Ana Sayfa / RİSALE-İNUR’DAN

RİSALE-İNUR’DAN

Kastamonu Lâhikası s.10-30

بِاسْمِهٖ مَنْ تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ السَّبْعُ وَالْاَرْضُ وَمَنْ فٖيهِنَّ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ حُرُوفِ رَسَائِلِ النُّورِ الْمَكْتُوبَةِ وَالْمَقْرُوئَةِ وَالْمُتَمَثِّلَةِ فِى الْهَوَاءِ اِلٰى يَوْمِ الْقِيَامِ اٰمٖينَ Aziz, sıddık, mübarek kardeşlerim ve hizmet-i Kur’aniye ve imaniyede ihlaslı ve kuvvetli ve şanlı …

Devamını Oku »

Kastamonu Lâhikası – Takdim

TAKDİM Bu lâhika mektupları –ki Yirmi Yedinci Mektup’tur– Risale-i Nur’un ilk telifi ile başlayıp devam edegelmiştir. Risaleler Barla’da telif edilmeye başlanıp Isparta ve civarındaki kıymettar talebeleri bu risaleleri okumak ve yazmak suretiyle istifade ve istifaza ettiklerinde hissiyatlarını, iştiyak ve ihtiramlarını bir şükran borcu olarak muhterem müellifi Hazret-i Üstada mektuplarla takdim …

Devamını Oku »

Barla Lâhikası s.363-392

Bundan sonraki kısım Hazret-i Üstadın Kastamonu ve Emirdağı hayatında iken yazılan ve el yazma nüshalarda dercedilen mektuplardır. (Risale-i Nur’un faal bir şakirdi olan Ahmed Nazif Çelebi’nin bir istihracıdır ve bir fıkrasıdır. Bunu hem Birinci Şuâ’nın Otuz İkinci Âyeti olarak ve hem Yirmi Yedinci Mektup’un fıkralarında kaydetmek münasip görüldü.) O kendisi …

Devamını Oku »

Barla Lâhikası s.340-362

بِاسْمِهٖ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ Aziz kardeşim Re’fet Bey! Bu sabah namazdan sonra başımı çevirdim, Re’fet Bey’i gördüm zannettim. Geceleyin bir torba bal ve içinde dolu altın, mübarek bir talebeme veriyordum. Arkamdaki zat demek Re’fet Bey’in kalp ve ruhunu taşıyor. …

Devamını Oku »

Barla Lâhikası s.321-340

وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ عَاشِرَاتِ دَقَائِقِ اَيَّامِ الْفِرَاقِ Aziz, sıddık kardeşim! Sana bu defa Yirmi Dokuzuncu Mektup’un Üçüncü Kısmını ve Beşinci Kısmını gönderiyorum. Üçüncü Kısım’da bir sır var. Ramazanda bir saatte, benimle müsevvid zat hasta iken süratle yazılmış. Göreceğiniz …

Devamını Oku »

Barla Lâhikası s.300-321

(Ehl-i dünyanın Üstadımız hakkındaki asılsız üç vehimleri münasebetiyle, bir kardeşimizin ettiği sualine karşı cevaptır.) Üstadımız Barla’da kimsesiz kaldığı için mütalaa edecek kitapları olmadığından dünyadan ümidini kesip âhiret noktasından iman cihetinde, kendi nefsiyle olan mükâlemelerini, düşündüklerini çok defa “Ey nefsim! Ey nefsim!” diye kaleme almış. Ne vakit o vaziyetten, o beladan …

Devamını Oku »

Barla Lâhikası s.280-299

(Hüsrev’e hitaben yazılan bir mektuptur.) بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ اَلسَّلَامُ عَلَيْكَ وَ عَلٰى وَالِدَتِكَ وَ عَلٰى اَخٖيكَ وَ عَلٰى اِخْوَانِكَ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ Aziz, mübarek, sıddık kardeşim! Evvela: Sözler’e başlamadan iki ay evvel gördüğün mübarek rüya çok …

Devamını Oku »

Barla Lâhikası s.262-280

(Üçüncü Mektup’un baş kısmı) بِاسْمِ مَنْ تُسَبِّحُ لَهُ السَّمٰوَاتُ بِكَلِمَاتِ النُّجُومِ وَ الشُّمُوسِ وَالْاَقْمَارِ وَالسَّيَّارَاتِ اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَعَلٰى اِخْوَانِكُمْ وَرَحْمَةُ اللّٰهِ وَبَرَكَاتُهُ بِعَدَدِ النُّجُومِ فِى السَّمٰوَاتِ Aziz kardeşim ve sevgili arkadaşım! Şimdi yüz tabakalık fıtrî bir sarayın en yukarı menzilinde bulunuyorum. Sen de manen burada hazır ol. Bir parça sohbet …

Devamını Oku »

Barla Lâhikası s.241-261

(Hâfız Ali’nin fıkrasıdır.) Üstad-ı Âlîşanım Efendim Hazretleri! On bir nükteyi hâvi Mirkatü’s-Sünne’yi istinsaha muvaffak oldum. Bu ziyadar Lem’a şu zamanda şirk ile imanın ve kötü ile iyinin temyiz ve tefriki için öyle bir gevher mihenk ki memduhu gibi gözler hakikatini görmekte ve akıl hakikatine ermekte hayran ve âcizdirler. Zaten şu …

Devamını Oku »

Barla Lâhikası s.221-240

(Ahmed Hüsrev’in fıkrasıdır.) Sevgili Üstadım! Bu fakir talebenize teselli veren mektubunuzu aldım ve ba’de’t-takbil okudum. Ruhumda hasıl olan manevî yaraların ızdırapları ile çok müteellim olurdum. Her şeyden ziyade hürmet ettiğiniz ve ehemmiyeti dolayısıyla pek fazla itina ettiğiniz şeair-i diniyemize ve sizi severek, hâhişle fîsebilillah emirlerinize itaat ederek, size koşan talebelerinize …

Devamını Oku »

Barla Lâhikası s.202-221

(Hulusi’nin fıkrasıdır.) 18 Receb tarihli, Otuz Birinci Mektup’un Birinci, İkinci Lem’alarıyla Yirmi Dokuzuncu Mektup’un Birinci Remzi’nin Birinci Makam’ını, şabanın birinci günü, yani yazıldığından on üç gün sonra aldım. Demek oluyor ki recebin 18 rakamına, 13 daha ilâve ederek, mübarek mektubun numarasını teyid etmek gibi gaybî bir işaret ibraz edilmiş oluyor. …

Devamını Oku »

Barla Lâhikası s.181-201

(Hâfız Ali’nin fıkrasıdır.) Sevgili Üstadım! Bu defa irsaline inayet buyurulan Hikmetü’l-İstiaze’nin İkinci Kısmını aldım. Sekizinci İşaret’te ispat edilip gösterilen hak ve hakikat, dalalet vâdilerinde uçan serseri mudillerin yollarını pek vâzıh tenvir ile onlara hem kendilerinin ne yaptıklarını hem cadde-i hakikati göstermekle îcazıyla azîm bir mesele tahlil buyuruluyor. Dokuzuncu İşaret’te ise …

Devamını Oku »

Barla Lâhikası s.160-180

(Kuleönü karyesinden elmas kalemli Mustafa’nın kıymettar arkadaşı Hâfız Mustafa’nın fıkrasıdır.) Ey Feyyaz-ı Mutlak ve Vâhid-i Ehad olan Cenab-ı Allah’a giden tarîk-ı müstakim yolunu gösterip pek elemli ve pek hatarlı uhrevî hayatımın kurtulmasına sebep olan Üstadım Efendim! Bundan dört mah mukaddem, Kur’an-ı Hakîm’in elmas, inci dükkânından pırlantaları ve vüs’atimiz kadar uhrevî …

Devamını Oku »

Barla Lâhikası s.146-159

(Risale-i Nur’un tesvidinde çok hizmeti sebkat eden temiz kalpli, ihlaslı, güzel bir hâfız, müdakkik bir hoca olan Hâfız Hâlid’in bir fıkrasıdır.) Risale-i Nur’un müellifi Bedîüzzaman, nadire-i cihan, hâdim-i Kur’an Said Nursî hakkında hissiyatımdan binden birini beyan ediyorum: Üstadım –kendisi– Nur ism-i celiline mazhardır. Bu ism-i şerif, kendileri hakkında bir ism-i …

Devamını Oku »

Barla Lâhikası s.121-146

(Said’in fıkrasıdır.) (Hulusi gibi mühim bir talebemin bana gönderdiği hediyesinin iadesine dair yazdığım bir mektubu, arkadaşlarımın tensiblerine binaen onların fıkraları içinde dercedildi.) بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ Aziz, sıddık, vefadar âhiret kardeşlerim Hacı Nuh Bey, Molla Hamid! Sizler benim …

Devamını Oku »