Ana Sayfa / HABERLER & Yorumlar / Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyin Hicri Yılbaşı ve Yeni Eğitim-Öğretim Yılı Tebrik Mektubu

Hüsnü Bayramoğlu Ağabeyin Hicri Yılbaşı ve Yeni Eğitim-Öğretim Yılı Tebrik Mektubu

بِاسْمِهِ سُبْحَانَهُ وَاِنْ مِنْ شَيْءٍ اِلاَّ يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ

اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ وَ رَحْمَةُ اللّٰهِ وَ بَرَكَاتُهُ

Aziz, fedakâr, sâdık kardeşlerimiz;

Evvela: İçinde bulunduğumuz yeni hicri yılınızı, mübarek günlerinizi ve gençlerimizin yeni eğitim öğretim yıllarını ruh u canla tebrik eder, muvaffakiyetler dilerim.

Saniyen: Memleketimizin içinde bulunduğu bu dehşetli musibetler içinde bizler birlik ve beraberliğimizi, ittihat ve ittifakımızı, tesanüdümüzü, sadakatımızı muhafaza etmemiz lazımdır.

Anadolu’da Risale-i Nur hizmetinin zor şartlarda, dehşetli tahribatlar içerisinde neşri ve intişarı, en nazik ve lüzumlu zamanda Kuran’ın bu asra bakan derslerinin Risale-i Nur ile intişarı, hakaik-i imaniye ve Kuraniyenin en avamdan en havassa kadar herkesin anlayacağı tarzda Risale-i Nur ile zuhuru, Risale-i Nurun müsbet hizmeti, inayet-i ilahiyenin tecellisidir. Başlangıçtan bugüne kadar Kur’an hakikatları bütün insanları hitabiyle uyandırmış şuurlandırmış, içinde bulunduğumuz tehlikelerden kurtuluş yolunu göstermiştir. Bugün de milletimizin şahlanışı ve idraki ve bütünlüğü bu hizmetin bariz ve açık bir tecellisidir.

Evet Risale-i Nur, Sefine-i Nuh gibi Anadolu’yu Cebel-i Cudi hükmüne getirip, küre-i arzın yangınından ve tufanından kurtulmasına bir sebebdir. Çünki za’f-ı imandan gelen tuğyan, ekser musibet-i âmmeyi celbettiği gibi; imanı fevkalâde kuvvetlendiren Risale-i Nur, o musibet-i âmmeyi dairesinin haricine bırakmağa rahmet-i İlahiye tarafından vesile oldu. (Kastamonu Lahikası, 131)

Ben tahmin ediyorum ki: Bütün küre-i arzın bu yangınında ve fırtınalarında, selâmet-i kalbini ve istirahat-ı ruhunu muhafaza eden ve kurtaran, yalnız hakikî ehl-i iman ve ehl-i tevekkül ve rızadır. Bunların içinde de en ziyade kendini kurtaranlar, Risale-i Nur’un dairesine sadakatla girenlerdir. (Kastamonu Lahikası, 123)

Risale-i Nur hizmetinde tecelli eden rıza-yı İlahi ve tevfik nurlarının tevali ve devam etmesi için Hazret-i Üstad Bediüzzaman’ın takib ettiği meslek ve meşrebi devam ettirmemiz, derslerde de okuduğumuz gibi ancak iki husus ile mümkündür: Risale-i Nur’a ve Üstadımıza SADAKAT VE KANAAT. 

“Risale-i Nur kendi sadık ve sebatkâr şakirdlerine kazandırdığı çok büyük kâr ve kazanç ve pek çok kıymetdar neticeye mukabil fiyat olarak, o şakirdlerden tam ve halis bir sadakat ve daimi ve sarsılmaz bir sebat ister. (Kastamonu Lahikası, 122)

“Risale-i Nur, hakaik-i İslamiyeye dair ihtiyaçlara kafi geliyor, başka eserlere ihtiyaç bırakmıyor. Kat’i ve çok tecrübelerle anlaşılmış ki, imanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkiki yapmanın en kısa ve en kolay yolu Risale-i Nur’dadır. Evet onbeş sene yerine, onbeş haftada Risale-i Nur o yolu kestirir, iman-ı hakikiye isal eder. (Kastamonu Lahikası, 77)

“Risale-i Nur gerçi umuma teşmil suretiyle değil; fakat her halde hakikat-ı İslamiyenin içinde cereyan edip gelen esas-ı velayet ve esas-ı takva ve esas-ı azimet ve esasat-ı Sünnet-i Seniye gibi ince fakat ehemmiyetli esasları muhafaza etmek, bir vazife-i asliyesidir. Sevk-i zaruretle, hadisatın fetvalarıyla onlar terkedilmez. (Kastamonu Lahikası, 78)

Zannederim ki, hakaik-i aliye-i imaniyeyi tamamıyla Risale-i Nur ihata etmiş, başka yerlerde aramaya lüzum yok. (Kastamonu Lahikası, 6)

Elhasıl: Ne arasak, hep Risalet-ün Nur’da güneş gibi görünüyor. Risalet-ün Nur şakirdleri dikkat etseler, daha bu fani alemde iken Livâü’l-Hamd-i Ahmedî (Aleyhissalatü Vesselam) altında bulunduklarını inayet-i Hak ile anlarlar. Hulusi (r.h.)

Evet bu zamanda, bu dehşetli ve cihanşümul hadiseler hengamında Kur’an Şakirdleri cüz’i ve külli, ferdi ve içtimai bütün ders ve ikazlarını Risale-i Nur’la tahsil ediyorlar. Çünki Kur’an’ın bu asra bakan vechesini ve Resul-i Ekrem Aleyhissalatü Vesselam’ın bu zamandaki vezaif-i diniye tavrını külli bir mana ile şimdi bu suretle Risale-i Nur’la görmüş, anlamış bulunuyoruz.

Risale-i Nur’daki hakaik, nasılki doğrudan doğruya feyz-i Kur’an’dan mülhem hakaik-ı imaniyedir, zaman ve zemine göre değişmez ebedi hakikatlardır. O kudsi hakaikın ders ve taliminde, neşir ve ilanatında da hizmete taalluk eden meseleler de değişmez dersler ve esasattır ki, Nur Talebeleri hayatın ve hizmetin muhtelif saha ve safhalarında onlardan istifade ederler, müşkilatlarını giderirler.

“Madem şimdiye kadar ekseriyet-i mutlaka ile Risale-i Nur şakirdleri, Risale-i Nur hizmetini her belaya, her derde bir çare, bir ilaç bulmuşlar. Biz her gün hizmet derecesinde, maişette kolaylık, kalbde ferahlık, sıkıntılara genişlik hissediyoruz, görüyoruz. Elbette bu dehşetli yeni belalara, musibetlere karşı da, yine Risale-i Nur’un hizmetiyle mukabele etmemiz lazımdır.”

Aynen öyle de: Manevi bir elektrik olan Resail-in Nur dahi gayet yüksek ve derin bir ilim olduğu halde, külfet-i tahsile ve derse çalışmaya ve başka üstadlardan taallüm edilmeye ve müderrisinin ağzından iktibas olmaya muhtaç olmadan herkes derecesine göre o ulum-u aliyeyi, meşakkat ateşine lüzum kalmadan anlayabilir, kendi kendine istifade eder, muhakkik bir âlim olabilir.

Risale-i Nur doğrudan doğruya Kur’anın bahir bir bürhanı ve kuvvetli bir tefsiri ve parlak bir lem’a-i i’caz-ı manevisi ve o bahrin bir reşhası ve o güneşin bir şuaı ve o maden-i ilm-i hakikattan mülhem ve feyzinden gelen bir tercüme-i maneviyesi olduğundan onun kıymetini ve ehemmiyetini beyan etmek Kur’anın şerefine ve hesabına ve senasına geçtiğinden, elbette Risale-i Nur’un meziyetini beyan etmekliği, hak iktiza eder ve hakikat ister. 

Risale-i Nur’un mesleği, sair tarikatlar, meslekler gibi mağlub olmayarak belki galebe ederek pek çok muannidleri imana getirmesi; pek çok hadisatın şehadetiyle, bu asırda bir mu’cize-i maneviye-i Kur’aniye olduğunu isbat eder. O dairenin haricinde, ekseriyetle bu memlekette bu hususi ve cüz’i ve yalnız şahsi hizmet; veya mağlubane perde altında veya bid’alara müsamaha suretinde ve te’vilat ile bir nevi tahrifat içinde hizmet-i diniye tam olamaz diye, hadisat bize kanaat vermiş.

Bu vesile ile Hizmet-i Kur’aniyenizde ve yeni eğitim öğretim senesinde kardeşlerimize muvaffakiyetler niyaz eder, dualarınızı bekleriz.

Üstadımız Bediüzzaman Hazretlerinin Talebesi ve Hizmetkârı

Hüsnü BAYRAMOĞLU

İlginizi Çekebilir

Sağlık İçin Sonbahar Renklerine Uygun Gıdalarla Beslenin

Koyu sarı, kırmızı, yeşil ve turuncu gibi sonbahar renklerinden oluşan besinleri sofranızdan eksik etmeyin… Yaz …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla HABERLER & Yorumlar
Hicri Yılbaşı ve Muharrem Ayı Hakkında

Muharrem Ayı ile Başlayan Hicri Yılbaşı Bu Yıl Ne Zaman? Bu sene Kameri olarak 1 …

Kapat