu söylemişlerdir. Diğer meleklerin mâsum olmadığını söylerken de tarihçilerin ve müfessirlerin, meleklerin de günah işlediğine dâir zikrettiği bazı rivayetlere dayanmışlardır. İnşallah biz bu rivayetleri az sonra bu bahiste …

Devamını Oku »

Mü’minin şerefi; gece namazı

Müslümanlar Gece Namazlarıyla Ruhlarını Takviye Ederler Gecenin sükûna erdiği vakitte uykudan kalkıp Allah rızası için ibadet etmesi, Kur’an tilaveti yapması, tesbihatta bulunması ve dua ederek insanın rabbiyle iletişim kurması ve bunu hayatının her gününe yayarak içselleştirmesi kişinin yetişmesine, ruhen olgunlaşmasına, sabır ahlakı kazanmasına, küfre karşı direncinin artmasına ve gönül dünyasının …

Devamını Oku »

Ezan Hakkında

Yazar: Vehbi KARAKAŞ Ezanın Anlamı  “Ezan” du­yur­mak, çağırmak demektir. Ezan, na­maz va­kit­le­ri­ni bil­di­ren ve Müslümanları cemaatle namaz kılmaya davet eden söz­ler­dir. Meş­ru­iye­ti ki­tap[1] ve sün­net[2] ile sa­bit­tir. Ezan, Al­lah’ın son­suz bü­yük­lü­ğü­nü, Hz. Mu­ham­med’in (s.a.v) O’nun el­çi­si ol­du­ğu­nu bildirmekte, tüm in­san­lı­ğı kâ­inat­ta en yük­sek ha­ki­kat olan ima­na, on­dan son­ra da na­ma­za da­vet etmektedir. …

Devamını Oku »