Ana Sayfa / RİSALE-İNUR’DAN (Sayfa 3)

RİSALE-İNUR’DAN

Sünuhat – Tulûat – İşarat; TULÛAT

Tulûat Müellifi: Bedîüzzaman Said Nursî *** İFADE Telepati nevinden, ruhumla şiddet-i alâkası olan bir şahs-ı meçhul, muhtelif ve birbirinden uzak mevzulara dair; birdenbire kibrit yakmak gibi seri sualler soruyor. Ratb ve yâbis karışıyor. İntihab kāriin arzusuna tabidir. *** بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ الَّذٖى قَالَ: وَ لَا تَنَازَعُوا فَتَفْشَلُوا …

Devamını Oku »

Sünuhat – Tulûat – İşarat; SÜNUHAT

SÜNUHAT–TULÛAT–İŞARAT Müellifi Bedîüzzaman Said Nursî   SÜNUHAT İFADE-İ MERAM Bazı âyâtı düşünürken bazı nükteler kalbime hutur ederek nota suretinde kaydettim. Elfazca zengin değilim, israfı da (sevmem), teşrifatçı elfazı (beğenmem), îcazımdan darılma. خُذْ مِنْ كُلِّ شَىْءٍ اَحْسَنَهُ kaidesiyle sana hoş gelen şeyleri al, sana hoş görünmeyeni bana bırak, ilişme!.. Said *** …

Devamını Oku »

Münâzarât

Risale-i Nur Külliyatı’ndan MÜNAZARAT Müellifi Bedîüzzaman Said Nursî Azametli bahtsız bir kıtanın, şanlı tâli’siz bir devletin, değerli sahipsiz bir kavmin reçetesi veyahut Bedîüzzaman’ın Münazaratı TAKDİM Bu Münazarat Risalesi, Hz. Üstad Bedîüzzaman’ın Devr-i Meşrutiyet’te Şark’ta aşiretler arasında seyahat ederken telif ettiği bir eserdir. İlk önce H. 1329’da İstanbul’da Matbaa-i Ebuzziyada tabedilmiştir. …

Devamını Oku »

Hutbe-i Şamiye

Risale-i Nur Külliyatı’ndan HUTBE-İ ŞAMİYE Müellifi Bedîüzzaman Said Nursî   Bu Hutbe-i Şamiye eseri, Üstad Bedîüzzaman Said Nursî Hazretlerinin otuz beş yaşında iken Şam’da, Şam ulemasının ısrarı üzerine Cami-i Emevî’de îrad ettiği bir hutbedir. Çok büyük bir ehemmiyeti haiz olması hasebiyle o zaman Şam’da bir hafta içinde iki defa tabedilmiştir. …

Devamını Oku »

Dîvan-ı Harb-i Örfî

Risale-i Nur Külliyatı’ndan İki Mekteb-i Musibetin Şehadetnamesi veya DİVAN-I HARB-İ ÖRFÎ Müellifi Bedîüzzaman Said Nursî بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ (Yarım asır evvel tabedilen bu müdafaayı şimdi bu asra daha muvafık gördük. Güya o zamandan elli sene sonra bir hiss-i kable’l-vuku ile bir nevi ihbar-ı gaybî olarak hayat-ı içtimaiyeyi alâkadar eden çok hakikatlere …

Devamını Oku »

Muhakemat, Üçüncü Makale; Unsuru’l-Akide

Unsuru’l-Akide Üçüncü Makale بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اَشْهَدُ اَنْ لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَ اَشْهَدُ اَنَّ مُحَمَّدًا رَسُولُ اللّٰهِ Bu kelime-i âliye, üssü’l-esas-ı İslâmiyet olduğu gibi kâinat üstünde temevvüc eden İslâmiyet’in en nurani ve en ulvi bayrağıdır. Evet, misak-ı ezeliye ile peyman ve yeminimiz olan iman, bu menşur-u mukaddeste yazılmıştır. …

Devamını Oku »

Muhakemat, İkinci Makale

Unsuru’l-Belâgat بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ اَلطَّيِّبَاتُ لِلّٰهِ وَ الصَّلَوَاتُ عَلٰى نَبِيِّهٖ İkinci Makale Belâgatın ruhuna taalluk eden birkaç meselenin beyanındadır. Birinci Mesele Tarih lisan-ı teessüfle bize ders veriyor ki: Saltanat-ı Arab’ın cazibesiyle a’cam, Araplara muhtelit olduklarından; Kelâm-ı Mudarî’nin melekesi denilen belâgat-ı Kur’aniyenin madenini müşevveş ettikleri gibi öyle de acemlerin ve …

Devamını Oku »

Muhakemat, Birinci Makale

BİRİNCİ MAKALE Maksada urûc etmek için mukaddimelerden istimdad etmek, ehl-i tahkikin düsturlarındandır. Öyle ise biz de on iki basamaklı bir merdiven yapacağız. Birinci Mukaddime Takarrur etmiş usûldendir: Akıl ve nakil taâruz ettikleri vakitte akıl, asıl itibar ve nakil, tevil olunur. Fakat o akıl, akıl olsa gerektir. Hem de tahakkuk etmiş: …

Devamını Oku »

Muhakemat, Bediüzaman’ın Muhakematı; Mukaddime

MUHAKEMAT Müellifi Bedîüzzaman Said Nursî Marîz bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi veyahut Saykalü’l-İslâmiyet veyahut Bedîüzzaman’ın Muhakematı بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ Cümle tahiyyat, ol Hâkim-i Ezel ve Hakîm-i Ezelî ve Rahman-ı Lemyezelî’ye elyaktır ki bizi İslâmiyet’le serfiraz ve şeriat-ı garra ile sırat-ı müstakime hidayet etmiştir. Öyle bir …

Devamını Oku »

Asâ-yı Musa’dan İkinci Kısım, On Birinci Hüccet-i İmaniye

On Birinci Hüccet-i İmaniye (Yirmi İkinci Söz’ün Birinci Makamı) بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ وَيَضْرِبُ اللّٰهُ الْاَمْثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ ۞ وَ تِلْكَ الْاَمْثَالُ نَضْرِبُهَا لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَفَكَّرُونَ Bir zaman iki adam, bir havuzda yıkandılar. Fevkalâde bir tesir altında kendilerinden geçtiler. Gözlerini açtıkları vakit gördüler ki acib bir âleme götürülmüşler. Öyle …

Devamını Oku »

Asâ-yı Musa’dan İkinci Kısım, Onuncu Hüccet-i İmaniye

Onuncu Hüccet-i İmaniye Yirminci Mektup بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ وَ اِنْ مِنْ شَىْءٍ اِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهٖ بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ لَا اِلٰهَ اِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَرٖيكَ لَهُ لَهُ الْمُلْكُ وَ لَهُ الْحَمْدُ يُحْيٖى وَ يُمٖيتُ وَ هُوَ حَىٌّ لَا يَمُوتُ بِيَدِهِ الْخَيْرُ وَ هُوَ عَلٰى كُلِّ شَىْءٍ قَدٖيرٌ وَ اِلَيْهِ الْمَصٖيرُ …

Devamını Oku »

Asâ-yı Musa’dan İkinci Kısım, Dokuzuncu Hüccet-i İmaniye

Dokuzuncu Hüccet-i İmaniye (Dokuzuncu Şuâ’nın Mukaddime-i Haşriyesi) بِسْمِ اللّٰهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحٖيمِ فَسُبْحَانَ اللّٰهِ حٖينَ تُمْسُونَ وَحٖينَ تُصْبِحُونَ ۞ وَلَهُ الْحَمْدُ فِى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ وَعَشِيًّا وَحٖينَ تُظْهِرُونَ ۞ يُخْرِجُ الْحَىَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَىِّ وَيُحْيِى الْاَرْضَ بَعْدَ مَوْتِهَا وَكَذٰلِكَ تُخْرَجُونَ ۞ وَمِنْ اٰيَاتِهٖٓ اَنْ خَلَقَكُمْ مِنْ تُرَابٍ ثُمَّ اِذَٓا …

Devamını Oku »

Asâ-yı Musa’dan İkinci Kısım, Sekizinci Hüccet-i İmaniye

Sekizinci Hüccet-i İmaniye Münâcat Bu Sekizinci Hüccet-i İmaniye, vücub-u vücuda ve vahdaniyete delâlet ettiği gibi hem delail-i kat’iye ile rububiyetin ihatasına ve kudretinin azametine delâlet eder. Hem hâkimiyetinin ihatasına ve rahmetinin şümulüne dahi delâlet ve ispat eder. Hem kâinatın bütün eczasına hikmetinin ihatasını ve ilminin şümulünü ispat eder. Elhasıl: Bu Sekizinci …

Devamını Oku »

Asâ-yı Musa’dan İkinci Kısım, Yedinci Hüccet-i İmaniye

Yedinci Hüccet-i İmaniye (Otuz Üçüncü Mektup’un On Yedinci Penceresi) اِنَّ فِى السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِ لَاٰيَاتٍ لِلْمُؤْمِنٖينَ Zeminin yüzünü yaz zamanında temaşa edip görüyoruz ki icad-ı eşyada, müşevveşiyeti iktiza eden ve intizamsızlığa sebep olan nihayetsiz sehavet ve bir cûd-u mutlak, gayet derecede bir insicam ve intizam içinde görünüyor. İşte zemin yüzünü tezyin …

Devamını Oku »