Ana Sayfa / RİSALE-İNUR’DAN (Sayfa 20)

RİSALE-İNUR’DAN

Hidayet-i Kur’aniyenin Nesîminden Şemme Risalesi / Mesnevî-i Nuriye’den

HİDAYET-İ KUR’ANİYENİN NESÎMİNDEN Şemme Risalesi بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَمٖينَ عَلٰى رَحْمَتِهٖ عَلَى الْعَالَمٖينَ بِرِسَالَةِ سَيِّدِ الْمُرْسَلٖينَ مُحَمَّدٍ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَعَلٰى اٰلِهٖ وَصَحْبِهٖ اَجْمَعٖينَ İ’lem eyyühe’l-aziz! Şu âlem, görünen ve görünmeyen bütün tabakat ve envaıyla لَا اِلٰهَ اِلَّا هُو diye tevhidi ilan ediyor. Çünkü aralarındaki tesanüd böyle …

Devamını Oku »

Mesnevî-i Nuriye’den Onuncu Risale

وَمِنَ اللّٰهِ التَّوْفٖيقِ لِأَقْوَمِ الطَّرٖيقِ Onuncu Risale بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ وَجَعَلْنَاهَا رُجُومًا لِلشَّيَاطٖينِ İ’lem eyyühe’l-aziz! Şu âyet-i kerîmenin yüksek semasına çıkıp sırrını fehmetmek için yedi basamaklı bir merdiven kuruyoruz. Birinci Basamak: Semavatın, melaike ile tesmiye edilen münasip sakinleri vardır. Çünkü küre-i arzın semaya nisbeten küçüklüğü ve hakaretiyle beraber zevi’l-hayat ile dolu …

Devamını Oku »

Tevhidin sayısız bürhanlarından dört muazzam bürhanına işaret / Mesnevî-i Nuriye’den; Nokta

Nokta مِنْ نُورِ مَعْرِفَةِ اللّٰهِ جَلَّ جَلَالُهُ Kırk beş sene evvel telif edilmiş bir risalenin bir kısmıdır. İFADE-İ MERAM Bir bahçeye girsem iyisini intihab ederim. Koparmasından zahmet çeksem hoşlanırım. Çürüğünü, yetişmemişini görsem خُذْ مَا صَفَا derim. Muhataplarımı da öyle arzu ederim. Derler: Sözlerin iyi anlaşılmıyor? Bilirim ki kâh minare başında …

Devamını Oku »

Mesnevî-i Nuriye’den; Şu’le

Şule بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ İ’lem eyyühe’l-aziz! Bütün esma-i hüsnanın ifade ettiği manalar ile bütün sıfât-ı kemaliyeye lafza-i Celal olan “Allah” bi’l-iltizam delâlet eder. Sair ism-i haslar yalnız müsemmalarına delâlet eder. Sıfatlara delâletleri yoktur. Çünkü sıfatlar, müsemmalarına cüz olmadığı gibi aralarında lüzum-u beyyin de yoktur. Bu itibarla ne tazammunen ve ne …

Devamını Oku »

“Hâlık-ı Zülcelal’e karşı ne meziyetin ve ne gibi bir hizmetin var ki seninle meşgul olsun?”

İ’lem eyyühe’l-aziz! İnsanın zihnine bazen şöyle bir vesvese gelir, der: “Sen de âdi ve böcek gibi bir hayvansın. Hayvanlardan fazla ne kıymetin var? Hem de semavat ve arzı yed-i kudretine alan Hâlık-ı Zülcelal’e karşı ne meziyetin ve ne gibi bir hizmetin var ki seninle meşgul olsun?” Bu vesveseye karşı şöyle bir …

Devamını Oku »

Dişlerin kaplanması hakkındaki suale cevap / Barla Lahikası’ndan

(Hulusi Bey’in sualine cevaptır.) (Dişlerin kaplanması hakkındaki suale cevap) 1932 tarihli sualinize şimdilik etrafıyla cevap veremiyorum. Fakat bu mesele ile münasebettar bir iki mesele-i şeriatı icmalen yazıyorum. Şöyle ki: Abdest vaktinde ağzı yıkamak farz değil sünnettir. Fakat gusül hengâmında ağzını yıkamak farzdır. Az bir şey de yıkanmadık kalsa olmaz, zarardır. …

Devamını Oku »

Otuz İkinci Söz; Üçüncü Mevkıf

ÜÇÜNCÜ MEVKIF بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ Şu Üçüncü Mevkıf “İkinci Nokta”dır. O da iki mebhastır. Birinci Mebhas وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ sırrınca her şeyden Cenab-ı Hakk’a karşı pencereler hükmünde çok vecihler var. Bütün mevcudatın hakaiki, bütün kâinatın hakikati; esma-i İlahiyeye istinad …

Devamını Oku »

Otuz İkinci Söz; İkinci Mevkıf

İKİNCİ MEVKIF بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ قُلْ هُوَ اللّٰهُ اَحَدٌ ۞ اَللّٰهُ الصَّمَدُ Şu Mevkıfın üç maksadı var. Birinci Maksat Bir yıldızın tokadıyla yere sukut eden ehl-i şirk ve dalaletin vekili, zerrelerden yıldızlara kadar hiçbir yerde zerre miktar şirke yer bulamadığından, o tarzdaki davadan vazgeçip fakat şeytan gibi vahdete dair teşkikat …

Devamını Oku »

Otuz İkinci Söz Birinci Mevkıf

Otuz İkinci Söz Şu Söz üç mevkıftır. Yirmi İkinci Söz’ün Sekizinci Lem’a’sını izah eden bir zeyldir. Mevcudat-ı âlem, vahdaniyete şehadet ettikleri elli beş lisandan (ki Katre Risalesi’nde onlara işaret edilmiş) birinci lisanına bir tefsirdir. Ve لَوْ كَانَ فٖيهِمَٓا اٰلِهَةٌ اِلَّا اللّٰهُ لَفَسَدَتَا âyetinin pek çok hakaikinden, temsil libası giydirilmiş bir hakikattir. …

Devamını Oku »

İki hayatı imha eden küfr-ü mutlaktan kurtarmak, bu zamanda pek çok ehemmiyetlidir / On Üçüncü Şua’dan

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ Bayramınızı tekrar tebrikle beraber, sureten görüşemediğimize teessüf etmeyiniz. Bizler hakikaten daima beraberiz, ebed yolunda da inşâallah bu beraberlik devam edecek. İmanî hizmetinizde kazandığınız ebedî sevaplar ve ruhî ve kalbî faziletler ve sevinçler, şimdiki geçici ve muvakkat gamları ve sıkıntıları hiçe indirir kanaatindeyim. Şimdiye kadar, Risale-i Nur şakirdleri gibi …

Devamını Oku »

Denizli Mahkemesi Müdafaatından / On İkinci Şuâ

On İkinci Şuâ DENİZLİ MAHKEMESİ MÜDAFAATINDAN … Evet, biz bir cemiyetiz ve öyle bir cemiyetimiz var ki her asırda üç yüz elli milyon dâhil mensupları var. Ve her gün beş defa namazla o mukaddes cemiyetin prensiplerine kemal-i hürmetle alâkalarını ve hizmetlerini gösteriyorlar. اِنَّمَا الْمُؤْمِنُونَ اِخْوَةٌ kudsî programıyla birbirinin yardımına dualarıyla …

Devamını Oku »

Âyet-i Hasbiye’nin mühim bir nüktesidir / Dördüncü Şua

Dördüncü Şuâ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ حَسْبُنَا اللّٰهُ وَنِعْمَ الْوَكٖيلُ Manen ve rütbeten Beşinci Lem’a ve sureten ve makamen Otuz Birinci Mektup’un Otuz Birinci Lem’a’sının kıymettar Dördüncü Şuâ’ı ve Âyet-i Hasbiye’nin mühim bir nüktesidir. İhtar: Risale-i Nur, sair kitaplara muhalif olarak başta perdeli gidiyor; gittikçe inkişaf eder. Hususan bu risalede “Birinci …

Devamını Oku »

Ehl-i velayet, gaybî olan şeyleri bildirilmezse bilmezler / Kastamonu Lahikası’ndan

اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا Aziz, sıddık, müstakim kardeşlerim! Gayet ciddi bir ihtar ile bir hakikati beyan etmeye lüzum var. Şöyle ki: لَا يَعْلَمُ الْغَيْبَ اِلَّا اللّٰهُ sırrıyla ehl-i velayet, gaybî olan şeyleri bildirilmezse bilmezler. En büyük bir veli dahi hasmının hakiki halini bilmedikleri için haksız …

Devamını Oku »

Farz ve vâciblerde, şeair-i İslâmiyede, sünnet-i seniyenin ittibaında, haramların terkinde riya giremez

Aziz, sıddık, hâlis, muhlis kardeşlerim ve hizmet-i Kur’aniyede ciddi, hakiki arkadaşlarım! Bu yakında hem Isparta’da hem bu havalide Risale-i Nur’un İhlas Lem’aları intişara başladığı münasebetiyle ve bir iki küçük hâdise cihetiyle şiddetli bir ihtar kalbe geldi. Riyaya dair üç nokta yazılacak: Birincisi: Farz ve vâciblerde ve şeair-i İslâmiyede ve sünnet-i seniyenin …

Devamını Oku »

Sahabeler hakkındadır / Yirmi Yedinci Söz’ün Zeyli

İlk bölüm için tıklayınız Yirmi Yedinci Söz  Yirmi Yedinci Söz’ün Zeyli Sahabeler hakkındadır Mevlana Câmî’nin dediği gibi derim: يَا رَسُولَ اللّٰهِ چِه بَاشَدْ چُونْ سَگِ اَصْحَابِ كَهْفْ دَاخِلِ جَنَّتْ شَوَمْ دَرْ زُمْرَۀِ اَصْحَابِ تُو اُو رَوَدْ دَرْ جَنَّتْ مَنْ دَرْ جَهَنَّمْ كَىْ رَوَاسْتْ اُو سَگِ اَصْحَابِ كَهْفْ مَنْ سَگِ اَصْحَابِ تُو …

Devamını Oku »