Ana Sayfa / RİSALE-İNUR’DAN

RİSALE-İNUR’DAN

“O hocanın ‘Aziz’ kelimesine itirazına deriz…”

Bediüzzaman Neden Aziz Tabirini Çok Kullanıyor? “Bedî, Allah’ın ismi değil mi? Bu isim, bir insana verilebilir mi?” gibi art niyetli tenkitlere de cevap olabilecek  Gayr-i Münteşir Mektub 190/265 بِاسْمِهِ ‬سُبْحَانَهُ ‬اَلسَّلاَمُ ‬عَلَيْكُمْ ‬وَ ‬رَحْمَةُ ‬اللّهِ ‬وَ ‬بَرَكَاتُهُ ‬اَبَدًا ‬دَائِمًا Aziz, Sıddık Kardeşim Sabri! O hocanın “Aziz” kelimesine itirazına deriz: Evvelâ: Eskiden …

Devamını Oku »

Ey hapis arkadaşlarım ve din kardeşlerim!

Ey hapis arkadaşlarım ve din kardeşlerim! Size hem dünya azabından, hem âhiret azabından kurtaracak bir hakikatı beyan etmek, kalbime ihtar edildi. O da şudur: Meselâ, birisi birisinin kardeşini veya akrabasını öldürmüş. Bir dakika o hiddet yüzünden milyonlar dakika hem kalbî sıkıntı, hem hapis azabını çeker. Ve maktûlün akrabası dahi intikam …

Devamını Oku »

Onuncu Mektub (İki sualin cevabıdır)

Onuncu Mektub (İki sualin cevabıdır) ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ Birincisi: Otuzuncu Söz’ün İkinci Maksadının tahavvülât-ı zerrat tarifine dair olan uzun cümlesinin haşiyesidir: Kur’an-ı Hakîm’de “İmam-ı Mübin” ve “Kitab-ı Mübin”, mükerrer yerlerde zikredilmiştir. Ehl-i tefsir, “İkisi birdir”; bir kısmı, “Ayrı ayrıdır” demişler. Hakikatlarına dair beyanatları muhteliftir. Hülâsa: “İlm-i …

Devamını Oku »

Rahman ve Rahîm isimlerini öyle bir nur-u a’zam görüyorum ki…

Sekizinci Mektub ﺑِﺎﺳْﻤِﻪِ ﻭَﺍِﻥْ ﻣِﻦْ ﺷَﻲْﺀٍ ﺍِﻟﺎَّ ﻳُﺴَﺒِّﺢُ ﺑِﺤَﻤْﺪِﻩِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ isimleri ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ e girdiklerinin ve her mübarek şey’in başında zikredilmelerinin çok hikmetleri var. Onların beyanını başka vakte talikan, şimdilik kendime ait bir hissimi söyleyeceğim: Kardeşim ben ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ isimlerini öyle bir nur-u a’zam görüyorum ki, bütün …

Devamını Oku »

İslâmiyet, iltizamdır; iman, iz’andır.

Ulema-i İslâm ortasında “İslâm” ve “iman”ın farkları çok medar-ı bahsolmuş. Bir kısmı “İkisi birdir”, diğer kısmı “İkisi bir değil, fakat biri birisiz olmaz” demişler ve bunun gibi çok muhtelif fikirler beyan etmişler. Ben şöyle bir fark anladım ki: İslâmiyet, iltizamdır; iman, iz’andır. Tabir-i diğerle: İslâmiyet, hakka tarafgirlik ve teslim ve …

Devamını Oku »

“Müfessirler Kur’an’ın hakikatını anlamamışlar.” diyen, iki taifedir

Yirmi Dokuzuncu Mektub’dan Birinci Kısım Birinci Nükte: “Kur’an-ı Hakîm’in esrarı bilinmiyor, müfessirler hakikatını anlamamışlar.” diye beyan olunan fikrin iki yüzü var ve onu diyen, iki taifedir: Birincisi: Ehl-i hak ve ehl-i tedkiktir. Derler ki: “Kur’an, bitmez ve tükenmez bir hazinedir. Her asır nusus ve muhkematını teslim ve kabul ile beraber, …

Devamını Oku »

Derleme: Bediüzzaman ve İttihad-ı İslam – 5

Beytin büyük bir mürşidi seni zannediyorlar. Sen de onların fikirlerini musırrâne kabul etmiyorsun, çekiniyorsun. Bu bir tezattır. Hallini isteriz” diye sormaları sebebiyle, onlara cevap olmak üzere, bundan sonra gelecek Mehdî-i Resulün temsil ettiği kudsî cemaatin şahs-ı mânevîsinin üç vazifesi olduğu, bunların imanı kurtarmak, hilâfet-i Muhammediye (a.s.m.) ünvanıyla şeâir-i İslâmiyeyi ihyâ …

Devamını Oku »

On Altıncı Mektup ( Evhamlı Sorulara Cevaplar )

Onaltıncı Mektub ﺑِﺴْﻢِ ﺍﻟﻠَّﻪِ ﺍﻟﺮَّﺣْﻤَﻦِ ﺍﻟﺮَّﺣِﻴﻢِ ﺍَﻟَّﺬِﻳﻦَ ﻗَﺎﻝَ ﻟَﻬُﻢُ ﺍﻟﻨَّﺎﺱُ ﺍِﻥَّ ﺍﻟﻨَّﺎﺱَ ﻗَﺪْ ﺟَﻤَﻌُﻮﺍ ﻟَﻜُﻢْ ﻓَﺎﺧْﺸَﻮْﻫُﻢْ ﻓَﺰَﺍﺩَﻫُﻢْ ﺍِﻳﻤَﺎﻧًﺎ ﻭَ ﻗَﺎﻟُﻮﺍ ﺣَﺴْﺒُﻨَﺎ ﺍﻟﻠَّﻪُ ﻭَﻧِﻌْﻢَ ﺍﻟْﻮَﻛِﻴﻞُ [Şu mektub ﻓَﻘُﻮﻟﺎَ ﻟَﻪُ ﻗَﻮْﻟﺎً ﻟَﻴِّﻨًﺎ sırrına mazhar olmuş, şiddetli yazılmamış.] Çoklar tarafından sarihan ve manen gelen bir suale cevabdır. Şu cevabı vermek benim için hoş …

Devamını Oku »