Ana Sayfa / KASTAMONU / İz Bırakanlarımız / Hattat Kevkeb Mehmed Efendi’nin Talebesi Hattat Derviş Hüseyin Efendi’ye Ait Bir Kur’ân-ı Kerim

Hattat Kevkeb Mehmed Efendi’nin Talebesi Hattat Derviş Hüseyin Efendi’ye Ait Bir Kur’ân-ı Kerim

HATTAT KEVKEB MEHMED EFENDİ’NİN TALEBESİ HATTAT DERVİŞ HÜSEYİN EFENDİ’YE AİT BİR KUR’ÂN-I KERİM

Yrd. Doç. Dr. Yusuf BİLEN, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk İslam Sanatları Tarihi Anabilim Dalı

Makalenin tamamını okumak için alttaki başlığı tıklayınız.

Hattat Kevkeb Mehmed Efendi’nin Talebesi Hattat Derviş Hüseyin Efendi’ye Ait Bir Kur’ân-ı Kerim

Kastamonu tarih içerisinde ve günümüzde Hüsameddin Çoban Bey, Kadı Burhaneddin Ahmed gibi birçok devlet adamı, Şeyh Şa’ban-ı Velî, Ömer Fuâdî, Ahmet Hilmi Efendi gibi âlimler, Kadıasker Mustafa İzzet Efendi, Mehmed Şevki Efendi gibi sanatkârlar yetiştirmiş bir şehrimizdir. Çalışmamızda Hattat Derviş Hüseyin’e ait 1127 (1715) tarihli Kur’ân-ı Kerim’i ve bu vesileyle “Tuhfe-i Hattâtîn, Hat ve Hattâtân” gibi kaynaklarda kayda girmemiş olan hattatımızı imkânlar ölçüsünde tanıtmaya çalışacağız. 1506’da Osmanlı döneminin Kastamonu kadısı Nasrullah Efendi tarafından yaptırılan Nasrullah Camii’ne vakfedilmek üzere Hacı Mehmed kızı Kerime Hatun tarafından yazdırılan Kur’ân-ı Kerim ferağ kaydından anlaşıldığına göre Derviş Hüseyin bin Mehmed’e aittir.

Derviş Hüseyin, Derviş Hafız Mehmed Kevkeb’in talebelerindendir. Babasının adı Mehmed olan Derviş Hüseyin Efendi’nin makaleye konu olan Kur’ân-ı Kerim’deki bilgilerden hareketle Kastamonulu olduğu düşünülebilir. Doğum ve ölüm yılları hakkında bir bilgi bulunmayan Hüseyin Efendi’nin, hocasının vefat tarihi olan 1129 (1716) tarihinden hareketle XVII.  yüzyılın sonlarında doğmuş olduğu düşünülebilir. Çünkü bu seviyede bir Mushaf yazacak talebenin yaşının da ortalama yirmilerin üzerinde olabileceği varsayılabilir.

Hocası Kevkeb Mehmed Efendi Derviş Hüseyin Efendi’nin hocası olan Kevkeb Mehmed Efendi, Hafız Osman’ın4 (d.1642/1052 – ö. 1698/1110) talebesi olup, pek çok talebe yetiştirmiştir. Tuhfe-i Hattâtîn’de Anadolu’dan gelip Edirne’ye yerleşmiştir ifadesi yer almaktadır. Yukarıda bahsedildiği gibi Mushaf’tan ve talebesinden elde edilen bilgilerle Kevkeb Hâfız’ın da Kastamonulu olduğu düşünülebilir. Kevkeb Hâfız diye meşhurdur. Gözü ile kulağı arasındaki deri üzerinde doğuştan bir tik olmasından dolayı Kevkeb (yıldız) lakabı ile anılmıştır. Ketebelerinde (Kevkeb Hâfız) diye yazmamıştır. Halvetiye tarikatına mensup olan Mehmed Efendi, Yoğurtçular Şeyhi aynı zamanda hat öğrencilerinden Mustafa Efendi’nin halifesi (Mustafa Efendi tarikat icâzeti, Mehmed Efendi hat icâzeti vermiştir) de olan Derviş Mehmed, Hafız Osman’ın en iyi talebesidir. Altı çeşit yazıyı devrin ünlü hattatı Hafız Osman Efendi’den İstanbul’da öğrenmiş ve icâzet almıştır. Sanatında Hâfız Osman’a en fazla yaklaşan ve onun gibi yazan hattatlardandır. Fakat hoca hakkına riayetsizliği yüzünden hat sanatındaki yıldızı sönmüş ve ömrünün son devresi nasipsiz geçmiştir (Derman, 1994: 193). Osmanlı Devleti’nin başkenti henüz Edirne’de bulunduğu sırada devlet ileri gelenlerinden bir zat, Hafız Osman Efendi’ye pey olarak bir kese akçe gönderip bir Kur’ân-ı Kerim yazmasını rica eder. Hafız Osman Kur’an’ı yazmaya koyulur. Kur’ân-ı Kerim’in henüz üçte biri yazılmışken Edirne’de bulunan Kevkeb Hafız o zata gidip: “Ben hem güzel yazarım, hem de çabuk yazarım. Osman Efendi hasta oldu, ihtiyardır, güç yazar” diyerek Kur’ân’ı yazma işini üzerine alır. Adamlar Hafız Osman’a verdikleri parayı da onun sıkıntılı bir zamanında geri alırlar. 

Derviş Mehmed yazdığı cüzleri İstanbul’a tezhip için gönderir. Mücellit dükkânında Mushaf cüzlerini gören Hafız Osman durumu anlar, üzüntüsünü belli etmeden یمحوا الله ما یشاء ویثبت وعنده ام الكتا ب “Allah (o yazıdan) dilediğini siler, dilediğini de bırakır. Ana kitap (olan Levh-i Mahfûz) ise onun katındadır” (Er-Ra‘d suresi 19) âyetini okur. Kur’ân-ı Kerim’in henüz üçte biri tamamlanmadan Kevkeb Hâfız kalemtıraş ile kalem yontarken sağ elinin yazı yazan iki parmağını birden kesti. Açılan yara bir sene iyileşmedi. Kısacası Kur’ân-ı Kerim’i tamamlamak Hâfız’a nasip olmadı. Bundan sonra da Kevkeb Hâfız’ın yıldızı sönüp yazı dünyasında bir daha parlamaz oldu. 1129/1717 senesinde öldü (Derman, 1994: 193). Tespit edilebilen talebeleri; Abdullah Vefâyi (ö. 1141/1728), Abdurrahman Rahmi (Kuburizâde) (ö. 1137/1724), Ahmed (Saatçızâde), Ahmed Dede (Şuğli) (ö. 1140/1727), Halil Efendi (Üsküdari) (ö. 1173/1759), Mahmud Örfî, Mehmed Dede, Mehmed Refî’ (Kâtipzâde) (ö. 1182/1768), Seyyid Ahmed (Kazzazzâde) (ö. 1165/1752), Seyyid Hasan B. Mahmud (ö. 1170/1757), Süleyman Mezâkî (Bosnalı) (ö. 1164/1750), Şeyh Mustafa (Yoğurtçular Şeyhi) (ö. 1127/1715) ve Derviş Hüseyindir. Mushaf hakkında bilgi sahibi olduğumuz Hattat Derviş Hüseyin Efendi’nin ketebe kaydı şöyledir: “Temme kitâbetü hâzâ’l-Mushafi’ş-Şerîf bi-avni’llâhi’-lmeliki’lazîzi’l-latîf Ketebehu’l-fakîr Dervîş Hüseyin bin Muhammed min telâmîzi Hâfız Muhammed eş-şehîr bi-Kevkebî yevme’l-âşiri min şehri cemâdiye’l-ûlâ hemâhuma’l-lâhu min cemîi’lâlâm liseneti seb‘a ve işrîne ve miete ve elfi sene 1127.

Makalenin tamamını okumak için alttaki başlığı tıklayınız.

Hattat Kevkeb Mehmed Efendi’nin Talebesi Hattat Derviş Hüseyin Efendi’ye Ait Bir Kur’ân-ı Kerim

İlginizi Çekebilir

Kastamonu Yöresi Âşık Musikîleri Tür ve Biçimleri

Tamamını indirip okumak için alttaki başlığı tıklayınız Kastamonu Yöresi Âşık Musikileri Tür ve Biçimleri Yazan: …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla İz Bırakanlarımız, Kastamonu Bilgi-Belge
Antikçağ Kaynaklarında ve Sonraki Seyahatnâmelerde Kastamonu Kıyıları

Yazan: Murat KARASALİHOĞLU∗ ∗ Arkeolog, Kastamonu Valiliği Kent Tarihi Müzesi, Kastamonu, [email protected] Makalenin tamamını okumak …

Kapat