Ana Sayfa / KÜLTÜR – SANAT – FİKRİYAT (Sayfa 5)

KÜLTÜR – SANAT – FİKRİYAT

“Cuma namazını kılmayanların Allah iki yakasını bir araya getirmesin.” anlamında bir hadis var mı?

Evet, bu anlamda bir söz, uzun bir hadis rivayetinin içinde geçmektedir. Söz konusu hadis şöyledir: “Ey insanlar, ölmeden önce Allah’a tövbe ediniz. (Başka işlerle) meşgul olmadan önce de sâlih ameller işlemeye çalışınız. Allah’ı çokça zikretmek, gizli ve açık olarak çokça sadaka vermek suretiyle sizin ile Rabbiniz arasındaki bağı-rabıtayı güçlendiriniz. (Böyle yaparsanız) …

Devamını Oku »

Putperest kültüründen özenti yoluyla devşirilmiş bir kelime: İdol

İDOL: Yunancadan Latinceye, oradan da Fransızca ve İngilizceye geçmiş bir kelimedir. Asıl anlamı “put” demektir. İngilizcede mecaz olarak, taparcasına sevilen ve/veya örnek alınan kimse anlamına da kullanılır. Yanlış fikir, aldatıcı kavram mânâsına da gelir. Maalesef bu kelime son yıllarda Türkçemizde de bazı Batı mukallitlerinin gayretleri sonucunda kullanılmaya başlamıştır. Eğer bu kullanımda kastedilen …

Devamını Oku »

Modern Toplumun İhtiyaç Stratejisi

GERÇEK İHTİYAÇTAN SUNİ İHTİYACA Prof. Dr. Saffet KÖSE Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İnsanların üretilen mala olan tutkusunu tahrik eden ve ‘çöldeki adama ısıtıcı, kutuplardakine klima ya da buzdolabı satabilme’ stratejisi üzerine oturmuş olan pazarlama zihniyeti, bilimsel tetkiklerle tespit edilen eğilim ve zaafları merkeze alan reklam araçlarının da gücüyle sun‘î ihtiyaçlar …

Devamını Oku »

Fıkhı “Dünyevîleştirmek”

-Reşid Rıza’nın Ahkâm Tasnifi Çerçevesinde Bir İnceleme- Dr. Özgür KAVAK Öğretmen İslâm dünyasında modernleşme sürecinin başlangıcından itibaren şekillenen İslâm düşüncesi üzerinde, hangi sıfatlarla tanımlanırsa tanımlansın Cemâleddin Afganî – Muhammed Abduh – Reşid Rıza çizgisinin derin etkileri olmuştur. Özellikle Menâr Dergisi’ndeki yazıları vasıtasıyla din bilgini, düşünür, gazeteci ve siyasetçi kimlikleriyle çağdaş …

Devamını Oku »

Resulullah, komşusunun davetine niçin “Hayır” dedi?

Resulullah Efendimiz (s.a.v.) kimsenin davetini geri çevirmez; kim çağırırsa, ayırım yapmaksızın icabet eder ve davet sahibinin hatırını kırmazdı. Fakat bir defasında komşusunun ısrarlı davetini ısrarla reddetti. Sonunda tatlıya bağlanan bu hadiseyi, Resulullahın hizmetinde bulunan Enes bin Malik’ten (r.a.) dinliyoruz: *** Hz. Enes (r.a.) anlatıyor: Resulullahın (s.a.v.) çok güzel çorba pişiren …

Devamını Oku »

Başarı, Bedel, Muhâtara

Yazar: Rasim Özdenören TDK’nın sözlüğünde, başarı: “Kişinin yetenek ve yetişmeye bağlı olarak gösterdiği ansal (zihinsel) ya da eylemsel etkinliklerinin olumlu ürünü” olarak tanımlanıyor. Zihinsel bağlamda bir eser meydana getirmek veya eylemsel bir etkinliğin sonucu olarak savaşta bir zafer kazanmak, öğrenci için sınıf geçmek, spor müsâbakasında gâlip gelmek başarı örnekleri olarak …

Devamını Oku »

Ahmed Cevdet Paşa’dan: Münâzara Âdâbı

ÂDÂB-I MÜNÂZARA BEYÂNINDADIR. Meclis-i münâzarada mûris kelâl ve melâl (yorgunluk ve bıkkınlığa sebep) olacak mertebe itnâb-ı mekâl (sözü uzatma) etmemelidir. Lakin fehm-i manaya (mananın anlaşılmasına) halel verecek mertebe ihtisâr-ı kelâmdan (sözü kısaltmak) dahi ictinab etmelidir. Hele tefehhüm-ü manada tereddüdü câlib olan (mananın anlaşılmasında tereddüde sebep olan) lafz-ı mücmel ve teassür-i …

Devamını Oku »

Şeytan Doldurur!

Yazar: Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI  Cuma bayramına davet eden âyet-i kerîmede bir tâlimat var: “Ey îmân edenler! Cuma günü namaza çağırıldığı (ezan okunduğu) zaman, hemen Allâh’ı anmaya koşun.” (el-Cuma, 9) Bir de şu hadîs-i şerîfi okuyalım: “Namaz için ikāmet getirildiği zaman namaza hiçbiriniz koşmasın. Sakin ve ağırbaşlı bir şekilde yürüsün. Yetişebildiğinizi …

Devamını Oku »

Sırat Köprüsü’nde Neler Olacak?

Sıraat Köprüsü’den ilk hangi ümmet geçecek? Sırat’tan geçerken müslümanlar nasıl durumlarla karşılacak? Sırat Köprüsü nasıl bir yer ve geçemeyenlerin akıbeti ne olacak? İşte cevapları… Allah Teâlâ onlara bu defa da tanıdıkları sûrette tecellî edip: “Ben sizin Rabb’inizim!” buyurur. Onlar da: “Sen bizim Rabb’imizsin!” der ve O’na (emrine veya meleklerine) tâbî olurlar. SIRAT …

Devamını Oku »

Edille-i Şer‘iyye nedir?

Şer’î deliller, şer’î hükümleri çıkarma yolları. Edille, delil kelimesinin çoğuludur. Delil de, kendisiyle, arzulanan bir amaca ulaşılan rehber, kaynak, dayanak demektir. Usûl-i Erbaa, Edille-i Erbaa da denir. Edille-i Şer’iyye, yahut şer’î deliller, en genel anlamda İslâm hukukunun kaynaklarını teşkil eder. Diğer bir ifadeyle, edille-i şer’iyye, hüküm çıkarmada başvurulan esaslar olarak …

Devamını Oku »

İncili Çavuş’un İncilerinden

Padişah Madişah Günün birinde, devrin Padişahı (muhtemelen Birinci Ahmet) ; bu usûl ve üslubun hikmetini anlamaya çalışmış. “Yahu İncili, bıktım senin bu m’li tekrarlarından. Ev’i anladık da mev neyin nesi; elbise tamam da melbise ne demek; padişah belli amma madişah kim oluyor?” diye çıkışmış. İncili Çavuş, kendisinden bekleneni yapmış; Padişah’ı …

Devamını Oku »

Hz. Peygamber’in Sükûtunun Anlamları

Yazar: Dr. Hüseyin VURUŞKAN Bingöl / Yayladere İlçe Müftüsü ÖZ Bu makalede Hz. Peygamber’in sükûtunun anlam muhtevası ele alınmıştır. Makalede, Hz. Peygamber’in sükûtunun sebepleri ve hangi anlamlara geldiği delilleriyle birlikte tahlil edilmiştir. Neticede Hz. Peygamber’in sükûtunun, takrîrî sünnetin en önemli araçlarından biri olarak şer’î bir kaynak olduğu, bununla birlikte beşerî …

Devamını Oku »

En mühim şey için “Buldum..Buldum!..” diyebilmek…

Yazan: Prof. Dr. Mustafa Nutku “.. Arşimed, yıkandığı hamamdan kendini dışarı atıp; ‘Evreka..Evreka..’ ( Buldum..Buldum..) diye bağırarak sokağa fırlayıp, deli gibi koşmuş!..” Acaba Arşimed o zaman neyi bulmuştu da, kendini böylesine kaybetmişti? Arşimed’le ilgili, onun adını taşıyan fizik kanunuyla birlikte bazen bahsedilen bu eski ve meşhur hikayenin ayrıntısı kısaca şöyledir: …

Devamını Oku »