Ana Sayfa / KASTAMONU / Gezi rehberi / Kastamonu Müzeleri

Kastamonu Müzeleri

Arkeoloji Müzesi:

Müze, 1917 tarihinde Milli Mimari akımının kurucusu Mimar Kemaleddin Bey’in planını çizdiği binada hizmet görmektedir. 1945 yılında müze, depo olarak hizmete başlamış 1951 yılında da resmi açılışı yapılmıştır.

Eser sayısı bakımından ülkenin önde gelen müzelerinden biri olan Arkeoloji Müzesinde 2008 rakamlarıyla 50’bini sikke olmak üzere 51.874 (50.545-1329) eser bulunmaktadır.

Müze üç ana bölümden oluşmakta. Birinci bölüm taş eserler seksiyonu adı altında, heykeller, mezar stelleri ve lahitlerin sergilendiği bölümdür. Bu bölümün en ilgi çeken ve önemli eserleri bir tümülüs mezar kazasından bulunan lahit içerisinde eşyalarıyla birlikte sergilenen mezar sahibi bir Satry heykelidir.

İkinci bölüm M. K. Atatürk ve Şapka İnkılâbı bölümüdür. 

Üçüncü bölüm ise kronolojik bir sıra ile Kastamonu ve çevresinde ele geçmiş, taş, metal, pişmiş toprak, cam eserleri tarih öncesinden Bizans dönemine kadar sergilemektedir. Bu bölümde birbirinden ilginç ve önemli eserler bulunmaktadır. Bu eserlerden en önemlileri ise Devrekâni Kınık kazılarında bulunmuş olan madeni eserlerdir.

Dinî ritüellerde kullanıldığı bilinen bu kaplardan özellikle boğa başlı ryhton denilen kaplar, öte taraftan üzerinde Hitit hiyeroglifi ile yazılmış bilgilerin bulunduğu çanak da çok önemlidir. Bu çanakta hiyeroglifle Taprammi ismi yazılmıştır. Çanağın en özelliği ise üzerindeki betimlemelerde iki yaban hayvanının çiftleşmesi gösterilmektedir. Bu ülkemizden bulunan hiçbir Hitit Dönemi eserinde yer alan bir betim değildir. Eser bu haliyle bile müzeyi başlı başına önemli kılmaktadır. Bu gruptan bir diğer eser de kazılar sırasında bulunan sorguçlu miğfere sahip asker heykelciği ki yine benzer bir eser de hem Türkiye hem de dünya müzelerinde pek yer almaz.

Aynı kazılarda bulunan yine Hitit Dönemi camdan üretilmiş deniz kabuğu da dünya arkeolojisi için nadide örneklerden biri durumundadır. Daha geç dönemlere ait sorguçlu miğferi olan asker heykelciği de çok önemlidir.

 

Etnografya Müzesi:

Etnografya Müzemizde 1997 yılında restorasyonu tamamlandıktan sonra 1887 yılında yapılmış olan Liva Paşa Konağı gibi oldukça seçkin bir mekânda bulunmaktadır.

Bodrumuyla birlikte dört katlı olan bu konağın 3 katın aktif olarak kullanılmaktadır. 1. katta Kastamonu’nun yakın geçmişine ilişkin fotoğraflara ait sergi ve müze kitaplığı bulunmaktadır. 2. kat ise Kastamonu’nun binlerce yıllık halk kültürünün ve zanaatlarının sergilendiği alandır. Urgancılık, dokumacılık, taş baskı, ağaç işleri, ayakkabı ve yemenicilik gibi bölümlerin bulunduğu bu alanda Kastamonu kültürünün köklülüğü ve gelişmişliği görülebilir.

Bu bölümdeki birbirinden değerli eserlerin içerisinde en değerlisi ise Kasaba Köyü Mahmutbey Cami’ye ait kapının varlığıdır. Bu kapı tek kelimeyle bir sanat şaheseridir ve Kastamonu’nun en değerli eserlerinden biridir.

Müzenin üst katı ise bir Kastamonu konağının yerleşiminin, odaların işlevlerinin mankenlerle canlandırıldığı bölümdür. Bu bölümün önemi de Kastamonu’daki kent kültürünün gösterilmesi, kent soyluluğun burada yerleşik olmasının ifade edilmesidir.

 

Şeyh Şaban-ı Veli Vakıf Müzesi:

2006 yılında Kastamonu ve bölgesindeki vakıf eserlerini ve Şeyh Şaban-ı Veli ve külliyesinde kullanılan eşyaların korunması, sergilenmesi için açılmış bir müzedir.

Son yıllarda Kastamonu çok önemli ve değerli işlere imza atmış olan Vakıflar Bölge Müdürlüğü, bu işlerini bu müze ile değerlendirmiştir. Bir vakıf kenti olan Kastamonu’da bu köklü ve soylu uygulamanın en iyi gösterildiği alan işte bu müze olmuştur.

Müze Şeyh Şaban-ı Veli Külliyesi içerisindeki konaklardan bir tanesinde hizmet görmektedir. Müzenin sahip olduğu eserlerin büyük bir bölümü Kastamonu’dan, bir kısmı da Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün sorumlu olduğu illerden toplanan eserlerden oluşmaktadır. Müzedeki ana eser grupları, kandiller, el yazmaları, Şeyh Şaban-ı Veli’nin kişisel eşyaları, halılar ve hatlardır. Birbirinden değerli bu eserler arasında Şeyh Şaban-ı Veli’nin kişisel eserleri, 1600’lü yıllardan kalma ve çok önemli bir geleneği gösteren Sadaka Taşı, 1182 yılından kalma el yazması Kuran-ı Kerim ve stil kritik açısından Kastamonu’ya özgü olan kandiller oldukça ilgi görmektedir.

 

Mimar Vedat Tek Kültür ve Sanat Merkezi 75. Yıl Cumhuriyet Müzesi:

2000 yılında Kastamonu Hükümet Konağı’nı yapan Ulusal Mimarı Akımının öncüsü Mimar Vedat Adına oluşturulan Kültür Merkezi oluşturulmuş, alan 2007 yılında ekleme ve geliştirmelerle bugünkü görünümü almıştır.

Oluşturulan kompleks içerisinde 75. Yıl Cumhuriyet Evi Özel Müzesi, Dantel Seksiyonu, Kitre Bebek Seksiyonu, 3 bölümlü galeri ile Rölyefli Salon bulunmaktadır.  Buradaki en önemli mekân ise 75. Yıl Özel Cumhuriyet Müzesi’dir. Müze içinde Arkeoloji Müzesinden geçici olarak sergilenmek üzere alınan silah seksiyonu ile Türkiye’de bir ilk ve tek olan Şapka seksiyonu yer almaktadır. Kültür Merkezinin kalbi olan bu yer M. K. Atatürk’ün Şapka ve Kıyafet İnkılâbını gerçekleştirdiği Kastamonu için de çok önemlidir. 2007 yılında kurulan müzede şu ana kadar yüzyıl başından günümüze kadar kullanılan bayan ve erkek şapkaları sergilenmekte, bir taraftan da koleksiyon geliştirilmektedir.

 

Kastamonu Valiliği Kent Tarihi Müzesi:

Kastamonu Valiliğine ait Kent tarihi Müzesi 2002 yılında Türkiye’de kurulan ilk kent müzesi ve kent arşivi çalışmalarından bir tanesidir.

Müze, 1902 tarihinde açılışı yapılan Hükümet Konağının alt katında hizmet vermektedir.

Ülkemize yeni oluşan bir anlayışın müzecilik formatlarından biri olan bu müzenin ana amacı Kastamonu arşiv ve dokümantasyonunun yapılabilmesidir. Bu açıdan bakıldığında müze yaptığı çalışmalarla Kastamonu üzerine belge, fotoğrafları dijital arşivlemeye gitmektedir. Öte taraftan oluşturulan kütüphanenin bir kısmı Kastamonu üzerine yayınlanan ya da Kastamonu’da yayınlanan basılı eserler üzerine ayrılmıştır.

Müzede bu değerle çalışma ve oluşturulmaya çalışılan koleksiyonun yanı sıra Türkiye’de yapılmış ilk el yapımı konsol piyano, Sanat Mektebinde yapılmış 40 metrekare el yapımı halı ülkemiz açısından ünik eserlerdendir.

 

Kastamonu Bediüzzaman Evi

Bediüzzaman Saşd Nursî, 1936-1943 yıllarında Honsalar Mahallesi’ndeki bu evde kaldı. Ev, 1996 yılında Bediüzzaman’ın Kastamonulu talebesi Abdullah Yeğin’in delâletiyle Hizmet Vakfı tarafından tadilata alınarak, aslına yakın bir şekilde restore edildi.

Kaldığı süre zarfında Mehmet Feyzi Efendi, Abdullah Yeğin, Taşköprülü Sadık Bey, Ahmed Kureyşî, Hilmi Erkal gibi birçok talebe yetiştiren Üstat, Kastamonu Lahikası, Münacat, Ayetül Kübra gibi önemli eserleri Kastamonu’da kaleme almıştı.

1936 yılında Kastamonu’ya gelen Nursi, kısa süre polis karakolunda kaldıktan sonra o dönemde karakolun karşısındaki bu eve yerleştirilmiş ve kimseyle görüştürülmemiş, görüşenlere eziyet edilmiş, buna rağmen halk kendisine ciddi rağbet göstermiş, dönemin belediye başkanı Adil Bey gibi önde gelen isimler de kendisine hürmet göstermişti.

Evde Üstat’ın takkesi, içliği, gömleği ve yorgan yüzünün sergilendiğini kaydeden Özdemir, ”Bir de o zaman yazılmış nüshalar ve el yazmalar sergilenmektedir.

 

Taşköprü Kent Tarihi Müzesi

Kent müzesine ev sahipliği yapan bina, 1890’larda Redif Taburu binası olarak inşâ edilmiştir.

Sultan II. Mahmud 1826’da Yeniçeri Ocağı’nı kaldırıp Asakir-i Mansure-i Muhammediye isimli yeni bir ordu kurarak Osmanlı ordusunu yeniden yapılandırmış, ancak bu ordu Osmanlı İmparatorluğu’nun geniş sınırlarını korumakta yetersiz kalmıştır. Bu durumda tarıma dayalı Osmanlı ekonomisini de sekteye uğratmadan güvenliğin sağlanabilmesi için düzenli orduya destek olacak, yarı zamanlı bir askeri teşkilat tasarlanmıştır. Böylece 1834 yılında Redif Birlikleri oluşturulmuştur.

1912’den sonra Osmanlı ordusunun yeniden yapılanması nedeniyle Redif Birlikleri kaldırılınca, Redif Taburu binası uzun bir süre daha askerlik hizmetleri için kullanılıp sonrasında Sağlık Bakanlığı dispanserine dönüştürülmüştür. Dispanser kapatılınca bina 2007 yılında Taşköprü Belediyesi’ne devredilmiş ve restore edilip 2017 yılında Kent müzesi olarak tekrar halka açılmıştır.

 

İnebolu Türk Ocağı Binası:

1893 tarihinde yaptırılan ve 1912 yılında itibaren de Türk Ocağı olarak hizmet veren İnebolu Türk Ocağı Binası’nın 2006 yılındaki restorasyonundan sonra bina yerel müze olarak kullanıma açılmıştır. Müzede, başta aynı binada gerçekleştirilen Şapka ve Kıyafet İnkılâbına ilişkin doküman, belge, fotoğraf gibi malzemelerin yanı sıra ilçenin geçmişini gösteren çok sayıda arşiv belgesi ve fotoğraf; etnografik eserler sergilenmektedir.

 

İnebolu Bediüzzaman Kültür Evi

Bediüzzaman Said Nursî Kültür Evi, İnebolu Risale-i Nur talebelerinden, Bediüzzaman’ın vârisleri arasında da bulunan Ahmet Nazif Çelebi’ye ait olan ve uzun yıllar Risale-i Nur hizmetinin merkezi olarak işlev gören evin yeniden düzenlenmesiyle bugünkü şeklini aldı.

Ahmet Nazif Çelebi ve oğlu Selâhaddin Çelebi (site içi arama yaparak haklarında bilgi edinebilirsiniz) İstanbul’dan satın alarak getirdikleri teksir makinesi ile Risale-i Nur hizmetine büyük bir ivme kazandırmışlar ve bu ev, İnebolu kahramanlarının bir hizmet üssü halini almıştı. Binada o döneme ait teksir makinesi gibi bazı eşyalar sergilenmektedir.

 

Tosya Kent Tarihi Müzesi (Yapım Aşamasında)


Tosya Hoca Fakı Mahallesi’nde 15 Ocak 1906 tarihinde doğan ve yıllar sonra sürgünler yaşayıp Yunanistan’da Başbakanlıktan sonra gelen makamlara kadar yükselen Markos Vafiadis’in doğduğu ev kent tarihi müzesi olmak üzere onarılmaktadır.

***

İlginizi Çekebilir

OSMANLI DÖNEMİNDE KASTAMONU’DA FİYAT HAREKETLİLİĞİ

Makaleyi indirip okumak için tıklayınız Yazar Hakkında Diğer YazılarıYazar : EditörWeb SitesiKur’an-ı Kerîm’de Müminlerin 50 …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Daha fazla Gezi rehberi, Kastamonu Bilgi-Belge
İlçelere Göre Kastamonu Nüfusu ve İstatistikler

İlçelere Göre Kastamonu Nüfusu Kastamonu nüfusu bir önceki yıla göre 4.572 azalmıştır. Kastamonu nüfusu 2017 yılına …

Kapat