Ana Sayfa / Yazarlar / Hüsnü Bayram Ağabeye Sordum.. / M. Rıza DERİNDAĞ

Hüsnü Bayram Ağabeye Sordum.. / M. Rıza DERİNDAĞ

Beğendiyseniz lütfen paylaşınız.

Hüsnü Bayram Ağabeye “mutlak vekil” ne demek? dedim. Bana; “kardeşim, Risale-i Nur makam dağıtmıyor. Risale-i Nur bize kazandırdığı pek muhim netice ve kazanca mukabil bizden tam ve hâlis bir sadakat ve sarsılmaz bir sebat istiyor” dedi..

Ağabey, dedim, çok serrişte ediliyor, musbet-menfi, bir izahınız olsa…

“Üstadımız”, dedi “üç makam sayıyor; talebelik, kardeslik ve arkadaşlık.. Bu üç makamda birinci olan Hulusi Bey ve Sabri Efendi. Bunları bize nümune-i imtisal gosteriyor. Hulusi Ağabeyi ve Sabri Efendiyi anlayın. Çalışın onlar gibi olmaya gayret edin. Nur’un hakiki vârisleri onlardır. Onlar ne yapmışlar, o Üstadımızın birinci talebesi nasıl olmuşlar, ona bak kardeşim, Barla’yı tekrar tekrar oku” diye tavsiye ettiler.

Ağabey, dedim; Emirdağ’da Üstadımız sizi “mutlak vekil” diye tavsif ve tavzif ediyor. “O mektup yazılırken ben Eskişehir’deydim. Üstadımızın iltifatı. Herbirerleriniz hem genç bir Said ve Nurun kahraman fedaileri ve Üstadımızın neşr-i envar-ı Kur’aniye’de vekillerisiniz. Dikkat etseniz daha dünyada iken Fahr-i Âlem’in sancağı altında olduğunuzu idrak edersiniz. O halde şu hizmetinizin kıymetini biliniz ve takdir ediniz.

Şimdi bize lazım; tam sadakat ve sarsılmaz sebat. Bizler tesanüde bütün kuvvetimizle çalışalım. Bırakın âlem ne diyorsa desin. Üstadımız bizimle.” dedi.

Hüsnü Ağabey İslam’a ve Risale-i Nur’a yapılan hücumatı hissediyor, beli iki büklüm oluyor, umumiyetle geceleri sabahlara kadar ibadet, Kur’an, Cevşen ile geçiyor. Gündüz de Nur dersleri, tashihat ve ziyaretçilerle alakadar oluyor. Dünyanın dört tarafındaki vakıfların en cüzi derdini dert ediniyor. Sosyal medyayı bilmiyor, takip etmiyor. Biz de mümkün mertebe âlemin derdi omuzlarına binmiş bir ağabeye bunları okumuyor, anlatmıyoruz.

Hüsnü Ağabeyin yanındaki arkadaşların tamamına yakını genç vakıf kardeslerimiz. Mustafa Sungur Ağabeyimizin son deminde hizmetinde bulunmuş iki kahraman genç kardeşimiz ve diğer vakıf abiler… Hiçbirisi sosyal medyayı kullanmıyor. Bu konuşulan hususları da bilmiyorlar. Bir ben kullanıyorum, ben de bırakmalıyım herhalde…

Beğendiyseniz lütfen paylaşınız.

İlginizi Çekebilir

Risale-i Nur’un verdiği zevk ve şevk ve iman ve iz’ânın kuvvetli olmasının sebebi nedir?

“Evliya divanlarını ve ulemanın kitaplarını çok mütalâa eden bir kısım zâtlar taraflarından soruldu: “Risaletü’n-Nur’un verdiği …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
İslam ve Türkiye Düşmanlığı -1 / İsmail Aksaraylı

Bediüzzaman Said Nursi, Risale-i Nur külliyatında esas olarak iman konularını işler; hayata, siyasete bakan konulardan …

Kapat