Ana Sayfa / HABERLER & Yorumlar / Hicri Yılbaşı ve Muharrem Ayı Hakkında

Hicri Yılbaşı ve Muharrem Ayı Hakkında

Muharrem Ayı ile Başlayan Hicri Yılbaşı Bu Yıl Ne Zaman?

Bu sene Kameri olarak 1 Muharrem 1440’a girdiğimiz zaman (yani 2018’e girdiğimiz zaman) Hicri Yılbaşı Miladi takvim’e göre 11 Eylül 2018 Salı günü idrak edilecek. Muharremin başlangıcı Salı günü olacak ve Muharremin 10. günü de Aşure Günü (20 Eylül 2018 Perşembe) günüdür.

Müslümanların beklediği hicri yılbaşı hangi güne denk geliyor. Hicri yılbaşı nedir veya Hicri yılbaşı ne demek ? Resûlullah efendimizin hicreti ile başlayan hicrî kamerî veya hicrî şemsî takvime göre olan târih demektir. Hicri takvim ayın hilâl şeklinde göründüğü ilk geceyi ay başı olarak kabul eder. Hz. Muhammed (s.a.v)’in Mekke’den Medine’ye hicret etmesiyle başlamış olmaktadır.

Hicrî Kamerî Takvim: Peygamber efendimizin Medîne’ye hicret ettiği senenin Muharrem ayının birinci gününü başlangıç olarak alan ve gökteki ayın, dünyâ etrâfında on iki defâ dönmesiyle bir yılı tamamlayan takvim. Hicri takvimde yılbaşı Muharrem ayının 1. günüdür. Muharrem ayını, Safer, Rebiyülevvel, Rebiyülâhır, Cemaziyelevvel, Cemaziyelâhir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce ayları takip eder.

Ayrıca Aşura günü denilen Muharrem ayının onuncu gününde, tarihte pek çok önemli olayın meydana geldiği rivayet edilmektedir.

Hicrî Şemsî Sene: Resûlullah efendimizin hicret ederek Medîne’ye girdiği Eylül ayının 20’nci Pazartesi günü başlayan ve dünyânın güneş etrâfında bir defâ dönmesini (365,242 güneş gününü) esas alan takvim senesi.

Hicrî Şemsî Takvim: Resûlullah efendimizin Medîne’ye hicreti esnâsında Kubâ köyüne ayak bastığı Rebî’ul-evvel ayının sekizinci Pazartesi gününe rastlayan mîlâdî Eylül ayının yirminci gününü başlangıç ve güneş yılını esas alan takvim.

Bu sene Kameri olarak 1 Muharrem 1440’a girdiğimiz zaman (yani 2018’e girdiğimiz zaman) Hicri Yılbaşı Miladi takvim’e göre 11 Eylül 2018 Salı günü kutlanacaktır. Muharremin Başlangıcı Salı günü olacak ve Muharremin 10. günü ise Aşure Günü (20 Eylül 2018 Perşembe) günü Aşure günü olarak kutlanacak.

Bu aydaki önemli günleri tekrarlarsak:

*MUHARREM AYI, 1440.HİCRİ YILBAŞI ve BU AYIN 10. GÜNÜ OLAN AŞURE GÜNÜ:*

*10 EYLÜL 2018 pazartesi günü ZİLHİCCE AYININ SON GÜNÜDÜR.*

*10 EYLÜL 2018 pazartesi gününü 11 Eylül 2018 salı gününe BAĞLAYAN GECE, MUHARREM ayının İLK GECESİ, 11 EYLÜL 2018 salı GÜNÜ DE MUHARREM AYININ İLK GÜNÜDÜR. BUGÜN, AYNI ZAMANDA DA HİCRİ YILIN 1440. YILBAŞIDIR.*

*19 Eylül 2018 çarşamba gününü 20 Eylül 2018 perşembe gününe bağlayan gece AŞURE GÜNÜNÜN GECESİ,*

*20 Eylül 2018 perşembe günü de MUHARREM AYININ 10.GÜNÜ OLAN AŞURE GÜNÜDÜR.*

MUHARREM AYININ FAZİLETİ

Muharrem ne demektir? Muharrem ayının fazileti ve bu ayda, özellikle de 10 Muharrem’de oruç tutmanın hükmü nedir?

“Muharrem” hürmet edilen anlamındadır. Bu ay, Hz. Peygamber tarafından Allah’ın ayı diye nitelendirilmiştir. (Müslim, Sıyâm, 202; Ebû Dâvûd, Savm 55; Tirmizî, Savm, 40) Bu niteleme Muharrem ayının faziletine, ilahî feyz ve bereketinin bolluğuna işarettir.

FARZ NAMAZLARDAN SONRA EN FAZİLETLİ NAMAZ

Resûlullah bir hadisinde şöyle buyurmuştur: “Ramazan’dan sonra en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonra en faziletli namaz da gece namazıdır.” (Müslim, Sıyâm, 202-203; Ebû Dâvûd, Savm, 55; Tirmizî, Savm, 40)

Muharrem’in onuncu günü Aşure günüdür. Bu gün oruç tutmak da bazı âlimlere göre sünnettir. (Serahsî, el-Mebsût, III, 92) Zira Resûlullah, Aşure gününde oruç tutmuş ve bunu Müslümanlara tavsiye etmiştir. (Buhârî, Savm, 69)

Hz. Peygamber Medine’ye gelince, Yahudilerin Aşure gününde oruç tuttuklarını görmüş ve “Bu gün niçin oruç tutuyorsunuz?” diye sormuştu. “Bu, hayırlı bir gündür. Allah, o günde Benî İsrâil’i düşmanlarından kurtardı. (Şükür olarak) Hz. Mûsâ o gün oruç tuttu.” dediklerinde Resûlullah da “Ben Mûsâ’ya sizden daha layığım (yakınım).” buyurup o gün oruç tuttu ve Müslümanlara da tutmalarını tavsiye etti. (Buhârî, Savm, 69; Müslim, Sıyâm, 127-128)

RAMAZAN’DAN SONRA TUTULAN EN FAZİLETLİ ORUÇ

Hz. Peygamberin bu günde oruç tutulmasını teşvik eden başka hadisleri de vardır. Bir hadiste, “Aşure günü orucunun önceki yılın günahlarına keffâret olacağını zannederim.” (Tirmizî, Savm, 48) buyurmuştur. Başka bir hadiste de Aşure orucuna işaret ederek “Ramazan orucundan sonra en fazîletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur.” (Tirmizî, Savm, 40) buyurmuştur.

AŞURE ORUCU NE ZAMAN, KAÇ GÜN TUTULUR?

Hz. Peygamberin Yahudilere muhalefet için ertesi sene Aşûrâ orucunu Muharrem’in dokuzuncu günü de tutacağını söylemesi (Ebû Dâvûd, Savm, 66); bu orucun Muharrem ayının dokuzuncu ve onuncu veya onuncu ve on birinci günlerinde tutulmasının daha doğru olacağına işaret etmektedir. (Bkz. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, IV, 52; Abdürrezzâk, el-Musannef, IV, 287)

Şu da bilinmelidir ki, Ramazan orucu farz kılınınca Hz. Peygamber, isteyenlerin Aşûrâ orucu tutup isteyenlerin tutmayabileceğini belirtmiştir. (Buhârî, Savm, 69; Müslim, Sıyâm, 113-126)

Kaynak: Diyanet Fetva Kurulu

MUHARREM AYI HAKKINDA AYRINTILI BILGI

Hicri-Kameri yılın ilk ayı.

Hicri tarih, Hz. Muhammed (s.a.s.)’in Mekke’den Medine’ye hicretiyle başlar. Ancak takvim başlangıcı olarak bu tarih, Hz. Ömer devrinde kabul olunmuştur. Ondan önce arapların belli bir tarihi yoktu. Bazı önemli hadiseleri (Hz. İbrahim’in ateşe atılışı, Fil vakası vb.) tarihe başlangıç olarak gösteriyorlardı.

Hicretten on altı yıl sonra (638), dönemin halifesi Hz. Ömer’in emriyle Medine’de bir meclis toplanarak, tarih meselesine bir çözüm bulunması istendi. Hz. Ali’nin teklifi ve mecliste bulunanların kabulü ile Hz. Muhammed (a.s)’in hicreti, İslâm tarihine başlangıcı ve Muharremin de bu yılın ilk ayı olması kararlaştırıldı. Böyle bir uygulamanın konulmasına sebep olarak şu iki husus gösterilmektedir. Hz. Ömer devrinde ibraz edilen bir borç senedinde ödeme için vâde tarihi olarak gösterilen Şaban ayının, geçen yılın mı yoksa gelecek yılın mı olduğu kestirilememişti. Ayrıca aynı dönemde Basra valisi olan Ebu Musa el-Eş’arî’den gelen bir yazıda; Hilâfet makamından gönderilen kâğıtların hangisi önce hangisi sonra olduğu ve hangisinin hükmüyle hareket edilmesi gerektiğinin bilinmediği cihetle, bu sorunun acilen halledilmesi isteniyordu. Bu nedenlerle Hicret İslam tarihine başlangıç teşkil etmişti.

Hicrî-Kamerî yıl, on iki aydır. İlk ayı olan Muharrem ile birlikte Receb, Zilkade ve Zilhicceye Araplar “eşhur’i hurum” adı verir ve bu aylarda savaştan ve anarşiden uzak dururlardı.

Hz. Muhammed (s.a.s), bu ayın dokuz, on ve on birinci günleri oruç tutmayı ashabına tavsiye etmişti. Peygamber Efendimiz buyurur ki: “Ramazan orucundan sonra, tutulan oruçların en faziletlisi Allah’a izafet ile şereflendirilen Muharrem ayındaki oruçtur” (Riyazü’s-Sâlihin, II, 504). Diğer hadislerde, Muharrem ayının onuncu gününe rastlayan ve pek çok önemli olayın cereyan ettiği “Aşûra günü’nde tutulan orucun, bir yıl önce işlenen hata ve günahların bağışlanmasına vesile olacağı müjdelenmiştir” (Riyâzü’s-Salihin, II, 509).

Emevilerin ikinci hükümdarı Yezid zamanında ve hicri 61/milâdi 680 yılı Muharrem ayının onuncu cuma gününde vuku bulan Hz. Hüseyin’in şehadeti meselesinden dolayı Şiilerce o gün matem günü sayılmış ve bu matem daha sonraları geniş çapta ve resmi bir hüviyete bürünmüştür.

Aşura günü denilen Muharrem ayının onuncu gününde, tarihte pek çok önemli olayın meydana geldiği rivayet edilmektedir. Bunlar arasında şu olayları saymak mümkündür: Nuh (a.s)’un gemisinin tufandan kurtulup Cudi dağının tepesine oturması bu güne rastlar. Bilindiği gibi bu olay, Hz. Nuh’a inananların bir gemi vasıtasıyla kurtulduğu ve inkarcıların da bütünüyle yok olup gittiği bir olay olmuştu. Bunun yanında, Hz. Adem’in tevbesi, Hz. İbrahim’in ateşten kurtulması ve Hz. Yakub’un oğlu Hz. Yusuf’a kavuşması bu güne rastlar. Öte yandan Muharrem ayının onaltıncı günü Kudüs’ün kıble tayin edildiği ve on yedinci günde Fil ashabının geldiği gün olduğu nakledilenler arasındadır.

Muharrem ayının Osmanlılar devrinde de ayrı bir yeri vardı. Bu ay dolayısıyla şairlerin yazdığı ve “Muharremiye” adı verilen manzum şiirlerin sayısı oldukça kabarıktır. Ayrıca yeni sene başı olması hasebiyle bu ayda, devlet erkanı, padişahın huzuruna çıkarak yeni yılı tebrik eder ve padişahın “Muharremiye” denilen hediyelerini alırlardı.

Muharrem ayı Osmanlı arşivlerinde “Muharremü’l-Haram” şekliyle geçmekte ve kısaca “mim” rumuzuyla gösterilmektedir.

Mefail HIZLI

İlginizi Çekebilir

Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyin Hicri Yılbaşı ve Yeni Eğitim-Öğretim Yılı Tebrik Mektubu

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla HABERLER & Yorumlar
Mahremiyeti tehdit eden teknoloji

Yüz tanıma teknolojisi kim olduğumuzu ve nereye gittiğimizi anında kaydedilebilen, paylaşılabilen ve analiz edilebilen, izi …

Kapat