Ana Sayfa / Yazarlar / “Hadis İnkârcılarının Hadisi”…

“Hadis İnkârcılarının Hadisi”…

Bunu paylaşınız

(Hadis inkarcılarının hadisi…)

Benden duyduklarınızı silin diyecek cesaret hanginizde var?

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

لَا تَكْتُبُوا عَنِّي، وَمَنْ كَتَبَ عَنِّي غَيْرَ الْقُرْآنِ فَلْيَمْحُهُ

Benden duyduklarınızı yazmayın. Her kim Kur’an hariç benden bir söz yazmışsa onu silsin.
(Müslim 3004) 

Hadis sahihtir. Hadislerin yazılmasına en çok karşı çıkanların kullandığı hadistir.

Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi ve sellem yazı malzemesinin az olduğu, kendi sözlerinin Kur’an ile karışma endişesi olabileceği ya da kendi sözlerinin sadece ezbere, Kur’an’ın ise yazıyla muhafazasının olması gerektiği veya başka nedenler ile sözlerinin yazılmasını yasaklamıştır. Bu yasaklama bir dönem için geçerli olmuştur. Allah’ın sözleri ile peygamber efendimizin sözlerinin artık karışmayacağı netleşince yeniden yazılmasına izin vermiştir. Yani geçici bir tedbir olarak hadislerin yazılmasına izin vermemiştir.

Şimdi konuyu değiştirelim ve peygamber efendimizin hadis yazılmasına izin vermediğini farz edelim. Zira bu yasaklamayı geçici bir tedbir olarak değil de kalıcı bir tedbir olduğunu söyleyenler var. Onlar eğer bu hadis ile savunmaya geçiyorlarsa bu hadisi kabul ediyorlar demektir. Yani Kuran’dan başka yazılan şeylerin silinmesi gerekir.

Şimdi ben de böyle bir talepte bulunuyorum. Madem peygamber efendimiz Kur’an hariç benden duyup yazdıklarınızı silin, diyor siz de silin. O kadar kitap yazmışsınız. O kadar makale yazmışsınız. İnsanları kendi eserlerinize ve yazılarınıza teşvik ediyorsunuz. Hatta sosyal medya ekibiniz var. Yaldızlı sözlerinizi resminiz ile birlikte paylaşıyor. Her tarafta sizin sözleriniz dolaşıyor. Kimi zaman güzel olduğunu düşündüğünüz yazılarınızın daha çok kişiye ulaşması için facebookta ücretli ilan veriyorsunuz.

Buyrun siz de cesaret gösterip deyin ki takipçilerinize: Benden duyduklarınızı silin. Sadece Kur’an kalsın.

Hayır, sizin sözleriniz çok güzel değil mi? Hikmet dolu… Öğüt dolu… Hatta sizi takip edenler Kur’an değil sizin sözlerinizi paylaşıyor. Kur’an’dan daha çok sizin sözlerinizi ezberlemiş. Böyle bir şöhret geri tepilir mi? Benden duyduğunuz şeyleri silin diyebilir misiniz?

Var mı böyle bir cesaret?

***

Hocaların en çok sevmediği cümleler. (Tecrübe ile sabit)

Hocam, bir yerde okumuştum ama nerde olduğunu bilmiyorum.

Hocam, Allah herşeye kadir değil mi?

Hocam, bence sanki, öyle hatırlıyorum, zannımca öyle değildi ama emin değilim!

Hocam, konuyla alakası yok ama aklıma bir soru geldi.

Hocam, alimlerimizin çoğu (say desen bir tane isim veremez) öyle demiyor bence. 

Hocam, güzel diyorsunuz ama nerde geçiyor? (mesele nerde geçtiğini öğrenmek değil. Sorunun sorulma biçiminden anlıyorsunuz)

Hocam tamam ayet var ama bir hocamız şöyle demişti.

Hocam, olamaz mı? Allah ol derse oluverir!

Hocam, hadis miydi tam emin değilim ama peygamber efendimiz şöyle demişti. Bu, sizin dediğinizin yanlış olduğuna delil olmuyor mu? (söylediği hadis mi değil mi belli değil. Hadis ama eksik ve yanlış aktarıyor)

***

Şeytan ilham eder, fısıldar ve sevenlerine vahiy bile eder. (Şeytanın Vahyi)

(وَإِنَّ الشَّيَاطِينَ لَيُوحُونَ إِلَىٰ أَوْلِيَائِهِمْ لِيُجَادِلُوكُمْ)

Şeytanlar sizinle tartışmaları için kendi dostlarına fısıldar (vahyeder). (En’am Sûresi 121) 

Şeytanın öğrettiği bazı sözler:

1- Herşey namaz mı?

Böyle der ama ahlaksızın da önde gidenidir.

2- Namaz kılmamak hırsızlık yapıp namaz kılmaktan iyidir.

Namaz da kılmaz, hırsızlık da yapar.

3- Bir de hacıymış!

Hacıya bu davranışı yakıştırmaz ama hacca da karşıdır.

4- Kalbimiz temiz!

Namazı kalbi kirli olanlar değil, kalbi temiz olanlar kılar. Zekatı kalbi temiz olanlar verir.

5- Örtülü olup dedikodu yapacağıma böyle gezerim daha iyi!

Örtülü ol, dedikodu da yapma! Şeytanın örtü hakkındaki gizli mesajı: örtü eşittir dedikodu

6- Cami, cami, cami! Okul açmak lazım.

Sen de okul aç! Okul için para topla. Cami, okulun alternatifi değil ama şeytan öyle telkin ediyor.

7- Kendi fakirlerimiz açlıktan kıvranırken elin fakirine bakmak sana mı düştü?

Kendi fakirine sen elini uzat! Hem kendi fakirine el uzatmaz hem de başka fakirlere yardım edene engel oluyor.

Not: Bazıları da masumane bir niyetle bu sözleri söyler.

Bunu paylaşınız

İlginizi Çekebilir

İttihad-ı Muhammedî ve Bediüzzaman

Cem‘iyyet-i Muhammediyye olarak da adlandırılan fırka, Otuzbir Mart Vak‘ası’ndan (13 Nisan 1909) on gün kadar …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Fizikî Varlık ve Hareketlerimiz, Ânlık Var – Yok edilişlerle Gerçekleşiyor

Tevhid; hem Aklî bir İlke ve hem de Gözlemsel bir Bilgidir (2/3) Önceki Yazımızı şöyle …

Kapat