Ana Sayfa / KÜLTÜR – SANAT – FİKRİYAT / Tebessümlük-Tefekkürlük

Tebessümlük-Tefekkürlük

Nedir İlmin Başı?

Yazar: İrfan ÖZTÜRK Vaktiyle köyün birinde Deli Hüseyin diye anılan bir adam varmış. Yirmi yaşına varan Deli Hüseyin evlenmiş, düğün yapmış. Düğün gecesi, nikâh kıymaya gelen iki hocaefendi bir dînî mesele hakkında güzel bir sohbete başlamışlar. Genç Hüseyin hayran hayran bu mubâhaseyi dinlemiş, o yaşına kadar geçirdiği zamana hayıflanmış, içinde …

Devamını Oku »

Aklı, Kalbi, Ruhu Aktif Etmek

* Sen kendine hükmedemezsen, senin aklınla sana hükmederler. * Affetmek; kölelikten ve dimağın işgalinden kurtulmaktır. * Düşüncelerin (tasavvurların) kendisi enerji partikülleri, paketleridirler. * Niyet, nazar, dua, tevekkül, teslim enerjidir kendileri. Zikir, sohbet, tefekkür, rabıta, murakabe. * Dimağımızın meratibleri, frekansları farklı farklı olmakla beraber elektrik üreten dinamolar gibidirler. * Hayatına şu …

Devamını Oku »

Herşeyi Olduğu Halde İnsan Niçin Mutlu ve Huzurlu Değil?

Mutluluğun bir sebebi, minnettarlıktır. Minnettarlık olması için verilen nimetleri fark etmek lazım. Bir nefes almak nedir? Astım hastalarına sormak lazım. Doktardan izin almadan şehri terk etmenin ne olduğunu diyaliz hastalarına sormak lazım. Sıhhatin ne olduğunu kanser hastalarına sormak lazım. İnsanlara dikkat edersen her şeyleri var ama mutlu değiller. Minnettar değiller …

Devamını Oku »

İncili Çavuş’un İncilerinden

Padişah Madişah Günün birinde, devrin Padişahı (muhtemelen Birinci Ahmet) ; bu usûl ve üslubun hikmetini anlamaya çalışmış. “Yahu İncili, bıktım senin bu m’li tekrarlarından. Ev’i anladık da mev neyin nesi; elbise tamam da melbise ne demek; padişah belli amma madişah kim oluyor?” diye çıkışmış. İncili Çavuş, kendisinden bekleneni yapmış; Padişah’ı …

Devamını Oku »

Türk Dizilerinden Öğrendiğimiz(!) 11 Şey

Türk Dizilerinden Öğrendiğimiz On Bir Şey(!) Televizyonda gösterilen dizilerin, çocuklarımız ve gençlerimizin eğitimi ve ahlâkı üzerindeki olumsuz ve yıkıcı etkisinin gerçekten farkında olsaydık her birimiz evimizdeki televizyonları camdan aşağı atar veya baltayla parçalardık. İşte dizilerden öğrendiğimiz 11 şey: 1- Kaç yaşında olursan ol eğer bir sevgilin yoksa eziksin. 2- Önemli …

Devamını Oku »

Hırsın Sonu

Merhum Kastamonulu İsmail Hakkı Yılanlıoğlu beyefendi (1918-1992) anlatıyor; “Hadise gerçek olduğu için şahısların isimlerini yazmıyorum. Bir Apartmanda oturuyorlardı, daireleri de aynı katta idi. Komşu oldukları için birbirlerinin hallerinden haberdardılar. Karşı komşuları dul hanım zengindi ve fakat kanser hastalığına tutulmuştu. Hayatından ümit kesilmişti. Daha yatağa düşmemişti ama kurtulmasına imkân yoktu. Karı-koca, baş başa verip …

Devamını Oku »

Mısır Vilayeti’nden Dersaadet’e Bir Zürafa Hikayesi…

Sultan II. Mahmud’u güldüren bir garip zürâfa hikâyesi Mısır Vilayeti’nden Dersaadet’e Bir Zürâfa Hikayesi… 1823-24 yıllarında Habeşistan’da yakalanan ve Kavalalı Mehmed Ali Paşa tarafından dönemin padişahı II. Mahmud’a hediye olarak gönderilen zürafanın ilginç ve bir o kadar da eğlenceli hikaye…  Araştırmacı – yazar Yusuf Çağlar’ın kaleme aldığı makale, saray eşrafı …

Devamını Oku »

Miskin Derviş ve Horasan Âmidi’nin Köleleri

“Yoksul bir derviş Herat’ta Horasan Âmidi’nin* süslü püslü kölelerini gördü. Onlar Arap atlarına binmişler, altın sırmalı elbiseler giymişler, daha başka çeşitli süslerle süslenmişlerdi. Derviş, bunlar hangi beğlerdir? Nerenin pâdişahlarıdır? diye sordu. Ona dediler ki: -Bunlar beğ değil, Horasan Amid’inin köleleridir. Yoksul derviş başını göğe kaldırdı: -Allah’ım, dedi, kula bakmak nasıl …

Devamını Oku »

Nuayman b. Amr ve Tebessüm

Yazar: A. Ali URAL “Çok gülmek kalbi öldürür,”1 hadisine dayanarak yüzümüzü asamayız. “Çok” kelimesine dayanarak tebessüm etmek yakışır bize. Su bile çok içildiğinde zehre dönüşüyor. “Çok gülmeyin,” sözünü “Gülmeyin,” olarak anlamak olsa olsa sevimsizleştirir bizi. Güler yüzlü bir peygamberin ümmetine asık suratlı olmak yakışmaz. Hz. Ali, “Kişiyi asık suratlılıktan kurtaran şakalaşmada …

Devamını Oku »

Padişah ve Av Köpeği

Pâdişahın husûsî nazarlarına mazhar olmuş bir av köpeği vardı. Avcılıkta mâhir ve usta idi. Pâdişah, ona son derece değer verir ve her ava çıkışında onu mutlaka yanına alırdı. Tasmasını mücevherlerle süslemiş, ayaklarına altın ve gümüşten yapılmış halkalar ve bilezikler taktırmıştı. Sırtı da sırmalı atlas bir çulla kaplıydı. Bir gün pâdişah, yine onu …

Devamını Oku »

Ünlü Hattatlarla İlgili 11 Anekdot

Meşhur Hattatlarla İlgili On Bir Anekdot Sultan II. Beyazıt’ın Şeyh Hamdullah’tan talebi Şeyh Hamdullah, dayısı meşhur hattat Celaleddin Amasi’nin kızıyla evlenmiş, bir kızı ve kendisi gibi hattat olan Mustafa adlı bir oğlu olmuştur. Sultan II. Bayezid tahta çıkınca (886/1481) onun daveti üzerine ailesiyle birlikte İstanbul’a göçen Şeyh Hamdullah , sarayda …

Devamını Oku »

Haram Lokma Yiyen Asker Haramî Olur

Sultan İkinci Murad Han bir ara maddî yönden biraz sıkıtıya girmişlerdi. İhtiyaç miktarı parayı da Çandarlı Halil Paşa’dan borç olarak almıştı. Padişahın Çandarlı’dan borç aldığını görünce Fazlullah Paşa, Sultan Murad Han’a şöyle bir teklîfte bulunmaktan kendini alamaz şöyle der:  – Devletlü Sultanım, padişahlara hazine gerektir. İzin verir ve ferman buyurursanız, …

Devamını Oku »

“Bu güvercinler seni oyaladı”

İlme Uçuran Güvercinler İmam Mâlik çocuktu. İlme de kardeşi Nadr gibi rağbet etmemekte, güvercinleriyle oyalanmaktaydı. Çocuk daha… Güvercinler uçuyor, onu da oyuna uçuruyorlardı.  Onun için varsa güvercinler yoksa güvercinler. Başka bir şeyle ilgilenmiyordu. Kardeşi Nadr ise ilimle meşguldü. Bir gün babaları onlara bir soru sordu. Bu soruya Nadr doğru cevap …

Devamını Oku »

İplere Düğümlenen Hadisler

İmam Mâlik, hocası İbn Şihâb ez-Zührî’den hadis bellemeye o kadar meraklıydı ki derse oturduğunda yanında daima kalın bir iplik bulundururdu, ezberlediği hadisleri düğümlemek için. Hocasının Peygamberimiz (sas)’den rivayet ettiği her hadis-i şerif için bir düğüm atardı. Ders bittiğinde öğrendiği bu hadisleri o attığı düğüm sayısına göre teker teker tekrarlayarak, düğümlerle …

Devamını Oku »