Güneşi Durdur, Seninle Konuşayım

Bunu paylaşınız

GÜNEŞİ YERİNDE TUT, SENİNLE KONUŞAYIM

Tâbiînîn zahidlerinden olan Amir bin Abdilkikays’dan rivayet edilmiştir: Bir adam kendisine “benimle konuşur musun?”
diye sorar. O da ona şöyle cevap verir:

“Güneşi verinde tut, seninle konuşayım.” Yani demek istiyor ki, güneşi benim için biraz yerinde durdur, dönmesini engelle; ben de seninle konuşayım. 

Çünkü zaman hızlı bir şekilde geçip gidiyor, geçip gittikten sonra ise bir daha geri dönmez. Gidişine çok pişmanlık duyulsa bile yerine bir şey koymak veya yeniden elde etmek mümkün değildir. Ayrıca her vaktin kendisi içinde yapılabilecek bir amel vardır.

Büyük sahabi Abdullah bin Mesud radıyellahu anh şöyle demiştir:

“Üzerine güneşin battığı, ancak ömrümün eksildiği amelimin artmadığı bir güne duyduğum pişmanlık kadar, başka birşeye pişmanlık duymadım.”

Salih bir zat olan Halife Ömer bin Abdulaziz de (Allah kendisinden razı olsun) şöyle demiştir: “Gece ve gündüz bedenin üzerinde kendi fillerini icra ediyorlar (seni yaşlandırıyorlar). Sen de onlar üzerinde üzerine düşen vazifeyi yap.”

Hasan-ı Basrî de (Allah kendisinden razı olsun) şöyle demiştir: “Ey Âdemoğlu! Sen günler(in)sin. Birgün geçince bir parçan da gidiyor, demektir.”

Yine şöyle demiştir: “Oyle insanlar gördüm ki, sizlerin dirhemler ve dinarlara karşı olan hırsınızdan daha ziyade yaşadıkları vakitlere karşı hırslı idiler.”

Hafız Zehebî Tezkiretü’l-Huffâz adlı eserinde İmam Muhaddis Hammâd bin Seleme bin Dinâr el-Basri el-Bezzâr el-Hiraki’nin terceme-i halini verirken şöyle der:

“İmam, muhaddis, nahiv âlimi, hâfız, önder, Şeyhu’l-İslam. 91/710 yılında doğdu, 167/783 yılında vefat etti. İbn Ebi Arûbe ile beraber ilk hadis eserlerini tasnif eden kimsedir. Arap dilinde mütehassıs, son derece fasîh konuşan, bunun yanında fakih de olan bir insandı. Sünnete bağlı bir âbid idi. 

Öğrencisi Abdurrahman bin Mehdî şöyle diyor:

Hammåd bin Seleme’ye yarın vefat edeceksin, dense bile ilâve olarak yapacak bir ibadet bulamazdı.

Musa bin İsmail Tebûzeki de şöyle demiştir:

Size Hammad bin Seleme’yi gülerken hiç görmedim desem doğru söylemiş olurum. Çünkü kendisi ya hadis rivayet etmekle, ya bir şeyler okumakla, ya tesbihatla ya da namaz kılmakla mesguldü. Günü yapacağı işler ve ameller için bölümlere ayırmıştır. 

Yunus el-Mueddib de şöyle diyor:

Hammåd bin Seleme namaz kılarken rahmeti Rahmana kavuşmuştur. Allah’ın rahmeti üzerine olsun.”

Ebû Hilal Asker, el-Hass alá Talebi’l-İlm ve’l-İctihad fî Cem’ih adlı eserinde şöyle der:

Halil bin Ahmed (el-Ferâhidi el-Basrî, Allah Teâlâ kendisine rahmet etsin) şöyle demiştir:

“Bana en ağır gelen vakitler yemek yediğim zamanlardır.” Allahu ekber!
İlme ne derece  dalmış bir insanmış! Vakti değerlendirmeye karşı ne de azimkârmış!”

Abdülfettah Ebû Gudde, Rağbet Yayınları (Çeviren: Enbiya Yıldırım

Bunu paylaşınız

İlginizi Çekebilir

Elveda Ramazan / Alvarlı Efe Hazretleri

Elvedâ şehr-i saâdet gitdi devlet elvedâ Elvedâ şehr-i hidâyet gitdi ni’met elvedâ Elvedâ ey “Rahmeten …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Feyizli Sözler & Kıssalar & Dualar, Ramazanlık, Seçme Yazılar
Tuzaklara Dikkat

Yazar: Ali Rıza Temel Müslümanlar her konuda titiz ve uyanık olmak durumundadır. Ne aldatan ne …

Kapat