Ana Sayfa / Yazarlar / Şevk ile Geliniz Feyizlerle Dönünüz; Özlenmiştiniz! / Turhan KARADERE

Şevk ile Geliniz Feyizlerle Dönünüz; Özlenmiştiniz! / Turhan KARADERE

Beğendiyseniz lütfen paylaşınız.

1. Kastamonu Bediüzzaman Mevlidi vesilesiyle

Kastamonu sizi özlemişti. Zaman zaman uğramanız ona yetmiyordu. Kalbinizde hak ettiği yeri özlemişti. Uğrayanınız bile ne kadar azdı…

Âhir zamanın Bedi’si ömrünün onda birini burada geçirmişti, Risale-i Nur’la hizmetinin de dörtte birini. Bu anlar, bu yıllar kayıp, karanlık yıllar olmamıştı. Kara diye namlanan o dağ bile Ay’dan aydın, Gün’den parlak olmuştu. Kısa bir bilişme süresinin ardından onlarca, yüzlerce Kastamonu beyi, efendisi, hanımefendisi, âlimi, efesi, liselisi… Delisi bile O’nunla gösterilen bu Nur’a gark oluvermişlerdi. Biz bunların adlarını bile unuttuk, yen nesiller ise duymadılar hiç, değil mi? Nisyan ile malül olan insanı mıydı, kendisi miydi, kim bilir…

Hatırlanan isimler var, evet. Edepsizliğimizi hoş görün; içinizden sayar mısınız? Kaç Nur ağabeyimizi, Nur annemizi hatırlayabildiniz?

Feyzi mi? Hakikaten tanıyor muyuz O’nu? Taşköprülü Sadık Bey, Nazif ve Selahaddin Çelebiler, Fakazlı ağabey?… Haksızlık etmeyelim, en az beş isim daha saymışsınızdır… Mesele isim saymak değil, evet. Onlar yapacağını yapmış, göreceğini görmüş. Meselenin ne olduğu ferasetinizden kaçmadı elbet. Üstad Kastamonu’dan gittiği gün, yetimlik hırkasını giymiş bu şehir. Feryat etmemiş, etmez! Cübbî muamelesi görmüş sonra, sükûtî olmuş, olur! Burası Halvetî/Şabanî kültürünün gizlenme, sırlanma geleneğini devam ettiren, ulemâ, seyyid, evliya vakarını (bugün içi dolu olmasa da tam manasıyla) yaşayan bir yerdir. Geleni, gideni iyi tartar. Muhatap arar! Ağır kazandır, mumla filan kaynamaz! Böyle bir zamanda ne garip hasletler…

İsim sayıyorduk değil mi? Sitemizde epey isim var. Kastamonu Nur Talebeleri, başlığı altında. Daha eklenecek çok isim de var, zamanla inşaallah tamamlanacak. Lâkin mesele bu da değil. O kahraman ağabeylerimizin çoluk çocuğunun hatırı bile sorulmamış, irtibat yıllarca kökünden kesilmiş olmasından biraz hüzünlenip sitem etsek çok mu? Bir hizmet tarzı her yerden kopuk olarak kendi hâlinde nasıl inkişaf eder? Bayram Ağabey kahraman Isparta’ya gitmese inkişafta -esbab dairesinde konuşuyoruz- fark olmaz mıydı? Urfa’ya Abdullah, Hüsnü, Zübeyir Ağabeyler o kadar emek vermeselerdi?

Burada farkında olunamayan bir husus var. Kastamonu, merkezdir! Evet, asırlarca olduğu gibi…. Maddi olarak geri bırakılan (bunu çok uzun ve ispatlı anlatmak mümkün) Kastamonu’nun yerini, Batı ve Orta Karadenizde başka iller dolduramamıştır. Haritayı eline alıp bakan herkes görür ki bu bölgede merkez olacak başka yer yoktur, ne kadar uğraşılırsa uğraşılsın. Ya mânen? Düşünmek lazım, niye “bu memlekette” tarih boyunca âlimler, veliler fışkırmış? Öyle bir menba olmuş ki bırakın yakın şehirleri, İstanbul’un büyük hocaları, evliyası devlet erkânı arasında mümtaz olduğu gibi, Fas, Tunus, Cezayir gibi diyarları dahi feyziyle beslemiş. Her dem ziyaret mekanı olmuş. Tepesine vura vura ortadan kaybedilmeye çalışılmış, amma zarar yalnız Kastamonu’ya değil, en azından bütün bölgeye olmuş. Her manada Batı Karadeniz’e bakan bunu görecek elbet. Hâsılı kelam, Kastamonu’da hizmet, Kastamonu’ya hizmet değildir sade; en azından bir bölgeye hizmettir.

Ve nihayet her manada ciddi bir aslına dönüş, terakki emareleri beliriyor Kastamonu’da. Ehl-i ukbâ da ehl-i dünya da yeniden keşfediyor. İnşaallah en geç fark edenler, hamiyet ehli kardeşlerimiz olmasın!

Yazsak, söylesek uzar bu yazı. Dert söyletir vesselâm. Kusurumuza bakılmasın. Siz geç de olsa geliyorsunuz ya! Mesele tamam. “Davet geldi de gelmedik mi?” demeyin, söz daha da uzar (!)

Her neyse, bekleniyorsunuz işte; davetlisiniz…

Risale-i Nur’un medreselerinden “koca Kastamonu”nun yüksek kal’ası sizi bekliyor; Tepelice -evet ya biz de de var(!)- tepesi, Karadağ, Üstad’ın kesilen ve kesilmemiş mübarek çamları sizi gözlüyor, namaz kıldığı Nasrullah size müştak; “Ben burada şeyh Şaban’ın misafiriyim.” dediği, kendisinin de türbesini defaatle ziyaret ettiği, Anadolu’nun dört direğinden biri Hz. Pir Şa’ban-ı Veli alnınızdan öpmek, size Zemzem-misal suyundan ikram etmek muradında. Üstad’ın ayaklarının buseleriyle müşerref yollar, güllerini kokladığı bahçeler… Sahabeler, nebiler, tâbiîn, yetmiş bin evliya; ulu ulu çamlar, şu güzel memleketimizde hiçbir yerle kıyaslanmayacak tarihî doku; hanlar, bedestenler, türbeler, camiler, konaklar, külliyeler.. Daha isterseniz deniz, yayla.. Eh konaklardan birinde Kastamonu lezzetlerinden şükür niyetine tatmak, ince el işlerinden hediyeler götürmek arzu eden mübareklerin ayaklarının tozuyla böyle mekanlar da bereketlensin inşaallah..

Şaban-ı Veli’yi, A. Geylani Hz.nin evladı Abdülfettah-ı Veli’yı (Nasrullah’a yakındır), sahabe Kaysü’l Hamedani Asgar’ı(ra) olsun ziyaret ediverin bütün mübarek zevat namına.. İsmail Bey, Yakub Ağa külliyeleri’ne, Münire Medresesi’ne de uğrayıverin birazcık vaktiniz artarsa. Karadağ’ı bilirsiniz, kuleyi, kaleyi görürsünüz zaten. Daha fazla malumat için sitemize havale..

En mühimi de Kastamonu’nun merdane, sâfî-kalp ve fakat ağır, vakur halkı sizden kesmediği ümidinin tahakkukunu görmek heyecanında, -şuuren olsun olmasın- ..

Başta Feyzi olmak üzere, Eminler (Çaycısı, bakırcısı, itfaiyecisi, hafızı), Nazif, Tevfik, Selahaddin, İbrahimler, Sadık, Hilmi, Kâmil, Ahmedler, Dursun, Hüseyin, Mustafa, Ziya, Tahsin, İhsan, Nadir, Nuri, Sâlih, Rüştü, Salih… ağabeylerimizin; Âsiye, Hacer, Zehralar, Sâniye, Ulviye, Necmiye, Hatice.. annelerimizin ervahı ve evlâdı hoşâmedî telaşındalar..

Der ya Mevlânâ: “Şehirler diridir. Kalıba bakma sen, onlar da hisseder.” Mekke/Medine toprağı vardır Kastamonu’da, illâ hisseder; hele de gelenler sizlerseniz…

İmkanı olan lütfen buyursun gelsin. Emin olunuz, buna Kastamonu’nun ihtiyacı var. Belki sizin, bizim de vardır!

Beğendiyseniz lütfen paylaşınız.

İlginizi Çekebilir

Cin Sûresi Meal Tefsiri

72 / CİN SÛRESİ Cin sûresi Mekkîdir, yirmi sekiz âyettir. Ağırlıklı olarak cinlerden bahsettiği için …

Daha fazla Yazarlar
Camiye yardım!.. / Orhan SALCI

A R A L I K Orhan SALCI Camiye yardım!.. Bu sözü duyunca pek çok …

Kapat