Ana Sayfa / Yazarlar / Günümüzde İhmal Edilen Farz ve Sünnetler / Ahmet KATIN

Günümüzde İhmal Edilen Farz ve Sünnetler / Ahmet KATIN

TERK EDİLMİŞ SÜNNET VE FARZLAR

Sual: Bir hadiste; “Terk edilip, unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana, yüz şehid sevabı verilecektir” buyuruluyor. Günümüzde terk edilen sünnetler hangileridir? Bilirsek başkaları yapmasa da biz yapıp şehid sevabına kavuşuruz.

CEVAP: Terk edilen çok sünnet vardır. Bir hadis-i şerif meali de şöyledir: “Ümmetim bozulduğu zaman sünnetime sarılana bir şehid sevabı vardır.” [Taberani, Hâkim]

Özellikle şu sünnetler daha çok terk ediliyor:

Müsafeha etmek, yani sünnete uygun tokalaşmak unutulmuştur.

Sakal, sünnet üzere bırakılmıyor.

Namazlarda başı örtmeye önem verilmiyor.

Abdestte eller ve ayaklar üç defa yıkanmıyor. Parmak araları üç defa hilallenmiyor.

Aksıran Elhamdülillah demiyor. Başkası, dinde öyle bir şey olmadığı halde, “çok yaşa” diyor. Hâlbuki elhamdülillah demesi sünnet, bunu duyan Müslümanın da yerhamükellah demesi farzdır.

Yalnız tanıdıklara selam vermek, kıyamet alametidir. Selam sünnete uygun verilmiyor. Bir odada oturulurken, bir kimse o odaya on kere girip, on kere çıksa, her giriş ve çıkışta selam vermesi sünnettir. Bu sünnet de unutulmuştur.

Camiye giren, Kur’an okunmuyorsa oradakilere selam vermiyor. Camide selam verilmez, sanılıyor.

Abdestte kaplama, yani başın tamamı mesh edilmiyor. Maliki ve Hanbeli’de kaplama mesh farz olduğu halde, bu sünnet genelde yapılmıyor. Sadece farzla iktifa ediliyor.

Duada eller sünnet üzere açılmıyor.

Cenaze namazı olduğu zaman sünnet olan tesbihler terk ediliyor ve Âyet-el Kürsi okunmuyor.

Bir sünneti ihya edene yüz şehid sevabı verildiğine göre, bir farzı ihya edene ne kadar çok sevab verileceği düşünülmeli, bilhassa farzlar hiç ihmal edilmemelidir.,

 

Halkın çoğunun ihmal ettiği farzlardan bazıları şöyledir:

Farzları ve haramları öğrenmek, [Bilmeyen hep günah işler.]

Doğru itikada sahip olmak, [Ehl-i sünnet itikadını öğrenmek]

Allah dostlarını dost, düşmanlarını düşman bilmek,

Namaz kılmak ve öşür vermek,

Tesettüre riayet etmek,

Selam verenin selamını almak,

Aksırıp Elhamdülillah diyene Yerhamükellah demek,

Helal kazanıp helalden yiyip içmek,

Rızka Allah’ın kefil olduğuna inanmak,

Tevekkül ve kanaat etmek,

Allahü teâlâya nimetleri için şükretmek, yani onları dine uygun şekilde kullanmak,

Cenab-ı Haktan gelen kazaya belaya sabretmek, yani isyan etmemek,

Günahlara tevbe etmek, 

Ana babaya iyilik etmek,

Emri maruf yapmak, [Farz-ı kifayedir]

Günahlardan kaçıp, ibadetle meşgul olmak,

Âleme ibret nazarıyla bakmak,

Dilini müstehcen sözlerden korumak,

Hiç kimseyi, alaya almamak,

Harama bakmamak,

Kulağı çalgılardan korumak.

İlginizi Çekebilir

Kastamonu Mekteb-i İdadi-i Mülkisi Sınıf Şehâdetnamesi (Diploma)

Yıl: 1902 Tasdik: Vali Enis Paşa Tuğra: 2. Abdülhamid * el-Gazi* Sahibi: Mal müdürü Kamil …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Sana Geldim İstanbul! / Şevket ÖZSOY

İSTANBUL Sana geldim İstanbul Ey koca şehir Ey kocamayan şehir!.. Bizler koca olduk Dede, ana, …

Kapat