Seçme Yazılar

Ertelenmiş gecikmeler

Yazar: Gökhan Özcan Her gün birçok şey geçiyor içimizden. Bir gün şu meseleye bir el atayım diyoruz mesela, şu meseleyi uzun uzadıya tefekkür edeyim, şu konudaki kitapları ardı ardına okuyayım, uygun vakitte bir vesileyle o kişiye hissiyatımı ifade edeyim, sevdiklerime sevdiğimi söyleyeyim, muhabbetimi kelimelere dökeyim, falanca zatı ziyaret edeyim, elini …

Devamını Oku »

Şeffaflık Toplumu

Toplumun şeffaflaştırılması Artık kişi kendi boyunduruğu altında, ötekisinden mahrum yalnızca kendi kendine kalmıştır; her yandan, her açıdan, hatta herkes tarafından aydınlatılabilir bir şekilde bütün görünürlüğüyle. ​Toplumun şeffaflaştırılması Yazan: HAYDAR BARIŞ AYBAKIR Günümüz sosyal bilim literatüründe, bir analiz metodu olarak kullanılagelen “ben ve öteki” ilişkisi, insan faaliyetlerinin giderek mekanikleştiği bir endüstriyel …

Devamını Oku »

15 Temmuz: Makarnacı Devrimi

Oysa beğenmedikleri makarnacılar daha ilk anda, 81 vilayette yüzbinlerle, sabahlara kadar sokaklara dökülüp onların da, demokrasinin de geleceğini kurtardı. Ben ise 15 Temmuz Devrimi’nde darbeye karşı yürüyen bu yüzbinlerin arasında bir damla olmaktan onur duyuyorum. 15 Temmuz akşamı saat 22:30 civarında, uzun bir yolculuktan dönmüş evimin kapısından içeri adımımı atarken …

Devamını Oku »

İslâm Âleminin Hakiki Bayramı Ne Zaman?

ÂLEM-İ İSLÂM’IN HAKİKİ BAYRAMI Geçtiğimiz asrın başlarına kadar büyük ölçüde iyi giden ve hâkimiyetini devam ettiren İslam Dünyası, Birinci Dünya Savaşı sonunda siyasi hâkimiyetini tamamen kaybetti. En büyük İslam Devleti olan Osmanlı İmparatorluğu, Avrupanın zâlim devletlerince ve yerli işbirlikçilerince beraber dağıtıldıktan sonra, diğer İslam devletleri de gayr-i müslim devletlerin esareti …

Devamını Oku »

Dini sadece Diyanet İşleri anlatırsa ne olur?

Yazar: Ahmet AY Daniel Quinn‘in İsmail’de ‘çeşitlilik’ ve ‘hayat’ ilişkisi üzerine söylediği kıymetli birşey var. Diyor ki Quinn: “Çeşitlilik topluluğun kendisi için bir hayatta kalma faktörüdür. Yüz milyon türün meydana getirdiği bir topluluk, küresel bir felaket dışında, neredeyse herşeyden sağ çıkabilir. Bu yüz milyonun içerisinde dünya ikliminde yirmi santigrat derecelik bir …

Devamını Oku »

Suskunluk sarmalı

Yazar: Sema Karabıyık 11 Kas 2012 Türkiye”de aktif twitter kullanıcı sayısı 3.8 milyon. Hafta içi günde 3.7 milyon, hafta sonu 2.5 milyon twit atılıyor. Bayramlarda, resmi tatillerde twit sayısında ciddi bir düşüş olmalı ki Kurban Bayramı”nın ilk günü ”üç bin takipçi hepiniz birden nereye kayboldunuz” twitiyle çığlık çığlığa takipçilerine ulaşmaya çalışıyordu …

Devamını Oku »

İrfansız ve hikmetsiz bir Sünniliğin vebali kime ait?

Yazar: Mahmud Erol Kılıç Sünniliğin irfansız ve hikmetsiz salt bir fıkıh ekolü haline indirgenmesine şiddetle karşı çıkmamız lazım. Yoksa eriyen ve bir taraftan gizlice Vahhabileşirken diğer taraftan mealcileşen bir yeni Sünnilik anlayışı sahayı kaplamaya başladı. İlginç olan şu ki siyasi olarak birbirine zıt olan laik ve İslamcı söylemlerin bu konuda …

Devamını Oku »

İnsanın neye ihtiyacı var?

Yazar: Selim GÜNDÜZALP (rha) Hayatta en büyük mutluluk, kişinin sevildiğini bilmesidir. — Victor Hugo VAKTİNİZ VARSA saymaya kalkın… Bir deneyin hele. Yazmakla bitiremezsiniz. İnsanın neye mi ihtiyacı var? Çok… Her şeye… Ama en başta; Allah’a ve O’nun sevgisine… İnsan, ihtiyacı bitmeyen bir varlık. Elde olmayan ne varsa hepsi ihtiyaçta var… …

Devamını Oku »

Niye geldik bu dünyaya?

Yazar: Selim Gündüzalp (rha) Bu soruya vereceğiniz cevabı az ya da çok tahmin edebiliyorum. Ama bu bapta demem o değil. Bu defalık bir başka açıdan bakalım bu soruya: Kimimizde az, kimimizde çok. Hepimizde eksik olan bir şeyler var. Bunları gidermeye, noksanlarımızı tamamlamaya geldik bu dünyaya. Nasıl tamam olur, kemale erer …

Devamını Oku »

Din, Güzel Ahlâktır!

Yazar: Mehlika YAGMUR Bir kandil düşünün. İçi islemiş, dışı tozlanmış ve fitilinin yanan kısmı kesilmemiş. Bu bakımı yapılmamış ve körleşmiş kandil dışarıya ne kadar ışık verebilir ki?! “Ben ancak güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim.” (Buhari, Hâkim, Beyhaki) buyuran Resûlullah Efendimiz (asm) bir nevi insanlara kötü hasletlerden temizlemenin yolunu göstermek için …

Devamını Oku »

Bayram… Bir Şetaretli Zaman

Yazan: Fatma Nur Ünlü Sürer Dosta hitaben yazılmış bir mektup der ki: “Sevgili dost! Yaklaşmakta olan bayramın sevinci en çok kime yakışır bilir misin? Şüphesiz çocuklara… Çocukların gözlerinde nice bayramlar vardı ki yatak uçlarında sabahı bekleyen kurdeleli, kemerli, kırmızı rugan ayakkabılarda parlayan o bayramlarda saklı kaldı çocukluğum… Bir bayram sabahının …

Devamını Oku »

Güzel Oğlanlar, Yakışıklı Kadınlar

Erkekler, toplumsal işbölümünün değişmesiyle yitirdikleri iktidar sayesinde özgüvenlerini kaybetti; giderek daha da kararsızlaştı. Kadınlar ise eski düzen karşısında kazandıklarını düşündükleri zaferle giderek daha güçlü ve özgür hissetmeye başladı; erkeklerin rolünü devraldı. Erkeğe benzeyen kadın, kadına benzeyen erkek konusunu düşündüğümde aklıma ilk gelen eser, modern dünya edebiyatının öncü isimlerinden Virginia Woolf’un Orlando’su oluyor. …

Devamını Oku »

Rafadan Yumurta

Yazar: Soner DUMAN Hiç rafadan yumurta yaptınız mı? Mutlaka yapmışsınızdır. Bunun en zor tarafı nedir? İki şeyi çok iyi ayarlamak zorundasınız: Birincisi ateşin kıvamı, ikincisi yumurtanın ateşte kalacağı ve kaynayacağı süre. Eğer bu ikisinde kıvamı tutturamazsanız ya yumurta katı olur ya da beyazı bile katılaşmamış halde cıvık olur. Rafadan yumurta …

Devamını Oku »

Bir Ramazan Gecesi

Yazar: Ruşen Eşref Ünaydın Pencereden İstanbul’un minarelerine bakıyordum: Şurada burada şerefeler birdenbire aydınlanıveriyor, güya karşı ufukta küme küme ateş böcekleri uçuşuyordu. Çocukluğumuzdaki ramazanlar aklıma geldi. O vakit müezzinler iftarlarını bitirirler, yarıma doğru şerefelerden üçüzlü kandiller tane tane sarkmaya başlardı. Gökten damlarken minare boğumlarına takılı kalmış yıldız kırıntıları gibi insana esrarlı birer …

Devamını Oku »

Sultanın Mütevazı Sofrası

Padişah sofrası, Fatih Sultan Mehmed’in saray ve devlet düzenini sağlayan o meşhur kanunnamesinin 35. maddesinde; “Cenab-ı şerifim ile kimesne taam yemek kanunum değildir, meğer Ehl-i iyalden ola, Ecdad-ı izamım vüzerasiyle yerleşmiş. Ben refetmişimdir” der. Buradan anlaşılacağı üzere Sultan Fatih tek başına veya çok yakın olanlarla yemek yiyor ve evvelki padişahlar …

Devamını Oku »