Ana Sayfa / Yazarlar / İslamî Cemaatlerin Dikkat Etmesi Gereken Birkaç Husus

İslamî Cemaatlerin Dikkat Etmesi Gereken Birkaç Husus

Bunu paylaşınız

İslamiyete daha sağlam ve istikametli bir surette hizmet etmek için tesis edilen islami cemaatler esas itibarıyla insanların manevî hayatına hizmet için var olan ve öyle olup öyle kalması gereken birliktelikler ve manevi kuruluşlardır. Nitekim Bediüzzaman’ın Nur Talebelerine gösterdiği temel hedef ebedî hayatları kurtarmak. Bu hedef istikametindeki hizmetlerin dünya hayatına bakan önemli neticelerinden biri ise, anarşistliğin ve serseriliğin önüne geçip huzuru temin etmektir. İslami hizmetlerin dünyaya bakan veçhesi budur ki sükûn-u umumiyi tesis eder.

İnsanların iman eksenli bir ahlâk ve ibadet disipliniyle yaşanan bir hayat anlayışına sahip olmaları, Said Nursî’nin, lahikalarda tayin ettiği hizmet düsturlarıyla nur talebeleri müsbet hareket metoduyla hizmet ederek bu minvalde çalışan nurcuların en önemli ve öncelikli hedefini teşkil ederken, hizmet ve iştigal sahaları bu gayeye müteveccih faaliyetler oluşturmalı ve oluşturmalıdır.

Bu temel prensibin bir neticesi olarak, İslami cemaatlerin ticaret, siyaset ve hele devlet idaresini ele geçirmek gibi dünyevî işlerle bir alâkalası olamaz. Çünkü idareyi ele almak müsbet hareket metodunda yer almaz. Müsbet hareketi esas almayan hizmet hareketleri ise esas aldıkları prensiplere göre haereket ederek gerek kendilerini ve gerekse tüm İslami hizmet hareketlerini zan ve töhmet altına alınmasına sebep olmaktalar. Bu tevessül ise, kul hakkına girmeye sebeptir.

İslami cemaat mensupları, ferdi olarak kendi şahısları namına ticaret yapabilirler veya siyasetle meşgul olabilirler. Bunda bir mahzur yoktur. Bu meşguliyetlerini, cemaat tarafından yapılan manevî hizmetlere katkı ve destek vermek gibi bir amaca da yönlendirebilirler. Ancak burada ince ve hassas bir çizgi var. O da, söz konusu ticarî veya siyasî meşguliyetlerin, İslami cemaatlerin şahs-ı manevîsi ile irtibatlandırılmadan yürütülmesi gereğidir. Bu dengeye dikkat edilmezse, cemaatlerin ticarîleşme ve siyasîleşme yoluyla dünyevîleşip yozlaşarak aslî hizmet ve iştigal alanlarından uzaklaşmaları riski ortaya çıkar. Ayrıca manevî hizmetlerin ticarî veya siyasî amaçlar için istismar edilmek istendiği gibi suçlamalara malzeme verilmiş olunur. Şahsi hataların umumileştirilip umum islami hizmetleri töhmet altında bırakmaya sebep olacaktır. Sekülarizm hem insanı hem insanlığı perişan etmiştir.

Hizmetlerin ruhunu oluşturan ihlâsa zarar verdiği gibi, muhataplar nezdinde korunması icap eden inandırıcılığa da gölge düşürür. Yola koyulurken mevcut olan halisâne duygular ve hizmet mülâhazaları, zaman içinde, mazide kalmış olan latif hatıralar veya ibret tabloları olarak nakledilir hale gelir olur.

Kuralları başka odaklarca belirlenen ticaret ve siyasetin kaygan zeminlerinde, giderek hızlanan bir süreç içinde aşınmaya ve helâl-haram hassasiyetleri törpülenmeye başlar. Cemaatler cemaat olmaktan çıkıp müflis holdinglere veya itibarsız siyasî organizasyonlara dönüşerek tükenirler. Manevi olarak ilmen ve fikren mağlub edilemeyen hizmet hareketleri, madde ile boyunduruk altına alınmış olup nazar-ı itibardan düşürülmüş olur. Bu suretle manevi hizmet yerle bir edilir.

Bir cemaatin siyaset alanında aktif bir oyuncu gibi rol üstlenip, güncel siyasetin polemik ve tartışmalarında çok fazla adının geçmesi; farklı iddia, suçlama ve savunmalara konu olması da dünyevileşenin bir neticesidir. Sürekli olarak politik tartışmaların içinde ve odağında yer alan bir islami cemaat, o tartışmaların kaçınılmaz bir neticesi olan yıpranmadan kendisini koruyup azade kalabilir mi? Tabi kalamayacaktır. Ve hizmetin kudsiyetine gölge düşürmeyip, hizmeti tarumar edecektir..

Kıyasıya bir iktidar mücadelesinin tarafı gibi davranan veya tavırları öyle anlaşılan bir İslami cemaat, artık siyasi bir cemiyet haline gelecektir. Böylece toplumda itibarsızlaştırılıp, netice itibariyle toplum da islamiyete karşı bir soğukluk ve mesafe olmasına sebep olacaktır.

Maddeyi ve siyaseti ön plana alan cemaatler, dünyevileşerek dünyanın çarkları arasında öğütülecektir. İsminin duyulduğu yerlerde de tepki ve mesafe konacaktır. Maddeyi bu suretle ön plana alan cemaatler itibarsızlaştırılmak için ehl-i dalalete açık hedeftir.

Bu sebeple cemaatlerin dünyevileşmekten uzak kalmaları hizmetlerinin selameti için elzemdir.

Selam ve dua ile

Yazar : Muhammed Numan ÖZEL

Muhammed Numan özel, 1987 Yozgat Doğumlu olup mesaisini Risale-i Nur''un tahkiki gayesiyle, Külliyattan derlemeler, tashihler ve makaleler yazarak geçirmektedir. Bu gayesinde ise Üstad Bediüzzaman Said Nursi hazretlerinin meslek ve meşrebinden sapmadan ve vâris-i Bediüzzaman (r.a.) ile sıkı irtibat içerisinde yapmaktadır.

Tüm Yazıları Göster
Bunu paylaşınız

İlginizi Çekebilir

Tek kelimelik bir Kur’an reçetesi: “Yeter”

Ne  bağışlayacaklarını sana soruyorlar. “İhtiyaçtan fazlasını” de. İşte, Allah, düşünmeniz için âyetleri size böyle açıklıyor. …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Yazarlar
Güya Tamirat Yapıyorlar…

Son zamanlarda bazı kimselerin ya hubb-u nefis veya ilmî enaniyet veya hadiselere adem-i vukufiyeti ve …

Kapat