Ana Sayfa / RİSALE-İNUR’DAN (Sayfa 30)

RİSALE-İNUR’DAN

Ehl-i dalâletin kazandıkları muvaffakiyet ve gösterdikleri kuvvet ve ehl-i hidayete galebeleri gösteriyor ki

Ehl-i dalâletin kazandıkları muvaffakiyet ve gösterdikleri kuvvet ve ehl-i hidayete galebeleri gösteriyor ki DÖRDÜNCÜ SUAL: Ehl-i dalâletin kazandıkları muvaffakiyet ve gösterdikleri kuvvet ve ehl-i hidayete galebeleri gösteriyor ki, onlar bir kuvvete ve bir hakikate istinad ediyorlar. Demek ya ehl-i hidayette zaaf var, ya onlarda bir hakikat var. Elcevap: Hâşâ! Ne onlarda hakikat var, ne ehl-i hakta zaaf vardır. Fakat,maatteessüf, kàsırünnazar, muhakemesiz bir kısım avam tereddüde düşüp vesvese ediyorlar, akidelerine halel geliyor. Çünkü diyorlar: “Eğer ehl-i hakta tam hak ve hakikat olsaydı, bu derece mağlûbiyet ve zillet olmamak gerekti. Çünkühakikat kuvvetlidir. اَلْحَقُّ …

Devamını Oku »

Bediüzzaman Said Nursi ve Ali Haydar Efendi / Muhammed Numan ÖZEL

Bediüzzaman Said Nursi ve Ali Haydar Efendi (İstanbul’da Risale-i Nur Şakirdlerine Gönderilen Bir Mektubdur.) بِاسْمِهِسُبْحَانَهُ          Aziz, sıddık kardeşlerim Hâfız Emin, Seyyid Şefik, Hoca Mustafa!             Evvelâ: Geçen Leyle-i Beraetinizi ve gelen Ramazanınızı tebrik ederiz.             Sâniyen: Risale-i Nur şakirdlerinin dairesindeki uhrevî kazanç cihetinde manevî şirket hesabına ve her birisi umumun defter-i a’maline hasenat …

Devamını Oku »

Sizin tesanüdünüzü kırıp, ehemmiyetli zarar verebilirler!

Sizin tesanüdünüzü kırıp, ehemmiyetli zarar verebilirler! Aziz, Sıddık Kardeşlerim!             Şimdi muhtelif garazkâr çok cereyanlar perde altında kendilerine tarafdar bulmak ve muarızlarını çürütmek için her çeşit desiseleri istimal ettiklerinden, Nur dairesindeki kardeşlerimize bir hakikatı beyan etmek lâzım geliyor. Tâ ki kudsî hizmet-i Nuriye ve imaniyeye bir zarar gelmesin. …

Devamını Oku »

Risale-i Nur’da Kur’an okumak ve öğretmek

Risale-i Nur’da Kur’an okumak ve öğretmek Madem şuhur-u selâsenin (üç ayların) ve Ramazan-ı Şerif’in içindeyiz, yani ahiret pazarı açılmış, önümüzde var. Bu mübarek gün ve aylarda bizim için en iyi uhrevî ticaret, Kur’an-ı Hakim ve hakikatleri ile meşgul olmaktır. Mektepler tatil, çocuklar ve gençler ekseriya camilerde ve Kur’an kurslarında Kur’an’ı …

Devamını Oku »

Risale-i Nur’da Ramazan-ı Şerif

Risale-i Nur’da Ramazan-ı Şerif BU GÜN ÇOK MÜBAREK VE SEVAPLI RAMAZAN-I ŞERIFI KARŞILAYACAĞIZ, INŞÂALLAH. BU KIYMETLI GÜNLERDE VAKITLERIMIZI ZAYI ETMEDEN KIYMETLENDIRMEYI TAVSIYE EDEN ÜSTADIMIZIN MEKTUPLARINDAN TOPLADIĞIMIZ BAZI PARÇALARI SIZLERLE PAYLAŞMAK ISTIYORUZ. kastamonur.com Ramazanda Huzur-u Kalbîyi Muhafaza Etmek: بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّهِ …

Devamını Oku »

İnebolulu Talebelerinin Üstad’a Bir Mektupları

İnebolulu Talebelerinin Üstad’a Bir Mektupları * Candan sevgili Üstadımız Efendimiz Hazretleri! Günleri takib eden gecelerin gelmesi gibi cihanın karardığı bir anda her şey karanlık, cihanın dört bucağını kaplamış, pâyansız bir dehşet içinde bunu biraz fark edenlerimiz şöyle diyor ki: “Bir hakikat doğacak, bir Nur parlayacak.” Amma akla gelmiyordu ki; herşeyi …

Devamını Oku »

Musibetlerde şikâyete hakkımız yok! / RİSALE-İ NUR’DAN

Musibetlerde şikâyete hakkımız yok! Yirmi Altıncı Sözde sırr-ı kadere dair beyan edildiği gibi, musibet ve hastalıklarda insanların şekvâya üç vecihle hakları yoktur. BİRİNCİ VECİH:Cenâb-ı Hak, insana giydirdiği vücut libasını san’atına mazhar ediyor. İnsanı bir model yapmış; o vücut libasını o model üstünde keser, biçer, tebdil eder, tağyir eder, muhtelif esmâsının …

Devamını Oku »

Üstad Bediüzzaman’ın vefatından önce vermiş olduğu en son ders

Üstadımız Bediüzzaman Said Nursi’yi vefatının 54. yılı münasebetiyle kastamonur.com ailesi olarak rahmetle yad ediyoruz. Umum Nur talebelerine Üstad Bediüzzaman’ın vefatından önce vermiş olduğu en son derstir   Aziz kardeşlerim! Bizim vazifemiz müsbet hareket etmektir. Menfi hareket değildir. Rıza-yı ılahiye göre sırf hizmet-i imaniyeyi yapmaktır, vazife-i ılahiyeye karışmamaktır. Bizler asayişi muhafazayı netice …

Devamını Oku »

Melekler kar tanelerine binip san’at-ı İlâhiyeyi alkışlıyor

Meleklerin bir kısmı küçücük olarak yağmur ve kar katrelerine binip san’at ve rahmet-i İlâhiyeyi kendi dilleriyle alkışlıyorlar. Evet, kâinatın her tarafında, cüz’î ve küllî herşeyde, her nevide, kendini tanıttırmak ve sevdirmek içinde merhametkârane bir haşmet-i rububiyet, elbette o haşmete, o merhamete, o tanıttırmaya, o sevdirmeye karşı şükür ve takdis içinde …

Devamını Oku »

Dördüncü Lem’a – Minhâcü’s-sünne

Dördüncü Lem’a “Minhâcü’s-sünne” bu risâleye lâyık görülmüştür. (“Mes’ele-i İmâmet” bir mes’ele-i fer’iyye olduğu halde, ziyâde ehemmiyet verildiğinden bir mesâil-i îmaniye sırasına girip, İlm-i Kelâmda ve usûlü’d-dinde medâr-ı nazar olduğu cihetle, Kur’ân’a ve îmana âid hizmet-i esasiyemize münâsebeti bulunduğundan cüz’î bahsedildi.) Şu âyet-i azîmenin çok hakâik-i azîmesinden bir iki hakîkatına “İki …

Devamını Oku »

Ben, yalnız hakikatçı ve imancı ve Kur’ancı Risale-i Nur’un bir hâdimiyim / Ahmed Nazif ÇELEBİ

Ben, yalnız hakikatçı ve imancı ve Kur’ancı Risale-i Nur’un bir hâdimiyim. Kastamonu Lâhikası’ndan…   (Ahmed Nazif’in bir fıkrasıdır)   Kıymetli Üstadım! Yüksek şahsiyetinizin aczi ve fakrı içinde inayet-i Rabbaniye ve rahmet-i İlahiye ile Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan’ın i’cazlarını güneşin parlak ve keskin şuaları gibi kalblerimize nüfuz ettiren ve hakaik-i diniye ve …

Devamını Oku »

Nurşin ile Paris aynasında medeniyet mukayesesi

NURŞİN İLE PARİS AYNASINDA MEDENİYETLER MUKAYESESİ Bil Ey Müslüman! Kâfirlerin medeniyetiyle mü’minlerin medeniyeti arasında fark budur ki: Kâfirlerin medeniyeti; dışı içe, içi dışa çevrilmiş bir vahşet-i mahzadır. Zâhirîsi süslü püslü, bâtınîsi çirkin ve pistir. Sureti me’nus, sîreti muvahhiştir. Amma mü’minlerin medeniyeti ise; bâtını zâhirinden daha a’lâ ve ahsendir. Manası, suretinden …

Devamını Oku »

Onbirinci Lem’a – Mirkât-üs Sünneti ve Tiryâku Maraz-ıl-Bid’a

  Onbirinci Lem’a Mirkât-üs Sünneti ve Tiryâku Maraz-ıl-Bid’a   بِسْمِ اللّهِ الرَّحْمنِ الرَّحِيمِ لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنِينَ رَؤُفٌ رَحِيمٌ   (Şu âyetin Birinci Makamı, Minhâc-üs Sünnet; İkinci Makamı, Mirkat-üs Sünnettir.)   فَاِنْ تَوَلَّوْا فَقُلْ حَسْبِىَ اللّهُ لاَ اِلهَ اِلاَّ هُوَ عَلَيْهِ تَوَكّلْتُ …

Devamını Oku »

Hanımlarla Bir Muhavere

  بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ Ehl-i iman âhiret hemşirelerim olan kadınlar taifesi ile bir muhaveredir Bazı vilayetlerde taife-i nisadan samimî ve hararetli bir surette Nurlara karşı alâkalarını gördüğüm ve haddimden pek ziyade, onların Nurlara ait derslerime itimadlarını bildiğim sıralarda, mübarek Isparta’ya ve manevî Medreset-üz Zehra’ya üçüncü defa geldiğim zaman işittim ki; o …

Devamını Oku »