Seçme Yazılar

Hasan Fehmî’den, 100 Yıl Evvelki Bi̇r Gurbet Ramazanı: JAPONYA’DA RAMAZAN

Dînimizin kudsiyetini takdîre bir vesîle oldu. Dûçâr-ı hayret olarak nihâyet ‘ulemâsı zamân-ı kadîmde Japonlarda dahi aynen böyle bir orûç olduğunu söylemeğe başladılar. Hazırlayan: İbrahim Yasin KUŞ Bugünki hayâtımız bize Ramazânü’l-Mübâreke hulûlünü tebşîr ediyor, ah ne mübârek günler ve ne güzel beşâretler, ve ne kadar ulvî bir rûhâniyyet! Lafz-ı Celâl’de birleşen …

Devamını Oku »

Hüseyin Rahmi Gürpınar: İlk Orucum

HÜSEYİN RAHMİ 98 YIL EVVEL YAZDI: İLK ORUCUM İlk orucumu dokuz  yaşında tuttum. Bu da ömrümde hiç unutamayacağım günlerden biridir. Oruç ben yaşta çocukların ifasına tahammül edemedikleri büyük sevaptır. Eğer bir gün tutmaya dayanabilirsem hacı ninem büyük babamın anası, bu orucu benden bir mecidiyeye satın alacaktı. Çünkü küçüklerin oruçları büyüklerinkinden …

Devamını Oku »

Ölüden Doğan Âlim: Meyyitzâde

Bir baba hamile hanımını bırakıp Allah yolunda cenge gidiyor. Döndüğünde hanımının öldüğünü ve defnedildiğini öğreniyor. Kabre gittiğinde ise ibretlik bir olaya şahit oluyor… İşte büyük Osmanlı ulemasından Meyyitzâde’ye adının verilme sebebi olan ibretlik hâdise… NEDEN MEYYİTZÂDE? Sultan 1. Ahmed Han zamanında yaşamış olan Meyyitzâde, fazîlet ve irfânıyla meş­hur, büyük bir Osmanlı …

Devamını Oku »

Bir Osmanlı Elçisinin Hâtıratından Pari̇s’te Ramazan

Biz Paris’te dolaşırken Ramazan-ı Şerif çıkageldi. Gündüzleri oruç tuttuk, geceleri de cemaatle teravih namazı kıldık. Burada gün erken doğduğundan, beş buçuk saatte imsak oluyordu. İbrahim Yasin KUŞ Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi 17. yüzyılın sonlarına doğru doğmuş, 18. yüzyılı, “Lale Devri” diye isimlendirilen devirde ehemmiyetli vazifeler almış devlet adamlarımızdandır. Fransa’nın başkenti …

Devamını Oku »

Yabancı Fikir Adamlarının Osmanlı-Avrupa Mukayesesi

Melzingirt 16. asırda Osmanlı Devleti ile Avrupa’yı şöyle kıyaslamaktadır: “Kanuni Sultan Süleyman’ın imparatorluğunda adalet hâkim iken Avrupa’da Charles Quint, rüşvetler sayesinde imparator olmuştur. Sultan Süleyman bir gün Süleymaniye Camii’ni inşa ettireceği arsa üzerindeki bir Yahudi’nin evini parasıyla istimlâk etmek istedi. Yahudi bu satışa razı olmadığından Sultan müftüye müracaat etti. Müftünün …

Devamını Oku »

Din Tahripçilerinde Toplum Konusunda İki Ortak Nokta

Yazar: Mustafa Asım KÜÇÜKAŞCI Son dönemlerde yaşadığımız büyük bir problem: Ehl-i sünnet ve’l-cemâatin dışında kalan dînî yorumlar. Kimler ileri sürüyor? Kimi ilâhiyat profesörü, kimi kendini geliştirmiş olduğunu iddia eden hatip / yazar vasfında medyatik kişiler… Televizyon programlarıyla, gazete köşeleriyle, kitaplarıyla, twitleriyle; Kitab’a Sünnet’e aykırı yorumlarını ortaya döküyorlar. Toplumumuzun dînî bilgisi …

Devamını Oku »

Mü’min kalbin yedi özelliği

Mü’min kalbin 7 özelliği Yemenli âlim Abdülmecid Zindani, imanı kalplerin ıslahı olarak değerlendirir ve mü’min bir kalpte bulunması gereken hasletleri sıralar. İslam dünyasının tanınmış âlimlerinden Abdülmecid Zindani, Yemenlidir. Kur’ân-ı Kerim’deki bilimsel gerçekler üzerine yaptığı araştırmalarla ismini duyuran Zindani Yemen’in Bu’dân bölgesinde dünyaya gelir. Kahire’de Ezher’in önemli âlimlerinden dersler alırken bir taraftan …

Devamını Oku »

Merhamet Müminin Şiârıdır

Yazar: Prof. Dr. Âdem Apak حدثنا محمود بن غيلان حدثنا أبو داود أخبرنا شعبة قال كتب إلي منصور وقرأته عليه سمع أبا عثمان مولى المغيرة بن شعبة عن أبي هريرة قال : سمعت أبا القاسم صلى الله عليه و سلم يقول لا تنزع الرحمة إلا من شقي Ebû Hüreyre (ra) …

Devamını Oku »

Güneşi Durdur, Seninle Konuşayım

GÜNEŞİ YERİNDE TUT, SENİNLE KONUŞAYIM Tâbiînîn zahidlerinden olan Amir bin Abdilkikays’dan rivayet edilmiştir: Bir adam kendisine “benimle konuşur musun?” diye sorar. O da ona şöyle cevap verir: “Güneşi verinde tut, seninle konuşayım.” Yani demek istiyor ki, güneşi benim için biraz yerinde durdur, dönmesini engelle; ben de seninle konuşayım.  Çünkü zaman …

Devamını Oku »

Tuzaklara Dikkat

Yazar: Ali Rıza Temel Müslümanlar her konuda titiz ve uyanık olmak durumundadır. Ne aldatan ne de aldanan olmalıdır. Hz. Peygamber (s.a.v.) uyanık müslümanı şöyle tanımlamıştır: “Mü’min bir delikten iki defa ısırılmaz.” (Buhari, Edeb, 83; Müslim, Zühd, 63) Bir delikten yılan veya akrep tarafından sokulan kimse ya o deliği kapatır veya …

Devamını Oku »

Ramazan tenbihnâmelerinde neler vardı?

Şaban ayının sonlarında “Ramazan Tenbihnâmesi” adı altında halka yönelik bir dizi emir yayınlatılarak halk, dinî ve ahlâkî davranışlarına dikkat etmeleri hususunda uyarılırmış, padişah tarafından.. Yazar: Fatma Toksoy  Mübarek Ramazan ayına girdiğimiz şu günlerde bir haber dikkatimi çekti. Bu yıl Ramazan ayında pide fiyatları artmayacak, geçen yılın Ramazan ayının pide fiyatlarıyla aynı kalacaktı. …

Devamını Oku »

Haddi Aşan İyilik Kötülük Doğurur

İYİLİK HADDİ AŞARSA, KÖTÜLÜK DOĞURUR Günlük yaşantıda bizim değer yargılarımızın belirlediği iyi-kötü, doğru-yanlış kavramlarının çerçevesinde bazen iyi ya da doğru olarak adlandırılan fiillerin de ölçüsünü aşması halinde, bizi, istikametten ve vasattan uzaklaştırdığı gözlenmektedir. Hayatta her şeyin ideal olanını, sırat-ı müstakimi ya da doğru yolu temsil eden vasatı maksimum ya da …

Devamını Oku »

Abdülhamid Han’ın Ramazanları ve Hırka-i Saadeti Ziyaret Günleri

Sultan II. Abdülhamid Han’ın kızı Şadiye Osmanoğlu, Babasının Yıldız sarayındaki Ramazan ve Topkapı Sarayında bulunan Hırka-i Saadet dairesi ziyaret günlerini hasretle şöyle anlatıyor: “(Babam) sıhhatli bir erkekti, sağlam bir bünyesi ve idmanlı bir vücudu vardı, küçüklüğümde onun bir defa hastalandığını hatırlarım. Çok az uyurdu. Şafaktan önce kalkardı, beş vakit namazını …

Devamını Oku »

Malına Hükmedenler

Yazar: Fatma Bayram Ramazan bütünüyle bir arınma mevsimidir. Bedenimizi oruçla, ruhumuzu namaz ve Kur’ân’la, malımızı da zekât ve sadakalarla arındırır. Sadaka “sıdk” kökünden gelir ve imanımızdaki sadakati ortaya koyar. Sadaka vere vere sıddık olunur. Malumunuz zekâtı sadece zenginler verir. Çok şükür Rabbimize ki vermenin mutluluğunu yaşamayı sadece zenginlere hasretmemiş; zenginler …

Devamını Oku »