Ana Sayfa / RİSALE-İNUR’DAN (Sayfa 4)

RİSALE-İNUR’DAN

Emirdağ Lâhikası – II s.51-70

بِاسْمِهٖ سُبْحَانَهُ اَلسَّلَامُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ اَبَدًا دَائِمًا Çok sevgili Üstadımız Efendimiz! “Risale-i Nur imha edilmez!” diye yazılan ayn-ı hakikat parçayı Başbakan, Adliye Bakanına ev adresleriyle; yine diğer bakanların da resmî adreslerine gönderdik. Görüştüğümüz mebuslara veriyoruz. Hepsi de bu hususta çalışacaklarını söylüyorlar. Isparta mebusu Senirkentli Tahsin Tola, …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – II s.27-50

Aziz kardeşim! Evvela: Bin mâşâallah, Sözler mecmuasında yanlışlar yok gibidir. Birkaç kelime var ki leffen gönderildi. Sâniyen: Eğer münasip görseniz gönderdiğim bu elli lirayı benim hesabıma mahkemedeki mecmuaların bedeline benim için alınız, gönderiniz. Eğer münasip görmezseniz bu defaki gönderdiğiniz mecmuaların bana mahsus olacak kısmının fiyatına alınız. Sâlisen: Şimdilik Tarihçe-i Hayat’ı mebuslara parasız vermemek …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – II s.6-26

Risale-i Nur Külliyatı’ndan Yirmi Yedinci Mektup’tan EMİRDAĞ LÂHİKASI – 2 (Emirdağ’ında ve Isparta’da Son İkametlerinde Yazılan Mektuplardır) Müellifi Bedîüzzaman Said Nursî Emirdağ Lâhikası-I ile bu Emirdağ Lâhikası-II arasında Nur Müellifi Üstadımız Hazretleri bazı talebeleriyle Afyon hapsine sevk ile orada muhakeme edilmiş ve Afyon hapsinde kaldığı yirmi ay zarfında yazdıkları mektup …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – I s.271-288

Aziz, sıddık kardeşim Re’fet Bey! Evvela: Bazı bize temas eden cüz’î hâdiseler münasebetiyle bir hakikati beyan etmek şiddetle ruhuma ihtar edildi. Şöyle ki: Risale-i Nur hiçbir şeye âlet olamadığını ve rıza-yı İlahiyeden başka hiçbir maksada vesile olamadığını ve doğrudan doğruya her şeyden evvel iman hakikatlerini ders vermek ve bîçare zayıfların ve …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – I s.251-270

Bu defa Nurların galebesiyle ve manevî fütuhatıyla müsadere edilen kitaplarınızı Ankara’nın emriyle size iade etmeleri, büyük bir fâl-i hayırdır. Ve Risale-i Nur’un tam serbestiyetine bir vesile olduğu cihetle, büyük bir fütuhat ve maslahat-ı Nuriye oldu. اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ هٰذَا مِنْ فَضْلِ رَبّٖى Alîl Ali Osman ve Çilingir Ali, Nur’un pek çalışkan …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – I s.230-251

Garibdir ki müstesna olarak her tarafta yağmura ihtiyaç var iken, bu Emirdağı’na mahsus şiddetli bir yağmur ve emsali görülmemiş fındık kadar taneleri büyük ve ekinlere çok faydalı bir dolu geldi. Şimdi yanımda iki Nurcu kardeşler diyorlar ki: “Hem mu’cizatlı Kur’an’ın gelmesi ve Afyon’dan bir nüsha Zülfikar’ın müsaderesi münasebetiyle ehemmiyetli bir …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – I s.212-230

Aziz, sıddık, bahtiyar kardeşim Süleyman Rüşdü! Seni ve kardeşin kahraman Burhan’ı ve senin iki mübarek, masum evladını ve senin hane halkını, Risale-i Nur namına ve umum şakirdler hesabına, ruh u canımızla sizi tebrik ediyoruz. Böyle kudsî ve daimî sevap kazandıracak uhrevî bir hizmete muvaffakıyetinizi, Isparta ve bu memleket istikbalde alkışlayacaktır. …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – I s.190-211

يُوزَنُ مِدَادُ الْعُلَمَاءِ بِدِمَاءِ الشُّهَدَاءِ مَنْ تَمَسَّكَ بِسُنَّتٖى عِنْدَ فَسَادِ اُمَّتٖى فَلَهُ اَجْرُ مِاَةِ شَهٖيدٍ Bu iki hadîs-i şeriften alınan bir ilhamla, Risale-i Nur’u yazmanın dünyevî ve uhrevî pek çok faydalarından, Risale-i Nur’da beyan edilen ve şakirdlerinin tecrübeleriyle tasdik edilen yalnız birkaç tanesini beyan ediyoruz. BEŞ TÜRLÜ İBADET 1- En …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – I s.170-190

Aziz, sıddık kardeşlerim! Evvela: Geçen mübarek Leyle-i Beratınızı ve gelecek ramazan-ı şerifinizi tebrik ederiz. Bu sene Berat Gecesi, Nurcular hakkında çok bereketli ve kerametli olduğuna bir emaresini hayretle gördük. Şöyle ki: Ben Berat Gecesinden az evvel Asâ-yı Musa tashihiyle meşgul iken bir güvercin pencereye geldi, bana baktı. Ben dedim: “Müjde mi …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – I s.150-170

Aziz, sıddık kardeşlerim ve ebed ve hak yolunda hakikatli arkadaşlarım! Kastamonu efelerinden ve Nur’un kahramanlarından ve Safranbolu fedakârlarından size oradan buraya gelen hususi mektuplarına hususi cevap vermeye müstahak ve lâyıktırlar. Fakat halim ve vaktim müsaade etmediğinden vasıtanızla bir kısa cevap verdiğime gücenmesinler. Evvela: Hilmi, İhsan, Emin’in ve Taşköprülü Sadık Bey’in mektupları, …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – I s.131-150

Re’fet Kardeş! Sen de çok safalar geldin ve Risale-i Nur yazısı ile meşguliyetin beni cidden sevindirdi. Hulusi ve Sabri gibi senin de suallerinin Risale-i Nur’da ehemmiyetli neticeleri ve tatlı meyveleri var. Senin yanında bulunan ve risalelerde kaydedilmeyen ilmî parçaları münasip yerlerde veya Lâhika’da yazarsınız. Kardeşlerim! Asâ-yı Musa mecmuasının yazmasında bir tedbir …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – I s.110-130

Aziz, sıddık kardeşlerim! Evvela: Sizleri, birinci vazife-i Nuriyeyi, Asâ-yı Musa’ya ait hizmete başlamanızı tebrik ve Isparta’nızı diyanette ve âdab-ı İslâmiyede geri değil, ileri gitmesini ruh u canımızla tahsin ve tebrik ediyoruz. Sâniyen: Denizli’nin Hüsrev’i Hasan Feyzi’nin Risale-i Nur hakkında ve Risale-i Nur’un aslı ve esası ve madeni olan hakikat-i Kur’aniye ve sırr-ı …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – I s.90-110

Aziz, sıddık kardeşlerim! Manen maruz kaldığım iki şıklı bir sualin cevabıdır: Birincisi: “Neden en ziyade senin şahsın hakkında hüsn-ü zan eden ve sana büyük bir makam veren ve Risale-i Nur’la çok kuvvetli irtibatı bulunan ve sen de onları çok sevdiğin halde, hizmet-i Nuriyenin haricinde senin şahsın ile temaslarını istemiyorsun ve senin …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – I s.70-90

Gayet ehemmiyetli iki meseleyi, sizlere –zekâvetinize itimaden– Risale-i Nur’da müteferrikan parçaları bulunmalarına binaen, gayet muhtasar konuşacağım. Birincisi: Risale-i Nur’un hakiki ve hakikatli bir şakirdi bulunan ve Kur’an-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın kâtibi, bu defa yazdığı mektupta, haddimden bin derece ziyade hüsn-ü zannına istinaden, bir hakikat soruyor. Risale-i Nur’un şahs-ı manevîsinin gayet ehemmiyetli ve kudsî …

Devamını Oku »

Emirdağ Lâhikası – I s.50-69

Aziz, sıddık, metin, sarsılmaz, sebatkâr, fedakâr, vefadar kardeşlerim! Bilirsiniz ki Ankara ehl-i vukufu Risale-i Nur’a ait kerametleri ve işaret-i gaybiyeleri inkâr edememişler. Yalnız, yanlış olarak o kerametlerde beni hissedar zannedip itiraz ederek “Böyle şeyler kitapta yazılmamalı idi; keramet izhar edilmez.” diye hafif bir tenkide mukabil müdafaatımda onlara cevaben demiştim ki: …

Devamını Oku »