Ana Sayfa / Yazarlar / Hizmet Olarak Neler Yapmalıyız? / Ahmet KATIN

Hizmet Olarak Neler Yapmalıyız? / Ahmet KATIN

Hizmet çok geniş bir daire. Çok şubeleri, mertebeleri var.

Yeni tanıyanlarımız için en büyük hizmet Nurları devamla ve ciddiyetle okuması. Ruh, kalb, akıl gibi manevi duygularımız günahlardan, vesvese ve şübhelerden yaralanmış, kirlenmiş, aç kalmış, hastalanmış. Okuduğumuz hakikatlar birer ilaç, birer merhem, birer gıda, birer sabun gibi, önce yaraları iyileştirecek, tedavi edecek, temizleyecek, doyuracak…

Bu hadiseler cereyan ederken 25. Söz’de beyan edilen:

Safa-yı kalb,

tezkiye-i nefis,

terakki-yi ruh,

tekemmül-ü akıl ve

tasdik-i akıl mertebeleri

iç dünyamızda hâkim oldukça önümüzde hizmetin hadsiz ufukları görünecek. Bu mertebeler bizim manevi istikametimizi tayin ediyor.

Bazen etrafımızda insanlar görüyoruz. Bir hidayet pırıltısı kalbinde çakmış, heyecanla herkesi hidayete çağırıyor, ölçü bilmeden, kendini yetiştirmeden, farzları aleminde oturtmadan, tebliğe başlıyor. Ya şevki sönüyor, ya muvaffak olamıyor. Bir bakıyorsunuz, eski halinden fena vaziyete düşmüş. Üzülüyoruz.

Risaleler bize diyor ki:

Nefsini ıslah etmeyen, başkasını ıslah edemez. Öyleyse nefsimden başlarım.

Ben herkesden daha ziyade muhtacım.

Okudukça önce safa-yı kalb, yani kalbimizde bir ferahlık bir huzur başlıyor ve hissediyoruz.

Devam ettikçe kısa bir zamanda tezkiye-i nefis, yani fenalıklardan, lüzumsuz şeylerden, günahlardan uzaklaşma, namaza, ibadete muhabbet etme.

Sonra ruhun terakkisi yani daha önce eş-iş-aş düşünürken daire genişleyip Alemlerin Rabbini, tüm nimetlerin Sahibini düşünme, kulluğunu anlama, bu hakikatlardan haberi olmayanların istifadesi için dua etmek, onlara kitap vermek veya çat-pat da olsa anlatmaya gayret etmek. Bunlar insanın aklını terakki ile tekemmül ettiriyor. Tekemmül, kemale erme, olgunlaşma manalarını taşıyor.

Demek bu üç mertebede terakkiden evvel aklımız ham, dar ve olmamış vaziyette. Meselelere dar bir ufuktan, bir vecih ve yönden bakarken.. artık geniş bir pencereden altı cihetten bakmaya başlıyor.

Beşinci mertebe ise Tasdik makamı. Yani dikkat edelim anlama makamı değil, Kabul etme. İtikad haline gelme. Bildiğini, anladığını kayıtsız, şartsız yapma. Şartlar ne olursa olsun, maniler ne kadar kuvvetli olursa olsun, o işi yapma. Yapamayınca şiddetli ızdırap.

Anlamak ile tasdik arasında çok fark var. Anladığımız, anlattığımız çok şey var ki, tasdik, itikad manasına gelmediğimiz için ya tatbik edemiyoruz, ya da yarım-yamalak yapıyoruz.

Hasıl-ı Kelam: Hizmet geniş bir daire… Okumak, dua etmek, maddi ve manevi hizmete sahiplenmek, derse gitmek, derse götürmek, kitap almak, kitap vermek, anlamak, anlatmak gibi çoook şubeler var. Bu site de bir hizmet zemini değil mi? Herkes karınca-kaderince elinden geleni yapmalı, yapılan hizmetleri duyunca sevinmeli ve dua etmeli.

Cenab-ı Allah cümlemizi bu hizmet-i imaniye ve Kur’aniyede halisane, muhlisane daim ve muvaffak eylesin. Konuşmamızı-susmamızı, hayatımızı-ölümümüzü her halimizi hizmet eylesin. Amin

İlginizi Çekebilir

Kadınlara Yakışan En Güzel Meslek Anneliktir / Vehbi KARA

Dünyanın en zor fakat en güzel mesleklerinden bir tanesi şüphesiz anneliktir. Annelik karşılıksız sevgi ve …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Medine’nin İlk Sahabîleri

MEDİNE’NİN İLK SAHÂBÎLERİ Yazar: Âdem SARAÇ  Bütün dünya korkunç bir cehâlet içinde yüzüyordu. Özellikle de …

Kapat