Ana Sayfa / KASTAMONU / Kastamonu Yazıları / Gümüş Tekin’in Bergüzârı Bir Kent: Kastamonu!

Gümüş Tekin’in Bergüzârı Bir Kent: Kastamonu!

Yazar: Meryem Aybike Sinan

Ilgaz Dağları’nın omuzladığı Çankırı ve Kastamonu şehirleri dağın eteklerinde kendi kaderlerini örerlerken Kastamonu’nun bahtına dağ eteğine yayılmış¸ kırmızı kiremitli çatılı¸ serin bahçeli evler düşmüştür. Kastamonu eskiyi yeniyle barıştırmış¸ eskiyi kalbinde mühür gibi taşıyan¸ eskiyi en iyi muhafaza etmeyi başarmış bir kenttir.

Şehir Danişment Beyliği zamanında merhaba demiş Türk milletine ve o tarihten beridir bir iki kısa fasıladan sonra ebedi bir yurt olmuştur bize. Kastamonu bir kuzey şehri… Sırtını Karadeniz dağlarına yaslamış. Bir aşinalık vardır yüzünde Kastamonu şehrinin. Hemen herkesin bu şehirle kendi şehri arasında bir benzerliği bulunur.

Kastamonu kadim şehirlerimizden…

Candaroğlu Beyliği’ni ortadan kaldırdıktan sonra Kastamonu’yu da alan Fatih Sultan Mehmet’ten sonra ebedileşen ve yurtlaşan şehir bir farklı mizaca sahip gibidir. Dokusu Türk İslâm medeniyetinin en saf halini koruyan¸ sosyo kültürel anlamda her noktasında eskileri hatırlatan¸ dağıyla¸  tepesiyle ve endamıyla hatıralı kentlerimizden birisidir.

Kastamonu bir efsanedir gönül bağımızda.

Ilgaz Dağları’nın omuzladığı Çankırı ve Kastamonu şehirleri dağın eteklerinde kendi kaderlerini örerlerken Kastamonu’nun bahtına dağ eteğine yayılmış¸  kırmızı kiremitli çatılı¸ serin bahçeli evler düşmüştür. Kastamonu eskiyi yeniyle barıştırmış¸ eskiyi kalbinde mühür gibi taşıyan¸ eskiyi en iyi muhafaza etmeyi başarmış bir kenttir.

Birbirinden eski ve hatıralı camileri göğe uzandıkça rahmetin ve bereketin tatlandığı bir şehirdir Kastamonu. Ata Bey Gazi (Kırk Direkli) Camii¸ Deveci Sultan Camii¸ Halil Bey Camii¸ Honsalar Camii¸ İbn-i Neccar (Eli Güzel) Camii¸ Mahmut Bey Camii¸ Ferhat Paşa Camii¸ Rüstem Paşa Camii¸ Sinan Bey Camii¸ Topçuoğlu Camii¸ geçmişten gelip gönül dağımıza uzanmaktadır.

Kastamonu külliyesi¸ II. Beyazıt döneminde 1506 yılında Nasrullah Kadı tarafından yaptırılmış ve sonraları bazı ekler yapılmıştır. Cami¸ şadırvan¸ köprü ve medresesi ile sembol yapılardan olup Kastamonu ilinin göz bebeklerinden birisidir ellenmeyesi.

Şeyh Şaban-ı Veli (Hz. Pir) Külliyesi Hisarardı semtinde yer alır ve içerisinde cami¸ türbe¸ şadırvan¸ kütüphane ve ahşap konakları barındırır. Benli Sultan Külliyesi¸ İsmail Bey Külliyesi¸ Yakup Ağa Külliyesi de Kastamonu ilinin yüz akı eserleridir görülüp gezilesi.

Kastamonu bir erenler¸ evliyalar yurdudur.

Şeyh Şa’ban-ı Veli tasavvuf tarihinde çok üstün bir yeri olan Halvetiye Tarikatı’nın Şabaniyye kolunun kurucusudur. Doğum tarihi hakkında kesin bir bilgi yoktur. Tahminen 15. yy’ın sonunda 1471 yılında şimdiki Hanönü ilçesinin Çukurçayı köyünde dünyaya gelmiştir. Kastamonu ve İstanbul’da ilim tahsil ettikten sonra Bolu’da Hayrettin Tokadi Hazretlerinin yanında 12 yıl kalmıştır. 1530-1531 yıllarında Kastamonu’ya gönderilmiştir.

Burada ilim ve irfanıyla Osmanlı ülkesinin dört yanına ün salmış bir gönül ve ruh tabibidir. Türbeleri bulanan diğer erenler ise¸ Sacayaklı Türbe (Şeyh Mehmet Efendi Türbesi)¸ Bayraklı Türbesi¸ Ali Asgar Efendi Türbesi¸ Hatun Sultan Türbesi¸ Adil Bey Türbesi¸ Şeyh Ahmet Türbesi¸ Müfessir Alâeddin Türbesi¸ Hepkebirler Türbesi¸  Deveci Sultan Türbesi¸ Ata Bey Gazi Türbesi¸ Âşıklı Sultan Türbesi¸ Karanlık Evliya Türbesi adlarıyla ebedi uykularına yatmış¸ ama manevî anlamda halk arasında yaşayan göz ve gönül sürurumuz olarak yaşamaya devam ediyorlar.

Kastamonu tarihî mekânların göz ve gönül birlikteliği ilebir medeniyetin nişanesi gibi bize eski zaman sırlarını fısıldayıp durmakta ve her daim kapılarını aralık tutmaktadır. Hanlar¸ hamamlar¸ kervansaraylar bitmemiş eski şarkıları söylemekte ve sesler hala duvarlarında yankılanmaktadır.

Karanlık Bedesten¸ eski adıyla tellal pazarı olup Cem Sultan’ın valilik yıllarının hesaplarını tutmaktadır. Kastamonu Kalesi’nde zaman durmuştur. Candaroğulları¸ Danişmentliler¸ Selçuklular ve Osmanlıları bizlere anlatmak için sabırla beklemektedir.

Kastamonu evleriyle¸ yaşantısıyla¸ dağıyla¸ yaylasıyla bambaşka bir diyardır gidene ve bilene… Kastamonu mutfağı eskilerden tatlar barındırmaktadır lezzet lezzet. Birçok yemekte tarihî bir geleneğin tadı vardır. Ispanaklı/etli/pastırmalı ekmek¸ Kastamonu usulü tirit¸ Simit tiridi¸ Cırık tatlısı¸ Kastamonu lokması¸ Kastamonu helvası¸ Caba güveci¸ Ekşili pilav¸ Köle hamuru¸ Yoğurt çorbası¸ Mancar yemeği, Banduma¸ Kastamonu Banduması¸ İnebolu etli ekmeği¸ Pirinçli mantı¸ Ekşili bulgur pilavı¸ Paça gibi yüzlerce çeşit yemek yüzyılların imbiğinden geçip bugünlere gelmiş lezzet duraklarıdır durulası.

Kastamonu hangi taraftan bakarsak bakalım hangi yönünden bahsedersek bahsedelim mutlaka bir şeylerin eksik kalacağı bir şehir. Zira bin yıllık şehir¸ bin yıllık bir düşünce böyle kestirmeden anlatılamaz.

Tarih Kastamonu’ya cömert davranmıştır.

Tarih şehrin hafızasına kendini kaydederken hiçbir şeyi atlamasa da özellikle de yöre mimarisi bütünüyle anlatılmıştır. Yöre mimarisi Safranbolu Evleri’yle zirve yapmıştır. Bu yöre bizlere kendini anlatırken¸ şarkılarını eski makamıyla anlatmaktadır. Geriye bu makamı hissedip hissetmeme kalmaktadır. Nitekim Kastamonu ve çevresi bizlere anlatacağını anlatmıştır!

Kastamonu bir yol sevincidir gidilesi.

Kastamonu Ilgaz Dağlarıyla çocukluğumuzun şen ve yüce bir diyarıdır!

***

somuncubaba.net

İlginizi Çekebilir

Anadolu’nun saklı hazinesi: Kastamonu

Dağlar dolusu ormanları, bâkir sahilleri ve yaşayan kültürleriyle Kastamonu keşfedilecek bir dünya sunuyor. 1/30 Şehri …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Kastamonu Yazıları
Çeviri Serisi -1: Memleketimizi Tanıyalım: Kastamonu / Ufuk TİDİM

Çevirisi Serisi -1 Memleketimizi Tanıyalım: Kastamonu Resimli Mecmua Dergisi, Cilt 1, Sayı 3, Sayfa 7, …

Kapat