Ana Sayfa / Yazarlar / Çocuklarınızla İlgilenin

Çocuklarınızla İlgilenin

Günümüzde en büyük sorun gençlik, neden bu halde bir dönüp sorduk mu sebebi nedir. Ben size söyleyeyim; çoğu sebeb ailelerden kaynaklanıyor. Baba ve anne çocuğunu kursa bırakıyor veya okula. O çocuk ilim ve de okul dersi öğrenecek doğru, çok güzel, ama tamamen bırakmak da doğru değil. Ayrıca ilgilen, sevgini ver, muhabbet duy, bunu belli et, fikirlerine saygı göster, yanlış ise düzgün dille uyar, misallerle izah et. Hayallarini size anlatınca dinleyin, alay etmeyin, bu onun özgüvenini yıkar, hayaller sonsuzdur; insan hayal eder, sonra yaşantısına geçirir. Öyle olmasa Cenab-ı Hak neden insana hayal gibi bir duyguyu versin. Evet sizlerle kısaca çocukluk yaşantımdan ve okuttuğum öğrencilerimi anlatacağım bundan yola çıkarak..

Çocukken Bursa’da üç medrese vardı, çocuklara yoktu, yıl 2003. İki tanesi gündüz sadece umumi ders vardı.. Babam beni ve kız kardeşimi yatılı kursa verdi ama nereye bağlı izah etmedi. Birgün bir hoca geldi, ders yaptı, dinledim. Çocuğum, ama idrak edebiliyorum, ders sonunda sordum nerden ders yaptınız? Ruhul Furkan adlı eserden anladım ki biz nurcuların değil başka cemaatte eğitim alıyormuşuz. Tabi o zaman bizim cemaatin de Kur’ân öğretecek kimse yoktu, evdeki dersimizde yaptığımız 8.Söz, iki kardeşin kuyuya atlaması.. bunlar akılda kalmış. Kursa Küçük Sözler götürdüm arkadaşlarıma da okuyordum çünkü çok hoştu lezzeti ayrı idi. Hocalar çok kızmıştı bana 😓😓🙁 babam hizmet hizmet derken ben nekadar istemiyorum orayı desem de hiç dönüp dinlemedi, umursamadı, oku oku hoca ol. Yurt dışı yurt içi hizmetler.. Bizim ev zaten medrese gibiydi, hergün vakıf abiler bizdeydi, yemek şu bu. Bunlarla uğraşırken beni ihmal etti. Ben ki babama aşırı düşkün biriydim, hocalar bağırıyor herkes içinde aşağılıyor rencide ediyor.

Bir hoca geldi hafızlık için zekiyim diye 6 ayda hafız yapmak istedi beni, sınıf kıskanıyordu, dersimi sabah ilk ben veriyordum, erken bitiyor diye hoca baskı yapınca çıktım. Bıraktım her şeyi. Ertesi yıl kurs idârecesi Arapça için çağırdı, babam yine, git hoca ol.. Gittim. Bir hoca vardı, bana sürekli, siyah giy, diye baskı yapıyordu. O öyle dedikçe nefret ettim çarşaftan, saygı bile duymadım, tarikat ehli insanlardan nefret ettim.

Birgün ilmihal dersine girdik. Şafii olduğum için, hocam şu kitabtan izah eder misiniz, dedim. Kitabı önüme bir fırlattı, Şafii isen onların kursuna git. Bu benim öfkemi arttırdı. Hep şunu derlerdi; namazda aklına şu bu gelirse namazınız olmuyor, cehennemlik oluyorsunuz. O yıl gittikçe kafayı yiyecek hale geldim. Eve geldiğimde hafta sonu dik ve vakur şekilde asla gitmeyeceğim yeter, dedim.

Babam Çin’den geldi, beni evde gördü, ilk defa sakin bir şekilde bana saygı duydu,l; az sabret, bizim üst sokakta yeni medrese açacağız, tadilatta, oraya devam edersin hizmete nurlara felan. Vesvese devreye girmişti, şeytan diyor bak hocalar böyle dedi, namaz kılma boşuna zaten kabul olmuyor, namazı Kur’an’ı her şeyi bıraktım ne acı ki yılda 1 Ramazanda kılıyordum namaz. Böyle sürdü ta ki vesvese bahsini dinleyince kendime geldim. O esnada birgün o bana kötü davranan hoca beni aradı dua istedi, öyle kin tutmuşum ki bana Şafii kursuna git dediği için dedim; kusura bakmayın, ben kendi cemaatimdekilere tek dua ediyorum. Ne kadar yanlış bir cevabım olmuş, oysaki ne diyor Üstadımız fenalığa karşı iyilikle mukabele et, bunu ne geç fark etmişim.

Dua ediyorum kabul olmuyor diye bazen deliye dönerdim. 18 yaşım. Medresede kalıyordum, son kitabım iman ve küfür okuyorum, dua bahsi denk geldi ilk külliyat bitirmem büyük hayra vesile oldu, duanın hikmetini anladım. Sonra nurları okudukça geçmişteki yaşadıklarım bana ders oldu. Uhuvvet, İhlas Risalesi.. iyice anladım tarikat ehli insanlara saygı duydum, sevdim, buna  vesile Üstadım oldu.

Bundan aylar önce bir yurda hocalık yapmaya gidecektim, konu açıldı, kız kardeşim ve ben sitem ettik anneme; sen bizi hiç sevmedin, değer vermedin, kursta iken arayıp sormadın, babamızı desen zaten hizmet hizmet.. Annem, aradan geçen 10 yıl sonra ilk defa bize dedi ki ben her çarşamba arıyordum, hocalarınız telefonu size vermiyordu. Neden bize demedin? Benden nefret edin ama hocalarınızdan nefret etmeyin, ilminizi tamamlayın, diye sustum. Gözlerimiz dolmuştu 😓😓

Ve yurda gittim idareci dedi ki; talebelere kendini sevdir, sonra istediğin kadar hakaret edip kızabilirsin. Ben bu konuda arkandayım. Ben de onca yıl çekmişim, üstelik kıyamam ki vicdanım el vermez, heleki çoğu gurbetçi, yaşları küçük. Benden aylar önce başlayan bir talebem Risale okuma saatinde baktım okumuyor, sebebini sordum, istemiyorum, bilmediğim birinin eserini okumam. Meğer selefi imiş. Dedim, şöyle yapalım al Asa-yı Musa’yı 10 sayfa oku, yanıma gel, söz bizzat senle ilgilenicem konuşucam. Aylarca kimse bu kıza Nurları anlatıp zerre ilgilenmemiş.. Hergün ayrı ilgi vs böylelikle şükür kitabını bitirdi. Çoğu öğrenci dertliydi, çünkü sıkıntı şu; zengin çocuklara değer veriliyor her hatası kapatılıyor, torpil.. Buna sürekli müdahale ediyordum çünkü mesleğimizde şefkat esas, en birincilik düstur Allah rızası geliyor. Evet kendi hayatımdan alıntı yaptım, çünkü hayatta tecrübe olmazsa bunları yaşamasaydım belki davama daha sıkı sarılmayacaktım, namazımı şuurla kılmayacaktım ve siyaha olan sevgim başlamayacakt. Bazen imtihan yaşarız, olgunlaşmak, kemale ermek için. Babam ve annem bizim ahiretimizi düşündüğü için ama unuttukları birşey vardı, bize hiç sorup fikrimizi beyan etmemize müsade etmediler. Şimdi bahsedince babam diyor; biz bilmiyorduk hocalar böyle. Çünkü biz hizmetteki kardeşlere böyle davranmıyoruz, aksine aile gibi oluyoruz onlara. Haklı bir nevide çünkü insan nasılsa karşısındakini de öyle görür, iyise iyi kötü ise kötü. Demek istediğim şu; çocuklarınızla vakit geçirin okudukları yerle sorunları varsa dinleyin müdahale edin. Etrafımda çoğu kurs hayatı medrese okuyan gençler, bakıyorum içtimai hayata girmiş tesettür anlayışı farklı sebeb hocalardan baskı görünce aile de onları dinlemeyince bu hale geliyolar çıktıktan sonra.. Şunu unutmayın hizmet hizmet diyerek evinizi eşinizi çocuğunuzu ihmal etmeyin. O kadar çok şahit oluyorum ki abi mükkemel hizmet ehli ama çocuğu ooo dünya ehli, ne ablalar var hergün medresede, ya çocukları, farklı bir dünyada yaşıyorlar sanki, hizmet dar daireden başlar..

Lütfen evlatlarınıza sahip çıkın onlar genç nesil olacak sonrası kötü bir hayatları olmasın, güzellikle sevdirin onlara ibadetleri hizmeti. Hata yapınca yargılamayın kul okadar hata işleyince Cenab-ı Hak affediyor. Bu aklınızda bulunsun düzgün bir şekilde anlatın. Vesselâm

İlginizi Çekebilir

Risale-i Nur Külliyâtının Yazım Kuralları – 2 ve 3

RİSÂLE-İ NUR KÜLLİYÂTININ YAZIM KURALLARINA (USÛL-İ TAHRİR) UYGUNLUNLUĞU VE YAPILAN İTİRAZLARA CEVAPLAR (II) Önceki bölüm  BAKALIM …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Bediüzzaman’ın Estetik Dünyası – II

Önceki bölüm Tasarım Beden sanat eseri olarak ifadenin canlı bir düğüm noktasıdır. Dünya bedenin kumaşından …

Kapat