Ana Sayfa / KASTAMONU / Kastamonu Bilgi-Belge / Kastamonu Kütüphaneleri: Kitap Hapishaneleri

Kastamonu Kütüphaneleri: Kitap Hapishaneleri

Kastamonu Kütüphaneleri: Kitap Hapishaneleri (1921) *

İsmail Hakkı (Uzunçarşılı); Muallim İsmail Hakkı ve İsmail Hakkı isimleriyle 1921-1922 yılları arasında Açıksöz’de yazmıştır. Osmanlı Tarihi hakkında araştırmalar yapmış değerli tarihçilerimizden birisidir. 1921-1922 yıllarında Kastamonu Sultanisi’nde tarih öğretmenliği görevinde bulunmuştur. Açıksöz gazetesinde tarih alanında 69 makalesi ve mizahî nitelikte “Hezardinar” mahlasıyla yazdığı 51 şiiri, “Savcı” mahlasıyla yazdığı 1 şiiri bulunmaktadır. 30 dolayında makalesinde Kastamonu konusunda yazılar yazmış,  Kastamonu kökenli bilim, sanat, kültür ve devlet adamları hakkında bilgi vermiştir. Bu yazılarını “Kastamonu Meşâhiri” başlığı altında yayınlamıştır. “Kastamonu Meşâhiri” başlıklı yazıları Mustafa Eski tarafından yayınlanmıştır. “Doğu” adıyla bir dergi çıkarmış ve bu dergide makaleler yazmıştır. 1922 yılında Kastamonu’nun sosyokültürel ve sosyoekonomik yapısını incelemek üzere “Kastamonu İlim Derneği” kurulmuştur. İsmail Hakkı Uzunçarşılı bu derneğin kurucuları arasında yer almış ve tüzüğünü hazırlamıştır. İzmir’in Yunan işgali altındaki halini ele alan bir şiirini aşağıda veriyoruz.

İzmir

Ey Türk diyarının güzel ülkesi

Düşmanlar elinde inleyen İzmir

Sensin yurdumuzun bir melikesi

Zafer günlerini bekleyen İzmir

Aşkın kalbimizde, yâdın dillerde

Ah İzmir’im kaldın hain ellerde

Koklarım hep seni gamlı yellerde

Her gün evladını gözleyen İzmir

Türk azmi bırakmaz seni düşmana

Ağlama öz vatan artık ağlama

Kurtuluş yakındır müjdeler sana

Hicranını bizden gizleyen İzmir

Öksüzler melcei köşen, bucağın

Müşfikler yeridir asil kuşağın

Âşıklar kâbesi evin ocağın

Firkat destanı söyleyen İzmir

Sen bir tacısın bu aziz vatanın

Gam çekme, yasını vardır tutanın

Elinden alırız seni Yunan’ın

Hasretle bizleri özleyen İzmir.

(Savcı, “İzmir”, Açıksöz, Sayı:484, (14 Mayıs 1922)

İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Milli Mücadele Dönemi’nde Kastamonu’da öğretmenlik yaptığı dönemde, 29 Ekim 1921 günkü Açıksöz gazetesinde yayınlanan “Kastamonu Kütüphaneleri” adlı makalesinde Kastamonu merkezindeki kütüphanelerin genel durumunu dile getirerek kütüphanelerin verimli ve bakımlı olması adına çözüm önerileri getirmektedir. İsmail Hakkı Bey merhum, 1921 yılındaki gözlemlerine dayanarak Kastamonu kütüphanelerini kitap hapishanelerine benzetmektedir.

Uzunçarşılı makalesinde bu kütüphanelerin bir kısmının kitap fihristinin dahi bulunmadığını, kiminin devamlı kapalı bulunduğunu, bu kütüphanelerdeki kitapların evkaf müdürlüğünden bir memur marifetiyle mutlaka tasnif edilmesi gerektiğini ifade ederek sonuçta bir öneri getirmektedir. Uzunçarşılı’ya göre parça parça dağınık bir halde bakımsız ortamlarda bulunan kitaplar bir yerde toplanarak hem koruma altına alınmalı hem de ilim aleminin hizmetine açık bulundurmalıdır. Bu hususta dönemin Kastamonu Valisini de merkezi bir kütüphane yapılması konusunda teşvik etmiştir. Aşağıda bu makaleyi aynen veriyoruz:

Kastamonu Kütüphaneleri

Bir memleketin hayat-ı irfanının mimarı o memlekette çıkan, resâil-i müteaddide, gazeteler ve müessesat-ı ilmiye ile kütüphaneleri olduğundan şüphe yoktur. Bizde eslaf-ı kiram ulum ve maarifin ta‘mimi için (zamanlarının tarz-ı telkinine göre) boş durmamışlar ve namlarını rahmetle yâd ettirecek âsâr yani medrese, mektep, kütüphane, darulkurra gibi müesseseler yapmışlar ve bu suretle birçok efadıl-ı ulemanı meratib-i kemalatı ihraz eylemeleri neticesi olarak maarifin ta’mimine hizmet eylemişlerdir ki erbab-ı hayrın bu hizmet ve himmetleri ebediyen isimlerinin hürmetle yâdına sebep olmuştur.

Eslafın göstermiş oldukları gayret kadar ahlâf-ı maalesef hizmet edememiştir. Bu husustaki ihmalimizi anlayan bazı kadirşinas zevat bu noksan himmeti idrak ile fedakarlık göstermişler ise de bunların da adedi pek azdır. Kısm-ı azamı enâfis ve nevâdir âsârı ihtiva etmek üzere hususî kütüphanelerinde mevcut (on beş bin) cilt kitabını millete ihda ile Millet Kütüphanesi’ni tesis buyuran üstad-ı muhterem ve fazılımız Ali Emirî Efendi hazretlerinin ulu himmetlerine karşı gençlik şükran borçludur. Üstad-ı ekremimizden başka Kütahya’nın Tavşanlı kazasında mükemmel bir kütüphane vücuda getiren Zeytunzâde Hasan Efendi(*) ile birilerinin dahi namlarını hürmetle anmalıyız.(1)

Anadolu’da eslafın bıraktığı kütüphanelerin kâffesine şayan-ı eseftir ki ya hiç bakılmamış veyahut şöyle böyle bir nazar atfedilmiştir.

Kütüphanelerimizde kim bilir bugün ne kadar kıymettar eserler tozlar içinde, güvelerin tahribine maruz kalmış, metruk ve kısm-ı mühimmi zayi’ olmuş bulunuyor. Bu hal yüzümüzü kızartmağa kâfi değil mi? Ashab-ı hayır kitaplarını dört duvar ve bir demir kapı içinde hapsedilmek için değil ehil ve erbabının mütalaatı için vakfetmedi mi? Her hangi bir kütüphanenin hafız-ı kütübünü bulmak mümkün oluyor mu? Aranıp bulunsa da rutubet ve toz topraktan içeri girmek mümkün mü?

Anadolu kütüphanelerin hemen ekserîsi bu arz ettiğimiz haldedir? Burada Kastamonu’da tedkikat-ı ilmiye ile meşgul olanlar bile kütüphanelerimizin adet ve muhteviyatını bilmiyorlar. Ne açık bir kütüphane ve ne de muntazam veya gayrı muntazam fihrist var.

Kütüphanelerimizde mevcut asâr yalnız mündericatı itibarıyla şayan-ı tedkik olmayıp birçok hususatta ve alelhusus mücellidlik, müzehhiblik, hattatlık ve imla itibarıyla da mütalaa ve tetkike muhtaçtır. Bu asâr hep ihmal ve teseyyübümüz yüzünden işe yaramaz, rutubetten yapışmış, güve yemiş veya çalınmıştır. Kastamonu’da bugün istifade-i umumiyeye ma’ruz hiç kütüphane yoktur. Yani bir hayli kütüphane var ise de istifade etmek mümkün değildir.

Aşağıda isimlerini zikredeceğim kütüphanelerin adedi elyevm bunların -açık bulundurulmaması hayret edilecek şeylerdendir- Bu kadar açık ihmalin bertaraf edilmesi ve erbab-ı mütalaa tetebbuun gayretiyle kütüphanelerin tevhidi bugün maarif namına en büyük bir hizmet teşvik edecektir. İsimlerini öğrendiğim Kastamonu kütüphaneleri:

1-Aşağı İmaret’te İsfendiyaroğlu İsmail Bey bin İbrahim Bey Kütüphanesi.

2-Kırkçeşme Mahallesi’nde merhum Şeyh Seyid Efendi veya Halidiye Kütüphanesi.

3-Yılanlı Medresesi aralığında Nu’maniye Medresesi Kütüphanesi.

4-Topçuoğlu’nda Hacı Ziya Efendinin Özel Kütüphanesi.(2)

5-Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi tarafından Hicri 1160 senesinde yaptırılan Bayraklı Medresesi Kütüphanesi.(3)

6-Topçuoğlu’nda Semhiye Medresesi Kütüphanesi.(4)

7-Nasrullah civarında Hicrî 1250 senesinde Merdoğlu Mehmet Ağa namında bir ehl-i hayır tarafından yaptırılan Merdiye Medresesi ve Kütüphanesi.

8-Elyevm Polis Müdüriyeti ittihaz edilen Darulkurra ve medresede Kara Mustafa Paşa Kütüphanesi.

9-Yılanlı Dergâhı Kütüphanesi.

10-İpsalalı Ahmet Paşa tarafından bina ettirilen Beyçelebi Mahallesinde tarikat-ı Rıfaiye Dergâhı Kütüphanesi.

11-Kuyudibi Medresesi dahi denilen Cebrail Mahallesinde Sıdkiye Medresesi Kütüphanesi.

Bu zikrettiğim kitap hapishanelerinde kim bilir ne kadar kıymetdar asâr vardır. Memlekette ilmî hayat tesisine gayret buyuran muhterem valimizden bu hususta büyük himmetler bekliyoruz.

Perakende ve muhtelif kütüphanelerde kalan kitaplar topluca bir yerde hafız-ı kütüblerin nezaretleri altında müştakan ilme açık bulundurmalıdır. Burada Vali Atıf Bey zamanında başlatılmış nâ-tamam kalmış bir kütüphane var. Biraz fedakârlıkla ikmal edilerek umumî bir kütüphane yapılsa pek muvafık olur. İstanbul’da olduğu gibi her sahib-i vakfın kitapları ayrı ayrı camlı dolaplara konarak yine ayrı ayrı fihristleri tertip edilmeli ve kitaplar bu suretle birbirine karıştırılmamalıdır.

Mesmu’ âcizi olduğuna göre kısmen kütüphanelerin fihristleri de yokmuş, hafız-ı kütüb veya evkaf müdüriyetinden tayin edilecek bir memur muvacehesinde fihristi noksan olan kütüphanelerin asârı fudala ve erbab-ı tetebbu’ tarafından tasnif edilmek mümkündür.

Memleketimizin hayat-ı irfanına hadım bu gibi müesseselerin kabil-i istifade bir hale getirilmesi için erbab-ı tedkik hizmet etmeyi şeref bilirler. Evkaf Müdürü Gayyurî Beyin fikrimizi tasvip buyuracaklarından emin olduğumuz gibi Vali beyefendi hazretlerinin lütuf ve himmetlerinin bu hususta masruf olmasını maarif namına istirham ederiz. Muallim İsmail Hakkı

1-Hususî kütüphaneler bahsimizden hariç olduğu için bu hususta müdafaa-yı efkâr eylemeyeceğiz.

2-Ziya Efendi merhum büyük himmetlerle tedarik ettiği bu kütüphane veresesi tarafından satılacakmış. Meclis-i Umumî bu seneki hizmete ilaveten bu hususî kütüphaneyi satın alsa memleketin irfanına büyük hizmet etmiş olur.

3-Bu kütüphanede rivayete nazaran asâr-ı nadide mevcut imiş. Kitapların bir kısmı zayi’ olmuş.

4-Sabık Darülhilafe müderrislerinden muhterem Zühdü Efendinin büyük pederleri fuzelâ-yı asırdan Sırtlı Ali Efendi tarafından 1272 senesinde vakfedilmiştir.

Prof. Dr. M. Serhat YILMAZ

Kaynak:

Muallim İsmail Hakkı, “Kastamonu Kütüphaneleri”, Açık Söz, Yıl:3, Sayı:321, (29 Teşrin-i evvel 1337), s.2.

*-Zeytunzâde Hasan Tahsin, İbrahim Efendi`nin oğludur. 1861`’de Tavşanlı`da dünyaya gelmiştir. Ziraat ve ticaretle uğraşmış, 1908 seçimlerine katılmıştır. Hocazâde Rasih Efendinin yerine 29 Mart 1909`da 63 oy alarak Kütahya`dan mebus seçilmiştir.(Ç.N.)

Yeni Kastamonu

İlginizi Çekebilir

Kastamonu Hanönü Tatlu Hatun Hanı Kitabesi

TATLI HATUN HANI KITABESI (EKIM 2011) Alttaki Bağlantıyı Tıklayınız TATLI HATUN HANI KITABESI Yazar Hakkında …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Önceki yazıyı okuyun:
Herkesi ağlatan Suriyeli âlim: “Said Nursi’nin ilmi bu hizbden çıkmıştır”

"Eğer Türkiye’nin başına musibet gelmiyorsa, toplu olarak yapılan bu..." Bunu der demez hüngür hüngür ağlamaya …

Kapat